Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dr. Kurmel Ömer Aytek
BAĞIMSIZ LİTVANYA 25 YAŞINDA
08 Mart 2015 Pazar Saat 16:17

                         

Litvanya Cumhuriyeti 11 Mart 2015’te bağımsızlığının 25. yıldönümünü kutlayacak.


Nisan 1985’de perestroyka ile başlayan döngü 1989 yılında Doğu Avrupa’ya taştı. Döngü 1990 başında geri döndüğünde Sovyetler Birliği dağılma sinyalleri veriyordu.


Çözülme 1988-1989 yıllarında Kafkasya ve Baltık bölgelerinde başlamıştı.


Şubat 1988’de Dağlık Karabağ sorunu patlak verdi. Kremlin’in tavrı ne Ermenileri ne Azerileri tatmin edince iki tarafta da bağımsızlık talepleri yükseldi.Sırada Gürcistan vardı. Kızıl Ordu 9 Nisan 1989’da Tiflis’te bağımsızlık yanlısı göstericilere karşı şiddet kullandı. Perestroyka sürecinde devlet ilk defa sivil kanı dökmüş oldu.


1988-1989 yıllarında Baltıklar da kaynıyordu. Kafkasya’dan farkı, burada kan dökülmemesiydi. 


Baltık aktivistlere göre kendilerini Sovyetler Birliği’ne bağlayan Molotov-Ribbentrop Paktı yasal değildi.1918 yılında ilan edilen bağımsızlık hala bağlayıcıydı.


Kasım 1988’de Estonya parlamentosu Sovyet yasalarının artık geçersiz olduğunu duyurdu.


Gorbaçev bir açmazla karşı karşıya idi. Perestroyka inandırıcılığını koruyacaksa şiddete başvuramazdı. Diğer yandan, tedbir alınmazsa Estonya başkalarına emsal olabilirdi.


1989 başında üç Baltık cumhuriyetinin halk cepheleri 1939 Paktı’nın artık geçerli olmamasını talep ettiler. Egemenlik, yani bağımsızlık isteniyordu.


Molotov-Ribbentrop Paktı’nın 50. yıldönümü olan 23 Ağustos 1989’da bir milyon kişi Tallinn’den Vilnius’a uzanan bir insan zinciri oluşturdu.Baltıklar Ukrayna’ya örnek oldu. Ocak 1990’da bu defa Lvov’danPoltava’ya insan zinciri oluşturuldu.


Halk desteğini tamamen yitirmek istemeyen Litvanya Komünist Partisi Aralık 1989’da SBKP’den ayrıldı. Bu o güne kadar görülmemiş bir şeydi.


Doğu Avrupa’ya müdahale etmeyen Gorbaçev Baltıklar’da direnmeye kararlıydı. Litvanyalı liderlerle müzakere etmek için Ocak 1990’da Vilnius’a gitti.


Ülkenin her yanından başkente toplanan 250.000 kişi bağımsızlık talebiyle gösteri yaptı. 


Gorbaçev üç gün boyunca göstericileri Litvanya’nın Sovyetler Birliği’nde kalması için ikna etmeye çalıştı. Ama başaramadı.


Şubat ayında yapılan seçimlerde Litvanya halk cephesi Sajudis büyük bir zafer kazandı. Yüksek Sovyet 11 Mart 1990 günü Litvanya’nın bağımsızlığını ilan etti.


Litvanya Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını ilan eden ilk cumhuriyetti.


Gorbaçev gözdağı vermek amacıyla Vilnius’a askeri araçlar sevk etti. Ama şiddete hemen başvurulmadı. Kremlin ekonomik abluka ile yetindi.


Şiddet 1991 yılında geldi. 13 Ocak günü Sovyet güçleri Vilnius’taki parlamento binasını ve televizyon kulesini işgal ettiler.“Ocak olayları” boyunca 14 kişi hayatını kaybetti, 700 kişi yaralandı.


Sovyetler Birliği Litvanya’nın bağımsızlığını 6 Eylül 1991’e kadar tanımadı.


Kafkasya ve Baltık bölgelerinde yaşananlar “Sovyet insanı” diye bir şey olmadığını kanıtladı. Gorbaçev’in “güçlü merkez, güçlü cumhuriyetler” tezi iflas etmişti.


Devrimin Doğu Avrupa ile sınırlı kalmayacağı anlaşılmıştı. Gorbaçev’in koltuğu ilk defa ciddi biçimde sallanıyordu.




Bu yazı toplam 4642 defa okundu.





Qudeberdiqo

Litvanya 3.5 milyon nüfuslu küçük bir ülke. Ama önemi diğer baltık ülkerinden az değil bence.Litvanya biraz daha sakin bir politika izliyor. Rus gazı onlar için vazgeçilmez.

20 Mart 2015 Cuma Saat 14:42
Tlışe Canberk

Aytek abi merhaba.
Rusyadan gorbaçov sonrası bağımsızlığını alanlar bir bir gönüllü veya gönülsüz Rusyaya geri dönüyor.
Dişini gösterebilen Gürcistan sonrası Ukrayna oldu doğru düzgün.
91 sonrasında bağımsızlık elde eden tüm ülkelerin Rusya karşısındaki güncel pozisyonunu değerlendiren bir yazınızı okumak isterdim.

Saygılarımla

15 Mart 2015 Pazar Saat 15:10
Wotey

90lı yılların başında sscb nin esir halkları nasıl salıverdiğini bir kez daha okuyoruz. teşekkürler sayın aytek. Litvanyaya yapılan soykırım başvurusu siizn makalenizin değerlendirmesi ile daha net resim veriyor.
Ancak bu başvuruları eleştirenlerin temel sorusuda Rusya ile kötü olan herkesin koşup kapısınımı çalacağız şeklinde.Ki ben katılmıyorum o düşünceye.
Rusya ile arası iyi olan ülkelere başvursunlar böyle düşünen arkadaşlarda. Bu işin fazlası olmaz.

14 Mart 2015 Cumartesi Saat 02:52
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net