Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Açumıj Hilmi
Araçlarımız, Görevlerimiz Amacımızın Yerini Tutamaz!
19 Ocak 2014 Pazar Saat 18:32
Çerkesleri Çerkes yapan şeyler  bellidir. Dilimiz, geleneğimiz, dinimiz, vatanımız, ortak bir tarihimiz ve ulusun geleceği için aynı kaygıları duymamız bizi diğer uluslardan ayıran şeylerdir.

Çerkes-Rus savaşlarının ardından dünyanın her tarafına dağıtılmış olan ulusumuzun, bu dağıtılmışlığından kaynaklanan sorunları vardır.

Çerkesce’yi korumak-geliştirmek vazifemizdir ama temel amacımızı bu oluşturmaz.

Sürgünün ardından hem kendi vatanımızda hem de diasporada başka milletlerin arasında yaşamak zorunda kalmışlığımızın neticesinde Çerkesce’nin gelişiminde ve korunmasında problemlerle karşılaşmaya başladık.

Vatanımızda, tarihi Çerkesya topraklarının bir kısmının üzerinde ayrı ayrı yapılar halinde kurulu olan devletlerimizde dahi dilimizin korunması ve geliştirilmesi konusunda sorunlarla karşılaşmaktayız. Diasporada  ise, özellikle Türkiye'deki durumun vehameti her birimizce malum.

Bu aşamada Çerkes sorunun çözümü için Çerkesce’nin korunmasını-geliştirilmesini amaç edinmiş insanlarımız da var.

Çerkes sorunun çözümü için Çerkesce'nin korunması ve geliştirilmesi için çalışmak amacımız olamaz. Çünkü; vatanımızdan sürüldüğümüz, ülkemizin yok edilip parçalandığı günde ve sonrasındaki ilk 50 -100 yıl içerisinde hemen hemen tüm Çerkes nüfusu anadilini bilmekteydi. O tarihlerde anadilinden başka bir dil bilen sayımız bile oldukça azdı. Fakat bu Çerkes Sorunu’nun o tarihlerde yok olduğu anlamına gelmez.

Eğer, dil üzerinde tüm gerekenler yapılsa, yapılabilse; tüm Çerkesler anadiline son derece hakim olsalar,  gelişmiş bir edebiyat oluştursalar dahi Çerkes sorunu var olmaya devam edecek.

İşte bu yüzden, Çerkesce’yi kurtarmak sorunlarımızın çözümünde amacımız değilidir. Sadece araçtır. Hem de en önemli araçlardan birisidir. Üzerinde çok durmamız ve çalışmamız gereken temel vazifelerimizden birisidir, Ama asıl amacımız olması mümkün değildir.

Çerkeslerin dini problemleri üzerine çalışmak vazifemizdir ama sorunlarımızın çözümünde temel amacımız değildir, olmamalıdır.

Çerkes-Rus savaşlarının ardından özellikle vatanımızda kalan Çerkesler, bir başka dine sahip kitlenin arasında azınlık konumuna düşmüş olmaları, ardından gelen SSCB yönetiminin dine ve din eğitimine olan yaklaşımının neticesinde dini eğitimden yoksunluk sorunu ile de karşı karşıya kalmışlardır.

Çerkeslerin (özellikle vatanımızdakilerin) dini problemlerinin çözümü ile Çerkes sorununun ortadan kalkacağını düşünmek doğru değildir. Çünkü dünya üzerindeki tüm Çerkeslerin, dinimizi bilmeleri ve yaşamaları halinde dahi Çerkes sorunu çözümlenmez. Örneğin diasporamızın dini bilgiler anlamında, vatanımızdaki Çerkeslere kıyasla daha ileride olmalasına rağmen Çerkeslikleri hala sorun altındadır.

Bu yüzden Çerkes sorunun çözümünde dini problemlerin kaldırılması temel amacımız değildir. Sadece  çözüm yolunda atılacak bir adımdır. Hem de en önemli adımlardan birisi. Üzerinde hiç durmadan çalışmamız gereken bir büyük vazifemizdir, ama temel amacımız değildir.

Çerkes geleneklerinin korunup geliştirilmesi vazifemizdir ama temel amacımız olamaz, olmamalıdır.

Çerkesleri diğer milletlerden ayrı kılan şeylerin arasında binlerce yıldan süzülüp gelen gelenek ve göreneklerimiz önemli yer tutar. Vatanımızda ve diasporada gelenek göreneklerimiz gün geçtikçe dejenere olmaktadır.

Bunların korunup geliştirilmesi için yapılan çalışmalar son derece gereklidir, fakat; Çerkes sorununun çözümünde temel amacımız bu değildir. Çünkü; günümüzden 50-100 yıl önce, milletimiz dünyaya dağılmış konumuna rağmen gelenek ve göreneklerimizi son derece iyi biliniyordu. Fakat Çerkes sorunu aynı şekilde o gün de vardı.

Dünyanın her tarafındaki Çerkesler, gelenek ve göreneklerimizi son derece iyi bilerek uygulasalar dahi Çerkes sorunu çözülmüş olmaz.

Bu yüzden Çerkes sorununun çözümünde xabzenin canlandırılması temel amacımız değildir. Üzerinde hassasiyetle durmamız gereken en büyük vazifelerimizden birisidir. Bu, sadece sorunun çözümünde olmazsa olmaz adımlardan birisidir, ama temel amacımız değildir.

Çerkeslerin temsil sorununu çözmek vazifemizdir ama amacımızın temelini oluşturmaz.

Günümüzde dünyaya dağıtılmış olan Çerkesleri temsil eden mekanizmalar hem vatanımızda hem de diasporada yoktur.

Vatanımızda kurulu olan Cumhuriyetlerimiz kendi sınırları içerisinde yaşayan Çerkesleri dahi istenen şekilde temsil etmezler. 

Çerkes cumhuriyetlerinde parlamentolara seçilen temsilciler bu ülkede yaşayan diğer milletlerinde oyları ile seçilirler. Ve bu yapının devamı geliştirilmesi ülke selameti için de gereklidir. 
Fakat Çerkeslerin gereken şekilde temsil edilmeme durumları varlığını sürdürür.  

Mesela; Adıge Cumhuriyetinde Parlamentonun yarısının cumhuriyete isim veren Çerkes ulusuna mensup kişilerden oluşması gerekir. Bunun anlamı şudur; Ülkede yaşayan diğer milletlerin oyları ile de Çerkes milletvekilleri seçilir, kısaca bu milletvekilleri sadece Çerkeslerin değil ülkede yaşayan diğer halklarında temsilcisidir.

Yaklaşık % 20 Çerkes nüfus oranına sahip Adıgey'e kıyasla Kabardey –Balkar Cumhuriyetinde Çerkeslerin temsil durumu nispeten daha iyi bir durumdadır. Karaçay-Çerkes ve Şapsığ'da veya diğer bölgelerde ise Çerkeslerin temsil edilme problemleri daha yoğundur.

Bunun neticesinde Örneğin Şapsığ bölgesinde sadece Çerkeslerin oyları ile seçilen bir parlamento kurulmuştur. Benzeri şekilde sadece Çerkeslerin oyları ile seçilecek yapılar oluşturulması çalışmaları diğer bölgelerde de yürütülmektedir. Mesela Adıge Cumhuriyeti toplumsal hareketi Adıge Xase isminin açılımına, ‘Çerkes Parlamentosu’ ibaresini de ilave etmiştir. Bu isim değişikliği RF kanunları çerçevesinde yapılmıştır, son derece hukukidir.

Kısaca vatanımızda Çerkeslerin böylesi çalışmaları gün geçtikçe artan bir tempo ile yürütülmektedir.

Diaspora’da (özellikle konu edinmek istediğim Türkiye’de) ise Çerkesleri temsil eden yapılar nerede ise yok denilecek derecededir.

Sayısı milyonları aşan Türkiye'deki Çerkes diasporası bırakınız Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsil edilmeyi kurucusu olduğu derneklerde bile üyesi olan Çerkesler, kendi Çerkes (Adıge) kimlikleri ile temsil edilmez.

Türkiye'de Çerkeslerin temsil sorunu ileri boyutttadır. Fakat tüm bunlara rağmen hem vatanımızda hem de diasporada tam anlamı ile Çerkesler temsil edilseler bile Çerkes sorunu çözülmüş olmaz.

Bu yüzden Çerkeslerin sorunlarının çözümünde temsiliyet probleminin aşılması yönünde çalışmak her birimizin vazifesidir ama temel amacımız değildir. Bu sadece, kullanmak istediğimiz araçların en etkilisidir.

Türkiye'deki yapılarımızın öz benliklerine sahip çıkmalarını, Çerkes adını-kimliğini kurdukları yapılara verdikleri bunu belirttikleri gün (ki çok yakın), üzerinde çalışmaya başlayacağımız en büyük adımlardan birisi bu temsil sorunu üzerine yeni bir yapılanma başlatmak olacaktır, fakat kesinlikle nihai amacımız bu değildir, çünkü temel sorunumuzu çözmek için yeterli değil. 

Çerkes Soykırımının kabul edilmesi için çalışmak vazifemizdir ama temel amacımız değildir ve olamaz.

19. yüzyılda başlayan Çerkes soykırımı günümüzde etkilerini sürdürmesi hasebiyle devam ediyor sayılabilir.

Çerkes soykırımının RF tarafından kabul edilmesi için çalışmalıyız ve bu her birimizin vazifesidir. Rusya'nın Çerkes soykırımını kabul etmesi halinde bile, eğer Türkiye’de Çerkesliğimizi kanıtlayacak şekilde kayıt altına alınmama sorunumuz devam ettiği müddetçe soykırımının Rusyaca kabulünün anlamı  eksik kalacaktır. Türkiye'deki Çerkesler bunun getirilerinden faydalanmakta sorunlarla karşılaşacaklardır.

Soykırımının Rusyaca kabul edilmesi yönünde çalışmalar sürüdürülürken aynı şekilde Türkiyece soykırımın tanınması ve Çerkes kimliğinin kayıt altına alınması yönünde çalışmalar yapılması gerekmektedir ve bu yönde çalışmak temel vazifelerimizdendir.

Tüm bunlar dahi amacımızın temelini oluşturmaz. Çünkü çözümleri halinde bile asıl sorunumuz hala var olmaya devam edecektir.

Çerkeslerin vatanlarına dönüşlerini sağlamaya çalışmak vazifemizdir; ama, Çerkes sorununun çözümünde temel amacımız olamaz

Çerkeslerin dağıtılmışlığı, farklı farklı ülkelerde yaşıyor olmaları en büyük sorunlarımızdan birisidir. Bu sorunun tek çözümüde Çerkeslerin vatanlarına dönmelerini sağlamak bunun için gerekenleri yerine getirmektir.

Bu her birimizin temel vazifelerindendir.

Vatanına dönebilen dönmeli, dönemeyen dönmek isteyenleri  desteklemeli, böylesi destek sağlayamayanlar ise hiç olmazsa gönülden diğerlerinin arkasında olmalıdır ve bu, vatanında yaşayanlarda dahil olmak üzere her bireyimizin vazifesidir.

Tüm kurum ve kuruluşlarımızın da temel vazifelerindendir. Hiç dönmeyecek olanlarda Türkiye'de Çerkes olarak kalabilmenin gerektirdiği şeyleri temin için çalışmalıdır.  

Çerkeslerin tamamı vatanlarına döndürülseler dahi, Çerkes sorunu çözülmüş olmaz.

Özellikle günümüzde, vatanımızda, RF devleti tarafından Çerkeslerin dört farklı ulus gibi algılanarak resmi, idari bölünmüşlüklerini kabul eden bir şekilde tüm ulus vatana getirilse dahi Çerkes sorunu çözülmüş olmaz.  

Sorunun çözümünde en önemli, kilit rolündeki ‘dönüş’ sadece amacımız için en gerekli araçlardan birisidir ve uygulanması için çalışmak her birimizin vazifeleri arasında yer alır.

Kısaca; Amacı Çerkes kimliğinin kabul ettirilmesi ve Çerkesya inşaası olmayan her hareket, güdükdür. Amacı ortak bir kimlik altında Çerkesya inşaa etmek olmayan hiç kimseyi vatana dönüşe ikna etmek nerede ise mümkün değildir.  

Vatanlarına döndüklerinde Çerkes sorununun çözüleceğini, sorunlarının ortadan kalkacağını insanlara kabul ettiremezsiniz, zaten öyle de değil. Her dönüşcünün, vatana döndüğünde vatanında yaşayanların içinde bulunduğu çözmesi gereken sorunlar yumağı ile karşılaşacağını bilmesi gerekir.

Çerkesya inşaası mücadelesi asıl vatanda verilir. Ve dönüş sadece mücadelenin verildiği asıl platforma katılmaktır, çözüm yolundaki araçlardan en önemli birisidir.

Amacımız ise:

Şu an, vatanlarında dahi, Rusya Federasyonu idari-politik yapılanmasında parçalanmış olarak ‘Adıgeyli, Çerkesli, Kabardeyli, Şapsığ’ şeklinde yer alan Çerkeslerin kendi ulusal kimlikleri ile kendi dillerinde kendilerini andıkları ‘Adıge’, dünya genelinde anıldıkları ‘Çerkes’ ismi ile kimliklerinin kabul edilmesini sağlayarak; Türkiye, Suriye, Ürdün, İsrail vs. de yaşayan Çerkeslerin bu ulusun sürülen parçaları olduğunu, ve bu yüzden ‘sürgün ulus’ olduklarının Rusya ve Türkiye başta olmak üzere ilgili devletlerce kimliklerinin yanısıra tescil edilmesini sağlayarak; Bu ulusun: Çerkes ulusunun, tarihi toprakları üzerinde şu an yaşayan uluslarla birlikte yeniden bir Çerkesya inşa etmesini sağlamak temel amacımızdır.

Kısaca; Çerkes kimliğinin Rusya, Türkiye ve dünyada tanınmasını sağlamak ve Çerkesya'yı inşa ederek MİLLİ BİRLİĞİMİZİ sağlamak temel amacımızdır.
Bu amacın gerçekleşmesi içinse yukarıda saydıklarımız ve diğerleri  en temel, en çok üzerinde durmamız gereken araçlar, üzerinde çalışmamız gereken vazifelerimizdir.        

Fakat bu vazifeler ve araçların, amacın önüne alınarak adeta tabulaştırılması doğru değildir.


Bu yazı toplam 3991 defa okundu.





L'IŞE Orhan

900 KAREKTERDEN FAZLA ALMADIĞI İÇİN YORUM KUTUNUZ TARTIŞMANIN 2. BÖLÜMÜNÜ BURAYA KOPYALADIM. SİTE ADMİNLERİNİN ONAYINA SUNARIM. T'LIŞE ORHAN

---------------


Ацумыжъ Xилми : Sen de dikakt etmiş olmalısın son bir kaç yıldır Türkiyede de aynı hedefe kitlenmiş bir şekilde yol aldık almaya çalıştık.

Milletimizin ismi üzerinde bu yüzden durduk...

21 Ocak, 23:11 · Beğen · 1

Ацумыжъ Хилми :Şimdi ise bu kimliğin altında toplanacak her farklı görüşün yer aldığı bir temsil mekanizmasının işler olmasını sağlamamızın gerekli olduğunu düşünüyorum....

21 Ocak, 23:12 · Beğen · 1

Ацумыжъ Хилми : Bu benim şahsi kanaatim....

21 Ocak, 23:12 · Beğen

Serdar Eren: uluslaşmak milli devlet olmak iradi istekle olabilecek şey değildir.tarihsel koşulların müsait olması gerekir.Milletleşmenin büyük bir enerji hareket ve çekim olduğu durumlarda bunu iyi kullananların ulus olabildiğini görüyoruz.çerkesler özelinde hem geri dönmeyi örgütlemek (150 yılın telafisi) hem dönülen yerde uluslaşmak..bunun dil ülkü tarih toprak birlikteliği tamam ekonomik çekiciliği ne .insanlaro oraya çekecek yaşamanı idare edeceği düzen idare refah ne? üstelik oraya gitmek kadar işin burayı terkedebilme kararı verilmesi de var. işte sayıları 2 milyonu bulan almanyadaki türkleri harekete geçiren neydi.dönüş hakkı 89 dan beri kısmen açık varken dil din ülkü tarih birliğine sahipken dönüşçü sayısını yüzbinlere çıkaramayan ne? vs vs vs.

21 Ocak, 23:14 · Beğen · 1

Ацумыжъ Хилми : Yolu uztmaya gerek yok. Yani bir grubun diğer grupları altedeip Birliğimiz sağlamasını beklemeye gerek yok diye düşünüyorum...

Bunun için se ASLINDA BİRLİĞİMİZ için çalışan her şeyin BU BİRLİĞİ Sağlayacak- sağlayabilecek aparatlar olduğunu göstermeye çalışıyorum.

21 Ocak, 23:14 · Beğen · 1

Ацумыжъ Хилми . Serdar Elbetteki bu konuda haklısın...

Burasının bir çekiciliği olması gerekiyor yada tam tersine yaşanılan yerlerin iticiliği olması gerekiyor....

21 Ocak, 23:15 · Beğen · 2

Serdar Eren : oh be hilmi anlatmak istediğim sadece buydu.

21 Ocak, 23:16 · Beğen · 1

Ацумыжъ Хилми : Ama yine biliyoruzki pratikten gördüğümözüe göre milletin yeniden bu topraklarda toplanması inan çok uzun vadeli bir iş.

21 Ocak, 23:16 · Beğen · 1

Ацумыжъ Хилми : pratikte dediğim İSRAİL ÖRNEĞİ, tüm şartları yerine günümzüde hgetiriyor olmasına rağmen İSRAİL ülkesine tüm ayhudileri toplayamıyor...

21 Ocak, 23:17 · Beğen · 1

Serdar Eren : saygı duyduğumu belirtmiştim.

21 Ocak, 23:17 · Beğen · 1

Ацумыжъ Хилми : Yani bence bu bağlamı ile tüm şatları yerine getirebilsek dahi, Mileltin bu topraklarda toplanması yakın bri geleceğin işi değil.

21 Ocak, 23:18 · Beğen · 1

Serdar Eren ok

21 Ocak, 23:19 · Beğen

Serdar Eren: çeviri işlerinde sana kolay gelsin. başarılar. vuimafe

21 Ocak, 23:20 · Beğen

Ацумыжъ Хилми : Serdar işte burada onormallik başlıyor...

Bunu biliyor olmak, Türkiyede Çerkeslerin iyi örgütlenemsini istemeyi getiriyor...

Kendim burya gelmişken, bununda doğru olduğunu düşünürken TÜRKİEYDE KALIŞÇI olanların siyaset yapmalarını istemem ters görülüyor..

Onların dile getirmeleri gereken çeyleri ben getirmek zorunda kalıyorum.

ve inan bu çok eksiklerde taşıyor... İnanmadığım ,, olmasını isetmediğim şeyin siyastine burnumu sokmak durumunda kalıyorum.

yahu müslümansın neden Sosyalistlerin işine burnunu sokuyorsun. Vs. vs...

21 Ocak, 23:22 · Beğen

Ацумыжъ Хилми : Aslında inan burada yaşamıyor olsaydım bu kadar rahat yazamazdım...

Kısaca öyle...

Bu yukarıda saydığım aparatları inan daha da çoğaltmak mümkün...

dediğin gibi ekonomik kökene sahip olanalrdan kültürel yönlere uzanan başka başka apratarı da dile getirmek mümkün.

21 Ocak, 23:24 · Beğen · 1

Ацумыжъ Хилми: lafı gerçekten uzattım kusuruma bakma.

21 Ocak, 23:25 · Beğen

Serdar Eren : olsun. okudum anlamaya çalıştım.birbirimizi dinleyeceğiz vunekoş katılmasakta. rica ederim.kendine iyi bak .gogumaf

21 Ocak, 23:26 · Beğen

Nigar Shabsough : Guzel,umut veren bir dialog. Umarim emsalleriniz artar.

24 Ocak 2014 Cuma Saat 15:14
L'IŞE Orhan

AŞAĞIYA KOPYE EDİLEN DİALOGLAR YUKARDA Kİ KÖŞE YAZISININ ALTINA ÇY facebook grubunda yapılan yorumlardır. ÖRNEK TARTIŞMA OLARAK GÖRDÜĞÜM İÇİN BURAYA KOPYALADIM. SİTE ADMİNLERİNİN ONAYINA SUNARIM. SAYGILARIMLA
---------------------

Serdar Eren: feşapş vunekoş.öncelikle samimiyetle seninle ilgili düşüncem . Çerkes milliyetçiliği yada ulusalcılığı kimliği taşıma bakımından türkiye coğrafyasından çıkan en tutarlı örneklerden biri olduğundur.ancak ben çerkes milliyetçisi değilim ulusalcısıda nasıl ki bi türk türk milliyetçisi olmak ulusalcısı olmak zorunda değilse bi çerkeste çerkes milliyetçisi ulusalcısı olmak zorunda değil. çerkeslerin milli yada ulusal bakımdan geişmesi sürgün asimilasdyon vs bildiğimiz sebeplerle engellenmiş bu bakımdan pozitif ulusal destek gerekli bu kadarına elden gelen ve daha da çoğu neyse yetişmeye elbette çalışırım. Yukarıda çerkes ulusunun inşaa edilmesini TEMEL görev edindiğini yazmışsın.Tercihine pratiğine saygı duyarım. Yazında ulus olmanın kriterleri anlamında: dil birliği toprak birliği din birliği(genel tanımlarda bu pek aranmayabiliyorı ulusun bireylerinin farklı dinsel tercihleri olduğu örnekler görülüyor) gelenek görenek birliği saymışsın. ancak ekonomik birlik konusuna değinmemişsin. bizim gibi marksistler uluslaşma konusunu diğer dil toprak ülkü tarih kadar ekonomik koşula da bağlarlar.yani ortak ekonomik birlik oluşturulamayan ulus olmaz. zaten ulusal sorunların çoğu da pazarın hakimi kural koyucusu kim sorusu kavgasıdır. bu yüzden de (avrupada din sınıfına-feodalite -karşı gelişen burjuva sınıfın devleti yeniden kurmasının adıydı ulus. yada imparatorluklardan kopan bağımsız olmak isteyen tebaa halkların idolüydü ulus.kendi pazarına ekonomisine hakim olma çok belirleyici harekete geçirici bir unsurdu. ekonomi konusu gözden kaçırılacak şey değil. saygılarımla.

21 Ocak, 19:14 · Beğen · 1


Ацумыжъ Хилми : Ve elbetteki ekonomik birlikte, tüm kültürel ve maddi üretimlerde bu kapsamdadır bence....

Sosyoloji de var olan durum irdeleneir-değerlenir araştırılır.....

Millet kavramı elbetteki kalıplaşmış standart bir nitelikler bütünü de değildir.

Ama bence (özellikle kendi özelimizde) bizim var olan ortak değerlerimizi de yokmuş gibi saymak doğru değildir.

Bence ortak bir dilimiz varken Bizim ortak dilimiz yok demek ne kadar doğru değilse, aynı şekilde ortak bir dine sahipken genelimizi kapsayan ortak bir dine sahip değiliz demek te o kadar doğru değil....

Serdar Durumu tespit etmenin pek çok şeyin yarısı olduğunu takdir edersin...

Bu yüzden özellikle buna dikkat çekmeye çalışıyorum.

Örneğin senin de belirttiğin gibi benim veya başkasının farklı bakış açıları olabilir.

FArklı bakış açısı adı üzerinde diğer bakış açısından farklısır. Ve bunu açıklaması gerekir. İşte ben bunu yapmaya çalışıyorum.....

Farklı gruplar karşısında kendi düşüncemi savunurken aynı zmanada o grupların düşüncelerine neden katılmadığımı belirtmeye çalışıyorum...

Dikkat ettiysen hiç durmadan her farklı bakışın (bu sosyalist -kapitalist ayrımında bir çizgide olabilir, Milli ideal anlamında da olabilir, hatta kurulan gelecek kurgusunda da olabilir) eleştirisini çzeleştirisini yaparken ÖZELLİKLE bu farklı bakışların bir arada temsili sağlayacak bir yapıya olan özlemimi dile getiriyorum 'Çerkes MECLİSİ'

bu arada böyle bir şeyin oluşturulabilmesi içinse her farklı bakışın kendi çizgisini belirleyerek örgütlenmesini de arzuluyorum....

Yukarıdaki yazıda elden gelen oranda genele yönelik olmaya özen gösterdim.

Fakat elbetetki yine benim arzuladığım yapının oluşturulması için tüm aparatların da kendi alanlarında (bakış açılarında) olgunlaşması da gerekiyor.

Benim normal hallerde yapmamam gerekli olan şey ise; Diğer grupların kendi öz prensipleri ile örtüşmeyen durumlarını dile getirmem.

İşte bu alışılmış değil ve bu yüzden belki de pek çok kişi tarafından antipatik gözükmeme sebep oluyor olabilir.

Çünkü gerçekte de dünyanın başka yerlerinde başka ortamlarında böyle bir siyaset yapılmaz.

Mesela Kendisni dönüşçü syan bir grup eğer döneceği vatanın adını ve bu vatana biçtiği sınırları çerçeveleri belirlemiyorsa kendisini dönüşçü olarak kimliklendirmeyen başka bir bakış açısına sahip kişiyi bu ilgilendirmemeli.

Biliyorum ki hiç bir siyasi yapılanma diğer siyasi yapılanmanın eksiklerinden üzülmez, ama bunu belli de etmez. Diğer yapılanmanın eksikleri kendisi için artı olsunun derdindedir. Yine biliyorum ki bunu da kimse çyle açık açık dile getirmez.

Bense diğer grupların gerçekten samimi olarak yürekten gelişmesini istiyorum. İşte bu yüzden ONLARIN AÇIKLARINI KAPATMALARI YÖNÜNDE elimden geldiği kadar teşvik etmeye gerekirse kışkırtmaya dahi çalışıyorum.

Ve yine ben elbetteki kendi doğrularımı onların çizgileri ile de belirlemiyorum.

Fakat mesela ÇERKESLER içinde her zaman (vatanımızdaki tüm sorunlar çözülse dahi) Türkiyede kalmak isteyecek insanlar olduğunu biliyor hatta bunu çok doğal karşılıyorum. Onların TÜRKİYEDE KALMANIN ŞARTLARI üzerine çalışmaya yönelendirmeyi arzuluyorum.

BU davranış şekli alışıldık bir siyaset şekli değil.

İşin doğrusu ben birey olarak kendi doğrularım çerçevesinde yapabildiğim her şeyi yapmaya çok özen gösteriyorum (Allah'a şükür bu bağlamda da yapabileceğim her şeyi yapıyorum) Ama bununyeterli olmadığını biliyor diğer fruplarında eksiklerini gidermelerini çoğu zaman kendilerinin dahi arzulamadığı oranda arzuladığımı düşünüyorum....

Yahu KALIŞÇI Çerkesler hakikatten kalışçı gibi polsalar, bunun politikasını yapsalar buna odaklansalar ne kadar iyi olur.

vd. vd...

Kısaca yukarıdaki yazıda ele aldığım şeylerden çok daha fazla ÇERKESLERİN İYİLİĞİ İÇİN kullanılması gereken aparat var...

Ve serdar inanıyorum ki eninde sonunda bu aparatlardan brisi diğerlerine üstün gelecek.

Fakat bunun yine doğru sonuç olmayacağını da biliyorum. HAngi aparat olursa olsun Diğerlerine Üstün geldiğinde diğerlerini yok veya bir kçşeye sinmiş kılacak ardından uzun yıllar sürecek yeniden o aparatların canlandırılması zorunluluğu....

İşte şu an bu aparatların hemen hemen hepsi birbirleri ile yakın ve eşit koşullardayken diğerlerine galabe çalmamışlarken Hepsinin gelişeceği bir yapı oluşturmalıyız. Bu da Kısaca MECLİS.....

21 Ocak, 22:53 · Beğen · 1


Ацумыжъ Хилми: Bunun böyle ortaya çıktığı yapılarda var...

İşgal altındaki müstemlekelerden ayrılan devletlerin ardında oluşan yapılar...

Örneğin İngiliz müstemlekesinden ingilizlerin ayrılması ardından farklı grupların yer aldığı devletler...

Genelde ortaya çıkan içsavaşalar. vs. vs...

Bu bağlamı ile Sovyetler sonrası ülkeler ele alınabilir. Aslında ülkelerindeki siyasetleri kendi iç dinamikleri ile şekillendirip ülkelerini kurmadılar.

Sovyetlerin dağılması ile ortada kala kaldılar...

İç savaş olmamasının tek sağlayıcısı ise yine kendi iç dinamikleri değildi,,, SOveyetlerdeki siyasetin mirasının devamı olmalarıydı...

Yani Kapitalistleri, liberalistleri vs. vs. yoktu...

--------------------------

Kendi ülkelerini bu bağlamda üstlerinden kalkan vesayetle kurmuş bulundular....

Elbetteki Soveyetlerin siyasi yelpazesi daha geniş yayılımlı olsa ide Sovyetler ardılı ülkelerdeki siyasette böyle geniş yayılımlı olacaktı...

Bu bağlamı ile VAtanımzıdaki siaysetin günümzüdeki yapısı daha umut verici.

Örneğin en hızlı ve radikal gelişimi gösteren aşırılıkçı dini akımlar ile diğer siyasi tüm yaklaşımlar arasındaki gelişim her ne akadar günümzüde bizleri sıkıyor rahatsız kılıyorsa da oldukça iyi, Çerkesler şu an bir iç savaş yaşamıyorlar....

Örneğin bunu çeçnistan geneli ile ele alırsak Çeçenelrin ciddi ve büyük akyıplara yol açan bir iç savaştan geçtiğini Çeçenlerin çeçenleri aklın almayacağı yoğunlukta öldürdüğü bir ortamdan çok uzağız.

Kısaca Sovyetler sonrasındaki


21 Ocak, 23:03 · Beğen · 2


Ацумыжъ Хилми: farklı gruplar arasında siyasetin eglişmesi anlamında bizim kendi öz istek ve arzularımız, ihtiraslarımzın esasında şekillendirmediği bir yönde sağlıklı yapılanma geliştiriyoruz.

Bu ise nüfusumuzn hem dağınık hem de geniş bir alana yayılmış olması kaynaklı.

21 Ocak, 23:04 · Beğen 1


Ацумыжъ Хилми : LAfı uzattığımın farkındayım.

Fakat her türlü görüşün temsil edileceği bri yapı oluşturma yönünde vatanımızdaki gelişmelerin hem çok hızlı hem de olumlu yönede olduğunu anlatmak istiyordum...

1990'lı yılların başında Adıgelerin toplumsal örgütleri aydınları Koşhablede biraraya gelerek milletimzi için MİLLİ BİRLİğin sağlanmasının amaç olduğuna dair bir manifesto yayınladılar...

21 Ocak, 23:07 · Beğen



Ацумыжъ Хилми . günümzüde tüm dünaydaki gavurları yok etmeyi amaçladığını söyleyen o garip yaklaşımlar dışında tüm siyasi yapılanmalar inan bu manifestoya uymadıklarını ilan edemiyorlar...

her bir siaysetçi bu konuya yönelik farklı farklı çalışmalar içerisinde yönetmeler dahi birbirinden çok uzak....

21 Ocak, 23:09 · Beğen


Ацумыжъ Хилми: Bunun sağlanması için MİLLİ Kimliğin Rusya ve Uluslarası areneda tanınırlığının sağlanması gerekliliği hedefler arasındaydı.

24 Ocak 2014 Cuma Saat 15:08
Besleney Esat

Hilmi bey sağolun. Aydınlatıcı yazmışsınız. Karmaşık yazılardan ne çıkaracağını bilemeyenler için el kitabı gibi adeta.
Diğer yazılarınızıda okuyacağım.

Wuzınshave

22 Ocak 2014 Çarşamba Saat 01:24
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net