Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dr.Tegulan Yakup Temel
21 Şubat Dünya Anadil Günü; Anadillerini neden öğretiyorlar, nasıl öğretiyorlar? .
21 Şubat 2024 Çarşamba Saat 22:48

21 Şubat Dünya Anadil Günü; Anadillerini neden öğretiyorlar, nasıl öğretiyorlar?


Üç anne, üç çocuk, üç anadil...


Üç anne.. Rus, Arap ve Kolombiya’lı  anneler..


Üç çocuk..Olga, Hassan ve Ege Daniel..


Üç dil.. Rusça, Arapça ve İspanyolca..


Son bir kaç yılda karşılaştığım bu üç olgu, Çerkeslerin anadilleri Çerkesçe'yi nasıl yaşatacakları konusunda ip uçları vermesinden dolayı incelenmeye ve irdelenmeye değer olgular...


Bu üç durumdada anneler yabancı uyruklu olup evlilikleri sebebi ile Türkiye'ye gelip yerleşmişler. Çocukları Türkiye’de de doğmuş, büyümüş ve halende orada yaşamaktalar. Çocuklar okul öncesi  6  yaş dolaylarında olup Türkçe dışında anadilleri  olan Rusça, Arapça ve İspanyolca’yı da rahatlıkla konuşabilmekteler..


Peki bunu nasıl başarabildiler?


Çocuklarına anadilerini bir türlü öğretmeyen / öğretemeyen biz Çerkesleri çok ilgilendiren bir soru bu..


Konu şu iki soru ve cevapları üzerinde şekilleniyor;


1. Neden öğretiyorlar?   2. Nasıl öğretiyorlar?


Öncelikle birinci sorunun üzerinde durmak gerekiyor...


Türkiye'deki yaşamlarında, günlük hayatta gereksinmeleri olmayacağı halde neden Rusça, Arapça ve İspanyolca’yı çocuklarına öğretme ihtiyacı duyuyorlar?


Biz sürekli anadil sevgisinden söz etsekte şüphesiz bunu '' anadillerine  olan sevgileri '' ile  açıklamak pek mümkün değil..


Daha güçlü ve faydacı bir nedenleri olmalı..


Çok açıktır ki buradaki en güçlü  motivasyon faktörü, bu dillerin fonksiyonel olmaları, bu dilleri resmi dil olarak kullanan devletlerin olması ve çocuklarının gelecekleri ve kendi menfaatleri için bu dillere ihtiyaç duyacak olmalarıdır..


Aileler bunun farkında..


Ama ne yazık ki Çerkesçe bu tür bir motivasyon faktörüne sahip değil..


Cevabını bulmamız gereken ikinci soru, ailelerin bu dilleri çocuklarına nasıl öğretebildikleri..


İlkin bu annelerin anadillerini çok iyi bildiklerini görüyoruz..Bu da Çerkeslerde çok fazla olmayan bir durum. Kendi anadillerini çok iyi bilen motive olmuş anneler, evde tek başlarına bile o dilin ses ve temel gramer yapılarını çocuklarına vererek en azından bir kulak aşinalığı ve kısıtlı da olsa bir kelime haznesi sağlayabilirler..


Nitekim bu üç örnekte de böyle  olmuştur..


Ancak, anadilin unutulmadan korunması ve  geliştirilmesinde tek başına bu anne faktörü de yetmeyecektir. Aile tarafından bu aşamaya getirilen anadil daha sonraları bir feedback mekanizması ile geri beslenmeye gereksinim duyacaktır..


Bu  ihtiyaçta annelerinin anadillerinin konuşulduğu ve resmi devlet dili olarak her alanda kullanıldığı ülkelerine belli süreler ile gönderilmek suretiyle sağlanmakta..


Yani dilin sürekli beslendiği doğal bir ortam ve kaynak bulunmakta. Bu da Çerkesçe’ nin sahip olmadığı veya çok kısıtlı olarak sahip olduğu bir olanak..


Böylelikle bir anadili öğrenmenin iki saç ayağı tamamlanmış olmakta. Yani, öğretici olarak evde anne - aile ve daha sonra sürekli besleneceği bir kaynak..


Bu örneklerden yola çıkarak çıkarılacak sonuç şudur:


Çerkesçe'nin neden öğretilmesi gerektiği ve nasıl öğretileceği konuları duygusallıktan uzak açıklıkla, gerçekçi ve bilimsel olarak ortaya konulması ve bunların sağlanabileceği şartların oluşturulması ,  çözüme giden yolda önemli kavşaklar olacak..


Çerkesçe'nin dezavantajları çok ama başarılabilir...


Bu yazı toplam 1990 defa okundu.





Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net