

Varşova-Kiev-Tiflis hattında iki gelişme var. Biri Saakaşvili’nin Odesa valiliği görevinden istifası, diğeri Donald Trump’un başkan seçilmesine Polonya hükümetinin verdiği tepki.
Saakaşvili’nin istifası:
Saakaşvili’nin Odesa valiliğinden istifası uzun zamandır bekleniyordu. Sürpriz olmadı.
Saakaşvili’nin önüne açık çek konmamıştı. Başarabileceklerinin sınırları vardı. Yüksek beklentiler gerçekçi değildi.
Evet Poroşenko’ya yakındı, ona doğrudan erişebiliyordu. Ama son kertede yirmi dört validen biriydi. Kaderi cumhurbaşkanının iki dudağının arasındaydı.
Saakaşvili zamanının çoğunu masa başında değil sahada geçirdi. Yolsuzlukla savaştı, reformla özdeşleşti, sivil toplumu canlandırdı. Topluma ilham verdi.
Ama halk zaman içinde sonu gelmeyen vaadlerden bıktı. İcraat bekleniyordu.
“Saakaşvili’nin ekibi homojen değildi, verimli çalışamadı” deniyor. En büyük handikap olarak da kurumsallaşamama gösteriliyor. Saakaşvili karizmasına işaret ediliyor. “Sahadaki” oyuncularla etkin bağlar kurulamamış olması da cabası…
Nitekim Saakaşvili zayıflayınca ekibi çöktü.
Saakaşvili’nin Ukraynalı çıkar grupları veya oligarklarla hiçbir bağının olmaması bir artı idi. Poroşenko da onu bu yüzden seçmemiş miydi?
Ama bir de eksi yanı vardı. Saakaşvili yerel düzeyde desteğe sahip değildi ve bu durum onu cumhurbaşkanına tamamen bağımlı kılıyordu.
Saakaşvili Odesa’ya sıkışmaktan sıkıldı. Zaten Poroşenko’nun desteği de sınırsız değildi.
Eski vali reformcu bir siyasi hareket kurup başına geçmeyi düşünüyor. Bir süre önce ülkeyi dolaşmaya başladı. Destekçiler arıyordu.
Karanlık çevrelerle kuracağı ilişkiler Saakaşvili’nin sicilini bozabilir. Ama Ukrayna’da siyaset yapmanın gereği veya bedeli bu değil mi?
Saakaşvili’nin nihai hedefi ülkesi Gürcistan’a dönerek üst düzey siyaset yapmak olabilir mi?
Partisinin son seçimde ağır bir yenilgiye uğradığı düşünüldüğünde ön görülebilir bir gelecekte bu mümkün görünmüyor.
Saakaşvili şansını Ukrayna’da denemek zorunda kalabilir.
Şurası kesin; Saakaşvili siyasi kariyerinde yepyeni bir aşamaya geçmiş durumda.
***
Trump’un seçim zaferi ve Polonya hükümetinin tepkisi
Teorik olarak Polonya Trump’un başkanlığından zarar görecek ülkeler arasındaydı.
Zira Trump seçim kampanyası boyunca Putin’le uzlaşacağının sinyallerini vermişti. Varşova’da moraller bozuk olmalı.
Ama değil… Acaba neden?
Liberal düzenin sarsılmasından kaynaklanan mutluluk Rus tehdidinin önüne geçmiş görünüyor.
İktidar çevreleri liberal düzenin Brexit’in ardından ikinci darbeyi almış olmasından memnunlar.
Sol-liberal seçkinler oligarşisine karşı halk çoğunluğunun desteğini alan Trump ile Kaczynski arasında paralellik kuruluyor.
AB’nin Trump’un başkanlığına ilişkin kaygılarının abartılı olduğuna inanılıyor.
2016 seçiminin sonucu ’68 kuşağı değerlerinin yenilgisi olarak okunuyor. “Dünyası cinsiyet ideolojisiyle sınırlı bir siyasetçiyle ortak zemin bulmak olanaksızdı” deniyor.
Polonya Gayrisafi Yurt İçi Hasılasının yüzde ikiden fazlasını savunmaya harcadığı için Trump ile bir sorun yaşanmayacağına inanılıyor.
Oğul Bush ve Obama’nın da başlangıçta Rusya ile ilişkileri düzeltmek istediklerini ama bunun olanaksızlığını anladıklarına dikkat çekiliyor.
Trump’un Avrupa’nın güvenliğinden taviz vermeyeceği söyleniyor.
Cumhuriyetçi Partinin her zaman Polonya’nın dostu olduğu hatırlatılarak Trump’un kendi partisiyle ters düşmeyeceği söyleniyor.
Bence Şaakaşvili kompleksiz bir politikacı. Yeni çağ modeli. Gürcistanda politika yapar, Litvanyada da.
Dzaenaethan kardeş Abhazya ve G.Osetya zaten Rusya'nın arka bahçesi ve çokta memnunlar hallerinden. Başka çareleride yok. Gürcistan kendi yolundan gidiyor. Rusya yanlısı diye seçildiği zaman havalara uçtukları İvanaşvili, Saakaşvili'nin hangi uygulamasını kaldırdı bilen varsa söylesin?
Gürcüler politikayı öğrendi bence. Herkes kendi derdine yansın.
Sayın A.Kurmel hocam, Saakaşvili gibi farklı ülkelerde geçmiş bir politik kariyere sahip kişi ya yoktur ya da çok azdır. Zamanında birilerinin gazıyla Rusya'ya efelenip boyunun ölçüsünü aşmış, lakin bedelini Gürcistan halkına, Abhazya’ya ve Osetya'ya ödetmiştir. Saygılarımla.
27 Kasım 2016 Pazar Saat 13:29'2016 seçiminin sonucu ’68 kuşağı değerlerinin yenilgisi olarak okunuyor.'
Aytek bey kardeşim olan noksansız budur diyeceğim müsaade buyurursanız. 68 kuşağı tabir edilenler hızlı koşan sermayedarların karşısında tutunamadı. Siyasetide onlara kaptırdı.
