Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dr. Kurmel Ömer Aytek
İsrail’den Başlıklar
10 Mart 2016 Perşembe Saat 20:45


İsrailliler ama Yahudi değiller. Müslümanlar ama Arap değiller.


Onlar İsrailli Çerkesler. İstatiksel karşılıkları yüzde 0.04. Toplam nüfus içindeki payları bu. 


Dürziler ve Bedevilerle aynı kategorideler. Ama bu kategori onları tam olarak tarif etmiyor. Aslında hiçbir kategori onları yeterince tanımlamıyor. Zira benzersizler. 


Kendi başlarına bir kategori oluşturmaya da sayıları yetmiyor. 


Çerkesler tanınmış ama yeterince tanımlanmamış insanlar.


****

Kutsal Topraklara – Büyük Sürgünde yerleştikleri – Balkanlar’dan gelmişler. Üç köy kurmuşlar: Gava, Kfar-Kama ve Reyhaniye.


En büyük köy Gava’ymış. Bugünkü Gan Shmuel kibutzunun çevresinde kurulmuş. Hadera kentine yakın. 


Gavalılar sıtma ve tifoya yenik düşmüş. Kurtulanların bir kısmı Kfar-Kama ve Reyhaniye’ye sığınmış. Diğerleri Ürdün nehrinin doğusundaki (bugünkü Ürdün) Çerkes köylerine yerleşmiş. 


Gava’nın yerinde şimdi Hirbat Çerkes mezarlığı var. 


Kfar-Kama aşağı Celile’de Kfar-Tavor ve Yavniel kolonilerinin ortasında yer alıyor. Tiber Gölünün 13 kilometre güneybatısına düşüyor. 


Reyhaniye yukarı Celile’de, Safed alt-bölgesine bağlı. Lübnan sınırına yakın. 


****

Osmanlı Devleti Çerkes yerleşimcilere toprak vermiş. Ama kendi güvenliklerini sağlamak zorunda kalmışlar. 


Yerli halk önce Çerkesleri yadırgamış. Çatışmışlar. Çerkesler kalıcı olduklarını göstermişler. Bunu herkes kabullenmiş. 


Kfar-Kama’da iki değirmen kurulmuş. Bu bir ilkmiş. Etraflarında oluşan pazar sayesinde Kfar-Kama yöresel merkez olmuş.


****

Yahudilerle ilişkiler birinci Aliyah dalgasıyla başlamış. Yerleşimciler Celile’de Moshavot denen koloniler kurmuşlar.


Çerkesler Kfar-Tavor, İlaniya ve Yavne yerleşimlerinin güvenliğini sağlamışlar. Yahudi kolonileri ve Çerkes bekçiler 19. yüzyıl Filistin’inde sık rastlanan bir ikili haline gelmişler. 


****

Manda döneminde Filistin’e yasadışı yollarla göç eden (İbranice “haapala”) Yahudilere yardım etmişler. 


1930’lu yıllarda Yahudi nüfusu silahlı Araplara karşı korumuşlar. 


1947 yılında Celile’de Haganah safında çarpışmışlar. 


Bağımsızlık Savaşına İsrail tarafında katılmışlar. 


****

Mayıs 1948’de soydaşlarının yaşadığı Suriye ve Ürdün’e göç etmemişler. İsrail Devleti bunu hiç unutmamış.


Kfar-Kama su, elektrik ve telefona ilk kavuşan köyler arasındaymış. Nüfusu iki binin üzerinde olduğu için 1950 yılında yerel konsey (local council) unvanı almış.


1958 yılında askerliğin kendileri için de zorunlu olmasını istemişler. Başvuruyu bizzat Ben-Gurion kabul etmiş. Çerkesler’in cesur ve sadık bir halk olduğunu dile getirmeyi ihmal etmemiş.


Zorunlu askerlik İsrail Devletiyle aralarındaki “kan paktının” simgesel değeri en yüksek ögesi olagelmiş. 


****

İsrailli Çerkesler’in bir takım güncel sorunları var.


İsrail toplumunun kendilerini tanımamasından rahatsızlar. Cesur ve sadık insanlar olarak tanınmak güzel. Ama yetmiyor. Farkındalık yaratmak, sokaktaki adam tarafından farklı kültüre, dile ve tarihe sahip bir “halk” olarak bilinmek istiyorlar. 


İkincisi, siyasilerin dikkatini çekmiyorlar. Zira yüksek bir oy potansiyelleri yok. Devletle barışık oldukları için sorun da yaratmıyorlar. 


****

“Bugüne kadar içimize kapalı yaşadık. Kendimizi anlatmak için pek bir şey yapmadık” diye özeleştiri yapanların sayısı az değil.


Gelinen noktada kendilerini anlatmaya karar vermiş durumdalar. Zira tarihi miras onları bir yere kadar taşımış. Şimdi üzerine koymak gerekiyor.


Küçük bir toplumun gücü kendini anlatmaya yeter mi? Bu hedef fazla mı iddialı? Belki, ama meseleye şöyle bakalım. 


Bu aynı zamanda varoluşsal bir zorunluluk. Tam da yüzde 0.04 oldukları için.


Bir şey daha… Suriye’deki yıkımın ardından İsrail Çerkeslerin yaşadığı üç Ortadoğu ülkesinden biri olmaktan çıktı, “elde kalan” iki “merkez”den biri mertebesine yükseldi.


Çıta yükseliyor. Hatırlamakta yarar var.



Bu yazı toplam 6332 defa okundu.





Leyla Budak (Besleney)

Sayın Kurmel, dünyanın gidişatına bakarsak can güvenliği kriteri ilk başta gelecek artık.
En sağlamda olanlar İsrail'de ki Çerkesler şu durumda.

17 Mart 2016 Perşembe Saat 00:48
Erdem Yılmaz

Teşekkürler aytek bey. Bilmediğimiz detayları öğrendik.

Biraz önce Erhan bey'in yazısında da okudum, israil çerkeslerinin sayısı 4000.

Sunulan olanaklarla dili eksiksiz konuşabiliyorlar. Fakat israilden mesela çerkes dili ile yazılmış kaç roman yazıldı. Veya şiir kitabı veya hikaye?

Veya ulusal çerkes meselesinin neresindeler? Ben şimdiye dek israilden çerkes sorununa yönelik pek hareketlenme görmedim. Çerkesyada onca baskıya rağmen sesler çıktı özellikle 2000 lerden sonra. Daha sonra ezildiler ve susturuldularsada diasporaları etkiledi onların çıkışı. Türkiyedede var o hareketlenme yaklaşık 10 senedir. Fakat ürdün veya israilde dişe dokunur bir hareketlenme olmadı.
Yinede şu net olarak söylenebilir ki, israilde ki çerkeslerin şu anki pozisyonları ve elde ettikleri kazanımlar küçümsenmemeli.

SELAMLAR

16 Mart 2016 Çarşamba Saat 12:34
MAMRECH

İsrail Çerkesleri dil kültür ve pozitif ayrımcılık konusunda çok rahatlar.

Keşke diasporanın diğer ülkeleride öyle olsa. Yaşar bey'in yorumuna katılıyorum.

13 Mart 2016 Pazar Saat 22:23
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net