Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mıshe Berslan
VİCDANIN GÖRKEMLİ DÖNÜŞÜ…
17 Temmuz 2012 Salı Saat 22:19

KAFİAD ne işe yarar?

Toplumsal dayanışma toplumsal bilinci oluşturan en güçlü öğelerden biri. Toplumumuzda bugün zaman, zaman rastladığımız dayanışma kültürel kökenli, fakirleşene yapılan üç beş kuruşluk karşılıksız yardımlar gibi, topluluk bilincinde oluşmuş günlük yaşamındaki sıkıntıyı giderici soy, kabile dayanışması niteliğindedir.

Bu tip dayanışmalar parçalı toplumlarda görülür.

Geçen gün bir arkadaşımla uzun,uzun konuştuk bu konuyu. İşin aslı mevzu cemaatçilerin kendi aralarında ki ekonomik birlikten açıldı. Bazı yerleşim birimlerindeki ünlü dev marketlerin kalite olarak çok daha düşük ve küçük cemaat marketleri kadar iş yapmadığını biliyoruz. Cemaat içi ekonomik birliğe mensup bu market gene cemaat içerisinden çalışan alarak ve cemaat müşterilerine birtakım indirimler uygulayarak her ne kadar karşılıklı menfaat ilişkisi esasına dayansa da aslında grup içi dayanışmanın temelini oluşturuyor.

Ortak çıkar ve ekonomik birlik grup üyelerini birbirine yaklaştırır ve aralarında güçlü bir toplumsal birlik kurulmasını sağlar. Ekonomik çıkar birliği, bir milletin oluşması-var olabilmesi için tek başına yeterli olmasa da en önemli faktörlerden biri.

Tüm toplum için, millet için dayanışma karşılıklı menfaatleri gözeten tasarlanmış, planlanmış örgütlü dayanışmadır. İşte bu tip dayanışmalar bilinçleşme örgütleşme yönünde topluma yararlı dayanışmalardır. Dayanışmalar herhangi bir türden, örneğin ekonomik türden başlar sanatsal, mesleksel, moral, kültürel ve en son milli konulara intikal ederse, ettirilebilirse, bu bilinçli dayanışma toplumsal tasarımları oluşturur. Böylece her fertde ben Çerkes’im(Adıge’yim) , Adıge Xabzeye bağlıyım tasarımları gelişir ve bilinçli olarak yerleşir.

Çerkes toplumunun siyasi birliğini kurabilmesi yani millet ve devlet olabilmesi için öncelikle temelleri sağlam yıkılmayacak bir ekonomik birliği kendi içerisinde oluşturması gerekir. Maalesef toplumumuzda bu bilinç hiç gelişmemiş ve bu zamana kadar da bu bilincin oluşturulması için neredeyse hiçbir adım atılmamıştır.

Bu bilinç en az 20 sene önce toplum genelinde ve zihinlerde yer edinebilmiş olsaydı bugün mesleğinde başarılı olmuş onlarca Çerkes, toplumumuzun ekonomik birliği ve refahı için bir temel hazırlamış olabilirlerdi. Ancak maalesef bu yapılmadı.

Farklı iş gruplarına mensup Çerkes’lerin örgütlü ekonomik dayanışma zihniyeti ile birbirleriyle alış-verişte bulunmaları ve işçi ihtiyacının gene toplum içerisinde ki bireylerden karşılanması kimsenin zararına olmayacaktır. Elbette ekonomik ve ticari ilişkilerde iş ahlakı da önemlidir. İş ahlakına sahip ve  güvenilir referansı olan kişilerin bu oluşum içerisinde yer bulması mecburi olması refah ve güven için vazgeçilmezdir.

KAFİAD ‘ dan haberim vardı ancak bugüne kadar yukarıda bahsettiklerimin hiçbirisinin hayata geçirilmemiş olması nedeniyle bu derneğin ne işe yaradığını merak ettim. Acaba dernek yönetiminin halkla ilişkileri zayıf mı diye düşünerek dernek yönetimini araştırdım. KAFFED yönetiminde veya çevresinde bulunan isimleri gene KAFİAD’ın yönetiminde olduğunu gördüm.Yani bu kişilerin halka ulaşması KAFFED’e bağlı dernekler vasıtasıyla hiçde zor olmasa gerek. Bu noktada daha ileri giderek şöyle bir soru daha sormak gerekir. KAFİAD ne işe yarıyor ? Acaba KAFİAD birkaç işadamı ve şirketin istek ve çıkarları doğrultusunda mı kullanılıyor?

Ben ekonomik dayanışmaya yatkın olduğunu düşündüğüm Çerkes halkının belki de sonradan oluşan önyargılardan arındırılarak toplum için faydası dokunacak bir birliktelik kurabileceğine inanıyorum. Ev yapacak olan hemşerilerimiz inşaat malzemeleri satan bir başka hemşerimize yönlendirilecek , market alışverişi yapmak isteyen hemşerilerimiz marketi olan bir hemşerimizden alış veriş yapmaları teşvik edilecek ve böylece kazanan her türlü halkımızdan olacaktır.

Yaşadığımız ülkenin ekonomik şartları hepinizce malum. Bu durumda kendi kendimize çözümler üretebiliriz. Örneğin üniversite mezunu ancak işsiz birçok Çerkes genci için CV bankası oluşturarak gençler için eğitim aldıkları bölüme göre iş bulmaları sağlanabilir.

 Temel atıldıktan sonra disiplinli ve uzun soluklu sabırlı çalışmanın sonunda toplum içerisinde oluşacak olan ekonomik birlik toplumumuzu bir üst aşamaya taşıyarak benzer aşamalar da aşıldıktan sonra milli birliğe ve sonunda Çerkesya devletine kadar taşıyacaktır.

Tüm dünyada her etnik,milli,dini veya siyasi grup bu tarz ekonomik örgütlenmeye gidiyor. Türkiye’de başta Cemaatler,Kürtler,Aleviler,xParticiler,yParticiler v.b. birbirinden farklı grupların sürekli olarak birbirlerine destek olduğunu ve birbirlerinin omuzlarına basarak yükseldiklerini görüyoruz. Türkiye’de ve diğer dünya ülkelerinde çok üst makamlarda bulunan Çerkesler hala varken , bizler neden diğerleri gibi örgütlenerek birbirimizin sırtına basarak yükselemiyoruz ?

****

Vurun Çerkes’e vurun!

Maalesef ne ilimden ne bilimden ne siyasetten hiçbirinden anlamayan ancak yaşlarının vermiş olduğu doğal toplumsal saygınlığa ve dokunulmazlığa sığınarak halkımız adına her kafadan politika üretilmeye başlandı. Son zamanlarda ise bu kötü huy bazılarında bir hayli ilerlemiş,ajitasyon-popülizm karışımı kendilerine has cahilliklerini dört bir tarafa yayarak kendilerinden sonra gelen yeni neslin aklını kurcalamaktan ve onlara vakit kaybettirmekten başka hiçbir işe yaramıyorlar.

Hatırlayacaksınız eski KAFFED dönemi heyeti geçmiş zamanda RF büyükelçisi ve RF yetkilileri ile birçok kez görüşme yapmışlardı. Birleşikçi ve emirat sempatizanlarından bazı tepkiler yükselmişti ve bu tepkilerin tonu hainliğe kadar varıyordu. Konuşmakta ne sakınca vardı onu hiçbirisi açıklayamıyordu. Sorunların çözümünün konuşmakta değil AK-47 namlusundan fırlatılacak mermi olması gerektiği cesurca söylenebiliyordu o zamanlarda.

İnsanları hain ilan etmek o kadar kolay olmamalı oysa. Çünkü hainliğin asla affedilmediği bir halkın evlatlarıyız. Biz hainliği Mugukor Pşıkuy, Abate Besliney ve nicesinden öğrendik. Halkımız böyle hainler yüzünden çok ama çok çekti.Sürgün ağıdı yakan Berzeg Hacı Girandık’onun şu sözleri bu nedene manidardır :

Лъэпкъ заор тэ тшIокIодыгъэми
ТицIыфыгъэ тэ дгъэкIодынэп.
Пыидзэми текIоу ышIыгъахэр
ЕзыгъэшIыгъэр тэ тщыщ.
Пхъэр шымыщ хъалым ыукъутэрэп
Тызыкъутагъэхэр тэ ткъощых,
Хэкужъыр тыунэкIынти
ТигъашIэми тигу икIынэп.

--

Biz vatan savaşını kaybettikse de
İnsanlığımızı kaybetmeyeceğiz.
Düşman ordusu bizi altettiyse de
Bizden yardımcıları olduğu içindir.
Ağacı kendisinden(tahta) kamayla yararlar.
Yenilgimizin sorumluları bizden olanlar
Vatanımızdan çıkıyorsak da

Hiç bir zaman unutmayacağız.

Ne acıdır ki bu ğıbzeyi yakan kendisi bile sandık,sandık altın karşılığında Çar ile anlaşarak gönüllü göçü teşvik ettiği ve tüm Vubıhları peşine taktığı suçlamaları neticesinde hainlikle suçlanmıştır. Bu yalan efsane bugün bile Anadolu’da yaşamaktadır.

Maalesef içimize Pakue Dame’nin evlatları karışmış. Yalan hile dedikodu onlar için ekmek su ve hava gibi temel bir ihtiyaç adeta!

****

Çeçenistan’da devam eden savaş nedeniyle KAFFED’in RF yetkilileri ile görüşmesini lanetleyenlerin ilerleyen süreçte RF’nun Abhazya’yı tanıması sonrasında sesleri kesildi, kafaları karıştı diyecek pek bir şey bulamadılar.

Oysa onların hainlik mantalitesine göre -Şamil Basayev gibi- birçok Çeçen’in özgürlüğü için savaştığı Abhazya’nın ve Abhazların, Çeçenlere olan borçlarını onlar için mücadele ederek ödemeleri gerekliydi. Abhazlar Ruslarla Çeçenistan’ın özgürlüğü tanınmadan asla ilişki kurmamalı Çeçenistan’ın tanınması için Kremline baskı kurulmalıydı.

Abhazya yönetiminden cesaret alan KAFFED temsil ettiğini iddia ettiği Çeçenleri bir kenara iterek Abhaz ve Osetler’in uğruna gemileri yakarak RF yetkilileri ile sık,sık görüşmelerde bulundular.KAFFED o günlerde bu girişimlerinin hepsine ‘’politika-siyaset’’ diyordu.

Halk durulmuştu artık, KAFFED konsolosluğa her gün 5 çayına dahi gitse kimse sesini çıkartmayacaktı.

Olayları izleyen bazı Çerkesler şöyle dedi. ‘’Artık zamanı geldi geçiyor kendi ayaklarımız üzerinde durarak kararlılıkla kendi yolumuzdan ilerlemeliyiz.’’

Bu kararlılığın ilk meyvesi Gürcistan’da verdi.Çerkes Soykırımı’nın tanınması sonrasında asla yan yana gelebilecekleri düşünülemeyen birbirlerine zıt Birleşikçi - Kaffed ve sempatizanları tarafından büyük bir uzlaşı yapıldı ve ‘’politika’’ yapan Çerkesler açıkça söyleyemeseler de hainlik-ajanlık-çakallık  ile suçlandı.

Benzer suçlamalar yüzünden geçmişte mağdur duruma düşen KAFFED’in bu sefer  aynı yola başvurması KAFFED’in iddia ettiği gibi ‘’politika ve siyaset’’ yapamadığını ve Abhazları kayırdığını çok net belli etti!

Ortada bir iddia var ! Çerkesler hainlik ediyor!

Çerkesler kime hainlik ediyor ? Çerkes Soykırımı’nın tanınması için çaba veren bu insanlar Çerkesya’ya mı Çerkeslere mi kime ve nasıl hainlik ediyorlar?

Cevap gecikmedi,siz Abhazya’ya hainlik ediyorsunuz. ’’Abhaz ve Çerkes kardeşliğine ihanet ediyorsunuz’’. ‘’Bunlar bizi birbirimizden ayıracak’’ diyerek ortalığı ayağa kaldıranlar yapmış oldukları çifte standartların farkında değillermiş gibi konuşuyorlardı sanki. Abhazya için Çeçenistan’ı satan KAFFED nasıl olur da ‘’birlik’’ten bahsedebilir ?

Çerkes’i istediği zaman sadece Adige istediği zaman Adige – Abhaz istediği zaman ise tüm K.Kafkas halkları yapan bir örgüt nasıl olur da birlikten bahsedebilir?

Abhazya’ya eyvallah Çeçenistan’a yallah, Çerkesya’ya? Çerkesya mı o da ne ki? Çerkesya yoktur. Çerkes halkı yoktur. Çerkesçe yoktur !

Biz yurtseverler sadece ‘‘kendi çıkarlarımızı’’ gözetiyor ve bu doğrultuda politika yapıyoruz. Ne Çerkesleri Abhazlardan ayrıştırıyor nede Çeçenleri dışlıyoruz. Tüm K.Kafkas halklarıyla sosyal-kültürel ve ekonomik ilişki üzerine kurulmuş dostluk bizim için bir esastır. Bu ilişkilerimiz devam ediyor her zaman da devam edecek.

Hiçbir K.Kafkas halkının değerlerini aşağılayacak, küçük düşürecek en ufak bir haber bir yorum ve girişimde bulunmazken bizzat Çeçenistan,Abhazya,Karaçay-Balkar devlet yöneticileri , STK’ları ve Türkiyede’ki yukarıda bahsetmiş olduğum çevreler tarafından hem bayrağımız , hem topraklarımız , hem milliyetimiz , hem ismimiz defalarca aşağılandı – dalga geçildi.

Oysa! Asla!

Unutmak mümkün müdür Soçi olimpiyatlarına destek için kurultay düzenleyip imza toplayan KÇR Abaza gençlerinin Çerkesleri yüzüstü bıraktıkları o günü?

Unutmak mümkün mü, Çeçenistan yönetiminin Kabardey topraklarına yer altı örgütlerle nüfuz etme çabalarını , toprakları ele geçirme çabalarını?

Unutmak mümkün mü, bayrağımıza saygısızlıkta bulunup ‘’masonların icadı’’ diyenleri?

Unutmak mümkün mü, tarihi topraklarımızı gösteren haritaya ‘’uyduruk ve sahte’’ diyenleri?

Unutmak mümkün mü, tarihin hiçbir döneminde ‘’Çerkesya diye bir devlet asla olmadı, Çerkes halkı yoktur, Çerkesçe diye bir dil yoktur’’ diyenleri?

Unutmak mümkün mü, tarihi Çerkesya topraklarını kendisine hedef edinmiş aç gözlülerin saldırgan ve kışkırtıcı açıklamalarını?

Unutmak mümkün mü, ‘’Abhazya neden Çerkeslere vatandaşlık hakkı vermiyor’’diye bir milletvekiline sorulan sorunun ardından ‘’Abhazya Abhazlarındır’’ şeklinde yürekleri yaralayan o cevabı?

Unutmak mümkün mü, elliye yakın RF milletvekiline imza attırdıkları ‘‘Bunlar Türkiye’den milyonlarca Çerkes’i buraya getirip Çerkesya’yı kurup hepimizi buradan silecekler’’ bildirisiyle Putin’e yalvarmalarını?

Unutmak mümkün mü, tarihimizle dalga geçerek Köndelen’de halkımızın karşısına dikilip savaş çıkartmaya çalışanları?

Unutmak mümkün mü, gerçekten tehdit edilen, baskı gören, darp edilen, mallarına zarar verilen ve sonunda birer, birer katledilen aktivistlerimiz için tek kelime yazamayanların, bir kağıt parçasıyla korkutulan pire için yorgan yaktıklarını?

Şimdi o hain, ajan, provokatör olarak ilan ettiklerinizden birisi olan ben sizlere soruyorum, biz hangi halk için böyle çirkefçe, namertçe saldırıp sahip çıkmaya çalıştığınız değerlerinize, tarihinize, dilinize ,milletinize, tarihi topraklarınıza kısaca gelmişinize ve geleceğinize saldırıda bulunduk?

Bunca çirkin saldırılara rağmen hiçbirimiz, hiçbirinizin değerlerine dil uzatmadık.

Saygı duyduk. Sustuk.

Ancak artık bıçağın kemiğe dayandığı noktadayız. Bizler, değerlerimize alçakça saldıran kimler olursa olsun bertaraf etmek için gereken her ne ise onu yapacağız! Ancak asla sizler gibi mensubu olduğunuz halkın değerlerini aşağılamayacağız , gereken neyse o yapılacak sadece!

Şimdi lütfen bu yazıyı baştan bir kez daha okuyun. Ve siz karar verin halkları birbirinden ayıranların kimler olduğunu? Kimlerin ajan provokatör ve hain olduğunu?

Bu yazı toplam 5777 defa okundu.





Kelemet

Reaksiyonlu iç dökme yazısı.Kötü veya yanlış değil ama Berslan Mıshe aynı şeyleri çok daha oturaklı yazabilecek birisi.Eski yazılarını okuduktan sonra yapıyorum yorumumu.Sevgi ve selam.

27 Ağustos 2012 Pazartesi Saat 14:49
Melgoş Suat

Thavugapsov Berslan, unutmaya yüz tuttuğumuz ve bizi derinden yaralayan olayları tekrar hatırlattığın için. Biz bir olmalıyız, güçlü olmalıyız, dik durmalıyız, kimseden ve hiçbirşeyden korkmamalıyız. Allahın yardımıyla herşeyin üstesinden geleceğiz.

22 Temmuz 2012 Pazar Saat 01:36
Dzibe Mahmut

Hakkaten sikoş, Kaffed Abhazya için Çeçenyayı ''satarken'' iyi biz Abhazyayı ''satınca mı'' köüt? Ağzına sağlık.
Hoş geldin uzun bir aradan sonra özlemişiz.

19 Temmuz 2012 Perşembe Saat 04:22
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net