Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dr. Kurmel Ömer Aytek
POST-MODERN AVRUPA’NIN ÖZGÜNLÜĞÜ
11 Ocak 2015 Pazar Saat 23:42



Tanınmış analizciler İvan Krastev ve Mark Leonard “The New European Disorder” (Yeni Avrupa Düzensizliği, Kasım 2014) başlıklı çalışmalarında ilginç bir bakış açısı sunuyorlar.


Yazarlara göre Avrupalılar Mart 2014’de Putin’in dünyasına uyandılar.Bu dünyada sınırlar zorla değiştiriliyordu,uluslararası kurumlar güçsüzdü ve ekonomik karşılıklı bağımlılık istikrarsızlık anlamına geliyordu.


Son 300 yıl boyunca Avrupa ile dünya sistemi aynı şeydi. Ne var ki 1989’da bu değişti. Avrupa yeni bir aşama olan post-modernizme evrildi.


Post-Modern Avrupa 

Post-modern düzende ülkeler açıklık ve şeffaflık adına birbirlerinin iç işlerine müdahale edebiliyordu. Güvenlik sistemi güçler dengesine dayanmıyordu. Ulusal egemenlik mutlaklaştırılmıyordu. Ülkelerin iç ve dış meseleleri birbirinden ayrılmıyordu.


Şiddet çözüm yolu olarak görülmüyor ve reddediliyordu. Avrupa ülkeleri arasında karşılıklı bağımlılık teşvik ediliyordu.


Birinci Dünya Savaşı ertesinde olduğu gibi sınırların değişmesi veya yeni devletlerin kurulması istenmiyordu. İkinci Dünya Savaşı sonrasının tersine sınırların güvenliğini sağlamak için insanlar yerlerinden edilmiyordu.


1989’den sonra Avrupa’nın amacı sınırların işlevini değiştirmek ; sermaye, insan, mal ve fikirlere açmaktı.


Aşırı Özgüven 

Farklılıklarının bilincindeki Avrupalılar aynı zamanda sistemlerinin evrensel olduğuna inanıyorlardı. Dünyanın Avrupalılaşması yarının dünyasında güvenliği garanti edecekti.


Avrupalılar diğerlerini anlamaya çalışmıyorlardı. Sadece kendine benzemeyenleri fark ediyorlardı.


Ve Şaşkınlık …

Post-modern düzen Avrupa’yla o kadar özdeşleşmiş ve o denli mükemmel hale gelmişti ki başka toplumlarda uygulanması imkansızdı.  İnsanların büyük kısmının yaşadığı sert ve “modern” dünyadan uzakta, korunaklı bir ekosistemde yetişmişti.


Ukrayna kriziyle Avrupa’nın post-modern düzeni geri çekilmeye başladı.


Avrupa Rusya’nın saldırganlığına nasıl karşılık vereceğine karar vermeye çalışıyor. 


Krastev ve Leonard’a göre Avrupa’nın asıl kafa yorması gereken kırılgan ortamını dış etkilerden nasıl koruyacağı olmalı.


İlginç değil mi?




Bu yazı toplam 3069 defa okundu.





Necmettin Karaerkek

Sunduğunuz bu " ilginç bakış açısı" na katılıyormüşsunuz gibi geldi bana. İnşallah yanılıyorumdur. AB dağılma aşamasına geldi. Nedeni ;samimi olmaması. Kültürel,düşünsel değil,sadece ekonomi bazlı birlik oluşturmaktı. Birliğe katılmayan İngiliz'in, ABD tarafından yürütülen; 1.Cihan harbi Ermenistan-Kürdistan projesini bile desteklemeyi bırakmadılar.ABD'yi Balkanlarda, Arap Baharı,Kafkasya Baharı'nda desteklediler.Krastev ve Leonard'ın onları "sütteki ak kaşık " yapmalarını nasıl kabul ediyorsunuz anlamıyorum.
Hele 89 tarihini,Rus Komunizminin bitişi değilde.Komik değerlendirmelerle yorumlanmasını nasıl kabul ediyor.İki çift laf etmiyorsunuz anlamıyorum.

13 Ocak 2015 Salı Saat 18:18
Kobli Muammer Canıdemir

Kendini dünyanın orkestra şefi sanan Avrupa bu açmazlarıyla,Ortadoğu ve Kuzey doğu bataklığının mimarı olup, bu batağa dünyayı nasıl sokmayı becerdi ve devler üretiyorsa,bu bataktan dünyayı adil bir şekilde çıkarabilirse şefliğini teyit ettirir.Ancak ümit var mı,biraz şüpheli!

13 Ocak 2015 Salı Saat 15:31
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net