

Son günlerde sık sık, Rusya’nın Suriye’de yaşayan Çerkeslere vize vermediği, vize verse bile Suriye’de yaşayan Çerkesler’in vize verilmesi için gerekli evrakları toparla-yamadığı ya da Anavatan’da Cumhuriyetlere tanınan oturum izni kotalarının dolması gibi bir çok sorun yaşandığı görülmektedir.
Bu kısa yazı, ayrıntı ve detaya girmeden, bu sorun hakkında, Rusya’nın imza koydu-ğu uluslararası bir sözleşme nedeniyle kendisini bağlayan yükümlülüklerini ortaya koyma amacını taşımaktadır.
Uluslararası Hukuk kurallarına göre Suriye’de yaşayan Çerkesler, aslında uzunca bir zamandan bu yana “mülteci” statüsü ile Rusya’ya sığınma hakkına sahiptir. Bunun için pasaport, vize gibi dökümanlara ihtiyaç yoktur.
Rusya 1951 Tarihli Mültecilerin Statüsü ile İlgili Konvansiyona ve 1967 tarihli Mültecilerin Statüsü ile İlgili protokole taraf durumundadır.
1951 Tarihli Mültecilerin Statüsü ile İlgili Konvansiyon’un 1 A (2). maddesi gereği, Suriye’de yaşayan Çerkesler mülteci statüsüne sahiptir. Bu madde gayet açıktır ve şöyle söylemektedir : “… ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti ve-ya siyasi düşünceleri yüzünden, zulme uğrayacağından haklı sebeplerle korktuğu için vatandaşı olduğu ülkenin dışında bulunan ve bu ülkenin korumasından yararlanama-yan, ya da söz konusu korku nedeniyle, yararlanmak istemeyen; yahut tabiiyeti yoksa ve ….. önceden yaşadığı ikamet ülkesinin dışında bulunan, oraya dönemeyen veya söz konusu korku nedeniyle dönmek istemeyen her şahsa uygulanacaktır.” Şu anda Suriye’de yaşayan Çerkeslerin durumu bu tarif ile örtüşmektedir.
Dolayısıyla, Suriye’li Çerkesler, herhangi bir pasaport, vize ve buna benzer belgeleri olmasa bile Rusya’ya mülteci sıfatı ile müracaat edebilirler. Daha önce Rusya’ya vize ile giriş yapmış olanlardan, Rusya’da bulunma süresi dolmuş veya henüz oturma izni alamamış olanlarda mülteci sıfatı ile başvuruda bulunabilir.
Diğer yandan, 1951 tarihli Konvansiyon’un 33/1. maddesine göre mülteci sıfatı ile başvuruda bulunanların, geldikleri ülkeye geri gönderilmeleri yasaktır. Bu madde şöyle söylemektedir: “Hiçbir akid Devlet bir mülteciyi, ırkı, dini, vatandaşlığı, muayyen bir içtimai zümreye mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyle hayat ve hürriyetinin tehdit edileceği ülkelerin hudutlarından her ne şekilde olursa olsun sınır dışı veya iade edemez.”
Ayrıca Rusya, mülteci statüsünde bulunanların, vatandaşlığa alınma koşullarını da kolaylaştırma yükümlülüğü altındadır. Sözleşmenin 34. maddesine göre: “Taraf Devletler, mültecileri özümlemeyi ve vatandaşlığa almayı her türlü imkan ölçüsünde kolaylaştıracaklardır. Vatandaşlığa alma işlemlerini çabuklaştırmaya ve bu işlemlerin masraf ve resimlerini her türlü imkan ölçüsünde azaltmaya özel çaba gösterecekler-dir.”
Yukarıda sayılanların dışında, sözleşmeye göre, mültecilerin çalışma hakları da dahil olmak üzere bir çok hakları bulunmaktadır.
Suriye’de yaşayan Çerkesler , Türkiye ve Ürdün gibi komşu ülkeleri değil Rusya’yı tercih etmektedirler. Bu bile, başlı başına Rusya lehine çok kuvvetli bir mesajdır. Rusya’nın bu mesajı politik olarak değerlendirmesi ve aynen Kosova’da yaşayan Çerkesler örneğinde olduğu gibi, Suriye’de yaşayan Çerkesleri de kendi vatanlarına yerleştirmesi gerekir.
Türkiye’deki bazı Çerkes köylerinde kırlangıçlar (ПЦIАШХЪУЭ) kutsal kuşlar olarak ka-bul edilir. Kırlangıçlar, evlerin içinde dahi yuva yaparlar ve ev sahibi bu yuvalara zarar vermez. Ev sahibi erkenden kalkıp, kırlangıçların evin dışına çıkabilmesi için pencereleri açar. Akşam olduğunda ise kırlangıçlar yuvalarına girmeden evin pencereleri kapatılmaz. Maykop seyahatimde, bu kırlangıç yuvalarından onlarcasını (fotoğrafları alttadır) bir apartmanın en üst yerinde görünce çok duygulandım. Ama kırlangıçları burada eve almıyorlardı. Suriye’de yaşayan Çerkeslerin kendi vatanları üzerinde bu kırlangıçlar kadar hakkı yok mudur ?
Karden Murat (КЪАРДЭН МУРАТ)
e-mail: kardanha@gmail.com
SYRIAN CIRCASSIANS: QUO VADIS ?
In recent days, it is seen that, Russia did not issue visas for Circassians living in Sy-ria. Even if the visa is granted ,they are not able to furnish the documents which are required for issuing the visa due to clashes. Exhausting of quotas for residence per-mit which were assigned to Circassian Republics by Federal State is another prob-lem. A lot of such problems there are along with mentioned above .
This short article, without discussing the details, aims to denote binding obligations arising from an international convention, which was signed by Russia.
Circassians living in Syria have right to grant asylum with refugee status pursuant to rules of International Law, for a long time. To be a refugee, there is no need a passport or visa or such documents.
Russia is a contracting party to the Convention Relating to the Status of Refugees and the Protocol Relating to the Status of Refugees dated 1951 and 1967 respecti-vely.
Pursuant to the article 1 A (2) of the Convention Relating to the Status of Refugees dated 1951, Circassians living in Syria have right to enter into the refugee status. Said article reads : “…owing to well founded fear of being persecuted for reasons of race, religion, nationality, membership of a particular social group or political opinion, is outside the country of his nationality and is unable or, owing to such fear,is unwil-ling to avail himself of the protection of that country; or who, not having a nationality and being outside the country of his former habitual residence as…, is unable or, owing to such fear, is unwilling to return to it.” The situation of Circassians living in Syria fall into the scope of this definiton.
Therefore, Circassians living in Syria are entitled to lodge applications as a refugee to Russia accordingly, even if they have no passports visas and such documents. If those,who already entered to Russia with visa, exhaust temporary residence terms or do not receive temporary residence as yet, are entitled to file for obtaining refugee status.
Furthermore, “non – refoulement” principal is set out into the article 33/1 of the Con-vention Relating to the Status of Refugees dated 1951, which encompasses that applicants as a refugee should not be returned to the origin country by the resorted country. Said article discloses : “No Contracting State shall expel or return (“refouler”) a refugee in any manner whatsoever to the frontiers of territories where his life or fre-edom would be threatened on account of his race, religion, nationality, membership of a particular social group or political opinion.”
Additionally, Russia assumes obligation to facilitate naturalization of refugees. Article 34 of Convention states : “The Contracting States shall as far as possible facilitate the assimilation and naturalization of refugees. They shall in particular make every effort to expedite naturalization proceedings and to reduce as far as possible the charges and costs of such proceedings.”
Refugees have numerous rights granted by the convention, beside explained above, including right of labor.
Circassians of Syria prefer to be harboured by Russia, not neighbouring countries such as Turkey, Jordan etc. It is alone very robust message in favour of Russia. Russia should politically evaluate it and repatriate Circassians living in Syria identical with the case of Circassians living in Kosovo.
In some of Circassian villages, wherein Turkey, swallow birds (ПЦIАШХЪУЭ) are re-cognised as sacred birds. Even swallow birds nest in the houses, hosts do not annihilate them. The host opens the windows in early morning so as to move out of the swallows. In the evening, windows are not closed until they turn back. At Maikop journey,when I saw the swallow nests at the top of an apartment, it touched me (its photo is placed below). However the swallows were not being taken to home there. Circassians living in Syria have right on their own homeland as much as those swallows have ?
Karden Murat (КЪАРДЭН МУРАТ)
e-mail: kardanha@gmail.com
Değerli Murat Bey kardeşimiz,
Verdiğiniz doğru ve açıklayıcı bilgiler için teşekkürler. Maalesef feodal çitlerden tam kurtulamadığımız ve içe kapanık yaşadığımız için sayıda değerimizi yitirdik. Yine maalesef gençler, eskiden muhabbetlerde, gece yarılarına dek çene çalarak zamanlarını tükettiler, okumadılar. Cahil kaldık. Cahil ana babalar da çocklara iyi önder olamadılar. Kültürel bağlamda öksüz ve yetim kaldık.
Son dönemde okuyan sayısı çoğaldı, ancak muhabbet kültürü çağla yarışamadığından, dil dışında, bir de kültür asimilasyon ve erozyonuna uğradık. Delikanlılarımız ve kızlarımız rahatlıkla başka kültür gruplarından kişilerle evlenmeye başladılar. Bu da bir kayıptır.
Bilinçli olmamız gerekiyor. Anayurttan bir Çerkes kültür insanı yıllar önce bana şöyle demişti: Rus Çerkesleri ülkesinden sürdüğü için geri dönmelerini istemiyor. Dili bunu söylemiyor ama içinde bu var. Demek ki emperyal Rus'un gizli bir ideolojisi var, İmparatorluk dönemi politikalarına sadık. Bizim de bir alternatif geliştirmemiz gerekiyor.
Suriye veya bir başka ülke Çerkes'inin anayurduna dönmesi en doğal hak. Rus bu hakkı görmezlikten geliyor. Ne zamana kadar?.. Zorlanmadığı sürece Rus'un tınlayacağı da yok.
Peki sırf Çerkesler, anayurtta ki 700 bin Adıge zorlayıcı bir güç olabilir mi?..
Zorlayıcı güç, Kuzey Kafkasya'daki 6 milyon 500 bin yerli nüfus + Diaspora + Rus olmayan cumhuriyetler + Rus demokratları ve uluslararası kamu oyu baskısı olabilir.
Diaspora'da, özellikle Türkiye'de devlet yönetiminde etkili olan çok sayıda Çerkes var. Bu gücü de harekete geçirmek gerekir.
Değerli hukukçumuzun aydınlatıcı yazılarının devamını bekleriz. Saygılarımla.
Sayın Karden Murat Ç.NET sitesi yazarlarının bir çoğunu önemle takip ediyorum.Makale ve yazılarınızı takip etmeye çalışacağım. Saygılar
29 Eylül 2012 Cumartesi Saat 21:44Murat bey verdiğiniz bilgiler için teşekkürler..
26 Eylül 2012 Çarşamba Saat 15:08