Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dr. Kurmel Ömer Aytek
Dayanışmanın Öyküsü
14 Aralık 2016 Çarşamba Saat 20:41


Papa İkinci John Paul’un Polonya ziyareti bir dönüm noktasıydı. 

 

Polonya kökenli ilk papa ülkesini ziyaret etmek istiyordu. Rejim izin vermek zorunda kaldı. Ziyaret esnasında milyonlarca insan meydanları doldurdu. Kendi kendilerini örgütlemişlerdi.  

 

Halk bu süreçte potansiyelini fark etti. Sivil toplum yeniden doğmuştu; bir sonraki aşamada – yani Dayanışma ile – devrimci bir kimlik kazanacaktı.  

 

Dayanışma Sendikası Gdansk tersanelerinde doğdu. Grev hızla yayıldı.  

 

Rejim önce klasik taktiğine başvurdu; ayaklanmayı izole ederek bastırmayı denedi. Başaramayınca işçi hareketini tanımak zorunda kaldı.  

 

Doğu Blokunda ilk defa böyle bir şey oluyordu. İşçiler “işçi devletine” karşı ayaklanmış, onu dize getirmişlerdi.  

 

Bir başka ironi Jaczek Kuron’un tespitinde gizliydi; on milyon üyeli Dayanışmanın eylemi tarihteki en büyük “proleter devrimdi.”  

 

Ama Dayanışma bir sendikadan daha fazlasıydı. Sivil toplumdu, hatta ulusun kendisiydi.  

 

Ama rejimle çatışacak kadar ileri gitmedi. “Kendine sınır koyan devrim” yapacaktı. İki talebi vardı: Polonya’nın “Finlandiyalılaşması” ve “kendini yönetmesi.”  

 

Savunma ve dış politikasına Sovyetler karar vermeye devam edecek ama Polonya halkı içişlerinde özgür olacaktı.  

 

Komünist Partisi – İngiltere Kraliçesi gibi – sembolik bir makam haline gelecekti.  

 

Dayanışmanın talepleri Reformcu Komünist ajandanın kuşkusuz çok ilerisindeydi. Yine de rejim karşısında ödün vermek zorunda kaldı. 

 

Mesela bağımsız sendikalardan ve piyasa ekonomisinden yanaydı, ama bu ilkeleri Ekim 1981 programına koymadı. Sovyetleri ürkütmek istemiyordu. 

 

Dayanışmanın çok net hedefleri yoktu. Hatta var olmak için bir kumar oynamıştı. Başlangıçta amacı zaman kazanmaktı. Zaman içinde sınırları genişletmeye uğraştı.  

 

Rejimle ilgili hayallere kapılmadı. Sistem tarafından istenerek muhatap alınmadığını biliyordu. “Ortaklık” iki taraf için de taktik bir gereklilikti.  

 

Dayanışma sıkça “Olanaksız, aynı zamanda gerekli olanı yapıyoruz” diyordu.  

 

Yeraltına inmeye mecbur kalmazsa rejimi güç paylaşımına mecbur edebilirdi. Hesap tutmadı ama kazanımlar küçümsenecek gibi değildi.  

 

Darbe geldiğinde sistem onarılmayacak ölçüde hasar almıştı. Dayanışma ilk ve özgün başarısını burada kazandı.  

 

İşin bu noktaya gelmesinde Sovyetlerin kararsız tutumunun payı büyüktü.  

 

Darbe işgalden daha az maliyetli görülmüş olmalı ki Aralık 1981’de “Keşke ekonomi de bu denli verimli yönetilseydi” dedirtecek bir yetkinlikle Polonya ordusu yönetime el koydu.  

 

Dayanışma yeraltına indi.  

 

İlk bakışta benzer gözükseler bile Polonya darbesi 1956 Macaristan ve 1968 Çekoslovakya müdahalelerinden farklıydı. Çok daha çekingendi.   

 

Dayanışmanın on altı ay boyunca direnebilmiş olması sisteme geri adım attırmanın mümkün olduğunu gösterdi. Sovyetlerin pasif kalması da dikkatlerden kaçmadı. Bölge çapında bir kenara not edildi. 

 

Darbeciler bir yıl baskı yapabildiler. Kısa sürede ikinci aşamaya – yani reform komünizmine – geçildi. Jaruzelski tarihe ikinci Kadar olarak geçmek istiyordu.  

 

Bu çabalar Dayanışma tarafından yolun sonu gibi görülmedi. Tam tersine normalleşme sürecinin ilk adımlarıydı. 

 

İşçi hareketinin ilk aşaması 1980-81 dönemi geri adımla sona ermişti. Yaşanan asla bir felaket değildi.  

 

Zaten Polonyalılar 1956 yılından beri yenilgi duygusu tatmamışlardı. Her geri adımı bir sıçrama izlemişti. Onları diğer Doğu Avrupa halklarından ayıran buydu.  

 

Sırada 1989 zaferi vardı. 



Bu yazı toplam 6256 defa okundu.





Meral Kazan

Polonya'da yaşıyan epey Cerkes var ama dinleri nedir bilemem. Mesketiyan denilen Türkler varmis orada??

18 Aralık 2016 Pazar Saat 21:49
VAHİT ERDO

Tüm sosyal olayların, temeli ekonomiktir, PAPA on yıllardı vardı gdanks tersanelerindeki işçilerde,,, kalkışmanın kıvılcımı ,,, 1974 de başlayan petrol krizi ve zamlar döneminde batı dünyasında finans birikimi krizi doğdu.

Stalinist anti sosyalist CCCP devlet güvencesi ile krediler aldı onu komekon üyesi ülkeler izledi ,,, ödemeler dönemi gelince batıdaki emtia fiyatları arttı adı geçen komekon ülkeleri ihtiyaçları olan makina ve teçhisatları pahalı almaya başladılar dolayısyla borçlarını ödeyemez duruma düştüler, tüm doğu aavrupa ülkelerine dünya fiyatlarının çok altında gaz-petrol satan CCCP borçlarını ödebilmek için komekon ülkelerine Polanya dahil batı almanyaya sattığı fiyata yükseltti , ve 24 milyar dolar batıya borcu olan polonya ekeonomisi kırize girdi ve dayanışma sendikası din ve USA desteğinde kurulup hareketlendi , mesele budur, şu anda da RUSYA ekkonomisi aynı durumdadır devrimlere gebedir, ekonomi tarihine baktığımızda son ÇARIN finans bakanı büyük Wite nin proğramını çar uyguladı battı,,, stalin uyguladı CCCP battı,,, şu andada rasputin uyguluyor, çok marifet var insanda.

selamlar..

15 Aralık 2016 Perşembe Saat 22:11
Khanbolet

2014ün Nisan ayında iki papa 2. Jean Paul ve Papa 23. John için Vatikan’da acaip bir tören yapılmıştı. TVlar naklen vermişti. Papa Jean Paul’un memleketi Polonya’dan yaklaşık 1.00 kişilik bir katolik grup orta çağ kostümleriyle yola çıkıp nerdeyse 2000 kmlik yolu atlarıyla katetmilerdi. Yaptıklarını saçma bulanlar olur olmaz o başka bir konu fakat burada önemli olan dünya liderlerinin nerdeyse eksiksiz katıldığı azizlik törenine Polonya'lıların böyle sahip çıkmalarıydı.

Katolik kilisesinin Polonya kökenli ilk Papa'sıydı. Onun dışında II. John Paul, Berlin Duvarı'nın yıkılışı, iki Almanya'nın birleşmesi,Doğu Bloku ve Varşova Paktı'nın çöküş süreci ve SSCB'nin dağılması sürecinde büyük rol oynamıştı.

Tarihte en çok konuşan, en kalabalık insan gruplarına seslenen papa oydu. Vatikanda 2000 yılında (o sene papa'nın genel af yılıydı) 8 milyon kişiye seslendi.

Not:Bizim meczup Mehmet Ali Ağca tetikçisinin papa ile ilgili atıp tutma haberlerini yapan geri memleket medyası dışında bilgi edinmek isteyenlere yazdım bu yorumu.

SELAMLAR.

15 Aralık 2016 Perşembe Saat 14:04
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net