Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bjeduğ Alıvare (Bjıhakuaye) Köyünün Tarihi
26 Şubat 2014 Çarşamba Saat 23:23

A. Ç’ırğ ile N. Janeľı’nın birlikte yayınladığı “18. yüzyıl sonlarında ve  19. yüzyıl ilk yarısında Bjeduğ yöresinde sosyo-ekonomik ilişkiler ve siyasal  kalkınma" (Maykop, 2006) (*) adlı kitapta yazıldığına göre, 18. yüzyıl sonlarında ve 19. yüzyıl başlarında Batı Çerkesya Adığelerinin feodal düzeni iki farklı  kümeye ayrılıyordu. İlk kümeye, Bjeduğlar, Kabardeyler, K’emguylar, Hatikuayeler, Yecerkuayeler, Ademıyeler, Besleneyler, Mehoşlar ve Janeler gibi bey (pşı) ve soylu (verk) egemenliği altında olan topluluklar giriyordu, bunlara  “aristokratik” topluluklar denilebilirdi. İkinci kümede yer alan Abzahlar, Şapsığlar ve Natuhaylar gibi bey ve soylu egemenliği altında olmayan topluluklara da “demokratik” düzeni olan topluluklar denilebilirdi.

Değişik yazarlar da (G.V. Novitskiy, S. Han-Girey ve başkaları) Adığelerin böylesine bir bölünme içinde olduklarını yazmışlardı; bu nedenle kendi aralarında anlaşamıyor, tek bir yönetim/ otorite altında birleşemiyorlardı.

Adığe toplulukları içinden Bjeduğlar (Bĵedığuxer/ Бжъэдыгъухэр) Rus yönetim makamlarının bulunduğu merkeze , Kazaklar ile Rus birliklerinin mevzilendiği yerlere (-Yekaterinodar kentine-)  en yakın olan yerlerde yaşıyorlardı.

30 Haziran 1792’de Rusya Çariçesi II. Yekaterina,  “ebediyen kendilerinin olması ve orada kendi yönetimlerini kurmaları ” için Taman Yarımadası ile Kuban Irmağının sağ (kuzey) yakasından başlayarak, daha kuzeydeki Yeya Irmağına değin yayılan toprakları Karadeniz Kazak Ordusuna bağışladı. Adığeler bu topraklara, bundan sonra  Karadeniz ülkesi (Черномориe) demeye başlamışlardı (- Daha geniş bilgi için bkz. "Tehlike Kuzeyden Geliyordu" yazısı-).

1793’te Yekaterinodar kenti (şimdi- Krasnodar) kurulduğunda, Bjıhakuaye köyü yıllardan beri Kuban Irmağının sol yakasında bulunuyordu. Köylüler Kuban Irmağının karşı yakasına baktıklarında yeni kurulan Yekaterinodar  kentini görüyorlardı. Yekaterinodar’ın kuruluşu kutlamalarına Bjıhakuaye köylülerinin de katılmış oldukları anlatılır.

Bjeduğların büyük prensi Hacemıko ile diğer Adığe üst yöneticiler (Iэшъхьэтетхэp/ eŝhetétxer) 1794 yılında Rus Çarına, kendi topraklarını Rusya’ya ilhak etmesi için başvuruda bulunmuşlardı. Başvuru dilekçesini St. Petersburg’a götürüp Çariçe'ye sunan kişi Kont  Anton Zubov idi. Ancak Çariçe  II. Yekaterina başvuruyu geri çevirmişti. Nedeni de Rusya ile Türkiye arasında 1791 yılında (yeni takvim- 1792) imzalanan Yaş Antlaşmasına uyma zorunluluğuydu. Adığelerin başvurusunu kabul etmesi durumunda, Türkiye, Yaş Antlaşmasına uymaması nedeniyle Rusya’ya karşı davacı olabilecekti. II. Yekaterina, Kont  A.A. Zubov aracılığıyla, başvuruları nedeniyle Bjeduğlara teşekkür etti ve Rusya ile barışçı ilişkilerini sürdürdükleri sürece kendilerini Rusya yurttaşları gibi koruyacağını ve yardımlarını esirgemeyeceğini bildirdi.

O sıralar Bjeduğ topluluğundan çok sayıda kişi Rus devleti hizmetinde değişik görevlerde  bulunuyordu. Örneğin,

Bjıhakuye köyünden Bartso Ŝevaye askeri öğrenci, Bjıhako ailesinden Aslançeri ve Alkas kardeşler sancaktar/ bayrak taşıyıcı, Bjıhako Pşıkuy askeri öğrenci, Açumıĵ Hacebıy askeri öğrenci, Sulţan İnatcerıye çavuş, Şumenıko ailesinden  Ľıpıy Sagançerıy ile oğlu Şereľıko sancaktar, Şumenıkolardan Navruz sancaktar, Tayçate de askeri öğrenci idiler.

 

Kazak Ordusu tarihçisi P.P. Korolenko’nun yazdığına göre, Bjeduğlarla Kazakların komşu oldukları ilk dönemlerde Adığeler Kazakları kendi geleneklerine uygun bir biçimde/ dostça karşılamışlardı: Kazaklarla karşılıklı dostluk ve barış içinde süren bir komşuluk ilişkisi kurmuşlardı. Bjıhakuaye köyü ile diğer Bjeduğ köyleri Yekaterinodar kentine yerleşen Rus ve Kazaklara ellerinden gelen yardımlarda bulunuyorlardı. Onlara kereste, tahta, ev duvarı örmeleri  için dal (- söğüt dalı-), saz götürüyor; buğday, tahıl, ekmek, süt, yağ, peynir, yumurta, bal ve et (sığır, koyun, hindi ve tavuk eti) satıyorlardı. Kendileri yemiyorlardı ama yaban domuzu avlayıp onlara götürüyorlardı. Karşılık olarak Kazaklar da Adığelerin bulmakta güçlük çektikleri şeyleri veriyorlardı (-Takas ve trampa ticareti vardı, Adığelerle para ile ticaret yasaktı-).  Adığelerin bu dostça yaklaşımlarına karşın, Karadeniz Kazak Ordusu Atamanı Z. Çepega, Kuban Irmağının sağ (kuzey) yakasında oturan  – Adığeleri- ırmağın sol (güney) yakasına, Bjeduğlara ait topraklara göç ettirdi.

1828- 1829 Osmanlı- Rus Savaşı Rusya’nın zaferiyle sona erdi ve 2 Eylül 1829’da (yeni takvimle- 14 Eylül 1829) Edirne Antlaşması imzalandı. Antlaşmanın dördüncü maddesinde, “Kuban Irmağının denize döküldüğü yerden başlayıp Poti’ye kadar olan Karadeniz kıyılarının tamamının Türkiye tarafından  Rusya’ya terk edildiği” hükme bağlandı.

F.F. Tornav’ın yazdığına göre,  “Edirne Antlaşmasına göre, Türkiye,  Adığelerin yaşadığı Karadeniz kıyılarını Rusya’ya terk etti, ancak o topraklar ve oralarda yaşayan insanlar hiçbir zaman Türkiye topraklarının bir parçası ve Osmanlı Sultanına bağlı kişiler olmamışlardı”.

Adığeler Edirne Antlaşması hükümlerini tanımadılar ve uymama kararı aldılar. Rus İmparatorluk hükümeti Adığe topraklarını silâhla ele geçirmek için 1830 yılında büyük bir saldırı başlattı. O sıralarda P.P. Korolenko şöyle yazmıştı: “Rus Ordusu, Batı Kafkasya’da yaşayan topluluklar içinden, Kuban Irmağı boyunda yaşamakta olmaları nedeniyle ilkin Bjeduğlarla karşılaştı”. Bjeduğlar, Rus Ordusuna karşı koyduklarında imha edilme, karşı koymadıklarında da -Şeyh Şamil’in- naibi Muhammed Emin’in saldırılarına hedef olma gibi iki yanlı bir ateş arasında kalmış oldular.

Toprağını elde tutman, yurttaşların can güvenliğini sağlaman için bir çözüm yolu bulman gerekir.  Bu nedenle 1854 yılında Hacemıko AlkasBatçerıye, Bjıhako Alkas Rusya ile birleşme kararına vardılar. Bjıhakuaye, Kozet, Saltuk, Ĺevstenhable ve Şebenehable köyleri Muhammet Emin'in yönetimine katılmama, Rusya ile birleşme kararı aldılar ve Rusya'ya bağlılık yemini verdiler. Bu köylerin  Rus Ordusunca korunması nedeniyle, 1856 yılında gerçekleşen Pşı-Verk Savaşı sonrasında, kendi köylüleriyle anlaşmazlık içine düşen (-köylerinden kovulan-) çok sayıda verk (soylu), yeni mahalleler oluşturarak  Bjıhakuaye köyüne yerleşti.

A. Ç’ırğ (**) ile N. Jeneľı’nın yazdıklarına göre, Bjeduğların yaşadığı toprakların hepsi 1859 yılında Rusya’ya bağlandı. Kafkas Orduları Başkomutanı Mareşal A. İ. Baryatinski şöyle yazıyor: “Ocak 1859’da General P.D. Babiç’in birlikleri  henüz ele geçirilmemiş olan  ve  sık ormanların içinde bulunan Bjeduğ köylerine, ağaçları kesip yollar açarak ulaştılar, bu köyler bir bir ateşe verilip yakılmaya başlandı ve böylece  toplam kırk dört  köy   yakıldı. Sağ kalan köylüler ateşe verilen köylerin enkazları arasında  karlar üzerinde kalakaldılar, barınacak evleri, yiyecekleri, malları ve hayvanları kalmamıştı (- hepsi Ruslarca yağmalanmış olmalı-). Böylece Rus Ordusuna karşı konamayacağı herkese gösterilmiş oldu”.

Sonuç olarak Nisan 1859’da Bjeduğ temsilciler Yekaterinodar kentine gidip Rusya’ya bağlanmayı istediklerini resmi makamlara  bildirdiler.  Ruslarca öne sürülen koşulların hepsini yerine getirdikten sonra, sağ kalmış olan Bjeduğlar Temmuz 1859’da Rusya’ya   bağlılık yemini verdiler.

Bjeduğların Rusya yurttaşı olmalarından sonra, onları yönetmek üzere  1859 yılında Bjeduğ kolluk gücü/ güvenlik örgütü  (приставствa) oluşturuldu. P.P. Korolenko bu konuda şöyle yazmıştır: “Bjeduğlar Rus yönetimine bağlanmış olmakla birlikte, 1861’de General Yevdokimov’un Kıyıboyu Şapsığlarla çarpışan birliklerine katılmayı reddettiler”.

 

Doç. Dr. Bartso Adam

Bartso Murat, Tarih Öğretmeni

 

 Adığe mak, 19 Şubat 2014

Çeviri: Hapi Cevdet YIldız

(*)- “Бжедуги в конце ХVIII - первой половине ХIХ веков: социально-экономические отношения иполитическое развитие "(Майкоп, 2006 г).

(**)- Adığe tarihçi Prof. Dr. Ç’ırğ Ashad’ın bazı yazıları internetten izlenebilir:

- “Tehlike Kuzeyden Geliyordu”.

- “RUS-KAFKAS SAVAŞLARI SIRASINDA ÇERKES DENİZ KUVVETLERİ”

- “Kafkas Savaşı Tarihinden Bir Sayfa”.

 

Not: Tire içinde verilen açıklamalar bize aittir. -hcy


Bu haber toplam 3524 defa okundu.


Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net