

Çerkesler kendi kimliklerinin değerini bilir ve kendi kimliklerinden her zaman hoşnuttur. Onu özel bir konuma oturtur, hatta onunla övünür ama başka kimliklere de saygılıdır, ırkçılık gibi bir düşünce kültürel kodlarında yer almaz..
Birisi hakkında '' Çerkes mi? '' diye sorulduğunda, '' Çerkes değil ama iyi bir insan '' der. Çerkes olmayı iyi, güvenilir ve nitelikli biri olmayla eş tutar ve bunu boşa çıkaracak aksi davranışlardan titizlikle sakınmaya çalışır..
Bir Çerkes bir diğer Çerkesi sorgularken “ Adiyağa xel’? “ der, sadece biyolojik olarak çerkes olmanın bir değer taşımayacağı, esas önemli olanın onun gerektirdiği değerlere sahip olup olunmadığını vurgulamak için..
Kendinden biri bir yanlış yaptığında bunu ona yakıştırmayacağı için daha fazla üzülür, “ Ar daw ğhun ( nasıl olur! ), Ar dawre adıge? “ der biraz da şaşkınlıkla, Çerkes olmayı iyi bir kişiliğe sahip olmanın bir ön kabulü olarak gördüğü için..
Haklı olarak anlatılan şablonun günümüz Çerkeslerindeki karşılığı nedir, ne kadardır diye akıllara bir düşünce gelebilir ama bizim de görevimiz çerkes olmanın gereği olarak bunun karşılığı olmaya çalışmaktır. Bu şablona uyma çabasının aynı zaman da çeşitli düzlemlerde ayrışma durumunda olan bizleri birleştirme ve aynı amaca yönlendirme gibi bir işlevi de olabilir
Her şeye rağmen bütün arızalardan arınmış, steril bir toplum olmaz, çerkesler de herkes gibi insan olmanın getireceği bütün insani zaafları taşır. Bu öncede böyleydi, bundan sonrada böyle olacaktır. Her zaman ve her toplumda var olan, örneğin son dönemlerde artan sevgisizlik gibi, kibir gibi olumsuz insani duyguları Çerkesler özeline indirgeyerek sürekli bu zeminde tartışmak hakkaniyetten yoksun olacağı gibi, aynı zamanda geleceğimiz yönünden bezginlik ve ümitsizlik yaratma dışında bir getirisi de olmayacaktır.
Kişisel ve toplumsal düzeyde, olması beklenen ile gerçekte gözlemlenen arasında uyumsuzluk hali günümüz şartlarında çok daha fazla olacaktır ve bu uyumsuzluk hali hayal kırıklığı yaratmamalı, özellikle de gençler için..
Çerkesler, " yemıkur di kuaje di jıle kıdırenej " diyerek bir ayıbı, bir kötü davranışı kendi yerinde, kendi çevresinde çözümleme yoluna giderlerdi. Şüphesiz böyle yapmakla amaçlanan bir kabahatin örtbas edilmesi değil, tam tersine dallanıp budaklanmadan (хэ1у щ1ы1у мыхъу ) sorunun kendi mecrasında kesin bir çözüme kavuşturulmasıydı.
Çerkesler diyaspora yaşamlarında, uzun bir süre kendi toplumsal sorunlarını merkezi hükümetlere duyurmadan kendi aralarında çözme yoluna gittiler, son zamanlara kadar da bu şekilde devam etti. Amaç hem kişilerin hem de toplumun itibarını korumaktı.
Her toplumda fazlası ile görülen her hangi bir olumsuz olayda, bunun üzerinden Çerkes kimliğine, kültürel değerlerine saldırıda bulunmak için her zaman fırsat bekleyen çevreler olduğunu unutmamak ve bu gibi durumlarda sorunları çözerken çok dikkatli olmak gerekir.
