

1923 yılı hem bitiş hem başlangıçtı.
Ağustos ve Eylül 1923 tasfiyeleriyle Türkiye kapısı kapandı. Aynı yılın sonunda Avrupa kapısı açıldı.
Çekoslovakya’nın başkenti Prag’da Kafkasya Dağlıları Birliği (KDB) adlı dayanışma derneği kuruldu.
Kurucular “yeni muhaceret” mensuplarıydı. Kafkasya’yı 1921 yılında terk etmişlerdi. Onlar “yeni”, 1864 muhacereti “eskiydi.”
Dernek eski ve yeni muhacereti birleştirmek istiyordu. Misyonunu 1926 yılında farklı bir yapıya devretti.
Bu bir siyasi partiydi: Kafkasya Dağlıları Halk Partisi (KDHP).
***
1928 yılında Polonya’ya taşınan KDHP’nin iki temel amacı vardı:
1917 Andi Kurultayında kurulması kararlaştırılan Dağlılar Cumhuriyetini ihya etmek…
“Eski” muhaceretin dönüşünü sağlamak.
“Yeni” muhaceret Kafkasya’nın bağımsızlık dönemini yaşamıştı. Siyasi bilinci yüksekti. “Eski” muhaceret kimliğini korumayı başarmıştı. Dönüş potansiyelini temsil ediyordu.
“Yeni” muhaceretin görevi “eski” muhacereti örgütlemekti. Çerkes diasporası dönmeden Dağlı Cumhuriyetinin toprak bütünlüğü sağlanamazdı.
***
Tahmin edileceği üzere bu silahlı bir dönüş olacaktı. Yeni bir dünya savaşı bekleniyordu.
Maykop petrol kuyularına İngiliz-Fransız ortak seferi düzenlenecekti. Sefere Suriye ve Trans-Ürdün’deki silahlı Çerkes birlikleri de katılacaktı.
Bölge Bolşeviklerden kurtarılacak, Çerkes diasporası dönüş yapacaktı.
***
KDHP muhacerette beş ulusal merkez “belirledi”: Suriye, Trans-Ürdün, Mısır, Filistin, Irak.
Ortak özellikleri doğrudan veya dolaylı olarak İngiliz-Fransız etkisi altında olmalarıydı. Buralarda örgütlenmek mümkündü.
Türkiye listede yoktu. Burada örgütlenme olanaksız, Sovyet-karşıtı faaliyetler yasaktı.
***
KDHP fiziksel olarak Çerkes diasporasından kopuktu.
Bir diaspora ülkesinde, kadrosunu diaspora mensuplarından devşirerek faaliyet göstermiyordu.
Parti bu zaafını Suriye, Mısır ve Trans-Ürdün’de dernekler kurdurarak aşmayı denedi.
İlk iki dernek Kuneytra’da kuruldu: Çerkes Aydınları Birliği (1928) ve Çerkes Edebiyat Cemiyeti (1931).
Onları 1932 yılında Kahire (Çerkes Kardeşlik Cemiyeti) ve Amman (Çerkes Yardımlaşma Cemiyeti) izledi.
***
KDHP’nin diaspora çalışmalarının merkezi Kuneytra kasabasıydı.
Çerkesler Kuneytra kasabasında çoğunluktalardı. Buraya bağlı on iki Çerkes köyü vardı.
Golan Tepeleri bir toplanma ve hareket üssü olarak tasarlanmıştı. “Piyemonte” rolünü üstlenecekti.
Burada ulusal okullar açıldı, Marc gazetesi (1928-31) yayınlandı. Gazete diaspora kolonilerinden başka – İstanbul’daki Polonya konsolosluğu tarafından – Çerkesya’ya da gönderildi.
***
1936 yılından itibaren olumsuz gelişmeler yaşandı.
Önce Suriye’de Ulusal Blok iktidara geldi. Bu ulusal çalışmalar için kötü haberdi.
Sonra Polonya işgal edildi. KDHP dağıldı.
***
Biten sadece bir örgüt değildi. Bir dönemin de sonuna gelinmişti: birlik-bağımsızlık ve dönüş kelimeleri bundan sonra bir arada telaffuz edilmeyecekti.
Dönüş düşüncesi Stalin’in ölümüne dek uykuya yatacaktı. Başını 1953 yılından itibaren – Ürdün ve Suriye’de – kaldıracaktı.
Ürdün’ün şansı Kube Şaban’dı. Türkiye’nin böyle bir şansı yoktu.
Bu ülkedeki Çerkesler dönüşü konuşabilmek için detantı beklemek zorundalardı.
Sayın Erkan Hak'aşe,
Bilgi havuzumuza mütevazi bir katkı sunmaya çalışıyorum. Yaptığım bundan ibaret.
Saygılarımla
Sayın Gonepsey Yldrm,
Dönüş Çerkes halkının ulusal idesidir. İdeolojik bir tercih değil, pratik bir zorunluluktur.
Saygılarımla
Aytek Bey'in yazılarını ilgiyle takip ediyorum. Bence gerek sitede yayımlanan çevirileri gerekse de köşe yazıları çok kıymetli. Okuyucu olarak sorunum şu: bunca "hikaye" Çerkes siyasetiyle nasıl ilişkilendirilerecek? Nasıl bağlanacak Çerkes siyasetine? Ben yazar-ortaya koyarım, o sizin işiniz de denilebilir tabi...Ne diyelim?
01 Şubat 2018 Perşembe Saat 14:50