Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dr. Karden Murat
KİRİL Mİ YOKSA LATİN Mİ ? POLİTİK MÜCADELENİN DİĞER BİR ALANI
04 Aralık 2014 Perşembe Saat 13:27

Çerkes dilinin Latin alfabesi ile mi yoksa Kiril alfabesi ile mi ifade edilmesi gerektiği tartışması, tamamen politik bir tartışmadır. Kiril alfabesinin Rusya için, bir alfabeden çok daha fazla, dini ve milli motifler de bulunan politik hususları ifade ettiğini bilmeyen yoktur. Bu konu geniş bir şekilde çeşitli kaynaklarda tartışılmıştır.  

Kiril alfabesi Rusya için aynı zamanda başka milletler üzerinde politik nüfuzu temsil etmektedir. Örneğin 1863 yılında Rus İmparatorluğu, Katolik olan Lehlerin yine Katolik olan Litvanyalılar üzerindeki etkisini sona erdirmek için, Litvanya dilinin Latin alfabesi ile basımını yasaklamış ve bu dilin Kiril alfabesi ile yazımını zorunlu kılmıştır. Fakat bu durum, Litvanya milliyetçileri üzerinde ters etki yapmış ve yasağa rağmen Litvanyalı milliyetçiler, Latin alfabesi ile basım yapmaya devam etmişlerdir. [“Religion, nationality, or politics: Catholicism in the Russian empire,1863–1905”,Ted Weeks, Journal of Eurasian Studies 2 (2011) 52–59]

“Kiril alfabesi mi yoksa başka bir alfabe mi” tartışmaları Rusya Federasyonu’nda, kimlik siyaseti alanındaki bir mücadele biçimi olarak değerlendirilmektedir.(http://www.timeshighereducation.co.uk/news/eyewitness-moscow-fears-over-cyrillic-script-switch/157451.article)

1920’li yıllarda, Orta Asya’da kullanılmakta olan Arap alfabesinin Latin alfabesine çevrilmesi işi, bu topluluklar üzerindeki İslam etkisinin azaltılmasına yönelik bir Sovyet operasyonu idi. Lenin ise, kendi “uluslararasılaştıma” politikası çerçevesinde, Müslüman toplulukların Arap alfabesi yerine Latin alfabesi kullanmalarını “Büyük Doğu Devrimi olarak adlandırmıştı. Stalin ise Orta Asya topluluklarının Latin alfabesi kullanıyor olmalarının,onların üzerinde Türk ve Pan-Türkist etkiye yol açacağı gerekçesiyle, değiştirilmesini uygun görmüş ve Kiril alfabesinin kullanımını zorunlu hale getirmiştir ( http://alppi.vedeckecasopisy.cz/publicFiles/00112.pdf, The Politics of the Latin Alphabet in Kazakhstan, Leila Tanayeva)

Sanki Çerkesçe daha önce hiç Latin harfleri ile yazılmamış gibi, sanki Çerkesçenin hiçbir zaman Latin harflerine dayalı bir alfabesi olmamış gibi konuya yaklaşmak kimseye bir fayda sağlamaz. Suçlamalar, Çerkesçe’nin Kiril alfabesi ile öğrenilmemesi durumunda, vatanımız ile ilişkilerimizin kopacağı noktasına kadar dayanmaktadır ve elbette bu suçlama bir safsatadan ibarettir. İnsanoğlu eğer bir IQ problemi yoksa, elindeki Latin esaslı Çerkesçe alfabesi ile Kiril esaslı Çerkesçe alfabesini karşılaştırabilecek ve her ikisini de öğrenebilecek durumdadır. 

Türkiye’de, Çerkesçenin Latin harflerle ifade edilmesi çalışmaları yapan grup, temelde iki şekilde eleştirilmektedir. 

Birinci eleştiri grubu, Kiril alfabesinin  kullanılması zorunluluğunu vurgulayan ve Latin alfabesine kategorik bir şekilde karşı çıkan kişiler/kurumlardan oluşmaktadır. 

İkinci eleştiri grubu ise Kiril alfabesi kullanımını zorunlu görmeyen, fakat Latin harfleri ile yapılan çalışmalardaki eksiklikleri ve yanlışlıkları eleştirenlerden oluşan kişiler/kurumlardır. 

Türkiye’de Latin harflerine dayalı çalışma yapanların, ikinci grupta yer alan eleştirileri dikkate alması bir zorunluluktur. Bu eleştiriler çerçevesinde, eksikliklerin ya da yanlışlıkların giderilmesi herhangi bir zarar getirmez. Üstelik Latin alfabesi ile Çerkesçenin ifade edilmesi ilk defa keşfedilen bir konu değildir ve vatanımızda, gerek Batı Çerkesya ve gerek Doğu Çerkesya’da, bunun tarihi uygulamaları ortadadır. “Kendi krallığımızın hükümranı olmak” yanılgısına düşmeden eleştirilerin dikkate alınması gerekir.

Latin harflerine dayalı bir Çerkes alfabesi oluşturulması çabası için üretilen, “bilimsel değil” gerekçesi ise, üzerinde lakırdı  etmeye bile değecek bir gerekçe değildir.

Her yerde bir “put kırıcısı” edasıyla orta yere saçılanlar, Kiril tutkusu nedeniyle bir kurumu eleştirenleri; “nasıl olur da Türkiye’nin en eski ve en köklü Çerkes kurumunu eleştirisiniz” mealindeki sözleriyle, aslında herkesin kendi putuna kıyamadığını, fakat başkalarının putuna karşı acımasız olduğunu ıspatlamaktadır.     

Birinci grupta yer alan, yani kategorik bir şekilde Latin alfabesini reddeden eleştiriler çerçevesinde ise bir tartışma sürecine girmek faydasızdır, çünkü bu grup, Kiril alfabesinin Rusya’nın politik bir nüfuz aracı olduğu görüşünün, bilerek ya da bilmeyerek, esiri olmuştur. 

Erdoğan’ın Putin aşkı dikkate alındığında, Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı’nın Çerkesçe eğitimi için esas aldığı Kirile dayalı alfabe kullanımını devam ettireceği tahmin edilebilir. 

Türkiye, tükettiği doğalgazın % 99’unu ithal eden, bu ithalatın yaklaşık % 60’ını Rusya’dan yapan, ithal ettiği doğalgazın yaklaşık % 50’sini elektrik enerjisi üretmek için kullanan, ürettiği  toplam elektrik enerjisinin yaklaşık % 45’ini doğal gaz çevrim santrallerinden elde eden bir ülkedir. Rusya’nın müttefiki İran’ın da payı eklenecek olursa, Türkiye’nin toplam doğalgaz ithalatının neredeyse % 75’i, bu iki ülkeden yapılmaktadır.     

Rus doğalgazına karşı en iyi alternatifin nükleer enerji olduğu konusunun bazı çevrelerde tartışıldığı bir dönemde, Rus doğalgazı bağımlılığının üzerine Rus nükleer santralinden elde edilecek elektriğe bağımlılığı eklemek hangi basiretin ürünü olabilir? Enerji çeşitliliği artık hayati bir konu haline gelmişken, Türkiye’nin enerji çeşitliliğini bu şekilde arttırması herhalde ancak alkışlanır ! 

Görünen o ki artık Rus gümrükleri, Türk domateslerinde ya da narenciye ürünlerinde, ne kadar ararlarsa arasınlar ne Akdeniz sineği bulabilecekler ne de Akdeniz sineği larvası. Doğalgazda yapılan küçük indirim, abartılı bir sevinçle karşılansa bile, tarihi deneyimler Rusya’nın Türkiye’ye parasal olmayan yeni sürprizler hazırladığını göstermektedir. 

Neticede Türkiye, enerji bağımlılığı konusunda Rusya’nın esiri haline gelmiştir ve bu aynı zamanda Rusya’nın Türkiye üzerindeki politik şımarıklığına da işaret etmektedir. Türkiye’de yaşayan Çerkesler, Çerkesçeyi Latin harfleri ile ifade ederlerse, yukarıda da belirtildiği gibi bu durum tek başına, Kiril’in kullanılmaması yoluyla Rus politik nüfuzuna bir karşı koyma olarak değerlendirilemeyebilir, çünkü Türkiye zaten enerji nedeniyle, Rusya’nın büyük bir politik nüfuzu altındadır. Büyük bir ihtimalle Rusya’nın kaygısı, Türkiye’de yaşayan Çerkesler tarafından oluşturulacak ve kullanılacak bir Latin alfabesinin, kendi egemenliği altında yaşayan topluluklar (Çerkesler de dahil) açısından Kiril alfabesinden Latin alfabesine geçişte (resmi olsun ya da olmasın) tetikleyici bir rol oynayabileceği kaygısıdır.


Bu yazı toplam 8342 defa okundu.





Tok Mustafa

Marğuş Vezir Savruma ne söyleyeceğini öğretip üstüne birde gaza getirip buraya yollamışlar ama yazık olmuş.Bilinçsizce şeyler yazmış.Çerkes halkının yeni kahramanı olmaya aday adayı olan bu adam öğretmense başkalarını nasıl suçlayabilir anlamadım."Vatana dönmeden vatan kurtarmak,vatana dönmeden vatan hakkında atıp tutmak,vatana dönmeden herkesin kendisinden daha az vatanını sevdiğini ileri sürmek,vatana dönmeden başkalarını dış devletlerle işbirliği yapmakla suçlamak ancak kendisinin TC de görevli bir memur olması"kronik bir ruh durumunu yansıtabilir.Bu kardeşimize tavsiyem fazlaca internete facebooka vs takılmaması,anlaşılan oki kendisi fazlaca meşgul sanalla.Unutmadan kendisini başkalarına kullandırıp,başkalarını başkalarının kullandığını söylemek,esip gürlediği adiğağaya karşı en büyük edepsizliktir bence.Saygı ve sevgilerimle

09 Aralık 2014 Salı Saat 16:02
Tram Halit

marğuş vezir atıp tutmaya devam,tcden her ay maaş al,çocukları tc ideolojisine göre eğitmen zorunlu olsun sonra gel burda vatan millet mavraları at.bi sen kendin neye hizmet ediyon hangi ulke icin calısıyon ona bi bak burda sallama vatan millet,tcye hizmet eden,resmen tcnin memuru olan biri nasl böle atıp tutar anlayan varmı,resmen hizmet ediyon hemde.yönümüz vatana dönük demişinde yine atıp tutmuşun,yönün vatana dönükse ne ifade eder bu,kuzeydoğuya yönü dönük apartmanlarda var,birde demişinki halkımızı uyandırmak ve uyutanlara karşı durmak görevimiz felan,sana bu görevi kim verdi,sen kendin uyuyon sonra halkımı uyandıracan,kendi hayatında kimsenin iplemediği senin gibiler işte feysbuktan böle görevlere soyunurlar,halkı uyandıracakmışın sen uyanabiliyonmuki
bide tutmuşun latin harfleriyle çerkesçe şiirler yazmışın,ayıp demi,sen bu şiirleri yazarken körle yatıp şaşımı kalkıyordun yoksa,hangi devlet kullandırıyodun o zaman kendini söle.bak ne guzel latin harfleriyle şiirler yazmışın.
Adıgağe(Adıgece)
ADIGAĞE
Zı khamejj,
Weredit',
Bze nıkhue,
Nıbjjeğuişş
Zexeslhheme
Araşş si Adıgağer.
Khamer sigum khıxowe,
Weredxem sıkhağedéle,
Bze nıkhuem
Yiuatekhım sigupşşısexer,
Nıbjjeğuişşım sıtırağawufkhım.
Khıstewaşş Adıgağer
...
09.01.2003
Mexueku
marğuşş vezir savrum

Vezir Savrum

eğer vezir savrumun kendi latin alfabesiyle yazdığı işbirlikçi şiirleri okumak isteyen varsa şu adresten okuyabilir nibceğu
http://www.antoloji.com/vezir-savrum

BU SİİRLERİ HANGİ ALFABE İLE YAZDIN ADDERİN ALFABESİYLEMİ YOKSA KENDİ UYRDURDUĞUN ALFABENLEMİ

06 Aralık 2014 Cumartesi Saat 14:39
EMİN (AWTLE)

Sayın Savrum bence muhalefet etmek için yanlış adrestesiniz. Ç.Net sizin dediklerinizi daha üst perdeden politik hatlarına dayalı olarak yayınlayalı epeyce oluyor. Ben bu siteyi ve yurtsever arkadaşları 4 senedir okurum takip ederim. Hatta bilenler bilir önceleri çokta eleştirmişliğim vardır.
Ben sizi yeni yeni görüyorum bu konularla ilgili yazıp çizerken. Burada ki arkadaşlar sizin yazmaya çalıştığınız şeyleri yazalı çok oldu.
Alınmayın ama tereciye tere satmak gibi olmuş yazdıklarınız. :)
Birde diğer yorumcu arkadaşların bazıları ve siz Murat bey'in yazdıklarını tam anlamadınız. Murat bey kiril latin tercihinden yana tavır almıyor ki işin içinde politik tercihlerinde geçerli olduğunu söylüyor. Dikkatli okursanız anlarsınız.

05 Aralık 2014 Cuma Saat 18:52
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net