Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dr. Kurmel Ömer Aytek
'BİZİM VE SİZİN ÖZGÜRLÜĞÜNÜZ İÇİN'
11 Ağustos 2014 Pazartesi Saat 21:43


22 Kasım 2007 günü Gürcistan’ın başkenti Tiflis sembolik değeri yüksek bir törene ev sahipliği yaptı. Polonya, Litvanya ve Gürcistan’ın o zamanki devlet başkanlarının katılımıyla mitoloji kahramanı Promete’nin heykeli dikildi.

Promete Sembolizması

Heykel 1920’li ve 1930’lu yılların uluslararası anti-komünist Promete hareketini simgeliyordu.
Hareketin kurucusu ve hamisi Polonya lideri Mareşal Jozef Pilsudski idi. Pilsudski Rus olmayan halkların önemini daha 1904 yılında fark etmişti. Polonya bağımsız bir devlet olmamakla birlikte tutsak halkların doğal lideriydi. Kaderinden kaçamazdı.

Birinci Dünya Savaşı’nda Rusya İmparatorluğu çöktü. Polonya bağımsız oldu. Varşova ilk iş olarak Baltık havzası ülkelerinin (Finlandiya, Estonya, Letonya ve Litvanya) bağımsızlıklarını destekledi.
1922 yılına gelindiğinde Bolşevikler eski imparatorluğu ihya etmişlerdi. Polonya’nın bağımsızlığı bir kere daha tehlike altındaydı. Jozef Pilsudski’nin isim babası olduğu Promete konseptine göre Baltık, Karadeniz ve Hazar havzalarında bağımsız devletlerden bir kordon oluşturulmalıydı. Baltık havzası ülkeleri bağımsızlıklarını korumayı başarmışlardı. Ama Karadeniz ve Hazar havzaları, yani Ukrayna ve Kafkasya ülkeleri, kısa süren bağımsızlık evresinin ardından Bolşevik Rusya tarafından işgal edilmişlerdi.

Polonya Ukraynalı, Kafkasyalı, İdil-Urallı ve Türkistanlı siyasi mültecileri Promete Birliği bünyesinde bir araya getirdi. Varşova sadece siyasal değil, aynı zamanda akademik ve entelektüel bir merkez haline geldi.

Polonya’nın İkinci Dünya Savaşı’nda bir defa daha haritadan silinmesi sonucunda Promete projesi gerçekleşmedi.

Orta ve Doğu Avrupa’nın İkinci Dünya Savaşı’nda Naziler tarafından işgali Sovyet yayılmacılığının kapısını araladı. Yenilen Alman orduları karşısında ilerleyen Kızıl Ordu Stalinci rejimleri işbaşına getirdi. Ne var ki Doğu Avrupa halkları komünizmi hiçbir zaman benimsemediler.

Prometeciliğin 1989 Sonrasında Yeniden Doğuşu

Gorbaçev’in 1985 yılında başlattığı yukarıdan devrim dört yıl sonra Doğu Avrupa’ya taştı. Polonya’nın öncülük ettiği isyan dalgası diğer peyk ülkelere de yayıldı. Stalinci yönetimler peşi sıra devrildi.

Polonya 1999 yılında NATO ve 2004 yılında Avrupa Birliği’ne (AB) katıldı. Bölge ülkelerinin Batı ile bütünleşmelerinde etkin rol oynadı. 2003 Gül ve 2004 Portakal Devrimleri Batı yanlısı liderleri iktidara taşıdı. Prometecilik misyonunu tamamlamış görünüyordu.

Böyle olmadığı kısa sürede anlaşıldı. Vladimir Putin 2005 yılında yaptığı açıklamada Sovyetler Birliği’nin çöküşünü geçen yüzyılın en büyük jeopolitik felaketi olarak tanımladı. Rusya yeniden büyük güç olmak istiyordu. Komşu Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO ve AB üyesi olmaları ihtimali onu korkutuyordu. Bu iki ülkenin Avro-Atlantik kurumlara katılmaları Moskova için dış güvenlik tehdidi değildi. Tersine, iç meseleydi. Ukrayna ve Gürcistan reformlar yoluyla modern Avrupalı devletler  olmayı başarırlarsa Rusya halkına örnek olabilirlerdi. Kremlin’in oligark-bürokrat düzeni meşruluğunu yitirebilirdi.

Nitekim Rusya 2008 yılında Gürcistan’la savaştı. Abhazya ve Güney Osetya’yı bağımsız devletler olarak tanıdı. 2014 başında Kırım’ı ilhak etti. Ukrayna’nın doğusundaki ayrılıkçılara silah yardımı yapmaya devam ediyor. Ukrayna ve Gürcistan ile birlikte AB ile Ortaklık Antlaşması imzalayan Moldova’ya ekonomik yaptırım uyguluyor.

Prometecilik Kremlin tehdidi ve baskısı altındaki halkları ve ülkeleri dünyaya bağlıyor. Polonya’nın “demokrasi, piyasa ve Avrupa” yolu bölgeye ilham veriyor. Ülke bir kere daha siyasal ve akademik çekim merkezi. Rusya-yanlısı ayrılıkçılarla mücadelede Kiev hükümetine en büyük desteği veren Varşova, Orta ve Doğu Avrupa’da NATO askeri varlığının güçlendirilmesi tezini savunuyor.

Polonya’yı Baltık-Karadeniz hattında faal rol üstlenmeye sevkeden tek başına jeopolitik sebepler değil Polonyalılar 1830’lu yıllardan beri özgürlüğü için savaşan halklara yardım ediyor. “Za nasza i wasza wolnosc” (“Bizim ve sizin özgürlüğünüz için”) sloganı bu geleneği ifade ediyor. Polonyalı gönüllüler 19. yüzyılda Çerkes özgürlük savaşımına bu ruhla katıldılar. 20. ve 21. yüzyıllarda Prometecilik bu ruhtan beslendi.

“Demokrasi, piyasa ve Avrupa” …

Yeni-Prometecilik Çerkes siyasetinin ufuk çizgisi olabilir mi ?


Bu yazı toplam 4382 defa okundu.





WOTEY

Çok güzel.
Ateşi çalıp insanlığa getiren Prometeydi.Bizim Çerkes mitolojisinde onun karşılığı olan mitoloji kahramanı Sosruko.

'Sosrukoculuk' da diyebiliriz o halde. zamana bağlı olmayan aydınlanma
ileriye hamle, hiç eskimeyecek terim.Tam isabet!

17 Ağustos 2014 Pazar Saat 11:07
mamxığ canbek

aytek abi merhaba,

öncelikle ilginç bir makale ilgiyle okudum fakat prometecilik bolşevizmin bir karşılığı olarak kendini var etmişti. bolşevizm iflas etti. karşısına denk düşen kavramda iflas etmedi mi sizce? gerçi yeni prometecilik kavramını onun için işlediniz sanırım ama ben yinede ölmüş bolşevizmin karşılığı olan kavramların sanki zayıf kalacağını düşündüm.

saygılarımla,

16 Ağustos 2014 Cumartesi Saat 23:43
ÖzGüR-Bursa

//Kremline karşı Prometecilik// kulağa hoş geliyor Aytek abi. Neden olmasın.Eski doğu avrupa ülkeleri bir kez daha Rusya tehdidi istemiyor.

13 Ağustos 2014 Çarşamba Saat 01:30
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net