

Yaşadığım şehirde (Mıyekuape) Çerkes halkının ulusal kültürel varlığını koruyup yaşatabilmesi adına bu güne kadar sahip olabildiği tüm kurumlar mevcut. Radyo-televizyon, gazete, tiyatro, üniversite, enstitü, kütüphane, konser salonları vb.bunlar arasında.
Bunlara rağmen şehirde işleyen asimilasyon sürecinin zaman zaman moralimizi bozup umitlerimizi azalttığı da bir gercek. Böyle durumlarda birkaç saatliğine de olsa bir köye gidip kültürüüzün yaşıyor olduğunu görmek yeniden umut aşılıyor, geleceğimizle ilgili kaygılarımızı azaltıyor. Ğobokuay köyüne gitmemin nedeni de Adığe Mak gazetesinde okuduğum ilgimi çeken bir yazı olmuştu. Yazıda köyde 1987 yılından beri faaliyet gösteren bir çocuk sanat okulundan sözediyordu. Hem bu okulla ilgili yerinde bilgi sahibi olmak ve hemde köyü daha yakından tanıyıp sizlerede tanıtabilmek amacıyla temmuz ayı içinde ressam Kat Tevuçoj ile birlikte bir günlük bir köy gezisi düzenledik.
Ğobokuay Mıyekuape ile Krasnodar arasında, 500 haneli, 2000 nüfuslu bir Adığe köyü olup, Çerkes dünyasının bazı ünlüleri bu köyden yetişmiştir. Bunlardan ismi ilk söylenebilecek halk ozanı Tevuçoj Tsığu'dur(1855-1940). Asıl adı Tahir olup, küçük yapılı olması nedeniyle annesi tarafından fareye benzetilerek “Tsığu” dendiği için yaşamı süresince bu isimle anılmıştır. Fakir bir köylü ailesinin çocuğu olarak yaşama başlamış, kiracılık, çobanlık dericilik yapmıştır. Küçük yaştan itibaren Şıçepşıne çalıyor, şarkı ve şiirler söylüyordu. Okur yazar olmadığı gibi gözleri de görmüyordu. Sovyet düzeni kurulduktan sonra, araştırmacı yazar Kestan Dimitri tarafından şiirleri yazılı hale getirilmiştir.
1856 yılında asilzade sınıfı ile köylüler arasında Penejukuay köyünde meydana gelen sınıf çatışmasını anlatan “Pşı-vork zav”adlı poemasını, yine 19 ncu yüzyılda Askalay köyünde yaşamış olan, asilzade sınıfına karşı verdiği mücadele ile ünlü halk kahramanı Mafeko Vurusbiy adına yazdığı poemasını, 1918 yılında, Kızıllar ile Beyazlar arasındaki iç savaş esnasında Ğobokuay köyünden katledilen 340 kişi adına yazdığı “Ğobokuay'ın ağıtı” adlı poemalarını önemli eserleri arasında sayabiliriz.
Sosyalist sistemi ve onun önderlerini öven çok sayıdaki şiirlerinden dolayı yeni kurulan Sovyet düzeninden büyük ilgi görmüştür. Bu nedenle kendisine verilmiş olan çok sayıda nişan ve madalya adına kurulan müzede sergilenmektedir. Günümüzde yaşamış olduğu rayon kendi adı ile anılmakta, köyünde kendi adını taşıyan müzesi ve anıtı bulunmaktadır.
Tevuçoj tsığu anıtı
Ğobokuay köyünden bahsedince 1918 katliamından sözetmeden geçmek mümkün değildir. 1918 yılında Kızıllar ve beyazlar arasında çıkan iç savaştan Ğobokuay köyü de nasibini en ağır şekilde almıştır. Kızıllar ve beyazlar arasındaki savaşın anlamı konusunda en küçük bir bilgiye dahi sahip olmayan köy halkı bölgeye gelen kızıl birliklere küçük çaplı bir direniş göstermesi nedeniyle çok ağır şekilde cezalandırılmıştır. Kızılar tarafından köyde yakalanan 340 erkek köy dışına çıkarılarak kurşuna dizilip cesetleri pşış ırmağına atılmıştır. Bu elim olayın anısına köy meydanında bir taş konulmuştur.
1918'de katledilenler için konan taş
Köyün çektiği acılar bununla da bitmemiş, 1937-40 yılları arasında,köy halkından hali vakti bir parça yerinde olan 50 civarında kişi, sovyet sisteminin düşmanı oldukları gerekçesiyle suçlanarak Sibiryaya sürgüne gönderilmiştir. Bunların bir kısmı sürgünde ölmüş, bir kısmı sürgün gittiği yerde cezasını tamamlayıp yerleşip kalmış, çok az bir kısmı da köyüne geri dönebilmiştir. Bunların aısına da köy meydanına mütevazi bir taş konulmuştur.
1937-40 yılları arasında köyden götürülüp suçsuz yere cezalandırılanlar için konan taş
Öyküleri türkçe de yayınlanmış olan yazar Aşıne Hazret, tabloları geçtiğimiz yıllarda Türkiye'de sergilenmiş olan Ressam ve yazar Kat Tevuçoj, gerek Adığe tiyatrosunun Türkiye turnesi ile birlikte ve gerekse şair Kuyoko Nalbiy'i tanıtmak amacıyla Türkiye'de yapılan gezilerde bulunan Tiyatro sanatçısı Vucuhu Mariyet, Tarih boyunca Çerkeslerin giydiği kıyafetleri tasarlayıp sergileyen Modelist Staş Yura bu köyün yetiştirdiği ünlüler arasındadır.
Köye esas geliş nedenimizi oluşturan Güzel Sanatlar Okulu 1987 yılından beri faaliyet gösteriyor. 6-14 yaş arası 125 çocuk bu okulda eğitim görüyor. Okulda, tiyatro, şarkı, dans, resim, el sanatları dallarında öğrencilere eğitim veriliyor. Bölüm öğretmenlerinin tamamı köy halkından.
Dans gurubunda toplam 30 kişi bulunuyor. Klasik danslar ve Çerkes halk dansları öğretliyor. Gurup “Adığey'in yıldızları” adlı yarışmada ödül aldı. Rayon ve Adığey genelinde düzenlenen etkinliklerde maharetlerini sergiliyor.
Şarkı bölümünde okuyanlara Rus ve Adığe şarkıları öğretiliyor. Onlarda Cumhuriyet genelindeki bir çok etkinlikte seslerini duyurdular ve çeşitli ödüllerde aldılar.
Tiyatro bölümündekileri öğretmenlikte yüksek kategori sahibi Tharkoho Dariyet ve Vucuhu Aminat yetiştiriyorlar. Bu köy halkından Adığe tiyatrosunun ünlü artistlerinden Vucuhu Mariyet ve Tharkaho Tevuçoj de zaman zaman onların eğitimlerinde görev alıyorlar.
Resim bölümünde okuyanların yaptıklar resimler çeşitli yerlerde ödüllendirildi. Onlar köyün Kültür Evinde sergileniyorlar.
Okul öğrencilerinin yaptıkları resimlerden örnekler:


El sanatları bölümündekilere eski Adığelerin altın iplikle yaptıkları işlemeler öğretliyor.
Adığe sanatı ve kültürü öğretmeni Staş Hanet tüm bölümlerde okuyan öğrencilere Adığe Xabze dersleri veriyor.
El sanatları öğrencilerinin işlemelerinden örnekler:


Adığey genelinde bu tür okullardan ondan fazla olduğunu öğrenince sanatımızın geleceği ile ilgili umutlarımız artmış olarak Ğobokuay'dan ayrılıyoruz.
İşte bu. Elinize sağlık sayın ibrahim bey
İbrahim beyin bilgi tanıtım dolu yazılarına göz atsın bence asabı bozuk diğer repetriantlar. Ağızlarını açtıkları her vakit diaspora giydirmeye meraklı ama bilgilendirmekten uzak ezberci dönüşçüler sizden örnek alsın ibrahim abi. Teşekkürler
