Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dr. Kurmel Ömer Aytek
'YAPAY DENGE'
22 Ağustos 2014 Cuma Saat 21:53


Çerkes Sorunu ile Birleşik Kafkasyacılık (BK) arasındaki ilişkiyi en iyi “yapay denge” ifadesi tanımlıyor. Yapaylık ve denge …


Yapaylık BK’nın Çerkes Sorununa pratik bir çözüm sunmamasından kaynaklanırken, denge Rus ve sol düşmanlığı ortak paydasına dayanıyordu.


Çerkes diasporası ağırlıklı olarak Kuban bölgesi kökenli. Rusya İmparatorluğu çöktüğünde burada Kuban Cumhuriyeti kuruldu. Kuban Cumhuriyeti Slav Kazaklarının ve 19. yüzyıldaki soykırımdan kurtulabilen az sayıdaki Çerkes’in ortak devletiydi. Asıl belirleyici olan Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’nin 1918 yılında reel siyaset ve iyi komşuluk ilişkisi adına Kuban üzerinde toprak talebinde bulunmamasıydı. Başka bir ifadeyle Kuban 1918 yılından itibaren hukuken Kuzey Kafkasya’nın parçası değildi.


Bu mantık sosyalist ve post-sosyalist dönemlerde de farklı suretlerde devam etti. Bolşeviklerin 20 Ocak 1921’de eski Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti toprakları üzerinde kurdukları Dağıstan ve Dağlı Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Kuban-Karadeniz bölgesini kapsamıyordu. Adiğe Özerk Bölgesi 27 Temmuz 1922’de, Şapsığ Ulusal İlçesi 6 Eylül 1924’de kuruldu.


Rusya Federasyonu bünyesinde Kuzey Kafkasya ve Güney Federal Bölgeleri oluşturuldu. Eski Dağıstan ve Dağlı Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri toprakları Kuzey Kafkasya Federal Bölgesi içinde yer alırken, Adigey Cumhuriyeti Güney Federal Bölgesi’ne dahil edildi. Şapsığ Ulusal İlçesi zaten 1940’lı yıllarda lağvedilmişti.


Özetle, mülteci BK hareketi bir gün anayurda dönüp eski Kuzey Kafkasya Cumhuriyetini ihya etseydi bile Adigey Cumhuriyeti hukuken bu devletin sınırları dışında kalacaktı. Dolayısıyla ne BK’nın Çerkes diasporası için bir şey yapma imkanı vardı, ne de Çerkes diasporasının büyük bölümünün kaderini BK’ya bağlamasının mantığı …


Çelişkinin Arka Planı


Çerkes Teavün Cemiyeti Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’nden yaklaşık 10 yıl önce kuruldu ve gündeminde Çerkesya’ya dönüş vardı. 1917-18 kesitine gelindiğinde dönüş ve birleşik bağımsız Kuzey Kafkasya Çerkes diasporası için aynı anlama geliyordu. Ama Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti hükümeti gerek Çerkes diasporasına gerek dönüş ülküsüne mesafeli durdu. Bu mesafeli tavrını 1921 yılında başlayan muhaceret hayatında da sürdürdü. 


İki dünya savaşı arası dönemde Avrupa’da siyasi muhaceret iki başlıydı. Bir yanda eski dışişleri bakanı Haydar Bammat, diğer yanda Said Şamil liderliğindeki Kafkasya Dağlıları Halk Partisi (KDHP). Bammat ile KDHP arasındaki çelişkilerden biri Çerkes Sorunuydu. Eski Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti ihya edilse bile Kuban topraklarını kapsamadığı için Çerkes diasporası için yapabileceği bir şey yoktu. Çerkes diasporası tarihsel topraklarına dönecekse bu savaşarak ve kan dökülerek olacaktı ki KDHP tam olarak bunu savunuyordu.


Soğuk Savaş başladığında Avrupa’daki siyasal muhaceretin gündeminde Çerkes Sorunu artık nesne bile değildi. 1950’li yılların başında BK hareketi Dış Türkler meselesi eksenine otururken, Ortadoğu ülkelerine Çerkesce yayın yapan Sovyet radyoları dönüş propagandasına başladılar. Mülteci BK hareketinin Çerkes diasporasıyla arasındaki uçurum daha da büyüdü. Ama Çerkes diasporası BK söylemine yakın durmaya devam etti; çünkü Rus ve Sovyet düşmanlığı Soğuk Savaş koşullarında siyasal meşruiyet sağlıyordu.


Çelişki 1950’lerde doruğa çıktı. Sonrasında ''yapay denge'' giderek zayıfladı. Dönüş, Sovyet karşıtı kamptan duyulan hoşnutsuzluğun sonucu olarak 1960’lı yıllarda konuşulmaya başlandı. 


1970’lerin ortalarına gelindiğinde ''yapay denge'' büyük darbe yemişti. Çerkes Sorunu sola açılmış, BK popülist sağ kimliğe bürünmüştü. Dönüş hareketi sosyalistlerle BK arasında kimlik siyaseti görüntüsü veriyordu. Ancak 1978 kuşağına mensup dönüşçüler ’68 kuşağı ağabeylerine göre siyasal yelpazenin daha solundaydı.


1970’ler BK hareketinin diasporada sempatizan kitlesini genişlettiği yıllardı. BK mülteci hareketiyken her şey netti. Kafkasya doğumlu 1921 muhacereti kendini bağımsız Kafkasya ülküsüyle özdeşleştirmişti. Yüksek bir siyasal bilinci temsil ediyordu. Bağımsızlık dönemini yaşamış olması sebebiyle hem “bilinçsiz” Çerkes diasporasından, hem de Sovyet terbiyesi almış “yeni muhaceretten” üstündü. Ama 1960’lı yılların başında mülteci aktivistlerin arka arkaya ölümü BK hareketinin kapılarını Çerkes diasporasına açmaya zorladı. 


BK 1970’li yıllarda da Çerkes kimliği konusunda hiçbir şey söylemiyordu; asimilasyon konusunu dönüşçülere ve sosyalistlere bırakmıştı. Buna rağmen sol karşıtı Çerkes gençliğinin yer alabileceği tek mecraydı. 


1990’lar melezleşmenin yaşandığı yıllardı. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla BK önceleri tabu sayılan asimilasyon ve dönüş temalarını söyleminin merkezine koydu. Bu dönemin aktivistleri Çerkes milliyetçisi ve anti-komünist kimlikleri arasında tercih yapmak istemiyorlardı. 


Bunu mümkün kılan, 2005 yılında tarih sahnesine geri dönen Çerkes Siyaseti oldu. Başka bir ifadeyle ''yapay dengenin'' tabutuna son çiviyi Çerkes Siyaseti çaktı.


Sonuç: 


Dünün Kuban Sorunu bugün Adigey Sorunu olarak devam ediyor. 


Problem hala çözülmüş değil.


Ama … 


Kuban Sorunu sahipsizdi. 


Adigey sorunu’nun ise muhatabı belli: Çerkes Siyaseti.


En önemlisi, bilinç dışındaki “yapay denge” bilince çıktı. 


Çerkes gençliği umarım artık çıkmaz sokaklara sapmayacak. 



Bu yazı toplam 4801 defa okundu.





ANZUREYLİ ERCAN

BU MAKALEYİ SİZİN YAZMANIZ ANLAMLI OLMUŞ SAYIN KURMEL,

BİLMEYENLERE KISACA HATIRLATMA YAPAYIM:

AYTEK KURMEL BİRLEŞİK KAFKASYA İDEALİNİN BAŞ NEFERLERİNDEN BİRİSİYDİ.
GERÇİ BİR ZAMANLAR HEPİMİZ BİRLEŞİKÇİYDİK. KONJONKTÜR ÖYLEYDİ. KENDİ MİLLETİMİZ İÇİN NE YOL ÇİZMEK LAZIM DİYECEĞİMİZE BÜTÜN KAFKASYAYI KURTARMAK DERDİNDEYDİK.
HEY GİDİ GÜNLER HEY. NE KAFKASYAYI KURTARABİLDİK NE KENDİMİZ İÇİN BİR ŞEY YAPABİLDİK.İNŞALLAH BUNDAN SONRA OLUR. BEN ÜMİTLİYİM.

SELAMLAR

24 Ağustos 2014 Pazar Saat 01:26
Tuğuj Osman Nuri

Sayın Kurmel makaleniz tabiki bugünden bakıldığında gerçek bazı değerlendirmeleri kapsıyor, fakat birleşik kafkasya ideali kafkas toplumlarını bir dönem bir arada tutmuştur. Ben hala böyle düşünüyorum.

Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Baki selamlar.

22 Ağustos 2014 Cuma Saat 13:34
EMİN (AWTLE)

Birleşik Kafkasyacılığın tarihte oturduğu zeminleride çelişkileride berraklaştırarak özet anlattığınız için teşekkür ederim.
Çünkü bazı arkadaşlarla o dönemin gerçekleri üzerinden konuşmaya başladığımızda büyük bir davayı sanki küçümsüyormuşuz davranışıyla karşılaşıyordum.
Öyle olmadığı işte ortaya koyduğunuz tespitlerle gayet açık.

21 Ağustos 2014 Perşembe Saat 14:54
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net