Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kube Zeynep Şen İlçin
Saat On Buçukta Kalan Bir Ömür
15 Temmuz 2026 Çarşamba Saat 21:54

Ender rastlanan turkuaz mavisi gözleri, yakışıklılığı ve göz alıcı karizmasıyla  belki de bir polis memuru değil de bir sanatçı olsaydı, kader planı değişir ve bugün hâlâ bu dünyada bizimle olabilirdi… Kim bilir…


Bugün 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü… Şehit kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. O da bir kahramandı ve bugün aslında onun da aramızdan ayrılışının yıl dönümü.

bir veya daha fazla kişi görseli olabilir

Kamğuate Mustafa Güngör


Fark ettim ki bugüne kadar onunla ilgili hiç paylaşım yapmamışım. Her 15 Temmuz’da onu içimden anmışım.  Bugün onu anlatmak, ondan söz etmek istedim.Neden bilmiyorum.


Tarih galiba tesadüfleri sever; bazı acılar ve kahramanlıklar zaman içinde yeniden hatırlanır.


1995 yılının Temmuz ayında, İstanbul Okmeydanı’nda bir sabah işe gitmek için otobüs durağında beklerken DHKP-C terör örgütü mensupları tarafından insafsızca şehit edildi.


Aslında hedef o değildi. Örgüt mensupları, Sultanahmet Meydanı’nda büyük bir eylem gerçekleştirmek üzere yola çıkmıştı. İçlerinde canlı bomba da bulunan, kadınlı erkekli beş kişilik bir gruptular. Ancak durakta polis üniformasıyla, o dimdik ve vakur Çerkes duruşuyla onu görünce dikkatlerini çekmiş olmalıydı ki ona yöneldiler.


Bir adres sorma bahanesiyle dikkatini dağıtmaya çalıştılar. Silahlarını çıkarmaya başladıklarında , durumu fark etti ve çatışma çıktı. Beş teröristi de etkisiz hâle getirdi; büyük bir terör eylemini ve belki de onlarca insanın hayatını kurtardı. Ancak bunu kendi canıyla ödedi.


Kaderin planı değişmiyor maalesef… Değişseydi; o gün biraz daha geç gitseydi, otobüs birkaç dakika daha erken gelseydi ,o anda durakta olmasaydıya ya da  izinli olsaydı… Terfi aldığı gün olacaktı.Artık masa başında görev yapacak, geceleri devriyeye çıkmayacaktı. Askerliğini Hakkâri Yüksekova’da komando olarak yapmıştı. Cesareti ve gözü karalığı nedeniyle birçok tehlikeli görevde yer almayacaktı.


O gün babası da emeklilik ikramiyesiyle ona bir araba almaya karar vermişti. Belki de bir daha işe gitmek için otobüs durağında beklemeyecekti.


O sabah da her sabah olduğu gibi saat tam 10.30’da emniyetten telefon açıp yeğeni Zeynep’i arayabilecekti. Her sabah mutlaka kız kardeşinin evini arar, Zeynep’i ister ve ona saati sorardı.


Zeynep, “Saat on buçuk dayı” dediğinde, her defasında sanki bunu ilk kez duyuyormuş gibi kahkahalarla gülerdi. Onlar için saat on buçuk, dayı-yeğen arasında kurulmuş özel bir bağdı.


Zeynep'in o “büyümüş de küçülmüş” hâllerini, bıcır bıcır konuşmalarını birkaç dakika bile olsa dinlemeyi çok severdi. Görev arkadaşları ve komiserleri bile küçük kızı görmeden tanırlardı.


Daha İzmir Bornova Polis Akademisi’nde eğitim gördüğü yıllarda bile aldığı bursu yeğeni için harcardı. Çocuk kıyafetleri, oyuncaklar, ne bulursa hemen alır Zeynep’e gönderirdi. İzmir’de, İstanbul’da yeni çıkan ne varsa, Tokat’taki dükkânlara gelmeden önce Zeynep’in olurdu.


O, 1995 yılının Ömer Halisdemir’iydi. Terör örgütlerinin Türkiye’de en güçlü olduğu dönemlerden birinde, görevi için canını ortaya koyan kahramanlardan biriydi.


Aziz Nesin tehditler alınca emniyetten koruma istemişti de Komiserleri onu görevlendirmişti. Aziz Nesin onu çok sevmiş, “Evladım, sen ne kadar düzgün bir çocuksun” diyerek ona duyduğu sevgiyi dile getirmişti.  sabaha kadar görev başında beklerken, Aziz Nesin ona çay ve yemek göndermişti. Ruhu şad olsun.


Görev arkadaşları onun ardından hep gururla bahsetti. Gece devriyelerinde hırsızları yakaladıklarında dükkân sahiplerinin hediye vermek istediğini, ancak onun “Bu benim görevim. Ben bunun için devletten maaş alıyorum, hediye kabul etmem” diyerek hiçbirini kabul etmediğini anlatırlardı.


Bazen acıkır, gece çorbacıya giderdik Çorbacı ikram etmek isterdi ama o yine kabul etmez, ısrarla parasını ödeyip kalkardı.


Adige Khabze ile şekillenen; onurlu, başı dik, kimseye eyvallah etmeyen şerefli  bir hayat onun  en büyük mirasıydı.


İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde düzenlenen cenaze töreninde dönemin İstanbul Emniyet Müdürü,"ne kadar iyi bir evlat yetiştirdin" diyerek babasının alnından öpmüştü.


Hem İstanbul’daki hem de memleketi Tokat’taki cenaze törenlerinde insanüstü bir kalabalık onu sonsuzluğa uğurladı.


Cenazesi İstanbul'dan Tokat'a  polis,jandarma ve Özel harekat polisleri eşliğinde tıpkı bir gelin konvoyu gibi getirildi.


Yüzlerce insan onun ardından gözyaşı döktü.


Küçük Zeynep’e hiçbir şey söylemediler.


Dayısının ölüm haberini bir akşam Kanal D ana haberlerinde öğrendi. O an yeri göğü inletti … Ağlayarak ortalığı ayağa kaldırdı. Herkes “O değil başkası " dese de, bir kez fotoğrafını görmüştü ve o fotoğrafı kalbine kazımıştı.


Aradan tam 31 yıl geçmesine rağmen, o gün o haberi sunan spikerin yüzü, omuz hizasındaki altın sarısı dalgalı fönlü saçları,  vatkalı beyaz takım elbisesi ve üzerindeki her detay hâlâ aklından silinmedi.


Bazı travmalar Zaman geçse de ilk günkü gibi insanın içinde yaşamaya devam eder.


Memleketi Tokat’ta sokaklara, caddelere ve hayratlara onun adı verildi. O, unutulmazlar arasına yazıldı.


O unutulmaz kahraman, şehit polis memuru Mustafa Güngördü…


O benim dayımdı.


Annemin bir yaş, teyzemin ise sekiz yaş büyük ağabeyi; ailenin tek erkek evladı dayım Mustafa.


Kısacık 30 yıllık hayatına ne çok sevgi, saygı, başarı ve kahramanlık sığdırdın dayı…


Kaderin bir oyunu gibi,İstanbulda Üniversite kazandım ve bilmeden tam 1 yıl boyunca aynı duraktan okuluma gittim dayı.


7 kişiye şefaat edip cennette yanına alacağın söyleniyor anne-baba,iki kızkardeş birde kızını alsan kalan 2 kişilik kontenjana girer miyim diyorum annem beni güldürüyor beni almaz da yine seni alır orda da onu güldürür çeneyle kandırırsın diyor.


Seni seviyoruz. Seni özlüyoruz.


Ruhun şad, zaten cennettesin de işte söylemek adet olmuş,mekânın cennet olsun… 


Bu yazı toplam 139 defa okundu.





Kube Nurhan Fidan

Mekanı cennet, ruhu şad olsun!

15 Temmuz 2026 Çarşamba Saat 23:05
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net