Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dr. Karden Murat
RUS EMPERYALİZMİ, HAZIR KIYAFETE DE KONAR
17 Nisan 2013 Çarşamba Saat 23:43

Ruslar nasıl olduda yüzlerce yıl savaştıkları düşmanları olan Çerkeslerin ulusal kıyafetlerini, kendi kıyafetleri olarak benimsediler ?

Üstelik Rus propoganda mekanizması, Çerkeslerin “vahşi” olduğunu, onların “dağlı” olduğunu, “uygarlaştırılmaları” gerektiğini yüzlerce yıl boyunca söylemiş ise ve hala bunu söylemeye devam ediyorsa, durum daha da ilginç bir hale gelmektedir.

“Uygar ve aydınlanmış” Ruslar’ın, “ilkel” Çerkesler’in kıyafetlerine neden ihtiyaçları olmuştu ? “İlkel” Çerkeslerin “ilkel” kıyafetlerini benimsemek “uygar” Rusların gururunu rencide etmemiş miydi ?

Ülkemizi, canlarımızı, mallarımızı elimizden almak Rusya’ya yetmemişti, kıyafetlerimize, yaşam tarzımıza, savaş metotlarımıza, silahlarımıza bile göz dikmişlerdi. Emperyalist Rusya, kıyafetimize de hazır bir değer olarak yaklaşıp onu aynen benimsemişti.

Binlerce yıldır kendi yurdunda yaşayan Çerkesler, yüzlerce yıllık tecrübe ile kendilerine özgü ve yaşadıkları coğrafi şartlara uygun kıyafetler geliştirmişlerdi. Bu kıyafetler, Çerkesya coğrafyasında bir savaşçının bütün ihtiyaçlarına cevap vermekteydi.

Rusya’nın ise kendine özgü ama Çerkesya’nın coğrafi şartlarına uygun yeni bir kıyafet geliştirmek için yüzlerce yıl beklemeye tahammülü yoktu, tecrübesi ise hiç yoktu. Rusya, Çerkesya’da her şeye hazıra konarken, kıyafette de hazıra konmaktan ne utanmış ne de sıkılmıştı. Emperyalist bir gücün, bütün hazır değerleri yağma etme, varolan kaynakları kullanma özelliği dikkate alındığında bu sonuç şaşırtıcı bir sonuç değildi.

Varolan kaynaklar ise petrol,tahıl,doğalgaz gibi elle tutulur-gözle görülür yani maddi kaynaklar olabileceği gibi, “bir şeyin nasıl yapılacağı” bilgisini de içeren elle tutulamayan-gözle görülemeyen yani maddi olmayan kaynaklarda olabilir.  

Emperyalist denince, Türkiye’de yaşayan çoğu insan gibi Çerkeslerin de aklına hemen Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupalı büyük ülkeler gelmektedir. Bu galiba Türkiye’de  ideolojik yakınlık nedeniyle sol akımlara, Sovyetler Birliği’nin sevimli gelmesi, geliştirilen “emperyalist” söyleminin hemen hemen sadece Amerika Birleşik Devletleri’ni tanımlamasından kaynaklanan garip bir durum.

Bazı Çerkeslerde elbette bu genel kanıya paralel bir şekilde yatıp kalkıp emparyalist Amerika’nın uşağı olanlardan bahsetmekte, Çerkeslerle ilgili her olayın -Çerkeslerin menfaatine olsa bile- emperyalist Amerika tarafından tezgahlandığı iddiaları ortaya atılmaktadır.

Fakat aynı çevreler Rusya’nın, dünyanın en büyük emperyal güçlerinden biri olduğunu ya unutmakta, ya da kasıtlı olarak görmemektedir. Çerkesler, Rus Emperyalizminin en ağır darbelerini tatmasına rağmen, bunu dile getirmemek, dikkati devamlı başka noktalara çekmek, Çerkes Soykırımı ve Sürgünü’nü neredeyse Amerika gerçekleştirmiştir sonucu çıkacak şekilde gerçekleri ört bas etmek doğru bir yaklaşım olmasa gerek. Rusya Federasyonu, Sovyetler Birliği’nin devamı sayıldığı için onlara belki hala Rusya sevimli, emperyalist olmayan, bilakis emperyalist dünyaya karşı duran bir güç olarak gözükmektedir.

Rusya haritasına bakmak bile Rusya’nın ne kadar büyük bir emperyal  güç olduğunu anlamak için başlı başına yeterlidir. Baltık Denizi kıyısından, Pasifik Okyanusu’ndaki Kuril adalarına kadar bu devasa ülkenin, başka ulusların ve devletlerin topraklarında ve kaynaklarında gözü olmadığını söylemek mümkün olmamalı.

Emperyal Rus Devletinin hükümranları da Çerkes kıyafetlerini taşımaktan çekinmemişti. Aşağıda, 1877 yılında yayınlanan The Russo Turkish War-Illustrated adlı kitabın  494. sayfasında yer alan gravürde, Grand Duke Nichola’nın Bükreşte bir Çerkes Şefi kıyafeti içerisindeki vaziyetini görmektesiniz.


Aşağıda bir makalenin, Çerkes kıyafetleri ile ilgili bölümlerini, Türkçeye çevrilmiş bir özet olarak okuyacaksınız.

Rus İmparatorluğu, Kafkasya topraklarını ele geçirmeye başladığı zaman, Rus askeri ve sivil görevlileri Çerkes kıyafetlerini  kullanmışlar, yerlilerin bindiği tarzda ata binmişler ve yerlilerden ayırt edilmeme çabası içerisine girmişlerdi. İyi eğitimli Rus elitleri de bilerek ve isteyerek Kafkasya’nın yerli halklarını taklit etmişlerdir. (Mikail Mamedov “Going Native” in the Caucasus: Problems of Russian Identity,1801–64, The Russian Review 67 (April 2008): 275–295, sayfa 275-276).).

Normal koşullar altında bir ulusun diğer ulusa benzemesi uzun bir sürecin sonunda ortaya çıkmaktadır.

Fakat “muzaffer” eğitimli ve imperyal Rus elit tabaka öncelikle çok kısa bir sürede “Çerkes” leşmiştir. Fakat Sibirya’ya yerleşmiş olan Kazaklar çok uzun bir zaman sonra “Sibiriaki” haline gelmeye başlamışlardır. (Mamedov,sayfa 275-276) . 

Rusların, düşmanları Çerkesler gibi giyinme,ata binme,onlar gibi gözükme hevesleri romanlara dahi yansımıştır.

19. yüzyılda Çerkes kıyafeti ile gezen bir kişi çoğunlukla ne Çerkes ne de Kazak idi, onlar eğitimli Rus askeri resmi görevlileri idi. Lermontov bu geleneği “Zamanımızın Bir Kahramanı” adlı romanda ifade etmektedir. Romanın ana kahramanı Pechorin, Çerkes kıyafetiyle ve Kafkasya’nın yerlisi gibi ata binme kabiliyeti nedeniyle gurur duymaktadır. (Mamedov,sayfa 278)

Bir Kaberdey gibi giyinmesi ve Kazak gözlem noktasına doğru dört nala atını koşturması yüzünden Pechorin, kendisinin Çerkes zannedilip vurulabileceğini idrak etmişti. Buna rağmen bu benzerlik hala onun gururunu okşamakta idi. (Mamedov,sayfa 278)

Roman şöyle söylüyor : “Kazakların, gözetleme kulelerinin tepesinde esnediklerini düşünüyorum, beni kıyafetimden dolayı Çerkes olarak değerlendirdiklerinden emin olduğum için herhangi bir amaç ya da gereksinim olmadan atımı dört nala koşturduğumu görmeleri üzerine , bu bilmece ile uzun zaman işkencede kalıyorlardı. Gerçekten de bana, bir Çerkes elbisesi içerisinde at sürerken bir Kaberdey’den daha çok Kaberdey gibi gözüktüğüm söylenmişti. Uzun zaman dağlı halkın at sürme stiline çalışmıştım;  gururumu okşamanın, Kafkas elbisesi içerisinde at sürme yeteneğimi tasdik etmek dışında daha iyi bir yolu yoktu.” (Mamedov, sayfa  279).

Bundan kısa bir süre sonre Pechorin ansızın, genç ve  güzelliği ile ünlü Prenses Mary’nin karşısına aniden çıkmış ve onu ölesiye korkutmuştu. Prense,“Mon Dieu, un Circassien!” yani “Aman Allah’ım bir Çerkes” diye dehşetle ağlamıştı. Onu rahatlatmak için, hafif bir baş selamıyla birlikte Fransızca: “‘Ne craignez rien, madame, je ne suis pas plus dangereux que votre cavalier.” yani “endişe etmeyin madam, sizin süvarilerinizden daha fazla tehlikeli değilim” diyerek cevapladı. Pechorin bu sözlerle duygusal anlamda da kendisini bir Çerkes olarak değerlendirme isteğine kapılmış olmaktaydı (Mamedov, sayfa  279).

Pechorin karakteri Lermontovun sadece edebi bir hayali değildir. 25 yılını Kafkasya’da harcayan Arnold Zisserman,hayat deneyimini, yerli kıyafeti, traş edimiş kafa, bronzlanşmış bir ten, Asya usulü ve mükemmel olarak anımsamaktaydı. 1848 yılında Paskalya Bayramı civarında, Oset Dağlarında kar fırtınaları içinde geçen bir seyehatten sonra, Zisserman ve onunla birlikte olanlar Vladikavkaza ulaşmışlardı.   Zisserman bir Müslüman olarak değerlendirildiği için onu Paskalya nedeniyle tebrik etmemişlerdi. Bu ise ona, dış görünüşünden dolayı aldatılan “kendi soydaşları” ile dalga geçmek için mükemmel bir fırsat sağlamaktaydı ve bir “Çeçen” aniden Rusça ya da Almanca (ki Zisserman’ın  anadili Almanca’dır), konuşmaya başladığında “soydaşları” şok oluyorlardı (Mamedov, sayfa 279).

Rus resmi görevlileri tarafından başlatılan bu adet yerel Kazak geleneği olarak devam etmiştir. Ruslar gibi Kazakları da, yerlilerin Çerkeska gibi giysilerini ve atlarını kullanmaya, ihtiyaçlar zorlamaktaydı. Kafkasya’da savaş ve yaşam Çerkes giysileriyle, Avrupalı üniformalara göre çok daha rahat sürdürülebilmekteydi. Rahat Çerkes giysisi aslında askeri görevler için dizayn edilmişti. (Mamedov, Sayfa 279)

Çerkeslerin kaş hizasına uzanan tüylü kalpakları, kardan yansıyan zararlı ışınlardan gözleri korumaktaydı . Rus askerleri için gece kamplarında vazgeçilmez bir giyecek haline gelen Burka ise örümcek ve diğer böceklerden korunma sağlıyordu. (Mamedov ,sayfa 280).

Ruslar için Çerkes kıyafeti o kadar hayati bir konuyduki, askeri disiplin bile Çerkes kıyafeti giyme uğruna işletilmez olmuştu.

St.Petersburg’dan gelen üst düzey askeri görevliler, kendi askerlerini yerlilere ait kıyafetler içinde gördükleri zaman şok geçirmekteydiler, çünkü bu aynı zamanda uniforma mevzuatının ihlali anlamına gelmekteydi. Aleksei P. Ermolov üniforma mevzuatı gerekliliklerini temel olarak gevşetmişti, gerekçesi ise Rus askeri üniformalarının Kafkasya’daki iklim ile uyumsuz olmasıydı.  Ermolov’un yerine geçen  Count I. F. Paskevich, Ermolovun “kendi askerlerini düşmana göstermeye utandığını” bu nedenle üniforma mevzuatının uygulanmasını durdurduğunu belirtmektedir. 19. Yüzyılın ikinci yarısında Çerkeska ve Burka, Kafkasya’daki Rus askerlerini resmi üniforması haline gelmişti. (Mamedov sayfa 280).

Muhtemelen Rus askeri üniforması Çerkesler açısından hiçbir anlam ifade etmemekteydi. Çerkes kostümü ise bir savaşçının fiziksel olarak mükemmel bir şekle girmesi demekti.

Kafkasya’daki savaştan dönmelerine rağmen  kavkaztsy”  adı verilen Ruslar, Çerkes kıyafetlerini giymeye devam ediyorlardı. “Yün burka içerisinde kama, pistol,şaşka ve Dağlıların uzun tüfekleri ile silahlı  “a la Circassien” giysisi,  Ekaterinoslav bölgesinin barışçıl köylü yapısını, herhangi bir zamanda düşmanlar tarafından yapılacak bir saldırı beklentisi hissi ile bir düşman bölgesine çeviriyordu. İnsanların, askerlerin pistol ve tüfeklerinin doldurulmamış olduğundan emin olmalarına rağmen, Kafkasya ile irtibatlı olan genç adamlara  bu giysiler kavgacı bir görünüş vermekteydi” (Mamedov, sayfa 283)

“Kavkaztsy” ler aynı zamanda günlük yaşamlarında da, Çerkeslere ait alışkanlıklarını devam ettiriyorlardı. Evleri Rus askeri görevlilerinden daha çok Çerkes evlerini andırıyordu. Duvarlar pahalı İran halıları ie döşeliydi ve duvarlara,kılıçlar tüfekler kamalar,barut muhafazaları asılıydı. (Mamedov, sayfa 283)

Lawrence da Arap kıyafeti ile ün salmış bir İngiliz askeri idi. Fakat İngiltere, Araplara veya Hindulara ait bu tarz kıyafetleri hiçbir zaman kraliyet üniforması olarak belirlemedi. Fakat Rusya, 1850 lerde Çerkeslerin kıyafetlerini, Rus resmi askeri kıyafeti olarak belirlemiştir. Daha sonra Çerkes kıyafeti, aynı zamanda Rusya’nın dış dünyada tanınmasına dönük nişanelerden bir tanesi olmuştu. (Mamedov,sayfa 284)

Zass’ın Çerkeslere dönük vahşetini bilmeyenimiz yoktur. Fakat bu vahşeti bile Ruslar haklı çıkarma çabalarına girişmişlerdir. Bir Rus atasözüne göre : “Eğer bir kimse kurtlar ile yaşıyorsa bir kurt gibi ulumalıdır.” Atasözünün gereği ne ise Zass’ın sadece bunu yerine getirdiği ve “yarı vahşi savaşçı Çerkeslerle”  onların  anladığı dilden konuştuğu da savunulmuştur. Zass da aynı zamanda yine bu atasözü gereğince Çerkes kıyafeti giymekteydi. (Mamedov, sayfa 286) Aşağıdaki gravürde Çerkes kıyafetleri içerisindeki Zass’ı görmektesiniz:


Yukarıda yer alan gerekçelerin yanı sıra, Çerkes kıyafeti giymenin bir diğer gerekçesi ise istihbarat faaliyetleri idi. Çerkesler hakkında bilgi toplayacak Rus ajanları da Çerkes kıyafetleri giymekteydi. (Mamedov, sayfa 287)

Çerkesleri “uygarlaştırma” ve onların arasında “Avrupa Değerleri”ni yerleştirerek onları Ortodoksluğa sokmak, onların Ruslar gibi görünüp davranmalarını sağlamak için Rus askeri görevlilerinin, Çerkeslerin dillerini kıyafetlerini ve davranış modellerini benimsemesi oldukça ironiktir. Prens Ivan Shakhovskoi, 1832 yılında Svanetia ve Kabarda’ya topografik bir keşif çalışması düzenlemişti. Prens bu çalışmaları sırasında dağlarda eski kilise kalıntılarını görmüş ve Çerkesleri yeniden Hristiyanlık dinine sokmayı hayal etmişti. Bu  amaç için, Çerkeslere ait değerlerin ve davranış biçimlerinin öğrenilmesi gerektiğini düşünmekteydi. Prens, bu gezisi sırasında,Çerkes kıyafeti giymiş ve Kabardeylerin bıraktığı gibi sakal bırakmıştı. Prens Kafkasya’ya yeni geldiği için Çerkeslerin dillerini bilmiyordu fakat Kabardey yaşlılarının yaptığı gibi yerde kilim üzerinde oturuyordu , onların yemeğe nasıl başladıklarını dikkatli bir şekilde izliyordu ve uygun olmayacak hiçbir hareketi yapmıyordu. (Mamedov sayfa 287)

Rusya Çerkes kıyafetlerine dört elle sarılmıştı. Rusya, 1867 yılında Paris’te düzenlenen Uluslararası Fuar’da Çerkes ve Kazak kıyafetlerini kendi standında sergilemişti. 22 Haziran 1867 tarihli “Illustrated London News” adlı gazetede çıkan ilüstrasyonu aşağıda görmektesiniz.

Rusya’nın Sürgün ve Soykırım ile yokettiği bir ulusun kıyafetleri,Rusya’ya miras kalmış gibiydi. Rusya, içinde Çerkes olmayan Çerkes kıyafetlerini çok sevdi. Bugün de öyle.


Bu yazı toplam 7225 defa okundu.





CANDEMİR (KAYSERİ)

Sayın Yıldırım yazılarınızı ilgiyle okuyorum. Tarihi gerçekleri bugüne bağlayan yorumlarınız gerçekten ilginç. Tarihin labirentlerinde elinde fenerle dolaşan wuserejler gibisiniz. elinize sağlık.

18 Nisan 2013 Perşembe Saat 21:31
MELİH ALGAN

Şu yurtseverlerde hala öğrenemediler.
Çerkesya Amerika kıtasında, Çerkes halkı diye bilinen halk Cheroke, Cherokeselerdir.
Soykırım ve sürgün tarihin hiç bir döneminde yapılmamıştır.
Yapılmışsa da Amerikalılar yapmamıştır.
Emperyalizm, imparatorluktur.
Amerika diye bir imparatorluk olmamıştır.
Hatta Rusya diye bir imparatorluk da hiç olmamıştır.
Kafkasya, Kafdağının ardındadır.
Ama siz burnunuzun ötesini bile göremiyorsunuz.

18 Nisan 2013 Perşembe Saat 14:13
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net