

Türkiye’de kış uzun sürdü. Baharı ne kadar sürer bilmiyorum.
Geldi, çattı kapıya...
Süreç, sürecek, süreç iyi bir şey, sürdü sürecek....
İçerden öyle gözüküyor olmalı. Kafkas baharı tellalları Türkiye baharının göğüs kafeslerini dolduran havasından çarpılmış olmalılar.
Bahar falan görmüyorlar...Yoksa tellallıktan vazgeçen de yok...
***
Türkiye içerisinde, ülkenin bir bölgesinde, hemde hiç küçük sayılamayacak bir kısmında sayıların 5-10 milyondan daha fazla olan bir azınlıkla yaşıyor.
Kürtler.
Ülkenin bir bölümünde nüfusları çok yoğun.
***
Dünyanın hiç bir yerinde Türkiye de ki kadar yoğun ve kalabalık bir nüfusa sahip azınlık, Türkiye de ki gibi yönetilmiyor, bu ülkedeki gibi yönetim organlarına dahil olmuyor
Bahar geldi.
Türkiye’nin önünde sadece iki yol var.
1. Önce sınırları belirlenmiş bir Kürdistan özerkliği, ardından Kürdistan devleti. Ve yahut;
2. Sınırların belirlenmesi yerine Milletlerin kendi temsilcilerini oluşturacakları milletler meclisinin inşası ve idarenin-erkin bu meclise- meclislere devredilmesi ile oluşturulacak yeni yapı.
Ne olay karmaşık, ne de süreç karmaşık.
Kültürel haklar, televizyon radyo, akıllı adamlar akılsız kitleler, süreç, sürdü sürüyor hepsi Türkiye baharının bir esintisi.
***
Kış uzundu, baharda uzun olacağa benzer. Tabi müdahele edilmezse...
Türkiye de Çerkesler kışa hazırlıklı değildi, bahara da hazırlıklı değiller.
Türkler de öyle çok hazırlıklı değiller.
Yukarıdaki her iki seçenek için dahi Kürtler hazırlar. Örneğin özerklik şartı gerçekleşirse hemen anında Kürt Özerk meclisini oluşturacak siyasi iradeye sahipler.
Yok özerklik oluşturulmasa, milletler meclisi gibi bir yapı oluşturulsa dahi Kürtler zaten geçenlerde böylesi bir yapının kendi ayaklarını hazırlamışlardı, meclislerini seçmişlerdi. Provası dahi yapılmış bir şey.
Bu seçenekler dışında dünya devletlerinin şu dakikada dahi çıkarları gerekirse muhatap olabilecekleri Kürt meclisleri seçilmiş olarak varlığını sürdürüyor.
Her şeye hazırlar.
***
Kısaca, Türkiyeye bahar geldi. İyi-iyi soluğunuzu alın, bahar havasını içinize çekin.
Ama dikkat hazır olmadığınız için çarpmasın.
Her halükarda önümüzdeki bir kaç yıl içerisinde şu yada, bu şekilde, şu yada bu sebepten kurulacak olan Milletler Meclisi içerisinde yer alacak Çerkes ulusal Meclisinin kurulmasının gerekliliği malum.
Yarın ‘Baharın Başyelleri’ ıslık çaldığında zaten bu meclis kurulacak. Şimdiden böylesi bir ıslıkla ellerini kaldırıp huzura, belki bizim de huzurumuza çıkacak olanlar da aslında hazırlar.
***
Bize yarın istesek de istemesek de kurdurulacak olan bu meclis için biz hakikatten Çerkes milleti olarak hazır mıyız?
Değiliz.
Tüm Türkiyede yaşayan Çerkesler arasında herhangi bir örgüt yok. Örgütlü yapı yok. Örgüt olmak anlamında en ileri aşamada olan Çerkesya Yurtseverlerinin dahi örgütlülük babında bulundukları yer henüz gereken noktada değil.
Diğerlerinin ise herhangi bir vizyonu dahi yok. Kendilerini tanımlamaları dahi mümkün değil. Ne istediklerini söylemeleri ise mümkün değil. Çünkü bir şey istemiyorlar. Dolayısı ile örgütlülük anlamında ulusumuzu temsil etmekten çok ama çok uzaklar.
***
Ayrıca, sakın yarın meclis kurmamız işaret edilirse meclisin kurulmayacağını da sanmayın.
Kıyıda köşede, hiç sesi soluğu bu günlerde çıkmayan o kadar çok büyük insanımız var ki şaşarsınız. Ortalık profesör, mimar, mühendis, avukat, işadamı, doktor, hariciyeci ve artist dolar.
Yarın ıslığı duyduklarında koşa koşa gelecekler.
Birde ortalıkta olup ‘’ ben devşirmeyim, ben vatandaki Çerkeslere benzemem, ben sizin suladığınız bir fidanım, sizin hamurunuzdan bana da bulaşmış’’ diye bekleşenler zaten ’Atıl Kurt’ mesajını ‘gözleri çakmak çakmak beklediklerini belli ediyorlar.
Ne ise, bahar tellalları çığırtmıyorsa (niyeyse bir bildikleri vardır) da çığırtmıyorlardır yoksa Türkiye ye bahar çoktan geldi.
Kışı gibi uzunca da sürecek, Tabi kendi haline bırakırlarsa....
Hilmi abi Türkiye baharı Taksim olayları ile başlayabilir. Bence bu gece milad olabilir.
Ancak Türkiyede ki Çerkes baharı çakma çer-fed sayesinde teknik olarak geldi sayılır bile.Yalnız az biraz teknik ekipman eksikliği var galiba. Sizde ordan bir el atsanız. Nede olsa bunların destek ayırdıkları falan yok.Amaca giden yolda her an herkesle ittifak yapabilirler . Bir el atın abi sizde sevabına.
