

Çerkesler hayatın her alanında olduğu gibi kurban kesme işleminde de kendilerine has bir kültür geliştirmişlerdir ( xabze k’el’ızerahat).
Çerkeslerde kurban kesme ( kurban etme ) işlemi çok eskilerden beri yapılan bir çeşit ibadet olup ( Thal’eu Тхьэлъэ1у ) Tanrı’ya (Tha) teşekkürlerini sunma mantığı ile törensel bir şekilde gerçekleştirilirdi.
Bu etkinlik bir dertten bir hastalıktan bir kazadan kurtulma, askerlikten - savaştan dönme gibi durumlarda kurban kesilip bütün köy veya diğer köylerden insanların da davet edilmesi ile toplum olarak sevinçli bir olayın kutlanması şeklinde halen Uzunyayla’da da yapılmaktadır (Thal’eu xuaş’as Тхьэлъэ1у хуащ1ащ ).
Dedem bayramlarda ( хьидхэм ) kurban keserken çok defa yanında bulundum ve bu ritüelle ilgili en çok aklımda kalan görüntü kurban etinden ziyade kendisi ile kurbanının arasındaki ilişki ve kurban keserken ona olan mistik yaklaşımıdır. Çerkesler hayatın içinde olan her şeye kendilerine özgü bir yaklaşım gösterdikleri gibi kurban kesme ile ilgili bir kúltür - xabze geliştirmişlerdi.
Çerkesler sadece hayatın içinde değil, “ Hadrıxe “ diye adlandırdıkları ölüm sonrasıda için bile, “ Hadrıxemi zı xabze şıas / Hadrıxe’ de bile bir xabze vardır “ şekinde bir söylem geliştirmişlerdir..
Evimizin avlusunda bildim bileli büyükçe bir bıcak bileme taşı ( mıvewıpdze мывэупц1э) bulunur (onun Xeku’ den getirildiğini de söylenirdi ) ve köyde bıçak, koyun kırkma makası gibi bilenecek ne varsa onda bilenirdi. Dedem de bayramdan bir gün önce bıçakları alır ve onları saatlerce büyük bir özenle bu mıvewıpzde bilerdi. Zira kör bıçakla kurban kesmek hayvana eziyet vereceğinden kesinlikle kabul edilemez bir durumdu (ser jan ğhun xueyt сэр жан хъун хуейт).
Bayram günü bayram namazından sonra hiç eve girmeden erkenden kurban kesme işlemine başlanırdı. Dedem de doğruca aylar öncesinden özenle seçilen kurbanlıkların tutuldukları kete gider ve avluda tertemiz süpürülmüş kesim yerine kurbanlıkları sıra ile getirirdi ve bu işlemi yaparken hayvana çok sevecen davranır, kesinlikle sürüklenme gibi zorlayıcı davranışlarda bulunmaz, birisi kesilirken de diğerlerinin onu görmesine izin vermezdi.
Kesim yerine getirdikten sonra kurbana hiç acele etmeden kısık sesle edilen dualar eşliğinde ibrik ( kubğan къубгъан )ile apdest aldırır ve bu sırada ortama yoğun bir mistik hava hakim olurdu. Daha sonra tek bir hamlede kurbanı yere yatırır ve yanındakilerin yardımı ile üç bacağını bağlar, kesim sırasında enerjisini boşaltması için bir bacağını da ( yi k’ebdz l’akueham yazır) bağlamadan serbest bırakırdı.
Bir taraftan dua etmeye devam ederken aynı zamanda hayvanın boynunun kesilecek iç tarafını parmakları ile hafifce okşayarak onu sakinleştirme yoluna gider, sonrada ani bir hareketle bir hamlede kurban kesme işlemini bitirir ve kan tamamen akıp kurban hareketsiz kalıncaya kadar da sıkıca bağlı tutardı. Dedem kurbana canlı iken gösterdiği saygıyı kesildikten sonrada devam ettirir, kurban etini özenle parçalara ayırır ve gerekli yerlere bizzat kendisi pay ederdi.
Çerkeslerde köylerde kurban kesme işlemi hemen hemen bu şekilde tamamen bir ibadet havasında gerçekleştirilirdi ve günümüzde özellikle şehirlerde gördüğümüz kurban kesme şekliyle hiç bir yönden bir ilgisi yoktu.
