Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hapae Erhan
HDP Ne Yapsa İyi Olurdu
26 Mart 2016 Cumartesi Saat 10:46


Diyelim ki 7 Haziran seçimlerinde 80 milletvekilini PKK sayesinde aldı. Arkasında silahlı bir güçle tamam,  ama 10 yıldır iki ileri bir geri pazarlık (siyaset) yapabildiği tek siyasi parti AKP ile yeni bir anayasa yapabilirdi.

 258+80=338


330’u geçtiği için halk oylamasına gidebilecekti ve bu İki partinin oy desteği ise %54 o vakit. Yani, halk oylamasının sonucu çok açık.  Ayrıca en az 8 Kürt bakan vardı bu gün ve 1 Kasım seçimlerine gerek kalmazdı.


Diyelim ki AKP, yeni ve daha demokratik bir anayasa yapmak istemiyor, koalisyon kurmak istemiyor- takiyye yapıyor. İyi ya işte, en azından AKP’yi teşhir etmiş olmaz mıydı.


Ve bu, gerçek bir muhalefet olurdu, yıllardır ülkenin özlediği bir gerçeklikte.


Ülkenin iki dinamiği Kürtler ve Dindarlar çünkü.


Milliyetçiler ve Kemalistler bir fikir üretemiyor. (MHP-CHP). Marksist Ömer Laçiner ‘seçimlerle olmuyorsa başka yollar meşruiyet kazanabilir diyebiliyor,(zihniyetine yabancı değil), Hasan Cemal ve Cengiz Çandar; ‘Silahı sakın bırakmayın, ne aldınız ki’ diyebiliyorsa,  ideolojik iflas içindeki solun sivil siyasete katacağı ne olabilir?


Dolmabahçe’de masayı devirdiniz madem, ‘Seni Başkan seçtirmeyeceğiz’ le girdi konuya. Seçim sonuçlarından sonra Demirtaş ile Şafak Pavey’in tesadüfen karşılaştıkları bir döner kapı önündeki muhabbeti muhteşem. Neler yaparız biz sizle…hele bir Erdoğan’ı devirelim, biz Kürt Kemalizm’ini kurarız, sizde eski Kemalizm’e dönersiniz artık, sevimliliği.


İkisi de ne dediğini bilmiyor. Şafak’ın annesi Kürt, hem de sevdiğim  bir Kürt. Kemalizm’e itiraz ederdi eskiden. Şimdi etmiyor demek.


Neyse.


80 milletvekili var biz Kürtlerin, Anayasayı değiştirebiliriz. Az bir müsaade edin diyebilseydi Kandil’e ve Kandil ağzını köpürterek ‘İhanettir bu’ diyorsa istifa etseydi Demirtaş, sivil siyasettin yanında yer alıp. Muhteşem olmaz mıydı?


Kürt meselesinde kala kala anadilde eğitim ve özerklik kalmıştı nasılsa.


Zihinsel baraj aşılmıştı ve bu barajı Türk halkına aşırtan Erdoğan’dı ve bu topraklara en büyük hizmeti bu idi. Bütün akıl almaz salvolarına rağmen değer vermemin temel nedeni budur.


Bu çözülebilirdi gerçekten ve yine çözülebilir, insanlıktan umut kesilmez.


Şimdi hendeklere kaldık.


Anayasayı yapalım ve Kobani’yi bize bırakın diyebilseydi Erdoğan’a ve siz karışmayın. Türkiye’de YPG’ye farklı bakabilirdi muhtemel ama olmadı.


Gülten Kışanak nerede şimdi?


Koskoca Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı değil sadece, Eski eş başkan ve Diyarbakır Hapishanesinden, çektiği çilelere rağmen yüz akıyla çıkabilmiş çok değerli bir kadın. Neden sahnede değil hani?


Kandil’de gözaltında mı yoksa?


10 Haziranda bu çelişkiler dolayısıyla istifa edip sivilleşseydi, bizlerin gözünde farklı olmaz mıydı HDP.


Bence olurdu.


Sadece o olmaz, belki çok daha demokratik bir anayasamız halkoyuna sunulmaya hazır hale gelirdi bu yaz.


Gerçi Kemalistler ile Milliyetçiler kıyameti koparır ve Sol’da Kürtlerin ihanetini yazardı bol, bol, tıpkı Gezi’de olduğu gibi ama? Boş.


Dileğim, Kürtler ile Dindarlar’ın pazarlık masasına geri dönmesi. Tabi, hendekleri kapattıktan sonra, başka nasıl olacak? Bu gün ölümlerin sorumlusu devlet değil o eskiden olduğu gibi. Sadece KANDİL.


Ben ya da İmdat Kip ne dese boş ama o kadarda saf değiliz.


CARI.


NOT; Genç kuşakların eleştirilerini sevecenlikle karşılıyorum, öyle bir hakları var. Çünkü günah keseleri henüz boş, bizim kuşağınki gibi değil. Derdim, günah keseleri epey yüklü olan bizim kuşaklar.


gusips.net



Bu yazı toplam 3995 defa okundu.





hapi cevdet yıldız

Sayın janberk, benim için, "...özellikle iç siyaset konusunda donmuş hatta zamanın bir yerinde asılı kalmış siyasi görüşlerinizi revize etmeniz gerekebilir" diyorsunuz. Uyardığınız için teşekkür ederim, ancak "donmuş" ve "zamanın bir yerinde asılı kalmış", yani 'modası geçmiş' diyelim görüşlerim nelerdir?
Bunları belirtmeniz ve açıklamanız da gerekmez mi? En azından...
İç siyasete gelince, göründüğünden çok farklı. Dolmabahçe mutabakatından cayıldığına ve masa da devrildiğine göre sorun basit değil. Güçlü bir yerden sert bir uyarı gelmiş olmalı. Çözüm karşıtı bir yerden...

1918 Wilson ilkeleri itilip İngiltere ve Fransa tarafından sadece Türklere ve Araplara (tabii Yahudilere de) devlet kurma hakkı tanındığına, Kütler dışlandığına, Osmanlı Kürdistan'ı üçe bölünüp herbiri ayrı bir devletin içine alındığına ve bunca yıl bir çözüme ulaşılamadığına göre sorun basit değil...

30 milyon Kürt, İran'dakilerle daha da fazla bir nüfus yok farzedilebilir mi? Türk tarafı yok farzetmeye devam etmek istiyor. "Donmuş" ve "asılı kalmış" asıl görüş bu olmalı.

Bir taraf günü idare etmeye, statükoyu devam ettirmeye, karşı taraf da eşitlik ve kendini yönetme talebinde bulunmaya devam ettikçe, korkarım bir çözüm olmayacaktır.
Gelecek umut vadediyor olabilir mi?..
Siz eleştirilerinize devam edebilirsiniz. Saygılar.

07 Nisan 2016 Perşembe Saat 07:17
janberk

Cevdet abi çevirileriniz, araştırmalarınız için allah size uzun ömür versin ama özellikle iç siyaset konusunda donmuş hatta zamanın bir yerinde asılı kalmış siyasi görüşlerinizi revize etmeniz gerekebilir.

Arda Turan'ın yeni OPET reklamında dediği gibi.

https://www.youtube.com/watch?v=fybd3qLcB28


saygılarımla.

29 Mart 2016 Salı Saat 21:26
Belgin Tepe

Erhan bey hendek siyasetini tasvip etmiyoruz ama her günahı hdp ye yıkarak iktidarın suçlarını hafifletmek hiç olmuyor.
Çözüm sürecini sonuçlandırmak en nihayetinde iktidarın birincil görevi değil miydi?

28 Mart 2016 Pazartesi Saat 22:26
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net