Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çetao Nadir Yağan
8 Mart Kadınlar Günü
08 Mart 2010 Pazartesi Saat 19:59

Bilenler bilir Adıgey dahil Rusya genelinde resmi tatil günleri, bayramlar oldukça fazladır. Biraz garip gelecek ama ortalama her aya neredeyse en az beş-on bayram düşüyor. Bu bayramların çoğunu biz repatriantlar takip edemiyoruz. Yerli Adıgeler ve Ruslar da akıllarında tutmakta zorluk çekiyorlar. Yine de yılbaşından sonraki en büyük bayramın 8 Mart olduğunu herkes bilir, bu tarihi herkes hatırlar. Adıgesi, Rusu, Ermenisi tüm Adıgeyliler tarafından sevilen sabırsızlıkla beklenen bayram tatillerinden biridir Kadınlar Günü.

İşte bu  en önemli geldi çattı.. Her yıl olduğu gibi Maykop’ta her yerde pek çok etkinlik gündemde. Şehirde işyerleri, mağazalar kalpler ve çiçeklerle bezendi. Çiçek fiyatları artan talepten dolayı iki katına çıktı. Her milletten erkekler annelerine, eşlerine, kızlarına, işyerlerindeki bayan arkadaşlarına çiçekler vermek için çiçekçilerin önünde sıraya giriyorlar. Hediyelik eşya dükkânlarında hediye alma telaşındalar. Bir bakıma bu ülkede yaşayan tüm kadınlar eğleniyorlar, mutlu oluyorlar, çiçeğe boğuluyorlar bugün.

Adıge popunun neredeyse tüm ünlü isimlerini bir arada bulup dinleyebileceğiniz harika konserler düzenleniyor Maykop’ta. Bu konserde kimler yok ki? Angelika Naçeseva, Aydemir Eldarov, Dzıbe Muhammed…

Bugün tıpkı “Sevgililer Günü” gibi kadınlara narin bir çiçek gibi kırılmaması gereken bir biblo gibi davranılan çiçek çikolata hediye edilen bir gün burada. Yani biz bir bayram kutluyoruz Türkiye’de ve dünyanın pek çok yerinde bir mücadele günü olarak algılanan 8 Mart, Adıgey dahil Rusya’nın her yerinde gerçek bir bayramdır.

Dünya Kadınlar Günü'nde özgürlük, eşitlik, kardeşlik diye veryansın eden onlarca kadın gözaltına alınmıyor. Akşam haberlerine bilmem kaç milyonluk ülkede bilmem kaç milyon kadının okuma-yazma bilmediği ve bugün binlerce kız çocuğunun okula gönderilmediği türünden haberler düşmüyor. Kadın hakları konusunda paneller, konuşmalar, yazılar, araştırmalar falan da pek düzenlenmiyor doğal olarak..

Oysa zıtlıklar ülkesi olan Rusya’da kadın olmak pek çoğu için büyük zorlukları aşmayı gerektiren emek isteyen meşakkatli bir iştir. Sokaklardaki karları temizleyen, rayından çıkmış troleybüsleri büyük bir güçle rayına sokmaya çalışan üç-beş kuruş kazanmak için evinde yaptığı turşuları sokaklarda satanlar kadınlardır. Onları bir inşaatın yanından geçerken sıvacılık yaparlarken görebilirsiniz hatta vinç operatörlüğü yapanlarına bile rastlayabilirsiniz. Akla gelebilecek tüm ağır erkek işleri onların da gayet rahat yapabildikleri işlerdir. Bir erkek kuaförünün ya da evinize çağırdığınız bir elektrikçinin bayan olması yadırganacak bir durum değildir. Kafe çalıştırdığım dönemde bulaşıkçı olarak işe aldığım bir kadının geçmişte kaynakçı olduğunu öğrenince çok şaşırmıştım. Onlar Rusya’yı ayakta tutan kollar, bacaklardır sanki.

Yalnız 1857'de Amerika'da işçi kadınların insanca çalışma koşulları talep ederek başlattıkları bir eylemde yüzden fazla kadın işçinin yanarak ve dumandan boğularak ölmesinin anısına bugünün Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlandığını bilen pek yok burada.

 8 Mart 1917’de Rusya’da kadın işçiler mahkum edildikleri yoksulluğa karşı greve başlamışlardı. 1918’den itibaren Kadınlar Günü, Rusya’da 8 Mart’ta kutlanmaya başlanmıştı.  Clara Zetkin’in yardımıyla Lenin, Uluslararası Kadınlar Günü’nü bir komünist bayramı olarak ilan etmişti.. Bu yani günün anlam ve önemi belli bir yaşın üstündekiler tarafından hatırlanıyor. Clara Zetkin’in adını duymuş genç birine rastlamak neredeyse turistik yerlerde fotograf çekmeyen Japon’a rastlamak gibi bir şey.

Adıge kadınının da Ruslarla birlikte yaşamaya başladıkları dönemlerde Rus kadınından çok farklı bir yaşam şartları olmadığı için bir kadın hakları mücadele geçmişi de olmamış.

Buraya ilk geldiğim ilk yıllarda Adıge tanıdıklarım bizim evi arayıp Kadınlar günümü kutlamıştı Türkiye’de pek kutlanan bir gün olmadığı için  (şimdi nasıl bilmiyorum) garipsemiştim ama çok hoşuma da gitmişti. Artık 8 Mart da benim için kutlanılacak önemli günler kategorisine girdi. Yeri gelmişken buradan bu yazıyı okuyacaklarını tahmin ettiğim başta sevgili Kube Nurhan, Kip Gupse, Papa Beynan, Çetao Nuran, Sabahat Lugon olmak üzere tüm tanıdığım, sevdiğim Çerkes bayanların ve şu an yazımı okuyan adını bilmediğim tüm bayan okurların Kadınlar Günü’nü kutluyorum.

Ve diyorum ki:

Sürgünden sonra kültürü ve benliği büyük ölçüde tahrip olan kendisi olmaktan çıkan Adıge insanı yaşadığı her yerde kadın-erkek hep beraber dünyaya ve olaylara içlerinde yaşadıkları egemen zihniyetin gözüyle bakar oldu.  Süreç içinde bilinçli veya bilinçsiz, bir şekilde asimilasyoncu politikaların veya resmi ideoloji menfaatlerinin taşıyıcısı haline geldi kadınlar da tıpkı erkekler gibi.

Çerkes kadınları sistemleştirilmiş asimilasyonun ve tektipleştirilmiş vatandaş prototipinin mağdurundan bilinçli bir Çerkes kadına, yaşadığı her yerde haklarını talep eden özneye dönüşmelidir.

Cemal Süreya’nın bir şiirinde geçer:

“Kadınların ödevi hep yenilmektir”

Yapıtlarında insan haklarından çevreciliğe, yerli kültürlerin korunmasından anti-nükleer savaşıma ve kadın haklarına değinen yani sesini yükselten kadınlardan biri olan Alice Walker ise adeta sözleriyle ona cevap verir:

“Kavgam her zaman içsel bir karanlığa karşıydı. İçimde taşırım ölümümün tek bilinen anahtarını. Yaşamı salıvermek ya da kilitlemek için sonsuza dek…”

Gerçekten de kadın, bedeninden yaşamı isterse salıverir, isterse kilitler. Kadın yaşamı bedeninden dokuz ay emek vererek türetir. Bu yüzden de geleceği yaşamlaştırmanın yolu kadınların da sorunlara duyarlı olmasından geçer. Kadın sokağa çıkmışsa yola düşmüşse eğer hareket marjinal değil zorunludur artık. Bir eylemde kadın yürüyorsa ve o bayrağı tutuyorsa fikir meşruiyet kazanmıştır.  Kadın, fikri yaşama geçirecek onu sonraki nesillere taşıyacak olan semboldür aynı zamanda. Zira değişim ancak bir 'ana' tarafından kabul edildiğinde süreklilik kazanabilir.

8 Mart kadınlar günümüz bir kez daha kutlu olsun.


Bu yazı toplam 4011 defa okundu.





Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net