Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dr.Tegulan Yakup Temel
Tambiy Talostan
14 Ocak 2024 Pazar Saat 22:13
Köyde Hacı' nın Otluğu ( Hajım yi mekuper ), Hacı' nın Arpalığı diye adlandırdığımız tarlalarımız vardı. Önceleri hiç aklıma gelmezken çocukluktan çıkıp biraz büyümeye başlayınca düşünmeye başladım, kim bu '' Hacı '', niye diğer tarlalarımızdan farklı olarak onlara ' Hacı' nın ki ' diye özel bir isim taktık diye..

Sonradan öğreniyorum; Ona Hacı Doktor diyorlardı ama esas ismi Tambiy Talostan idi. Çerkesler Çerkesya' dan ( Xeku ) geldikleri zaman Batırdegu' ler ile birlikte köye ilk yerleşenlerdendi ancak Tambiy Talostan köyde fazla kalmadan evini ve tarlalarını satarak Pınarbaşı' ya ( Azey ) göç etti.

Tambiy Talostan hem doktor hem de hacıydı, bu sebeple ismi Hacı Doktor ( Haj Doğtır ) olarak kaldı ve hep öyle çağırdılar. Evleri bizim evlerin hemen ön tarafındaydı, köyden ayrılınca tarlalarını ve evlerini dedem satın aldı, avlumuzda böylelikle büyümüş oldu. Köyde şu anda haçeşimizin ( Misafir Evi ) bulunduğu yer işte o alınan arazi üzerine yapılmıştır.

Peki niye ona doktor demişlerdi? Bu konuyu hiç kimse tam olarak bilmiyor ama Kafkasya' dan zaten doktor olarak gelmişti ve kimlerinin dediğine göre Rusya' da bir müddet tıp okumuştu.

Hacı Doktor Pınarbaşı' ya yerleştikten sonra orada geniş bir ev satın aldı ve bir odasını hastalarına ayırarak orada hastalarına baktı. İlaçların da kendi hazırlardı. Odaya girildiğinde boydan boya raflar üzerinde kendi hazırladıği ilaçların şişe şişe dizili olarak durduğu görülürdü. Beşkazakhable köyünden Yelekue Emin zaman zaman Hacı Doktor' un yanında yardımcı olarak bulunurdu. Emin anlatıyor: Kendisi sık sık dağlara, vadilere gider, değişik otlar toplar, onları kurutur ve merhem olarak hazırlardı. Bazen de o otları kaynatarak suyundan hastalarına içirirdi. Otların bir tanesi  sadece bizim köyün alt yamacında yetişirdi, onları ben toplayıp kendisine götürürdüm..

1976 da, İstanbul' da Tıp Fakültesine başladığım yıl, bulunduğum Laleli semtinde  bizim köylü çerkes bir hanımın yalnız yaşadığını bana birileri söyleyince, hemen adresini öğrendim. Bizim köyden kim olabilirdi ki? Doğrusu çok merak etmiştim. Evi kaldığım öğrenci yurduna çok yakındı, bir pazar günü evini buldum ve kapısını çaldım. Karşımda, beyaz teni ve bembeyaz saçları ile  70 - 80 yaşlarında aydınlık yüzlü bir hanım vardı. Çerkesçe, '' Ben çerkesim , Hapeşey köyündenim / Se sı adiges, Hapeşey sışışs '' dedim..

Hem çok şaşırmış hem de çok sevinmişti, " kış'eha, kış'eha "diye hemen beni içeri aldı. Guaşemizin ismi Nadime idi, ben de kendimi tanıttım. Sohbet etmeye başlayınca  Nadime Teyzenin Hacı Doktor Tambiy Talostan' nı kızı olduğunu öğrendim. Hacı Doktorun ismini çok duymuştum ve bu sefer şaşırma sırası bana geldi. Ziyaret şimdi benim için daha da ilginç, daha da anlamlı bir hale gelmişti.

Nadime Teyze anlatmaya başladı: Kardeşi ile birlikte Pınarbaşı' da bir müddet terzilik yapmişlar, anne babası ölünce de İstanbula gelerek yerleşmişlerdi. Hiç evlenmemiş olan iki kardeş İstanbul' daki Çerkes derneklerinde çok bulunmuşlar, ekiplerin  kıyafetlerini dikmişlerdi. Kardeşi ölünce yalnız kalmış ve o zamandan beri de yalnız yaşıyordu..

Köyünü, Hapeşey' i hiç görüp görmediğini sordum. Anlatmaya başladı; İstanbul Bağlarbaşı Dernek binasının alınacağı dönem kampanya için Uzunyayla' ya gittiklerinde köyüne de uğradığını, yıllar sonra köylülerini ve wınekueşlerin ziyaret ettiğini büyük bir özlemle, gözleri parlayarak anlatı

Nadime Teyzeyi bu şekilde bir çok defalar ziyaret ettim. Onun evine her gittiğimde kendimi köyüme, evime gitmiş gibi rahat hissederdim. Kendisi de benim ziyaretlerimi çok özler, her gittiğimde çok sevinerek beni kucaklardı. Her seferinde de, o yaşlı haliyle bana çay pişirip getir, uzun uzun sohbet  ederdik.

Nadime Teyze tanıştıktan üç sene sonra vefat etti. Anavatanından uzakta, Kafkasya' dan Hapeşey' e, oradan da Pınarbaşı ve İstanbul' da devam eden hayat serüveni de böylelikle sona ermiş oldu. Çerkeslerin anavatanları bırakmak zorunda kaldıktan sonra gittikleri yerlerde, kim bilir bunun gibi ne hayatlar yaşandı..

Bu yazı toplam 2501 defa okundu.





Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net