Karakter boyutu :
Çerkesya Yurtseverlerine Ne Oluyor!

10 Aralık 2013 Salı Saat 01:03

Çerkesya Yurtseverlerine ne oluyor dediğimde kastettiğim şeyi anlıyor olmalısınız.
Mesela köyümde,
annemin köyünde uzun yıllardan beri görmediğim, amcamı dayımı, yeğenimi, kuzenimi komşularımı kastetmiyorum.
Onlarda Çerkesya Yurtseverleri. Çoğu, Cherkessia.net isminde bir siteden veya bizim
yazdıklarımızdan haberdar değiller. Bizim yazdıklarımızı boşverin aralarında internetin
tamamından dahi habersiz tüm yaşamı boyunca derneğe bir defa dahi adım atmamış
olanları dahi var.
Onlar tertemiz Adıgeler. Kendilerini Türk falan diye tanımlamazlar. Türk olmadıklarını sonuna kadar bilirler. Türkiyenin vatanları falan olmadığını da bilirler. Türkiyeden karış toprak talepleri yoktur. Vatanlarının Adıge Xeku olduğunu çok ama çok iyi bilirler.
Kısaca onlar
Çerkesler ve vatanlarını da Çerkesya olarak bilirler.
Onlar sadece
vatanlarında ulusun yeniden toplanabileceğini, Türkiye’nin Rusya’nın ve tüm
dünya şartlarının buna müsaade etmeyeceğini düşünerek umutlarını yitirmişlerdi.
Yoksa kimlik
bilinci anlamında ifade edemiyorlardıysa da her birimizden daha bilinçliydiler
belkide hala her birimizden fazla bunu içselleştirmiş olarak yaşıyorlar.
***
Çerkesya Yurtseverlerine ne oluyor dediğimde onları kastetmiyorum.
Benim bahsettiğim
son yıllarda yapılanan, bu satırları okuyan hemen hemen herkesin haberdar olduğu
yapılanma.
İyi şeyler
oluyor.
Her şey yolunda
gidiyor. Bu gelişmeler olacaktı olması gerekiyordu.
Ortada öyle tek
adam, bir grup veya bambaşka sebeplerle oluşmuş olaylar yok.
***
Çerkesya
yurtseverleri hareketi Türkiyede yaşayan Çerkeslerin yalın gerçeği üzerine bu
gerçeği ifade ederek kurulmuş bir hareketti.
Bu gerçeğin
dışında bu gerçeği yok edici niteliklere sahip her türlü yaklaşımın karşısına
sadece bu yalın gerçeği ortaya koyarak çıkması ile de çok güçlüydü ve hala bu
güce sahip.
Çünkü dile getirdiği şeyler sadece
gerçeklerdi. Ve gerçek hiç bir kuvvetin yıkamayacağı,
uzun süre örtbas edemeyeceği kadar güçlüdür.
***
Çerkesya Yurtseverlerinin tıkandığı tek husus ise bence ulaşılan noktada ortaya çıkması
çok doğal olan bir şeydi.
Türkiyedeki tüm
Çerkeslerin ortak ve en temel, çözümcül değeri yüksek olan sorunu temsil edilmiyor
olmalarıdır.
İşte Çerkesya Yurtseverleri bu temsil edilmiyor olma durumunu aşma noktasında tıkandılar.
İçişlerinde,
kimilerinin çalışmaması, kimilerinin sorumluluk üstlenmemesi, kadronun yeterli
olmaması veya sürüp gidebilecek pek çok başka sebepte bu tıkanmaya etki etmiş
olabilir, hatta etmiştirde.
Fakat tüm o
sebeplerin ortadan kalkması dahi bu tıkanmanın önümüze eninde sonunda geleceği
gerçeğini de yok edemez.
***
Türkiyedeki Çerkeslerin
temsil edilme sorunlarının aşılmasında Çerkesya Yurtseverlerinin önünde sadece
kabul edilebilir iki yol vardı.
1-Çerkesleri temsil edecek yapının Çerkesya Yurtseverlerince oluşturulması.
2-Diğer
yapılarında (Örneğin İslami bir Çerkesya, Sosyalist düzene sahip Çerkesya vb. oluşmasını
arzulayanların) katılımıyla bu temsil sorununun aşılması.
Tıkanılan nokta
budur.
***
Çerkesya ve
Çerkes sorunu ile ilgilenen Türkiyedeki herkes bu aşamada Çerkesya Yurtseverlerinden çok şey beklemeye başladı.
Bu çok doğaldı.
Çünkü Çerkes kimliğini ve vatanını açık açık dile getiren tek oluşum onlardı.
Bu yüzden;
Çerkeslerle
alakalı bir parti kurulacaksa, Çerkesler adına hükümetle konuşmak gerekiyorsa,
Çerkesler adına hükümete karşı durmak gerekiyorsa kısaca Çerkesler adına ne yapılması
gerekiyorsa Çerkesya Yurtseverlerinin yapması gerekiyordu.
Anlayış bu yöne
eğilimliydi hala da eğilimli.
Çerkesya
yurtseverlerinde hakim olan eğilim ise aslında yukarıdaki eğilimi destekler
nitelikleri daha fazla taşıyordu.
Şöyleki hem
toplumun diğer kesimlerinin hemde Çerkesya Yurtseverlerinin kendilerinin
beklentisi; ‘Türkiyede Çerkesler örgütleneceklerse
bu örgütlü yapıyı organize edecek olan da yine Çereksya Yurtseverleridir.’
beklentisiydi.
Tüm tıkanıklığın
temeli aslında burada düğümlüydü. Ve hala düğümlü olmaya devam ediyor.
Çünkü Türkiyedeki
diğer tüm Çerkes hareketleri henüz milli kimliklerini ve vatanlarını halkın
gerçeğine uygun olarak tanımlamamışlardır.
Bu muallak
yapıları sebebiyle halkın temsilini sağlayacak yapının oluşturulmasına öncülük
yapacak, böylesi bir öncülüğe iştirak edecek dirayet ve söylemi
sahiplenememişlerdir.
***
Bence diyerek
devam etmeyi faydalı görüyorum. Çünkü bundan sonra dile getireceklerim
gerçekten kendi bireysel kimliğimi de ortaya koyduğum şahsi doğrularım.
Bir Çerkesin siyasal
kimliğini bence ‘Çerkesya Yurtseverliği’ tanımlamaya yetmez.
Örneğin sosyalist
bir Çerkesya inşasını amaç edinmiş kitle-kişilerde elbetteki Çerkes milli
kimliğine sahip, vatanları ve ülkeleri olarak Çerkesyayı gören onun için
çalışmayı arzulayan kimseler olabilirler.
Tam tersine, islami
bir yapılanmayı çerkesler için uygun gören ama milli kimliği, ülkesi, geleceği
anlamında Çerkes milletini önceli sayanlarda olabilir.
Örnekleri çoğaltmak
mümkün.
Bu bağlamda
örneğin (yine gerektiği için yineliyorum) şahsım adına islami değerleri
öncelikleri arasında olan müslüman kimliğine de son derece sahip, radikal selefi akımlardan uzak bir Çerkesya Yurtseveri olan kitle ile hareket etmeyi kendime daha uygun buluyorum.
Bu aşamada, eğer
Saadet Kafkasya Masası, Akp içindeki çerkes yapılanmalar veya bunlara hiç
bulaşmamış bambaşka yapılarda yer alan, islami kimliği yanısıra milli kimliğine
de sahip insanlar ortada yoksa,
milletimizin fertleri arasında bu yaklaşıma yakın niteliklerdeki insanları
organize etmek ne yazık ki mümkün olmuyor.
Bunu, toplum genelinde ‘Çerekesya Yurtseverleri’ diye tanınan grubun üstüne atmak doğru değil.
Eğer, islami
kimliğine bağlı Çerkes hareketleri bırakın başka noktaları islamiyetin kendisi
ile bile örtüşmeyen şekilde Allah’ın delillerini inkar edercesine Asetinlerde, Çeçenlerde
Çerkestir diye ortaya çıkıyorsa Onların yerine ‘Çerkesya Yurtseverlerinin’ islami
Çerkes kimliği ile milli temsiliyetimizde yer almasını beklemek doğru değildir.
İşte tıkanıklık
burada.
Bu yüzden
Çerkesya Yurtseverliği de ‘siyasi bir kimlik değildir’ diyorum. Çünkü zaten
Çerkesim diyen herkes diğer kafkasyalı ulusları aşağılamamalı, onları
çerkesleştirme sevdasına düşmemeli, çerkesler için bir ortak gelecek arzu
etmeli, çerkes diline sahip olmalı, ülkesi ve vatanı için çalışmalı.
Eğer bunları
zaten istemiyorsa, Çerkesliği istemiyor demektir.
Bu bağlamda
Türkiyedeki Çerkesler için Çerkasya Yurtseverlerinin günümüze kadar ortaya
koyduğu şey Çerkes’in Adıge'nin tanımıdır. Ve bu konudaki gösterdikleri
dirayette, şimdiye kadar Türkiye'de ortaya çıkmış belki de en siyasi Çerkes
duruşudur. Fakat bu siyasi duruş siyasal İslami, sosyalist Çerkes duruşunu
kapsamaz ve onları sağlıklı olarak organize etmeside ondan beklenemez.
Şu an benim
şahsım adına beklediğim gelişme diğerlerinin haraketlenmesi.
Bu yüzden Çerkesya Yurtseverlerine ne oluyor sorusunun cevabı ‘aslında hiç bir şey olmuyor,
yollarına devam ediyorlar’ demekle yanıtlanabilir.
***
Çerkesya
yurtseverlerinin günümüze kadar ortaya koydukları görüş doğru ve gerçek bu
yüzden yıkılmaları, dağılmaları, ortadan kalkmaları hele hele o garabet
düşüncelere geri dönmeleri söz konusu bile değil.
Şimdi var olan
şey Türkiyedeki Çerkeslerin Temsil sorununu aşmak yönünde tüm sorumluluk ve yükün Çerkesya
Yurtseverleri grubu üzerindemi kalacağı, yoksa Saadet Kafkasya Masasının, ben
sosyalist Çerkes platformuyum vb. şeyleri dahi söyleyenlerin en sağdan en sola milli
kimliklerini benimseyerek kendi üstlerine düşen sorumlulukları alıp
almayacakları ile ilgili.
Çünkü onların bu
sorumluluklarıda Çerkesya yurtseverlerinin sırtında olduğu müddetçe Çerkesya Yurtseverlerinin hareket etme yetileri zorlaşmaya devam edecek.
Ben şahsım adına
bu yükü üstlenmekten yana değilim.
Ne ise lafı
uzattım, kusuruma bakmayın. Kısaca ben Çerkesya Yurtseveriyim diyemeyen her
türlü görüşe de şu an tırnaklarını sürttürmelerinin bir anlamı olmadığını da
belirtmek istiyorum.
Bu yazı toplam 5527 defa okundu.
kone
Hilmi kardeş yazdıkların üzerinde düşünülmesi gereken şeyler. Başka bir perspektif ancak olan güç bölünmemelidir.
Veya daha zamanı değildi. selamla
