Karakter boyutu :
8 Mart Kadınlar Günü / Çerkes Kadınları

07 Mart 2022 Pazartesi Saat 23:31

Çerkeslerde her kız çocuğu doğal bir guaşe / prenses adayıdır ve ona göre davranılır. Guaşe Dote, Guaşe Halis, Guaşe Kibar .. Bunlar bizim köyde bulunan bir çok guaşeden sadece üçü. Üçüde komşu, ortada Guaşe Halis’in evi var, onun sağ tarafında Guaşe Dote’nin, solundada Guaşe Kibar’ın evleri bulunmakta.
Üçüde ailelerin tek gelinleri, ELTILERİ (nıseğu) yok. Üçü de 7-8 çocuklu, üçü de yaşıt. Üçüde bir iki yıl arayla aynı zamanlarda köye gelin geldiler. Üçününde ilk gelin geldiklerinde çok güzel oldukları söylenir. Ozellikle Guaşe Kibar o kadar güzelmiş ki ona yarım dünya derlermiş.
Çerkeslerde mecbur kalınmadıkça kadınlar tarla, bağ, bahçe gibi ağır işler yapmazlar ama köyde ev işleride sayısız çeşitlilikte ve kesintisizdir. Bu sebeple guaşelerin çok az boş zamanları vardır ama genede kendilerine bir şekilde boş zaman yaratmasını bilirler.
Bunun için akşam üzerleri en uygun vakittir. Guaşe Halis ile Guaşe Kibar ‘ın evlerinin arasında bir pınar var. Bazı akşamlar onları su getirmek üzere pınara gittikleri zaman ayakta dikilmiş vaziyette hızlı hızlı konuştuklarını görürsünüz. Su getirmek bahanedir aslında. Guaşe Halis bazende sağ taraftaki komşusu Guaşe Dote ile bir iş için geldikler orta yerde buluşur. Çok sürmez bu buluşmalar, yakaladıkları bu kısacık zamanı en iyi bir şekilde değerlendirmek istercesine acele acele sohbet edip evlerine dönerler. Bazende üçlü gruplarda olur ve o zaman konuşmalar daha uzun sürer.
Bu şekilde üç guaşe sık sık bir araya gelmeye çalışırlar ve akşam üzerinin o dar vaktinde hızlı hızlı bir şeyler konuşup dağılılar. Uzaktan uzaktan izlerim onları ve acaba neler konuşuyorlar diye hep merak ederim. Kim bilir belki genç kızlıklarından, eskiden bulundukları düğünlerden söz ediyorlardır. Belkide, “ we eyyy dexe...” diye başlayan konuşmalarında guaşejlerini çekiştirip dertleşiyorlardır, kim bilir.
Guaşeler bazen de “ Kan Guaşe '' olurlar. Yani gelin geldiğinde kocasının şawe olarak kaldığı evin guaşesi. Kan Guaşe sağdıcında kızkardeşidir artık ve ona '' si şıpğhu'' diye hitap eder. Bu aile tarafından adeta hep şımartılır ve zaman zaman hediyeler gönderilerek onurlandırılır.
Guaşeler köyün büyükleri, kocasının arkadaşları tarafından zaman zaman ziyaret edilerek hal ve hatırları sorulur. Bayramlarda öncelikle bayramlaşılan, aile ilgili bir hayırlı işte ilk kutlananlar onlardır. Guaşe'de onları,'' ane kaxurihajewre '' layık oldukları bir şekilde ağırlar. Eve yeni gelin gelince guaşeler kıdem kazanarak Guaşej olurlar ve hayat boyu bu statüleri devam eder
Guaşeler evin içinin mutlak, evin dışının da arka plandaki otoritesidir. Onlar evlerin bereketinin, dirlik ve düzeninin teminatıdırlar aynı zamanda. Yağmur yağmayıp kıtlık tehlikesi belirdiğinde gene ilk onlar akla gelir; Handze Guaşe kıdoşek’, ya Allah weşx k’eğaşx / Handze Guaşe gezdiriyoruz, ya Allah sen yağmur yağdır...Kısacası Guaşe Çerkeslerde adeta kurumsal bir yapı gibidir ve onlar evlerin temel direkleridirler.
“ Adiyeham ğhıgebz temıha şıak’ım awe nıse temıha kueds / Çerkeslerde kızlar ile ilgi bir mahremiyet yoktur ama gelin mahremiyeti çoktu” demişti bir büyüğümüz..
Çerkeslerde kadınıların toplumdaki yeri ve rolü düşünüldüğünde, öncelikle onların saygınlığının, değerinin korunması ve emniyetlerinin sağlanmasının amaçlandığı görülür.
Örneğin, yeni gelinin odasına ( nıse leğune ) rastgele kimse giremez, bir protokolu vardır. Gelinde bir süre ortalık yerde büyüklere görünmez. Buradaki mahremiyetin nedeni ilişkilerin sıradanlaşmasını önlemek ve saygınlığı karşılıklı olarak korumaktır.
Erkekler haşeşlerde, kadınlar leğunede ayrı ayrı oturuyordur ama diğer taraftanda, dadeler bayramlarda guaşeler ile tokalaşıp bayramlaşmaya, büyüklerde zaman zaman köyün guaşelerini ziyaret edip hal hatır sormaya, sohbet etmeye giderler, bu manada bir mahremiyet yoktur.
Gece veya gündüz, evlerimize gelen kadın misafirlerin evlerine bırakılması konusunda büyüklerimiz çok hassas davranırlardı. Kadınlar tek başlarına yola çıkarılmaz ama köydeki her hangi bir delıkanlı, herhangi bir vakitte, herhangi bir evdeki kızı cegu e, worşere götürüp getirebilir. Aileler bu konuda hiç bir endişe duymazlar. Bir çok söylencede görüldüğü gibi, anne babalar gelin ararlarken, güzellikten çok asıl zekası ve bilgisi ile oğullarına yol gösterecek, gerekirse onu eğitecek biri olmasın isterler.
Günümüzde şartlar çok değişti ancak hiç bir kısıtlama olmaksızın kadınların saygınlıklarının korunup emniyetlerinin sağlandığı tüm ortamlarda bulunup her türlü eğitimi alabilmeleri, uygun her türlü işi yapabilmeleri, hayatın tüm alanlarında aktif olarak bulunmaları Çerkes yaşam kültürününde gereğidir. İsmail Berkok bir keresinde Uzunyayla’yı dolaşırken, köylerin birinde kız çocukların okula fazla gönderilmediğini görünce,” Zaman gelecek, okumayanla görmeyen bir gibi olacak” demiş, kızlarında okula gönderilmesini teşvik etmişti.
Uzunyayla’nın bir köyünde yaşamış bir naneden bahs ederler,”Nısewe kaşeri nısewe l’ejas / Nıse olarak köye geldi, nıse olarak öldü” diyerek. Yani duruşunu hiç bozmadan, saygı ve değer görerek yaşadı anlamında.
Çerkeslerde kadınlar ve erkekler hayatın tüm alanlarında her zaman beraber olmuşlardır ve günümüzdede Çerkes kadınlarının “nıse” gibi yaşayıp, aynı zamanda günlük yaşamda çağımızın gerektirdiği her türlü rolü oynama olanakları ve kapasiteleri vardır ve bu kültürel altyapıda mevcuttur.
“ Kendi evlerindeki durumları kendilerini ilgilendirir ama bana misafir geldiklerinde baş köşe eşlerden kadın olanındır “ demişti, görmüş geçirmiş Uzunyayla’lı bir büyüğümüz. Bu, çerkeslerin kadınlara bakışını anlama yönünden basit ama çarpıcı bir cümledir.
Çerkeslerin hayatın her yönüne yönelik kültürel birikimleri olarak ifade edebileceğimiz Xabze, yüzlerce yıllık gelişimi sürecinde devrin şartlarına göre farklı, bazen de keyfi ve yanlış uygulamalarının olmuş ( şimdi de oluyor ) olması doğaldır. Günümüzden bakarak o zamanları yargılılamak ve genellemek doğru olmaz.
Ulusların kimliklerini oluşturan ve onlara karekter katan en önemli unsurlardan biri de kültürel birikimleridir. Bizim görevimizde, Xabze’nin ruhunu ve genetik kodlarını koruyarak her dönemin şartlarına göre yorumlamak ve geliştirmek, ayrıca ona yeni kültürel değerler eklemektir.
Bu yazı toplam 2828 defa okundu.
Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
