

Sevgililer Gününde, geçen yıl olduğu gibi aşkı ve sevgiyi konuşmak istedim… Ama tabi yine kendi dilimden, kendi kültürümden bakarak.
Çerkes dilinde “лъагъун(tlağun)” görmek demek. “лъагъуныгъэ (tlağunığa)ise sevmek,sevgi,aşk, âşık olmak, gönül vermek. Aynı kökten geliyor olması tesadüf mü bilmiyorum; ama bana hep şunu düşündürür: Belki de sevmek, gerçekten görmeyi başarabildiğinde başlar. Herkes bakar… ama herkes görmez. Sevgi, gözle başlayan ama ruhta derinleşen bir hâl belki de.
Dilbilimsel olarak bakıldığında, Çerkes dilinde “tlağun” ile “tlağunığa” arasındaki bağ yalnızca anlam yakınlığı değil, aynı zamanda zaman ve hâl farkıdır. “Lağun” görmek fiili, anlık ve geçici bir eylemi anlatır; gözle olan, gelip geçen bir temas gibidir. Oysa “tlağunığa”daki “-ğe(гъэ)” eki, dilde süreklilik ve döngüsellik taşıyan bir hâli işaret eder; tıpkı güzellik(дaхагъэ) insanlık (цIыхугъэ), Çerkeslik (адыгагъэ) gibi geçici olmayan değerleri anlatan kelimelerde olduğu gibi.
Yani görmek, bir anlıktır; sevgi ise zamanın içinden geçerek kalabilen bir tutumdur. İnsan bir an görür, sonra kaybedebilir; ama sevgi, görmenin ötesine geçip gönülde süreklilik kazandığında var olur. Belki de bu yüzden, gözle temas eden her şey sevgiye dönüşmez; sevgi, görüleni kalpte tutabilme hâlidir. Kısaca; Göz bir an görür; gönül kalmayı seçerse sevgi olur.
Görmek bir anlıktır, sevmek, o anın içinde kalabilmektir. Göz kapıyı açar; kalmak kalbin cesaretidir. Ne anlamlı ve hoş bir bağlantı değil mi?
Geçen yıl Sevgililer Günü’nde Hatuh Eduard’ın “Asiyat” şarkısı sözleri üzerinden aşkı konuşmuştum hatırlarsanız. Bu yıl yine bir şarkıyla yürümek istedim yola: Azıçe Zamir’in sesinden “Nazirat”. Şarkıda geçen şu sözler, anlatmak istediğim şeyin tam kalbine dokunuyor:
“Sevgi güzellik ya da çirkinlik değildir.
Göze güzel gelen, ruha da güzel gelir.
Ruhunu doyurursa, gözüne de güzel gelir.”
Ne kadar tanıdık. Güzel olanı sevdiğimizi sanıyoruz çoğu zaman. Oysa çoğu kez sevdiğimiz için güzel görüyoruz. İnsan sevince, baktığı şey değişmiyor belki; ama gördüğü şey bambaşka oluyor.
Şems-i Tebrizi’nin sözü de bu hissi tamamlıyor sanki:
“Baktığına herkes bakar, ama senin onda gördüğünü herkes görmez. Herkes âşık olabilir ama hiç kimse senin gibi sevemez. Tek fark sensin; seni özel kılan da sevdiğin değil, sevgin.”
Belki de Tlağun’dan Tlağunığaya giden yol tam olarak buradan geçiyor. Bakmak kolay. Görmek zor. Sevmek ise, gördüğünde kalabilme sürekliliği
Bu Sevgililer Günü’nde; kiminle olduğundan çok, nasıl sevdiğini hatırla. Çünkü seni özel kılan şey, baktığın değil; onda gördüğün… ve nasıl sevdiğin.
Nazirat şarkı linki:
Azıçe Zamir: https://www.youtube.com/watch?v=u68liA5JSgc
Kardenguş Zıramuk: https://www.youtube.com/watch?v=f50cS3ybV7I
