


Adıge Cumhuriyetimizde 100’ü aşkın ulustan topluluklar yaşıyor. Sayıca en fazla olan topluluklar Ruslarla Adıgeler. Göç yoluyla Adıgey’e gelen toplulukları ele aldığımızda, en kalabalık olanları Ermeniler, Ukraynalılar ve Kürtlerdir. Bu toplulukları birbiriyle karşılaştıracak olursak, nüfusu artmakta olanlar sadece Ermenilerle Kürtlerdir. Ermeniler arasında her ölen bir kişinin yerine bir buçuk kişi doğuyor, Kürtlerde ise her ölen kişinin yerine 8 kişi doğuyor. Diğer topluluklarda ise, ölen kişi sayısı doğan kişi sayısından fazla. Sonuç olarak Adıgey doğumlu nüfus 1992 yılından beri artmıyor.
2012 yılında nüfus sadece 1952 kişi artmıştır. Bu sayı, o yıl ölmüş olan kişi sayısından 10 kat daha fazla, ancak bundan o oranda bebeğin doğmuş olduğu gibi bir sonuç çıkarılmamalı. Artış, dışarıdan Adıgey’e yönelik göçler sonucu gerçekleşmiştir.
Son beş yılda Adıgey’e gelip yerleşen insan sayısı Adıgey’den ayrılanların sayısından 9,425 kişi daha fazla. Rusya İstatistik Dairesi tahminlerine göre, 2014- 2016 yıllarında göç yoluyla Adıgey’e altı bin kişinin yerleşmesi bekleniyor.
Adıge Cumhuriyeti’nde yaşanan göç olayları, nüfusun artması ya da azalması ve günümüzdeki durum, bunların önümüzdeki yıllarda yerli ulusların kültürlerini ve konumunu ne türde etkileyebileceği, ne gibi yeni oluşumlarla karşılaşılabileceğimiz, ne gibi olası sonuçlara yol açabileceği ve toplumun ne tür yeni sorunlarla başbaşa kalabileceği gibi konular toplantıda görüşüldü. Bu konular içinde en anlamlı olanı, toprağımızda yaşamak üzere gelen bu yeni nüfusun yerli halklara zarar vermeleri, tehlike oluşturmaları olasılığının belirmiş olmasıdır.
Kamu Odasının Olaya Bakış Biçimi
Göç ve olası sonuçları 2013 yılı sonlarında Adıge Cumhuriyeti Kamu Odası’nın (Общественнэ палатэ) bir toplantısında ele alındı.Toplantıyı Meşbaše İshak yönetti. Göç ve nüfus sorunu ile ilgili toplantıya Rusya Federasyonu Federal Meclisi Devlet Duması’na Adıge Cumhuriyeti’nden seçilmiş milletvekili olan Natĥo Razıyet, AC Başbakan yardımcısı Natalya Şirikova, Adıge Cumhuriyeti’nin değişik komitelerinin başkanları, bakanlık ve resmi kurumlar temsilcileri katıldılar. Kamu Odası toplantısında ele alınan konuların çözümü üzerine görüşler dile getirildi.
Toplantıda Adıge Khase başkanı Beğuŝe Adam, Adıgey’e göç eden kişilerle değişik resmi kurumların sürekli ilgilenmekte olduğunu belirtti. 2013 yılında bu gelenlerin yerleşme izni belgelerinin bulunup bulunmadığı araştırıldı. 91 kişinin Adıgey’e izinsiz/ kaçak giriş yaptığı belirlendi, bu kişiler Adıgey’den gönderildiler, 200 kişi de Adıgey’e sokulmadı, iki bin kişinin de izinsiz Adıgey’de oturmakta oldukları saptandı ve para cezaları kesildi. AC Kamu Odası ile resmi kurumlar dışarıdan gelen göçmenlerle sürekli ilgileniyor, göçmen topluluklarının başkanları ile sık sık görüşüyor, bu insanların yeni katıldıkları topluluklarla dostça ilişkiler kurmaları gerektiği kendilerine hatırlatılıyor ve uyarılıyorlar.
Göçmen nüfus çoğalıyor
Adıgey’e gelenlerin geri dönme, Adıgey’den ayrılma gibi bir niyetleri yok. Göçmenlerden Ermeniler en çok Maykop kenti ile onun hemen güneyindeki Maykop ilçesine, Kürtler de kuzeydeki Krasnogvardeyski ilçesinin Yelenovski yerleşim yeri (bucağı) topraklarına yerleştiler, onlar oralarda toprağa kavuştular. Her iki yöredeki topraklar Adıgey’in en verimli toprakları arasında. Konuk ettiğimiz bu kişiler yararlı kişiler midirler, çalışmak ve yararlı olmak istiyorlar mı, öyle bir niyet ve özlemleri var mı?
Natĥo Raziyet de konuşmasında, Moskova’ya göç edenlere, orada -yerel yönetimce- bazı yardımlar yapıldığını belirtti. Adıgey’de doğmuş ve öğrenimini tamamlamış olan gençler en çok Moskova kentine ve Moskova iline (oblast) gidiyorlar. Adıgey'den komşu Krasnodar Kray’a yerleşen sayısı da az değil. O yerler gelen göçmenlere açık mı, yeni yerleşimcilere yardımcı olmaya çalışıyorlar mı, tek karşılaşılan sorun bu yeni yerleşim midir?
Eğitimli, meslek sahibi gençler -ekonomik nedenlerle- Adıgey’den göç ediyorlar, Adıgey’de kalanlar ise yaşlanıyorlar, Adıgey'de kalıp da çocuk doğuracak yaştaki genç nüfusumuz giderek küçülüyor. İki yerli halkın (-Ruslar ve Adıgeler-) dışında, yeni gelen göçmenler arasında ölüm oranı az, doğum oranı ise yüksek, çoğalmalarının ana nedeni bu.
Sözünü ettiğimiz gelişmeler bize şunu gösteriyor: Önümüzdeki dönemde Adıge Cumhuriyeti toprakları içinde yeni Kürt ve Ermeni yerleşim yöreleri oluşacak. Bu iki topluluğun çocukları Adıgey’den ayrılmayacaklar ve etnik anlamda nüfusları da çoğalacak.
Görüş farklılıkları var
Bu gelişim süreci içinde kaygılandırıcı, sorun oluşturucu yanlar da var. Çok miktarda göçmen almış olan bazı ülkelerde karşılaşılan sorunlar ortada. Asya ve Ortadoğu ülkelerinden göç etmiş milyonlarca insan Almanya, İsveç ve Belçika gibi Avrupa ülkelerinde yaşıyor. Yıllar geçmiş olmasına karşın bu yeni göçmen nüfus çoğunluğa entegre olmuş, çoğunluğun kültürünü benimsemiş, çoğunluğa uyum sağlamış değil, öyle bir istekleri de yok, -topluluk içi, kapanık bir yaşamları var-. Göçmen nüfus, bulunduğu her yerde, kökleştikçe, kalıcılaştıkça kafa kaldırmaya, kendi kültürel yaşam biçimini dikte etmeye ve daha da yaygınlaştırmaya başlıyor. Birkaç yıl önce bu göçmen nüfusun Paris’in altını üstüne getirdiğini gördük. -Kuzey Afrikalı Müslüman- göçmen gençler kente de Fransızlara da zararlar verdiler, uygunsuz davranışlarda bulundular. Verdikleri zararı gidermek için büyük bir para harcandı.
Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy üç yıl önce “çokkültürlülüğün” yararsız olduğunu açıkça dile getirmişlerdi. Çoğunluğun içinde, yani büyük ulusun içinde gruplar halinde yaşayan bu gibi topluluklar kendi kültürlerini istedikleri biçimde geliştirme olanağını elde edemiyorlar. Yerli nüfus buna fırsat vermiyor, bu nedenle karşılıklı anlaşmazlık ve çatışmalar yaşanıyor.
Uzaklara gitmeye gerek yok, kendi cumhuriyetimizdeki Kürtlerle yerliler arasında, ardından Ĺevstenhableli Adıge gençleri ile dışarıdan Adıgey’e gelmiş Dağıstanlılar arasında anlaşmazlık ve kavgalar çıktığı görülmüştür.
40 yıldan beri Almanya’da yaşayan bir Adıge biliminsanına Almanlar arasındaki konumunu sorduğumuzda, bize verdiği yanıt durumu açıklamaya yetiyor: “Ne denli iyi çalışmış, içine girmiş olduğun topluma ayak uydurmuş olsan bile, sen yine öteki biri olarak kalıyor ve onlardan biri olamıyorsun”.
Göçmenlerle yerli nüfus arasında çatışma çıkmaması için cumhuriyetimiz yetkilileri dikkatli çalışmalar yürütüyorlar. Ancak göç dalgası büyüyecek olursa, geldikleri yöreye (cumhuriyete) ve orada yaşayan insanlara zarar verebilir, geleceğe yönelik yeni tehlikeler oluşturabilirler, bunu da unutmamak gerekir.
Adıge Cumhuriyeti Kamu Odası toplantısında RF Devlet Göç İşleri Merkezi Adıgey şubesi başkanı Aleksandr Pantelev, Federal Güvenlik Servisi başkan yardımcısı Sergey Podgorni ve Adıge Cumhuriyeti Ulusal İşler, Dış ülkelerde yaşayan Soydaşlarla İlişkiler ve Yoğun Haberler Komitesi başkan yardımcısı Aleksandr Luzin de birer konuşma yaptılar.
Ŝavko Asĺanguaş
Marina Lebedev
Adıge mak, 15 Ocak 2014
Not: 2010 yılı nüfus sayımı rakamlarına göre Adıgey’de 270 bin Rus, 110 bin Adıge (Çerkes), 15,561 Ermeni (% 3,7) ve 4,528 Kürt (% 1,1) nüfus bulunuyordu. Çevirdiğimiz bu makalede Ruslar ve Adıgeler yerli nüfus, Ermeni, Kürt ve diğerleri göçmen nüfus olarak değerlendiriliyorlar. Kürtlerden ve Ermenilerden rahatsız olanlar, daha çok Ruslar olmalı, çünkü bu insanlar Adıge ağırlıklı yörelerde değil, Rus nüfus yoğunluklu yörelerde yaşıyorlar. Örneğin, Ermeni nüfusun yaşadığı güneydeki dağlık Maykop ilçesi % 80 Rus, % 10 Ermeni ve % 1,5 Adıge nüfuslu; Krasnogvardeyski ilçesi ise % 63 Rus, % 17,3 Adıge, % 10,3 Kürt nüfusludur. Tire içindeki açıklayıcı bilgiler tarafımızdan eklenmiştir - hcy
Nüfusun önemi konusunda yazılan bütün yazıları boşverin!!!!!!
nüfusun önemi konusunda verilen bütün nasihatleri de boşverin!!!!!
Okumayı,görmeyi ,duymayı ,tarihsel deneyimleri de kulak arkası edin gözardı edin!!!!!
MODE YEPTL ADİĞAXER!!!! KIRIM.
kendi öz vatanında %12 gibi olan Kırım Tatarlarına bakın bugünlerde..
Elleri kolları bağlı uluslararası ilişkilerin doğuracağı sonuçları merak eden ,verilecek kararları ,verecek devlet başkanlarına dudaklarına bakan zamanında o toprakların tek varisi olan tatarların torunlarına bakın .bakın ki nüfüsun önemine varasınız bakın ki bu duırumun Çerkeslere uzak olmadığını aklınızdan geciresiniz ...... .bakın ders almak için, bakın önlem almak için. ya da ileride ağlamak için ,sırtını derneklerdeki kaloriferlere verip ahkam kesip atıp tutmak için ,bakın ki önlem almadan ileride ağlamak için ya da sadece bakın her zaman baktığınız gibi bakın vurdumduymaz bir şekilde
xabze ölürken baktığın gibi dilin ölürken baktığın gibi soydaşların ölürken baktığın gibi çerkesyadan milli dini değerlerin elveda derken baktığın gibi.
Adiğey haritasının nüfus dağılımına bakmak ve yazının son paragrafındaki sayısal veriler durumun vehametini gösyteriyor ne yazık ki.Adiğe Toplumunun bilincinin artması için her kurum üzerine düşeni yapmalı kendi nezdinde nüfusu artırıcı önleme başvurulmalıdır .
Adiğe xaseler thamadeler başbakanı ekonomi bakanı ve adiğe müftülerde dahil olarak var olma yok olma durumunu açıklamalılardır.
Biz adiğelerin en büyük sorunu olan vurdumduymazlığı yenmek için suda sadece bir halkayı harekete geçirmeyi başarmalılardır.Yazılardaki çok iyi yapılmış analizlere bakıldığında global dikkatin sayısal çoğunluğa verilmiş olduğu gerçeği yadsınmamalıdır.
Diaspora olarak buraya düşen şey ekonomik değer yatırımların Adiğeye yapılmasına ön ayak olmasıdır.
Ekonomik güç nufüs artışının temel ayağını oluşturmaktadır.bununla beraber eşzamanlı dini ve milli bilincin uyandırılması gerekmektedir.ÇERKESYA NET yöneticilerinin ve thamadelerin bence üzerine düşünmesi gereken en önemli konu ADİĞELERİN NÜFUS durumudur.
Bu zamana kadar Adiğeler niceliğe önem vermeden nitelikli insan yetiştirmenin uğraşı içinde oldular ki ne kadar başarılı oldular tartışılır.Sürekli dem vurduğumuz 7 milyon hadi bilemediniz 5 milyon kafkasyalı 21 mayıslarda nerede hiç göremedim,siyasi seçimlerde vesair oda seçimlerinde veya liderlik pozisyonlarında hiç ama hiç bulamadım.
Hey bizde buradayız denecek -son yıllardaki 21 mayıslar hariç o da bölük pörçük-şekilde bir güruh olamadık.Bizler sayısal çoğunluğun farkına varamadık ki hala vardığımızı sanmıyorum .Gerek Türkiye de gerekse diğer dış ülkelerde ya da Adiğey de bir bakın Çerkeslik adına yapılan mitinglere sayımız ne kadar.Seçimler sırasında yapılan dernek temaslarında bir bakın ADİĞE XASELERE verilen öneme birde falanca ilin hemşeri derneklerine.Adamlar geleceğin yerin potansiyeline bakıyorlar oy potansiyeli olacak yeterli sayısı mı yok mu es geçiyorlar.Biz tam kenetlenememişken kim gelecekte burada bu insanlar var diyecek????yok hala mı anlamadık Çerkeslik adına almanyadan 3 bilemedin 5 kişinin yer aldığı, istanbulda 1000 kişinin yer aldığı tvlere cıkmaya bile tenezzül edilmeyen bir cılız sesten öteye gidemeyiz.
Durum aslında ADİĞEY haritasına da yansımış durumda 20 yılda senden sonra kiler kadar artmıyorsan 20 yıl sonra onların nerede senın nerede olacağını düşünmek gerek hedeflerinin dilinin kültürünün yaşamasının hayalden öteye gitmeyeceği bellidir.Allahtan şu anki durumda Suriyeden gelen Adiğeler durumu biraz Lehimize çevirmiştir lakin taşıma suyla değirmen dönmeyeceği de aşikardır.Kıyı boyu Şapsığda çerkesce için yeterli sayıyı bulamamaktan dolayı sınıfın açılmaması ve en kötüsü potansiyel sayının olmasına rağmen yeterli ilginin olmaması ilerideki kötü durumu gözler önüne sermektedir ki Allah buna fırsat vermesin.Bu konuda Adiğe toplumunun büyüklerine özellikle anne babalara çok büyük işler düşüyor ki realite ortadadır.Kahve muhabbeti tartışmlarında öteye ciddiyetle ele alınmalı ve uygulanabilir kararlar alınmalıdır.vesselam