Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dr. Kurmel Ömer Aytek
Macar Ayaklanması, 1956
15 Temmuz 2016 Cuma Saat 16:55


Polonya Ekiminden birkaç gün sonra…  

 

1956 yılının gerçek patlaması Macaristan’da yaşandı.  

 

*** 

Sovyetler Birliği’nde Stalinciliğin tasfiye edilmesi Macar halkına cesaret ve ilham vermişti. Macarlar kendi Stalinci liderleri Matyas Rakosi’nin görevini bırakması talebiyle sokaklara indiler. 

 

Macar aydınları Petöfi Çemberini oluşturdular.  

 

Sandor Petöfi on dokuzuncu yüzyılda yaşamış ulusçu bir şairdi. Rus kuvvetleri tarafından bastırılan 1848 ayaklanmasında hayatını kaybetmişti. 

 

Petöfi Çemberi binlerce insana ulaştı, rejim karşıtı bir platforma dönüştü.  

 

Yönetim Macar komünistler Béla Kun ve Laszlo Rajk’ın idamlarının hata olduğunu itiraf etmek zorunda kaldı. Ama bu halkı yatıştırmaya yetmedi. 

 

Gerginlik artıyordu. Rejim göstericilere karşı şiddet kullanmaya yeltendi. 

 

Bunun üzerine Sovyet Politbüro üyesi Anastas Mikoyan Temmuz ayında Budapeşte’ye gitti. Rakosi görevden alındı. Yerine yakın çalışma arkadaşı Ernö Gerö getirildi. 

 

Gerö selefinden farklı değildi. 

 

Halkın tercihi Imre Nagy idi.  

 

Nagy 1953 yılında başbakan olmuş ama iki yıl sonra Rakosi tarafından görevine son verilmişti.  

 

*** 

23 Ekim 1956 günü göstericiler üç talepte bulundular: Nagy’nin göreve iadesi… Serbest seçimlerin yapılması… Sovyet işgalinin sona ermesi.  

 

Güvenlik güçlerinin ateş açması üzerine bazı göstericilerin hayatını kaybetmesi Macar ayaklanmasının fitilini ateşledi. İsyan Budapeşte’den ülkeye yayıldı.  

 

Kolektif çiftlikler dağıtıldı, işçi konseyleri fabrikalara el koydular, yerel komiteler siyasi iktidarı ele geçirdiler.  

 

*** 

Imre Nagy 30 Ekim günü göreve geldi. Komünist olmayan partilerden oluşan bir koalisyon hükümeti kurdu. 

 

Sovyet modeli dışında – Yugoslavya’dan esinlenildiği anlaşılan – bir sosyalizm kurulacağı duyuruldu.  

 

Sovyet güçlerinin ülkeyi terk etmeleri istendi. Macaristan Varşova paktından çıktı; Avusturya tarzı bir tarafsızlık benimsedi.   

 

Macar devrimi başarıya ulaşmış gibi görünüyordu.  

 

*** 

Gelgelelim Nagy iki temel ilkeyi ihlal etmişti: Partinin tekeline son vermiş ve ülkesini Varşova Paktından çıkarmıştı. 

 

Sovyet güçleri önce ülkeyi terk eder gibi yaptılar.  

 

4 Kasım 1956 günü Sovyet tankları Budapeşte’ye girdi. Hafif silahlarla donanmış ayaklanmacılarla sokak çatışmaları başladı.  

 

32.000 Macar hayatını kaybetti. Çeyrek milyondan fazla insan hala açık olan Avusturya sınırından Batıya kaçtı.  

 

Nagy ve ekibi Yugoslavya büyükelçiliğine sığındı. Moskova güvenli çıkış sözü verdi. Ne var ki sözünü tutmadı. Nagy ve arkadaşları tutuklanarak idam edildiler.  

 

*** 

Rakosi’nin bir başka kurbanı Janos Kadar göreve getirildi.  

 

Kadar hapsedilmiş, işkence görmüştü. Stalin ve Rakosi yanlısı olmaması önemli bir avantajdı.  

 

Kadar yoğurdu üfleyerek yemeyi tercih etti. Nagy gibi temel kuralları ihlal etmedi. Sınırlar içinde kalarak sistemi ıslah etmeye çalıştı. 

 

Ülkede yaşam standardı yükseldi. Moskova Macaristan’ın sosyalizme kendi yolundan yürümesine göz yummak zorunda kaldı.  

 

Zira Macar ayaklanması karşısında takındığı acımasız tutum nedeniyle dünyada itibar kaybetmişti. Yeni bir isyanla uğraşacak hali yoktu.  

 

Ayaklanmacıların istediği oldu denebilirdi.  

 

Macaristan Polonya’dan daha başarılı ve daha istikrarlı bir reform süreci yaşadı.  

 

Ne var ki bu geçici bir istikrardı. 1989 yılında sona erecekti. 



Bu yazı toplam 7123 defa okundu.





Moskovalı Guche Zeki

Sayın Aytek bey katkı sunmak isterim değerli makalenize. selamlar.
2. dünya savaşı’ndan karlı çıkan SSCB faşizmi alt etmiş ve hakimiyetini ve prestijini dünyaya duyurmuştu. Bu dönemde SSCB’nin etkisine giren ülkelerden biri de macaristandı. Almanya’nın yenilgisiyle Macaristan’daki faşist iktidar devrilmiş ve uluslararası anlaşmalarla SSCB Macaristan topraklarında kalmıştı.

Bu süreç Macaristan’ın rejiminin değişmesine ve adının da Macaristan halk cumhuriyeti’ne dönüşmesini beraberinde getiren bir dönüm noktasıydı.
Bu değişim halk tarafından olumlu karşılanmış, macaristan halk partisi’ne destek çığ gibi büyümüştü. ancak umutlar kısa sürdü devlet emekçi kitleleri iktidardan hızla uzaklaştırmaya rejimini korumak için kendi öz evlatlarına baskı uygulamaya başlamıştı sömürü eskisi gibi devam etmekteydi bu sefer bu baskı ve sömürü sosyalizm kaynaklı yapılıyordu.

1956 yılında işçiler ve aydınlar harekete geçtiler muhalefet hareketini oluşturdular. özgürlük istiyorlardı. Macaristan da büyük bir iç savaş yaşandı. o dönemde stalinist bürokrasi, Macaristan’da bürokratik diktatörlüğü parçalayan devrimi “burjuva devrimi” olarak lanse ediyor ve desteklemiyordu. ancak Stalinist bürokrasi yanılmaktaydı.

İşçi devrimi sadece bürokratik diktayı hedef almış ve kapitalist tüm gelişmelere karşı olmuştu devrimde beliren bazı sağ hareketleri bastıran yine bu devrimin içinde örgütlenen konseylerdİ.
Kısaca stalin’in ve onun ölümüyle stalinist bürokrasinin bu hareketi yanlış okuması, SSCB ordularının 1956 işçi devriminin sonuçsuz kalmasına ve bu hareketin tarihteki işçi ve emekçilerin en büyük yenilgisi olarak kayda geçmesine neden oldu.

19 Temmuz 2016 Salı Saat 18:06
B.Kerem Uslu

Sayın Kurmel Tarihte Prag baharı kadar ilgi görmese de, Sovyetler'in 2. dünya savaşı sonrası elde ettiği büyük prestijinin düşmesinde etkili olmuş ilk önemli olaylardan bence bahsettiğiniz özet.
Bu ayaklanma sırasında, o zamanların Macar bayrağının ortasında bulunan komünizm sembolü kesilerek ortası delik bayraklar kullanmaya başladılar. Çok kısa sürede devrimin en büyük sembolü haline geldi. Budapeşte'de hala nadiren de olsa ortası delik bayraklar görmek mümkün.

19 Temmuz 2016 Salı Saat 01:53
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net