Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dr. Kurmel Ömer Aytek
BERLİN DUVARININ ÇÖKÜŞÜNDEN EURO MEYDANA 1989-2014
09 Kasım 2014 Pazar Saat 01:14
25 yıl önce Polonya’da Dayanışma hareketinin seçim zaferi ve Avusturya-Macaristan sınırının açılmasının ardından Doğu Blokundaki Stalinci rejimler peş peşe devrildi. Romanya dışında kan dökülmedi. 9 Kasım 1989 günü Berlin Duvarı’nın çöküşü yaşananların simgesel ifadesiydi. 

Duvarın çökmesiyle Avrupa’nın bölünmüşlüğü sona erdi, komünist ideoloji öldü ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasına giden süreç başladı.

Geldiğimiz noktada Avrupa hala “tam ve özgür” değil … Komünizm öldü ama Rusya’da büyük devlet damarı yine canlı … Sovyetler Birliği’nin yerini 19. yüzyıl tarzı bir imparatorluk almak üzere. 

Batı ve Rusya Ukrayna’da karşı karşıya. İlginç olan, post-modern ve pre-modern yapıların tarih boyunca ilk kez çatışıyor olması. 

Doğu Avrupa’da komünist rejimler halkların özverisi ve cesareti sayesinde devrildi. Ama Brejnev Doktrini’nin ölümünün etkilerini de göz ardı etmemek lazım. “Kardeş” rejimleri desteklemek Moskova’ya hem pahalıya mal oluyordu hem de “Ortak Avrupa Evi” önündeki en büyük engeldi. 

Gorbaçev Doğu Avrupa’ya müdahale etmeyi reddetti ve komünist rejimler yıkıldı.

Ama Gorbaçev’in niyeti Sovyet imparatorluğu dağıtmak değildi. Bunu yapan siyasal rakibi Yeltsin oldu.

Merkezin iradesiyle dağılan eski Sovyet cumhuriyetlerinde –Baltıklar hariç- eski kadrolar tasfiye edilemedi. 1991 simgesi 1989 ruhunun yanında hep sönük kaldı.

Bunun en uç örneği Rusya idi. Ağustos 1991bir dönem komünizmden kurtuluşu ve yeni demokratik devletin doğuşunu simgelerken epeydir yenilgi ve Batı’ya teslimiyet olarak algılanıyor.Nitekim PutinSovyetler Birliği’nin çöküşünü“yirminci yüzyılın en büyük jeopolitik felaketi” olarak tanımladı.

Kremlin 1989-1991 dönemine geri dönmek ve Soğuk Savaş sonrası Avrupa düzenini değiştirmek istiyor. Dil ve kan bağını kullanarak sınırları değiştiriyor. Akla Anschlussve Südet krizi geliyor.

Batı’da Soğuk Savaş’ın sona ermesinin 25. yıldönümü kutlanıyor. Ama Rusya’ya göre Soğuk Savaş bitmedi. Bununla birlikte Rusya’nın dili ve mantığı 19. yüzyılın reel politiğini hatırlatıyor. 

1989’da komünizm yenilmişti. Ama bu liberalizmin zaferi anlamına mı geliyordu ?Bu soruyu bugüngeçmişe bakarak sorabiliyoruz.

Liberal demokrasinin standart olup olmadığı veya Avrupa dışında yerleşip yerleşemeyeceği tartışılırken sivil toplum otokratlara karşı dünya çapında “demokrasi” için mücadele ediyor.

Bu süreçte değerleri çıkarların önüne koymak lazım. VaclavHavelçıkarların korunması adına diktatörlerin hoş tutulmasını “Avrupa’nın eski hastalığı” olarak nitelemişti.

Avrupa’nın içerde ve dışarda tekrar heyecan vermesi “eski hastalığına” yenik düşmemesine bağlı.

Yaşayarak göreceğiz.


Bu yazı toplam 3060 defa okundu.





Erdal Sarı

Wumar kardeşim o dediklerin doğru doğru olmasına da berlin duvarının yıkılmasının dünyaya etkisi bilinenin çok ötesinde.

''Dünya Düzdür'' adlı kitabı okumanı tavsiye ederim. Berlin duvarının yıkılmasının küreselleşme ve ekonomiye olan etkisini anlatıyor.Öneririm.genel olarak küreselleşen dünya üzerindeki genel kanıları bir kez daha düşünmemizi sağlıyor.

11 Kasım 2014 Salı Saat 08:49
THAZEPLH WUMAR

duvarı yapanlar duvarın altında kaldı,

duvarı yıkanlar pişman oldu,

duvarın ardında yaşayanlar duvarın öte yanının hayal ettikleri gibi olmadığını
acı şekilde anladı,

duvarı yıkılmaz sananlar öğrendi ki bir gün tüm duvarlar yıkılır,

ve tüm duvarların yıkılabileceğine iman edenler anladı ki, her yıkılan duvarın bir bedeli vardır.

ne olursa olsun insanlığın utanç duvarıydı die berliner mauer...

10 Kasım 2014 Pazartesi Saat 14:13
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net