

YASİN EL-KADI (AUT) / SARRAF (IN)
Chicago’da mimarlık eğitimi almış, Suudi ailesine yakın bir işadamı olan Yasin El-Kadı, (bir 11 Eylül sonucu olarak) Amerika tarafından terörist ilan edildi. Gerekçe; Gazze şeridinde seçimle işbaşına gelmiş Hamas Partisine maddi yardımda bulunmuştu. Eh o zaman Amerika’yı vurmuş olan El-Kaide ’yede yardım etmiş olabilirdi.
Yasin El-Kadı, karşı davalar açtı. 2005 yıllarında Avrupa mahkemelerinde beraat etti, sanırım 2010 yılında Amerikan mahkemelerinde, bütün davalardan beraat etti.
Bu tarihlerden epey sonra Can Dündar; beraat ettiğinden hiç bahsetmeden Yasin El-Kadıyı El-Kaideci ilan edip, onunla ilişkiye girmiş Erdoğan ailesini teröristlerle işbirliği ile suçluyordu. Türk basınında günlerce işlendi bu.
Meğer eskiden beri meraklıymış Erdoğan’ı terörist ilan etmeye. Akılları, eski MİT’çi babasından alıyordu muhtemel. (Oğlum bu anca Lahey’le olur-sen oraya vur). Eskiden Genel Kurmaydan çıkmazdı ama bu ara mağdur. Burada keselim.
Sonuç, Yasin El Kadı aklandı. (Aut) oldu.
Şimdi Sarraf (IN).
(O da niye gitmiş Amerika’ya hiç anlamadım ya, neyse.)
BM bir karar alıyor; İran nükleer araştırmalar yapıyor ve bunun sonu atom bombası. Bu amaçlı yapılan ticarete ambargo koyuyor. Amerika bununla yetinmiyor, kendisi ayrıca bir ambargo daha koyuyor; İran’ın bütün petrol ve doğal gaz ticaretine. Brezilya ve Türkiye buna karşı çıkıyor. Türkiye’nin uymak zorunda olduğu karar BM kararı, Amerikan ambargosuna niye uysun?
Halkbank üzerinden İran; Hindistan, Çin ve Türkiye’ye Petrol satıyor. Doların uluslararası mutlak iktidarını delmek anlamına geliyor ki bu, epeyce antiemperyalist. Türk solcular niye itiraz ediyor?
Sarraf bu işte bir aracı, bizi en terese etmez ve muhtemelen (Eski) İran’ın tayin ettiği birisi. Başka nasıl olabilir?
Amerika’da tutuklanınca Türkiye’de bir sevinç, bir coşku, bir köşe yazıları var ki önce anlamadım. Sonra berraklaştı tabi.
Obama’nın haberi olmadan o tutuklamanın olamayacağını iddia edip Erdoğan’la ilişkilendiren ve ‘sonun gelmiştir’ başlıkları.
Âmin diyen yobazlar yerine Dostoyevski okuyan mujikleri tercih edip Putin’e umut bağlayanlar oradan umudu kesmişler şimdi. Yeni umut Obama. Sarraf üzerinden gidip Erdoğan’ı devirecek. Vallahamı?. Hürriyet’in manşetlerine bakın.
‘Bizim çocuklar yapmış’ tekrarlansın isteniyor. Yani Darbe.
Antiemperyalisttik hani.
Bu zihniyet, ülkesini ne kadar aciz görüyor ve de Obama’ya Putin’e nasıl bir güç vehmediyor.
‘Sıkıysa Putin’e de diklensene’ demişti Sayın Demirtaş. Diklendi, ne oldu?
Bu ülkede, Erdoğan’ı devirmenin tek bir yolu var artık bundan sonra, halkı ikna etmek.
Kendinizi halka sevdirmeyi deneyin, başaramazsanız da ahlaklı kalırsınız hiç olmasa.
CARI.
Sayın Hust Rıza sizede buyrun serbestiyet'e yazın deseler sanki yazmayacaksınız.Kibirli olmanında mantığı olmalı ama değilmi? Beğenirsiniz beğenmezsiniz yazanı, ancak beğenenleri niye beğendiler diye sorgulamakta komik doğrusu. Siz fikrinizi yazsanız daha iyi olmazmı?
09 Nisan 2016 Cumartesi Saat 13:18171 fb beğenisi alacak ne var bu yazıda acaba diye okudum bir şey bulamadım.
Erhan bey serbestiyet yazarları arasına transfer olsa aralarından hiç sırıtmaz.
Şogen Baturalp'a aynen katılıyorum. Ben de hayatımda AKP'ye oy vermiş değilim ama, Erdoğan gitsin diye kah hendek savunuculuğu, kah Putin seviciliği, son olarak da Obama sopasını göstermeyi hafsalam almıyor.
Biraz vicdanlı olmak lazım, bu ülkenin bekası hepimizin bekası. Sayın Erhan işin özünü çok güzel ifade etmiş; "Bu ülkede, Erdoğan’ı devirmenin tek bir yolu var artık bundan sonra, halkı ikna etmek. Kendinizi halka sevdirmeyi deneyin, başaramazsanız da ahlaklı kalırsınız hiç olmasa." Saygılarımla...
