Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
MOSKOVA’NIN GÜRCİSTAN’DAKİ FAALİYETLERİ, KUZEY KAFKASYA’DA PAN-TÜRKİST PROJELER İÇİN KAPI ARALIYOR
19 Aralık 2013 Perşembe Saat 22:12

Yazar:Paul Goble, 14.11.2008

Abhazya ve Güney Osetya’nın tanınması ile birlikte Moskova, Kuzey Kafkasya’da Pan-Türkist faaliyetin yayılımı için kapıyı açmıştır, böylelikle batılı ülkelerin eski Yugoslavya’dan Kosova’yı tanıyarak kurdukları tuzağa düşmüştür ve Kuzey Kafkasya’da yeni bir “egemenlik gösterisi” ortamı tesis etmiştir. 

Analist Igor Bokov, bu hafta online yayınladığı bir makalesinde, bunun bir sonucu olarak, kısa dönemde Rusya’nın siyasi menfaatleri ile ne kadar ilintili olursa olsun Gürcistan’daki Rus hamlesi nedeniyle, Moskova’nın önleyici tedbirler almadığı sürece Rusyanın daha geniş bir bölgenin kontrolünü kaçınılmaz bir şekilde kaybedeceğini ıspat edebileceklerini söylemektedir (
www.apn.ru/publications/article20992.htm). Geçtiğimiz aylarda, bir çok analist, sadece bağımsız Abhazya’ya olan destekleri ve Soçi Olimpiyatları’na muhalefetleri nedeniyle değil, fakat aynı zamanda Türkiye ve Ürdün’deki geniş ve etkili Çerkes diasporaları sebebiyle Kuzey Kafkasya’daki Çerkes aktivizminin giderek büyümesine odaklanmıştır. 
 

Moskova’daki araştırmacılar, bölgede Karaçaylar , Balkarlar, Nogaylar ve Kumuklar dahil olmak üzere, Türkçe konuşan gruplara dikkat çekmekten daha çok, bu grupların yerleşim yerlerinin Rusya’nın güney sınırına yakın olması ve yurt dışındaki Türklerin faaliyetleri sebebiyle, gelecek aylarda Kafkasya’daki siyasi gelişmelerde çok daha fazla önemli olduklarını ortaya koyabileceklerini ileri sürmektedirler. 

Bir çok Rus analist gibi, Bokov da bu eğilimleri, kapitalist ekonominin gücünü tahkim etmek üzere,alternatfi siyasi düzenlemelerin zayıflatılarak, Rusya Federasyonu gibi çok uluslu devletlerin dağılmasını teşvik etmek için Batı’nın kapsamlı çabası olarak görmesi bağlamında tartışmaktadır.

Fakat buna rağmen,onun makalesi, sadece Kuzey Kafkasya’daki iki ana Türk grup hakkında yazıkları ile değil, aynı zamanda Türkiyenin ve onlarla irtibat kuran diğer ülkelerin resmi olmayan faaliyetleri hakkında bilgi vermesi yüzünden, Kafkasları anlama konusunda ilgi çekici bir katkıyı temsil etmektedir. 

Kaberdey-Balkar nüfusunun % 10’unu oluşturan Türkçe konuşan Balkarlar, buna rağmen “Balkar Halkı’nın Yaşlılar Konseyi” adlı bir örgüt oluşturdular ve daha kalabalık olan Kaberdeylerle ve Ruslarla parlamentoda eşit temsil hakkının kendilerine verilmesi için Cumhuriyet Anayasası’nda değişiklik yapılmasını talep ettiler. 

Yaşlılar Konseyi, Kuzey Kafkasya’daki çok uluslu cumhuriyetleri yıkmasının yanısıra orada Moskova için yeni bir siyasi karışıklık yaratacak bir hareket olan; eğer talepleri 31 Ocak 2009 tarihine kadar gerçekleşmezse, sonrasında gruplarının Balkarya’nın bağımsızlığını ilan edeceğini söylemekte olduğunu açıkladı. 

Bokov, bu hareketi ilginç kılan şeyin, Balkar topluluğunun sadece ufak olması değil, Balkar İhtiyarlar Konseyi liderlerinin bir çoğunun, Arsen Kanokov’un cumhurbaşkanı olmasından sonra işten çıkarılan ve yeniden güç elde etme ve ideolojilerinde yeni bir unsur arayışında olan askeri görevliler olması olduğunu söylemektedir. 

Moskovalı analist, şimdiye kadar ilk kez Balkarların, “biz basit bir azınlık değiliz, bizden 500 milyon kişi var” demesiyle, Rusya tarihinde ya da en azından Sovyet Rusyası sonrasında ilk kez, “pan-Türkist” ideolojik ajandanın bölgede kuvvetli bir şekilde açıkça dillendirilmiş olduğunu söylemektedir. 

Bokov, komşu Karaçay Çerkesya’daki durumun, bir diğer Türk kafa tutmasını arz ettiğini iddia etmektedir. Orada, “Türk etniği Karaçaylar, çoğunluk olanlardan biridir ve Çerkesler azınlıktır”. Fakat Türkik grup, Cumhuriyette ikinci en güçlü pozisyonu bir Çerkes’e verme uygulamasını reddederek menfaatlerini geliştirmektedir. 

Bokov, Türkiye’nin ve diğer ülkelerin Rusyanın zayıflamasında menfaatleri olduğunu ileri sürmektedir. Ankara, Avrupalıları kızdırmamak ya da kendi Kürt azınlığını kışkırtmamak için , dikkatli bir şekilde benzeri grupları açık olarak desteklemekten kaçınırken, Türkiye’de çeşitli gruplar her geçen gün daha da aktif olmaktadır çünkü “resmi seviyede imkansız olan bir şey, diğer seviyelerde tamamen hoşgörülebilir”. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı-TIKA, yurt dışındaki Türk topluluklarla kültürel bağları hedefleyen Türksoy, metal işçileri sendikası tarafından desteklenen analiz-bilgi merkezi Tusam gibi, bu konuda özellikle aktif olan grupları işaret etmektedir.

Pan-Türkist düşüncelere sadece Türkiye tarafından değil, Moskova’nın bölgedeki etkisini ve gücünü zayıflatmakta açıkça menfaati olan çeşitli Batı ülkeleri,Gürcistan ve Ukrayna tarafından da arka çıkıldığını iddia etmektedir. Moskova’nın tüm bu gruplara bir karşılık hazırlaması gerektiğini söyleyerek sonuca ulaşmaktadır. 

Çeviri: Karden Murat

Kaynak: 
http://windowoneurasia.blogspot.com/2008/11/window-on-eurasia-moscows-moves-in.html


Bu haber toplam 3866 defa okundu.


SEMİH AKGÜN

Güncelliği değişmeyen bir makale.

Teşekkürler Murat!

20 Aralık 2013 Cuma Saat 12:08
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net