Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dr. Kurmel Ömer Aytek
Neden Çekoslovakya?
23 Ocak 2016 Cumartesi Saat 18:34


1921 muhaceretine mensup küçük bir koloninin Çekoslovakya’da “konakladığını” biliyoruz.


Prag ve Brno kentleri… sekiz Çerkes, üç Balkar, on Oset, iki Dağıstanlı üniversite öğrencisi… Ahmet Tsalikkati... Aytek Namitok… Kafkasya Dağlıları Birliği… Kavkazski Gorets (Kafkasya Dağlısı)… Özgür Kafkasya Dağlıları Halk Partisi… Volnyie Gortsi (Özgür Dağlı).


Ama, “neden Çekoslovakya?”


“Ruska pomocna akce”… Yardım programının adı… Rusya’yı terk eden sığınmacıların tamamını kapsayan bir proje… Dağlılar Çekoslovakya’ya böyle gidiyorlar.


Üniversite öğrencileri ve bir sosyal demokrat siyasetçi… koloninin profili genelle uyumlu. 


****

Bolşevik Devrimi ve İç Savaş – Avrupa’nın tanık olduğu – ilk sığınmacı krizini tetikliyor. 


Cemiyeti Akvam sorunla başa çıkamıyor. Geriye sığınmacıları değişik ülkelere dağıtmak kalıyor. Karşılığında sığınmacılardan “asimile olmaları”, yani yerleşecekleri ülkelerin yurttaşlığına geçmeleri bekleniyor.


Ama hiç kimse buna razı değil.


“Tekçi” anlayışın egemen olduğu birçok devlet zaten kendi azınlıklarıyla sorun yaşıyor. Buna bir de sığınmacıların eklenmesini istemiyorlar.


Sığınmacılar için mülteci-muhacir ayrımı çok önemli. Onlar mülteciler. Rusya’yı ekonomik sebeplerle terk etmediler. Dışarıda yeni bir hayat kurmak istemiyorlar. 


Tek istedikleri Bolşevikler devrilir devrilmez Rusya’ya dönmek. 


****

Genç Çekoslovakya saygınlık kazanmak istiyor. “Ruska pomocna akce” uluslararası bir proje olarak tasarlanıyor. Ama dışarıda ilgi görmeyince ulusal-ölçekli bir programa dönüşüyor.


Temmuz 1921’de yürürlüğe konuyor. Sorumluluk dışişleri bakanlığına veriliyor.


Sığınmacı profili iki kesimi öne çıkarıyor: aydınlar ve tarım işçileri.


Bu tesadüfen oluşmuş bir tablo değil. Bilinçli bir tercih yapılmış. Sığınmacılar soruna kalıcı çözüm bulunmak üzere seçilmişler. Problemin siyasal ve ekonomik ayakları var. Avrupa’daki sığınmacılar ve Rusya’daki açlık bir bütünün iki yüzü.


Sığınmacı aydınlarla sorunun siyasal yanı çözülecek. Geleceğin demokratik Rusya’sını Çekoslovakya’da eğitilmiş profesyoneller yönetecek. 


Açlık sorununun tekrarlanmamasını Don ve Kuban (Kazak) kökenli tarım işçileri sağlayacak. Çekoslovakya’da öğrenecekleri modern teknikleri Rusya’ya uygulayacaklar.


“Ruska pomocna akce” apolitik bir proje olmakla beraber siyasal bir yatırım.


****

Umulan olmuyor. Bolşevikler devrilmiyor. Ülkelerine dönemeyen sığınmacılar Çekoslovakya’ya külfet oluyorlar.


Bir şeylerin değişmesi kaçınılmaz. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Değişim günlük yaşama yansıyor. Sınavlar zorlaşıyor, başarısız öğrencilerin bursları kesiliyor. Önce 2.000 Koruna ve üzeri yardım alan akademisyenler hayat standartlarında belirgin bir düşüş yaşıyorlar.


Sığınmacıların Çekoslovak yurttaşlığına geçmelerinin önü zaten kapalıydı. İş bulamıyor, sosyal haklardan yararlanamıyorlar. Çoğunun başka ülkelere göç etmelerini sağlayacak parasal olanakları yok.


Yoksullaşma, yabancılaşma, depresyon alıp yürüyor. Alkol tüketimi, intiharlar artıyor.


Sığınmacılarla yerli halk arasında gerilim tırmanıyor. Sığınmacıların getto halinde yaşaması zaten hoşnutsuzluk yaratmıştı. Buna sığınmacıları karşı-devrimciler olarak gören sol partilerin nefret söylemi ekleniyor. 


1934 yılı kırılma noktası. Sovyetler Birliği Cemiyeti Akvama giriyor. Çekoslovakya 1935 yılında Sovyet devletini tanıyor. Aynı sene yardım resmi olarak sona eriyor.


****

Dağlı kolonisi bu kötüye gidişin tamamına tanık olmuyor. Çekoslovakya’yı erken bir tarihte terk ediyorlar.


Polonya’ya gidiyorlar. Parti buna vesile oluyor. 


Prag’da Kasım 1926’da Özgür Kafkasya Dağlıları Halk Partisi (Narodnoy Partii Vol’nikh Gortsev Kavkaza) kurulmuş. Partinin omurgasını “münevver gençler” oluşturuyor. 


Anlıyoruz ki kurucu gençler bu tarih itibariyle artık öğrenci değiller. Zira burslu öğrencilerin siyasetle uğraşmaları yasaktı. 


Çekoslovakya’nın verebileceği bir şey kalmıyor. 1927 eşiğinden itibaren her şey yokuş aşağı gidiyor.


Bir kapı kapanırken diğeri açılıyor. Parti ve koloni 1928 sonunda Varşova’ya taşınıyor. 


****

Çekoslovakya yılları farklı kesimlere farklı miraslar bırakıyor.


Mesela Prag 1921-35 arasında Sosyalist Devrimci (SR) sığınmacıların kalesi olarak hatırlanıyor… Çekoslovakya komünist rejim kuruluncaya kadar Slav çalışmalarının akademik merkezi olma onurunu taşıyor.


Dağlılara gelince… Çekoslovakya bir ilkler ülkesi olarak tarihteki yerini alıyor. 


Çekoslovakya Avrupa’daki ilk durak… Avrupa’daki ilk resmi yapı – Kafkasya Dağlıları Birliği – Prag’da kuruluyor… Avrupa’da ilk dergiler burada yayınlanıyor… Dağlı tarihindeki ilk siyasi parti bu ülkede doğuyor.


Çekoslovakya yılları kısalığıyla orantılı olmayan bir siyasi ağırlığa sahipti.


Polonya’yı anlamak da Çekoslovakya’yı bilmekten geçiyor.



Bu yazı toplam 6449 defa okundu.





Besleney Leyla Budak

sayın A.Kurmel sürgün sonrası avrupada çerkes siyasallaşması ve örgütlenmesi neden başarılı olamadı hep merak ederim. Oysa müttefikleri de vardı. Giderek türkiyeye hapsoldular.

29 Ocak 2016 Cuma Saat 21:43
Mamheg Azmi F. aslan

Teşekkürler sayın Kurmel, Polonya ve Çerkeslerin yolları hep kesişmiştir tarihte.

Son Polonyalı Çerkes Marcin Kruszynski’nin 1998’de yazdığı bir makaledir.İlk olarak Amjad Jaimoukha tarafından yayına hazırlandı.

Terek-Kuban nehirleri ve Kafkas dağları arasındaki Çerkesya topraklarından Beş Prens Polonya’ya gelmişlerdi.

Bu prenslerin Kafkaslardan geldikleri bölgeye, Rusça’da Beş Dağlar anlamında Piatyjhorje, Tatar dilinde beş tepeden oluşan, Beschtan/Beschtau dağına atıfta bulunularak, Beschtan/Beschtau/Beşdağ denilirdi. Bu dağdan, batıya ve doğuya uzanan bu topraklara ise esas olarak, üzerinde –Doğu Çerkesler’i – Kabardeyler ve yakın ilişkide oldukları Besleneyler yaşadığı için Kabarda ismi veriliyordu.


15. ve 16. yüzyılda bağımsız bir ülke haline geldikten sonra Ruslar bu bölgeye Cherkassy, Polonya-Litvanyalılar ise Petyhorcy adını verdiler. Sınırlarının bir ucu Kırım Tatarlarına, diğer ucu Temruk(Chemquey?) kabilelerine kadar ulaşıyordu.

Ayrıca Kabarda bağımsız olmasına rağmen, Kırım Tatarlarıyla yakın ilişki içindeydi. Kabardey savaşçıları sık sık komşularına savaşlarda yardım ederlerdi.

1555-1560 yıllarında ise Kabarda, Rusya’nın hakimiyeti altına girdi.

1556 yılında, Ukrayna Prensi Dymitro Wisniowiecki ( 100 yıl sonra Polonya’nın kralı haline gelecek olan Michal-Korybuth Wisniowiecki’nin büyükbabası) Polonya’yı (Polonya, Ukrayna, Belarus ve Litvanya bu dönemde tek bir ülke konumundaydı) terk etmiş ve Kırım Tatarları’yla savaşmak için Rusya’ya gelmişti.

Komutası altındaki Kazak ordusu ile pek çok başarılar kazandı. Kendisi de her şeyden önce Kazak’tı ve aynı zamanda Zaporozha Kazaklarının da kurucusuydu. Çar Korkunç İvan, onu Kabarda’nın valisi olarak atadı. Prens Dymitro ve Kazakları yıllarca Kabarda’da kaldılar ve burayı iyi-hoşgörülü bir biçimde yöneterek , pek çok Çerkes savaşçısını kendi taraflarına çektiler.

1561 yılında Çar İvan, Polonya’ya saldırmaya karar verdiğinde, Prens Dymitro için Rusya’da kalmak zorlaştı ve ülkesini savunmak için Ukrayna’ya geri döndü. Onun bu hareketi Çar İvan’ı sinirlendirmiş ve hatta ona karşı duyduğu öfkeyi şu şekilde ifade etmiştir; “Dymitro bize bir köpek olarak geldi ve bir köpek olarak bizi terk etti.” Daha sonra 1563 yılında Prens Dymitro Wisniowiecki Moldova’da ele geçirilir ve İstanbul’a gönderilir. İstanbul’da da Tatarlara karşı yaptığı saldırılardan ötürü suçlanarak idam edilir.

Birkaç ay sonra, Dymitro Wisniowiecki ile dostça ilişkilerde bulunmuş ve Kabarda’daki Rus egemenliğine karşı olan bir grup Çerkes Prensi, kendi Çerkes savaşçılarından oluşan bir grubu yardım için Polonya’ya gönderirler. Bu prensler, Çar tarafından gıyabında ölüm cezasına çarptırılırlar. Ağustos 1561’de Polonya Kralı, ülkesine gelmek isteyen tüm Petyhorcy savaşçılarına, kendilerini kabul edeceğini, “Demir Mektuplar” (Kralın Kitabında yazdığı üzere) ile bildirir.

Bunun üzerine, 1562’de beş Kabardey Prensi, Rus hakimiyeti altındaki Kafkasya’daki evlerini terk ederek, aileleri ve savaşçılarıyla birlikte (Polonya’lı tarihçilerin iddia ettiklerine göre 300 civarında savaşçı) Polonya’ya kaçarlar. Polonya kralı onları çok memnun edecek şekilde büyük bir şerefle ve hediyelerle karşılar.

Bu Çerkes prenslerin isimleri ise şöyleydi;

-Kassim Kambulatowicz (Czerkaski).[i]

-Gawrila Kambulatowicz (Czerkaski).

-Onyszko/Aleksander Kudadek (Czerkaski), çok ünlü Batı Çerkesya prensi Sibok/Wasyl Konsaukowicz’in oğlu.

– Solgien Szymkowicz (Czerkaski). Szymek Temruk’un oğlu.

– Temruk Szymkowicz (Czerkaski). Szymek Temruk’un oğlu. Aynı zamanda Sibok ile akrabaydı ve onun klanının (sülalesinin) bir üyesiydi.

Korkunç İvan, çok yetenekli savaşçıları düşmanı Polonya’ya kaptırdığını fark eder ve bu onu daha da öfkelendirir.

Prensleri tekrar kazanmak için Aleksiej Klobukov’u elçi olarak Polonya’ya gönderir, fakat Çerkes Prensleri (Polonyalıların deyişiyle Petyhorcy prensleri) elçiye karşı soğuk davranırlar.

Çerkes göçmenlerin pek çoğu Ortodoks Hristiyan’dı, bazıları ise hala Pagan inanışına mensuptu. Savaşçıların soyundan gelenler daha sonra, Ukrayna Ortodokslarına katıldılar ve üst sınıfta olanlar ise Polonya Katolikliği’ne geçti.

Prens Solgien ve Prens Temruk, Polonya Ordusundaki özel Petyhorcy/Kazak birlikleri kumandanlığına getirildiler.

Bir Çerkes kumandanının en üstün yeteneklerini sergileyen ise kahramanlığı hakkında pek çok belge bulunan Temruk oldu.

Örneğin; 13 Nisan 1572’de güçlü bir Türk ordusu, Moldova’daki, Polonya kuvvetlerine saldırdığında, tüm Polonyalı askerleri panik içerisinde savaş alanını terk ederken, Prens Temruk ve Çerkes savaşçıları, Polonya’lı askerleri tekrar toparlanıp, Türkleri durdurmak için gelene kadar savaş alanını terk etmeyerek, savaşmışlardır.

Temruk’un bu üstün başarıları ödülsüz kalmadı. Polonya meclisi (Sejm) ve Kral, onu, Polonya aristokrat sınıfında bir mevki olan, Indygenat Polski soyluluk nişanıyla ödüllendirdi. Ayrıca kendisine Litvanya, Kiev ve Podoli, Ukrayna’da büyük malikaneler verildi.

Zamanla beş Çerkes prens gittikçe güçlendi ve zenginleşti. Hepsi Ukrayna’nın Podolie bölgesine yerleştiler.(Ukrayna Kharkiv Oblastı içinde bir bölge-S.Daur)

Her yıl, yeni Çerkes savaşçılar, özel Petyhorcy/Kazak birliklerine katılmak için Polonya’ya geldi. Birkaç yıl sonra bu özel birlik Polonya ordusunun önemli bir parçası haline geldi, taa ki 1795’te Polonya, Rusya, Prusya ve Avusturya tarafından işgal edilip, parçalanana kadar.

Bu bölükleri kuran Çerkes prenslerin ölmesinin ve Polonya’nın bağımsızlığını kaybetmesinin ardından, Çerkesler’in sayısı giderek azaldı, onların yerini Polonyalı, Ukraynalı ve Tatar askerler aldı. Ancak, bu birlikler gelenekleri, silahları ve taktikleri başta olmak üzere Çerkes görünüşünü ve özelliklerini muhafaza ettiler.

Günümüzde, Polonyalı tarihçiler, beş Prensin, Polonya Ordusunun gelişiminde gösterdikleri olağanüstü çabayı kabul etmektedirler.

Çerkes prenslerin soyları, Polonya toplumunun içerisinde asimile oldu. Fakat mizaçlarını, özellikle can düşmanları Ruslara karşı savaşma arzularını korudular. Ruslar, Ukrayna’yı işgal ettiklerinde ise Polonya’lı Çerkesler herşeylerini kaybettiler.

27 Ocak 2016 Çarşamba Saat 02:33
Aleceriyeko

Aytek abinin daha önceki şu yazısı ile okunursa daha faydalı olabilir.

http://www.cherkessia.net/author_article_detail.php?article_id=4080

26 Ocak 2016 Salı Saat 00:46
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net