

TSEMEZ’DEKİ RUS GENERALİ’NİN, NATUHAÇ PRENSLERİNE, SOYLULARINA VE GENEL AHALİSİNE MEKTUBU
Sonsuz sayıda ordusu olan muhteşem imparatorumuz, bendenizi, bu orduların bir kısmının komutanı olarak görevlendirdi ve gerçekleştirdiğim üzere Teaps, Shapsigua ve Semez’in hükümranlığını almamı emretti. Aynı şekilde bana, kendi donanması için Semez’de bir kale ve bir mühimmat deposu (ya da manevra alanı) inşa etmemi buyurdu. Anapa’ya, Anapa’dan Bachan yoluyla Aboon’a ve Aboon’dan Pyadoog’a bir yol yapmak üzereyim.
Bu rota üzerinde yaşayanların çekilmelerini salık veriyorum. Eğer Kabarda halkı gibi bizimle barış içerisinde bulunmayı seçerlerse, sol tarafta, denize doğru yaşayanların kendi evlerinde kalmalarına müsaada ediyorum, aksi halde onların uzaklaşmalarını istiyorum; ve Bachan yoluyla Aboon ve Pyadoog rotası üzerinde yaşayan Şapsığlardan barış içinde bulunmayı seçenlere müsaade ediyorum, geri kalanlara ise Laba kenarında yaşayan halk gibi yerlerini boşaltmalarını buyuruyorum. Bizim muhteşem,merhametli ve kudret sahibi İmparatorumuz, sonsuz bir güce sahip olmasına rağmen bana evvela güce başvurmamayı, her birinizi barış yapmaya ikna etmek için yumuşak çözüm yolları ile çaba harcamamı eğer bunlar etkisiz olduklarını gösterirse silahları kullanmamı emretti. Bu yüzden bizimle barış yapmak konusunda kendi aranızda anlaşırsanız, aranızdan malumat sahibi ve hünerli olan kişileri bana gönderin ve sonra ben onlara muhteşem imparatorumuzun emirlerini tebliğ edeceğim. Eğer barış yapmamayı kararlaştırırsanız, bütün gücünüzü toplayın ve hazırlanın ve kendinize olan güveninizin kofluğunu tecrübe edeceksiniz.
Kendi ailesini, evlerini, ülkesini terk eden güvenilmez ve kaçak kişiler, İngiliz Kraliçesinden Fransız Kralından ve Sultandan yardım ümidiyle, muhteşem imparatorumuz bu üç ülke ile barış içerisinde olmasına rağmen, 4 yıldır Natuhaç halkını aldatmaktadırlar.
Fakat onlar bizimle savaş içerisinde bulunsalardı bile, hiç bir zaman size yardım etmeyi düşünemeyeceklerdi. Muhteşem imparatorumuz orduları ile birlikte Anapa,Erzurum ve Akhalzik’i (Çevirenin Notu: Ahıska) ele geçirmesi, Sultana niçin yardım yapılamayacağının sebebidir. Ve eğer İngiliz ve Fransız, Sultan’a yardım etmediyse sizler onların Natuhaç halkına nasıl yardım edebileceğini zannediyorsunuz ?
Yahudiler zayıf ve safdillilikle yeryüzünde bütün Müslümanları ve Hristiyanları yok edecek bir devin belireceğine inanmaktadırlar, ve onların bu umudu 2000 yıldır kendilerini aldatıyor olsa bile, buna rağmen hala söz konusu aldatılmanın keyfini sürmektedirler. Aciz Yahudilerin sahte peygamberler tarafından aldatılmaları gibi, kendilerinin güçlü olduğuna inanan Natuhaç halkı, kaçaklar ve sahte büyükelçiler tarafından aldatılmaktadır.
Eğer herhangi bir kimse muhteşem imparatorumuzun niyetinin değişebileceğini söylerse, o sizi aldatacaktır. Herhangi bir tercüman size, tercümenin ötesinde bir şeyler söyledikçe, ne söylemiş olsada ona inanmamalısınız ve dahi ona herhangi bir güven beslememelisiniz. Sizin tarafınızdan gönderilmiş numarası yaparak, daha çok nüfuzlu olmak ve barışı etkileyecek iktidara sahip olmak için, aranızdan gelen insanlar var; fakat onlara güven belirtmiyorum; aynı şekilde siz de benim tercümanlarıma güvenmemelisiniz.
Ordunun baş kumandanı olduğum için ve bütün işler benim emrim altına verildiği için, bana nüfuz sahibi ve hünerli bir adamınızı gönderin, ve bütün her şey bizim aramızda düzenlenecektir. Eğer barış yapmayı kabul ederseniz sizlere merhametle ve gerçek dostlar olarak muamele edeceğim. Savaşma konusunda isteksizim, fakat bu gerekli olursa, savaş sizin pişmanlığınıza sebebiyet verecek kadar çok acımasız olacak ve bütün kabahatler sizlere ait olacak. Eğer aramızda barış yapılırsa, barışımız günden güne sağlam bir şekilde pekişecek - eğer savaş olursa bu acımasız bir düşmanlığın artması şeklinde olacak.
Korgeneral RAJEVSKI

Harita: 1855, Map of Circassia and the Russian territories north of the Kuban, Jervis, T. B. (Thomas Best), Great Britain. War Office. Topographical and Statistical Dept.
**************
ÇERKESLERİN YUKARIDAKİ YAZIYA CEVABI
RUS İMPARATORU NİKOLAS’A VE O’NUN HİZMETİNDEKİ GENERAL RAJEVSKI’YE CEVABIMIZDIR
12 yıldan bu yana ilerlediğiniz ülkenin her yerinde böbürleniyorsunuz, fakat yalan söylemektesiniz. Kara ve deniz yoluyla her yerde, “Padişah bu ülkeyi bana devretti, bana devrettiği için de ülke benimdir” diyerek palavra atmaktasınız. Siz sürekli bir şekilde, bu yalan beyanı, “ülke benimdir, bu ülkenin sakinleri de benim tebamdır ve bu ülkenin egemenliğini kalelerle almış bulunmaktayım” yalanını diğer tüm uluslara açıklamaktasınız. Eğer bunu yapmaya devam ederseniz, gerçek eninde sonunda bilinecek ve sizin şerefiniz sona erecek. Fakat, Padişah bu ülkeyi size teslim etmiş olsa bile, bu ülke kılıç zoruyla ya da nüfuz yoluyla hiç bir zaman onun olmadı; sizinle 12 yıldır savaş içerisindeyiz, Padişah hiç bir zaman yaramıza merhem olmadı ve biz ona hiç bir zaman vergi ödemedik, o bizim kendi kendimize yaptığımız herhangi bir ödeme dahi elde etmiş değildir. Padişah, bizi size teslim edecek güce nasıl sahip olabilirdi ? Eğer Padişah sizinle dost ise, kendisine ait toprakların bir kısmını size vermiş olmalı, fakat Padişahın bize ait olanı verme gücü yoktur. Böyle bir hediyenin size faydası olmayabilir. (Çevirenin Notu: Bu son cümle asıl metinde tam okunamıyor)
General Rajevski, inşa ettiğiniz bütün kaleler, ormanlarımızdaki kadim mezarlar gibi bizim ne zararımıza ne de faydamızadır. Bize olan hitabınızda kullandığınız sözcükler aynı şekilde zararsızdır, fakat, onların ortaya koyduğu yalanlar bundan böyle sizin aleyhinizde netice verecektir. Amaçsız konuşan kişi bunu yaparak kaybeder. Allah biliyor ki, hiç bir zaman sizin tebanız olmayacağız ve bizlere, Melik olan Allah’ın yardımıyla, size karşı direnme imkanı bahşedilecek. Aziz olan Allah’ın yardımıyla, aramızdaki son çocuk can verene kadar size asla teslim olmayacağız. Halkımızı Yahudilere benzetmektesiniz; Yahudilerin aldandığı gibi, İngilizlerin dört yıldan bu yana bizi aldattığından ve bizim hala İngilizlerden yardım umduğumuzdan da bahsettiniz . Eğer kalenizden yarım saatlik bir yürüme ile gelecek olursanız, bu konu hakkındaki fikrimizi öğreneceksiniz.
Arkadaşım, General Rajevski, biz öncelikle şunu bilmekteyiz ki, Rusya başlangıçta yalnızca bir balıkçı idi ve sizin sözlerinize rağmen, Rusya’nın kadim bir imparatorluk olma hakkını iddia etme imkanı yoktur. Arkadaşım, eğer bir insan yüreği taşıyor olsaydınız, iki yabancıyı bu denli eleştirmezdiniz, övünerek konuşuyorsunuz çünkü siz bolca top ve baruta sahipsiniz.
Allah indinde her şey açıktır. O Kadir’dir. O, dünyevi güçlerin üzerindedir; ve O’nun yardımıyla, son kişi kalana dek size karşı direneceğiz. Sultan Şahin Giray Kırım’ı size teslim etmişti ve ona ne fayda sağladınız ? Onun akibeti bütün uluslar tarafından bilinmektedir. Bu ulusların hiç biri Rusya’ya saygı göstermemektedir; eğer bu uluslardan herhangi birisi ya da herhangi bir kişi Rusya ile dostluk yaparsa, eninde sonunda Rusya’nın elinden kurtulmak için yalvararak pişmanlık yaşayacaktır. Eğer bizimle dostluk tesis etmek istiyorsanız, imparatorunuza ordularını geri çekmesini, Suhum’dan Anapa’ya, Anapa’dan Karaçay’a kadar olan kalelerini yıkmasını yazın, daha sonra işleri düzenleyebiliriz, aksi halde hepsi beyhudedir.
Sultan Ahmet Giray’ın ailesi sizin kontrolünüz altındadır; o kardeşinin mirasını almak üzere aranıza gelmişti, fakat siz ona askerleriniz içerisinde rütbe verdiniz ve onu ufak bir lokma karşılığında çalışmaya zorlamaktasıınız. Siz, kendinizi tatmin edecek ne söylerseniz söyleyin, sizinle hiç bir zaman dostluk kurmayacağız ve inşallah Kadir-i Mutlak Allah bize yardım edecektir.
1254, Receb’in 21. Günü.

**************
İNGİLTERE’YE ÇERKES MEKTUBU
YÜKSEK, GÜÇLÜ VE SAYGIDEĞER HAŞMETMEAP İNGİLTERE HÜKÜMDARI’NA- ÇERKESYA’NIN RİCASI
12 yıldan bu yana durmaksızın Rusya ile savaşmaktayız ve Ruslar her yıl daha büyük güçlerle bize saldırmaktadırlar ve her yıl geri çekilmeleri için kuvvet kullanılmaktadır; ve ağır kış koşulları içerisinde ailelerimizi, çocuklarımızı, onların hayatlarını korumak için büyük ateşler yakarak, dağlara ve ormanlara kaçış için göndermek zorunda kalmamıza karşın ve bütün malvarlığımızın yok edilmiş olmasına rağmen biz hala düşmana karşı mukavemet durumundayız. Fakat, ülkemizi savunurken böylece cefa çekme zorunluluğumuz, dünyevi bütün güçlerin üstünde olan Allah’ın takdiridir.
Bu koşullarla ilgili aynı hususlar, Rusya ile olan kesintisiz savaşımızda, önceden olduğu gibi aynen devam etmektedir. Bunun İngiltere tarafından bilindiğini ümit etmekteyiz. General Rajevski komutasındaki söz konusu Rus Ordusu, karadan ve filosuyla denizden, Natuhaç’a saldırmıştır. Şaban-ı Şerif ayında, Semez’de (Soudjouk-Kale) bir kale inşası için işgale maruz kaldık; ve Ramazan ayının sonuna kadar, düşmanın geri çekilmesiyle aralıksız devam etti, fakat onlar daha sonra kalenin inşa edilmesi sonucuna ulaştılar, buna ilaveten bir şey yapabilecek güçleri olmadığından Kuban’ın öte yakasına geçmek zorunda bırakıldılar. Daha sonra onlar herbir yıllık işgallerinde, ülkeyi ele geçirdikleri palavrasını dillendirdiler ve bunu diğer uluslara resmi olarak duyurdular. Fakat onların yalanları bilinmektedir ve bu yalanlar güneş ışığı kadar besbelli anlaşılmaktadır.
Aynı zamanda Padiişah’a da mektup yazmaktayız ve Rusların yeniden ülkeyi sefil bir koşulda bırakmak için güç kullandıkları gerçeğini beyan etmekteyiz. Sefir Bey bizim birinci büyük elçimizdir ve kendisinin gerek Türkiye ve gerek İngiltere’de tam yetkili olduğunu tasdik etmekteyiz.
Siz bu mektuplarla ve Bey’in demeçleriyle, bizim gerçek vaziyetimizi ve Rusların yalanlarını biliyor olabilirsiniz; ve bize yardım etmenizi temenni ediyoruz, bizim gerçek durumumuz şu anda sizin huzurunuzdadır. Övgüdeğer Yakup Bey, thamadeler ile toplantı yapmış ve onlarla şu şekilde konuşmuştur; “İki yıldan beri buradayım. Ülkenin durumunu tamamen gördüm ve benim İstanbul’daki mevcudiyetimin bu ülkeye bir faydası olmayacak. Eğer tercih ederseniz mektupları bana verin, İstanbul’a gideceğim ve ülkenin durumunu, gerek Rusların korkunç zulmünü ve gerek sizin büyük ızdıraplarınızı anlatacağım. Hepsini açıklayacağım.
Ruslar Kuban’ı henüz geçtiklerinde, her yerde ülkeyi fethettiklerini ve Müslümanları rahatsız etmek için geldiklerini söylediler. Prensi göreceğim ve onların gerçek durumunu aktaracağım ve dahi kendi devletime aynısını ifade edeceğim”.
Yüksek, kudretli ve saygıdeğer İngiltere Devleti’ne , Yakup Bey’in direniş için burada kalmaya devam etmesini rica etmekteyiz, o cesaretlendirmesiyle ilham vermektedir. Onun varlığı çok büyük bir faydadır ve aynı zamanda sürekli hasta ile meşgul olmakta ve yaralıları iyileştirmektedir, bu nedenle çocuklar onu çok sevmektedir.
Hasish tarafından sevkedilen bu mektuplar, tamamen bizim beyanımızı açıklamaktadır, ve bu beyanları işbu mektuplara sıkıca dercettik.
Başyargıcın ve 60 İleri Gelenin Mühürleri
Zilkade’nin 4. günü, 1254 .

Tablo: Visit of Circassian Chiefs on board HMS 'Highflyer', 5 October 1855.
**************
Çeviri : Av. Dr. Murat Yıldırım (KARDEN)
Kaynak : The Times, Wednesday, 28 Ağustos 1839; sayfa. 3; Sayı 17132.
Cherkessia.net, 15 Nisan 2014
Muhteşem belgeler ve bunları açığa çıkarma ve çevirme olayı da muhteşem. Tebrikler, teşekkürler...
31 Mayıs 2014 Cumartesi Saat 13:06EMEĞİ GEÇEN HERKESİ ,EN DERİN SEVGİ VE SAYGILARIMLA KUTLUYORUM..TARİHİNİ BİLMEYEN BİR MİLLET ÖNÜNÜ DE İYİ GÖREMEZ..
20 Nisan 2014 Pazar Saat 13:07