Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Fedz (Hodz) İsyanı
27 Nisan 2014 Pazar Saat 23:59


1864 yılı Mayısında sonlanan Rus-Kafkas savaşı Adığeleri köklerinden kopardı. Bozulan ulusal birlikle birlikte, Adığelerin büyük çoğunluğu vatanlarından uzakta, yabancı ülkelere dağılarak hayatlarını oralarda sürdürmek zorunda kaldılar.

Savaş sonunda azalması beklenirken soykırım, şiddetini daha da arttırdı. Özgürlüklerini kaybetmiş olsalar da, binlerce yıldan beri taşıya geldikleri geleneksel yaşam şekillerinin korunması adına anavatanda kalan Adığeler ümit içinde oldular. Beklentilerinde onları hayal kırıklığına uğratanların başında Rus komutanlarının uygulamaları geliyordu. Birçok kez Adığelere güzel vaatler sundular, ancak çok geçmeden bu vaatlerin gerçek yüzü ortaya çıktı. Savaş sonrası ilk yıl Rus Çarlığının en çok üzerinde durduğu konu Kuzey Kafkasya’da yaşayan halkları vatandaşlık giysisiyle Rusya kanunlarına uyar hale getirmek oldu.

Gerçekleştirdikleri yasal ve tarımsal reformlarla da bölgesel yönetimler aynı şeyi amaçlıyorlardı. Yeni yasaya uygun olarak Kuban bölgesi dağlılarını ulusal askeri bölge isimli yerleşim birimlerine dağıtarak, Kazak subaylarını onlara yönetici atadılar. Çar yardımcısına verilen görev, dağlıların yönetilmesiydi. Bu görevi Albay Dukmasov üstlendi. Çarın emir ve politikalarını uygulamak için ihtiyar heyetleri oluşturdu. Köyün kontrolü elinde olan ailenin seçtiği Thamatelerin yerini onlar aldılar. Halkın alışa geldiği geleneksel köy yaşam düzeni burada da bozulmuş oldu. Savaşın yaşamlarını altüst ettiği insanların kendilerine gelme fırsatı bulamadan, devletin kendilerine yüklediği vergiler yanında, farklı bahanelerle sürekli ellerinden para ve ürünleri alınıyordu.



Hepsinden de daha ağırı Adığe giysisinin bir parçası olan silahların ellerinden alınması için kendilerine verilen emir oldu. Yaşlıların hatırası olarak evlerinde bulundurdukları silah takımlarına Adığeler büyük değer verir, gurur duyar gözbebeği gibi korurlardı. Böylece Çarlık politikaları peş peşe Adığelerin geleneksel yaşam şekillerini tüm alanlarda bozuyordu. Bu uygulamaları içine sindiremeyenler bölge bölge ayaklanıyorlardı. Çarlık yönetimine yazdıkları mektuplar buna delilidir. Çarlık yöneticilerinin uyguladıkları politikalara karşı çıkanlar en çokta erk sahibi Pşı-Worklardı.

Öte yandan Rusya'da da huzur yoktu, kaldırdıkları kölelik uygulaması sürekli yeni sorunları beraberinde getiriyordu. Bunlara Çarın idaresi altına aldığı dağlıların sorunları da ekleniyordu. O devrin resmi belgeleri bütün bunları açıkça gösteriyor.

Terç-Kuban Çerkesleri ayaklanıp, Çara karşı koyacakları gücü kendilerinde bulamadıklarından, yeni yasaları kabul etmediklerinin göstergesi olarak, köyler halinde Osmanlı topraklarına göç etme izni istiyorlardı. İşte böyle bir zamanda vuku bulmuştu Fedz sakinlerinin ayaklanmaları. Bu olaya Adığeler “Fezd Silahsızlandırması” adını verdiler.  Kuzey Kafkasya tarihine “Fedz İsyanı” olarak geçti.

Rus-Kafkas savaşı bitmeden önce göç etmeyi kabul etmeyen Labeli Kabardey, Besleney ve Abdzahlerin yarısından çoğu Fedz ve ona sol yakasından birleşen Peneko nehirleri yakınlarındaki ovalara bir kaç köy halinde yerleştiler. Dokümanların gösterdiğine göre, 1867 yılında Fedz ovasında hala 7 bin kişi ikamet ediyordu. Bu köy Kuban da kalan köylerin hepsinden daha büyüktü.



1860 yılı ortalarında Çar elçileri ve bölgesel kazak yöneticilerinin politikalarına karşı koyma gücü burada örgütlenmişti. Labe Kabardeylerini ayaklanmalarına sebep olan nedenler arasında 1868 yılı başında Tahtamukuay (Enem), ardından tüm Psekupse bölgesinde bulunanların ellerindeki silahları alıkoymak için yöneticilerin barbar uygulamaları yer alıyordu.  Bunun dışında Labe sakinlerini kışkırtan, Çarlığın Fedz ve Peneko sakinlerini Kubanın sol yakasında bulunan düzlüklere göç ettirme kararıydı. O zaman itibarıyla Adığelerin çoğu o düzlüklere yerleştirilmişti. Fedzliler bereketli çayırları olan dağ eteklerinden ayrılmak istemediler. 1867 yılı sonlarında bir tek Anzoreyhable’yi Fedz ovasından çıkarmayı başardılar. Fedz Adığeleri başlarında Pşı-Worklar olduğu halde Çarlık yöneticilerine karşı koydular ve 1868 yılı baharında daha güçlü bir şekilde ayaklandılar.

Labinske bölgesinden çıkan mektupta şöyle yazıyordu: "Mart ayı sonunda yaklaşık 500 dağlı birbirlerini korumak ve Çarlığa karşı koymak için ant içtiler."

Ayaklanan Çerkesler kararlı olurlarsa ve yiğitlik gösterirlerse Çarın sergilediği barbarlığı bastırabileceklerine, bu mümkün olmazsa Osmanlı’ya göçmelerinde onlara engel çıkarmamalarına razı edebileceklerine inanıyorlardı. Daha önce Adığelerin göç etmelerini keyifle karşılayan Çarlık Rusyası, 1866 yılı sonlarında bu tavrını değiştirdi. Politik ve ekonomik sorunlar dolayısıyla Çerkeslerin toplu halde göçlerini kabul etmez oldu. Bölge idarecileri Çarın emrini eksiksiz yerine getirebilmenin peşindeydiler.



1868 yılı 16 Nisan günü, Labins askeri bölgesi komutanı Pentyuhov Yekaterinodar’a (Krasnodar) "Fedzlilerin kontrol altına alınmaları için sefer izni göndermeleri konusunda ricada bulunan bir yazı gönderdi. Yazıda Fedzlilerin Türkiye’ye sürülmeleri izni de yer alıyordu.

Çarlık yöneticileri, tüm çaba ve ısrarlarına karşı gelmeleri üzerine Fedz ovasında bulunan köylere Çarlık ordusu ve Kazaklardan oluşan birliklerle müdahale etmeye karar verdiler. 23 Nisan günü gelen ordu Fedz ovasını kuşattı. Orduya karşı koymayan köylülerden çoğu yerleştirilmek istendikleri bölgeye sürüldüler. Koşhable (Anzoreyhable dedikleri), Bleşepsıne ve Wulap köyleri Fedz ovasından sürülen Adığeler tarafından kuruldu.



25 Nisanda Çarın emrine uyan 150 kişi daha köyünü terk etti. Kalanlar geri adım atmamaya ve Kuran üzerin ettikleri yemine sadık kalma kararı aldılar.

26 Nisan gecesi silahlanan Fedzliler Dehşukuayeli Dumanişlerin arazisine kale kurdular. Bir araya toplanan kadın ve çocuklar da gece boyunca dua ettiler. Ertesi gün ayaklananları bastırmayı başaramayınca Kuban bölgesi komutanı Sumarokov-Elston kalenin alınması emrini verdi.

Köyü ateşe verdiler. Fedzliler kahramanca karşı koysalar da, Rus ordusu kaleyi ele geçirdi.

Sumarov, savaş alanında gördüklerine dair üstlerine şöyle bir mektup yazdı, “Ne kadar bize karşı koymuş olsalar da, bir tek kadın ve bir tek kız kalmamacasına tüm sempatizanlar yok oldular. Yaptıkları kaleleri de tamamen yaktık.”



Başka bir görevli bu trajedi için şöyle yazdı: “Ateş yığınına bürünen araziye bakmak korkunçtu. 54 ceset, kılıçtan geçirilen kadınlar ve çocuklar…”

Kuban yöneticilerinin Kafkasya Diyakozuna yazdıklarında şöyle diyor: “Bize karşı koyan 93 kişiyi öldürdük, ordudan 6 subay ve bir asker yaralandı.”

Çar ordusunun uyguladığı zalimane davranışı ortaya koyan bir örnekti. Ve kendilerinin uygun gördükleri doğrultuda ele geçirdikleri halkların yaşam şekillerini düzenlemek için Çarlığın ne pahasına olursa olsun geri adım atmayacağını Dağlılara bildiriyordu.

Şehit olanları gömmeleri için ailelerine vermeden bir kaç gün beklettiler. Toprakları ve vatanları için şehit düşenlerin mezarlarının insan yolu olmaması için, ölülerini Kostromckoy stanistası yakınlarında bir çukura gömdüler.

Savaş öncesi Fedz ovasından çıkanlardan bazılarını, isyana katıldıkları şüphesiyle tutuklayarak hapse attılar ve ardından Sibirya’ya gönderdiler. Bazılarını zorla başka köylerle yerleştirdiler. Fedzli 18 kişiyi açıkça Hatıkuay köyü nüfusuna geçirdiler.



1868 yılında Fedzlilerin yaşadıkları felaket Adığe tarih biliminde yeteri kadar yer bulmadı ve incelenmedi. Sadece A.B. Mamontava 1947 yılında bir yazı yayınladı. Ancak oda parti-sınıfsal bakış açısından hareketle Fedz olayını değerlendirdi. Tarihçinin yazdığına göre, Fedz trajedisinin sebebi, erk sahiplerinin kölelilik uygulamaları ellerinden alınmasından dolayı dağlılar arasında yaşanan sınıfsal karşıt duruştu. İnsanların endişelerini dayanak yaparak, din bayrağıyla köle sahiplerini/beyleri istedikleri yöne çektikleridir Mamontova’nın öngörüsü. Sovyet zamanında tarih biliminin bu konuya farklı bakış açısı olamamıştı. 1860’lı yıllarda Rusya'nın köleleri özgür bırakmasından hareketle sınıfsal çatışmalarda şiddetlendi. Ancak 140 yıl önce Fedz ovasında yaşanan kanlı felaketin sebebi sadece bu değildi. Rus tarihçiler bile bunu sadece farklı sebeplerden biri olarak görüyorlar. Ana sebep Çerkeslerin silahsızlandırılmak istenmesiydi. Bunun yanında başka sebeplerde vardı: vergi koyulması,  Rus Çarının onları Labe ve Şhaguaşe kıyılarınaki düzlüklerine göç ettirmeye karar vermesi.

Gerçekte Fedzlilerin ayaklanması Çarlık yöneticilerinin barbarca uygulamalarına bir cevaptı. Tarihi topraklarında kalan bir avuç Adığe alıştıkları yaşam şekilleri, gelenek-görenekleri bozmalarına razı olmadılar. Rus Çarının boyunduruğu altında, kendilerine ait bir devlet ve toprakları kalmadıysa da, yüreklerinde yaşadıkları özgürlüğün kökünü kurutma hesabıyla üzerlerine yapılan baskılar Adığeler için hoş değildi. Sonuç olarak, Adığelerin yaşam şekilleri ve Çarın onlarla ilişkilerinin bütün alanlarda parçalanmasıydı ayaklanmalarının ve kazanamayacaklarını bile bile karşı durmalarının sebebi.

Fedz savaşında dikkat edilmesi gereken bir konu var: Köylüler içinde en çok kadın ve çocuklara zalimce davranılması. Yukarıda bu konuya değindik. Böylesi sert bir muameleyle Fedzlileri korkutabileceklerini sandılar. Böyle olursa Çerkeslere boyun eğdirmede Çarın adamları görevlerini daha kolay yerine getirecekler. Dediklerinden daha da beter çıktılar: Elinde çok donanımlı bir silahı olmayan insanlara saldırdılar ve onları yerlerde sürüklemekle kalmayıp, bir avluya doldurarak, silahsız insanları katlettiler. Katledilenlerin yarıdan çoğu kadın ve çocuktu. Bir Rus subayının yazdığı üzere, onları lime lime doğradılar. Rus ordusu için bunu yapmalarının sebebi olay vasıtasıyla korkmalarını sağlamak değildi. Öldürülenler Lhekoleşlerdendiler, Adığe giysilerinde bulunan altın örgü ve gümüş aparatlara olan özenleri gözlerini mal hırsına çevirdiği şüphesi uyandırıyor.

Bunca vahşiliği yapanlar kimlerdendiler? Belgelere göre, Çarın Fedzlileri kılıçtan geçirdikleri için kahramanlık gösterdiklerini açıkladıklarının içinde Rus ordusu 76. Maykop ve Sivastopol alaylarına bağlı 20 kişi yer alıyor, içlerinden biri de Kazak.

1868 yılında Fedzlilerin karlaştıkları acı son, Rus ordusu ve Çar hizmetkarlarının davranışlarının ne şekilde olduğunu açıkça ortaya koydu. Rus-Kafkas savaşı süresince, komutanlara yazılan raporlarda, yaktıkları yüzlerce köyde, öldürdükleri insanlara verdikleri isimler: "düşmanlar, asyalılar, dağlılar, vahşiler". Ancak Fedzlilere dair materyallerin ortaya koyduğuna göre, Rus ordusu ve Kazaklar için "düşman" daha çok saldırdıkları kadın, çocuk ve yaşlılardı.

Fedz ovasında yaşanan felaketin hikayesi Adığelerin ulusal bilinçlerinde yer etti. Bu olay Fedz İsyanı woredine kaynak oldu. Epezewo Sahid'in 1971 yılında kaleme aldığı varyantı yazının sonunda veriyoruz. Bu kahramanlık türküsünün farklı türleri Adığeler arasında söyleniyor. Onlardan başka Karaçay-Balkar folkloründe bu olaya dair “Bolşoy Hoj” isimli şarkı yer alıyor.

Birkaç cümle daha ekleyelim. 140 yıl önce Fedz ovasında şehit düşen masum insanların anısına Fedz mezarlığının bir bölümüne küçük ama çok belirgin olmayan bir anıt taşı dikildi. Bir yandan bunu hatırlamaları iyi olmuş az sayıda olsalar da, önem vermeleri güzel. Üzerinden çok zaman geçmiş olsa da felaketi unutmadıklarını gösteriyor. Olaya farklı bir açıdan bakarsak, tarihi Adığe topraklarını işgal ve gasp edenler "zaferlerini" bugün hala kutluyorlar, komşu krayda Kafkas savaşı "kahramanları" anısına mabedler açılıyor. Acı, ancak üzerinden 140 yıl geçmiş olsa da "kazananlar"ın da kaybedenlerin de dünya görüşleri ve geçmişe verdikleri değerler birbirlerine çok uzak: Adığeler tarihi topraklarında yaşıyor olmalarının huzuru içindeler ancak diğerleri hala bunu karşılar…

***

Гъэзэуатым и гыбзэ

Ходзыжьы мыгъуу тхьэр зыдэбгам
Лъы бахъэр къызэрыдох,
1ащэжьыр щыдах махом
Фыз-щ1алэр дызэхагъагъэ.
Ерэжьыбу унэм ирамыхым
Гыныпс мыгъор дыдогъэжэх.
К1эрэфурэ шы гъуэбжэ к1эхур
Тщпыжь мыгъуэм зэбгыребгъэдзщ.
Дыжьыныр зибгъэгурыдзэр,
Мэхуаем къытхухэзыщыр,
Щэуэ къак1уэми щымыщынэжьыр
Дэхъщокъуэхэ фи Тугъуэн ц1ык1у.
Мелэ1ичхэр зык1элъыхъуапсу
Хуэдз псыхъуэм щепсыхыжьыр
Къандорыкъуэк1э фи Исмахьил.
Хьажмэстафу унэ ирамыхыр
Хуэдзыщхьэм къыщыбгъэхьакъущ
Аркъуету щыу1эгъэ дахэр
А махуэм къытхухэзыщыр
Дэхъщокъуэк1э фи Къэрэмырзэщхуэ.
Дилэ-1илк1э уазыр къытхуещ1,
Щ1элэ-гъуалэр зэдегъэчэф.
Бабугук1э фэ фи ефэнд,
Ходзым дзэуэ зэхуэщэсахэр
Щэщ1э-пл1ыщ1у дыкъаувыхь.
Черноморэм играфыжьым
Ходзыщхьэм топыр къыщытхуегъэпс,
Щ1элэ-гъуалу зипсэ хэк1ыгъуэхэр
А махуэм къызэдок1уал1э.
Шы къарэр вагъуэм ехьакъуу,
Къуэлэбзути яхуэбыбэ.
Зибынк1э псэемыблэжьыр
Къандорыкъуэк1э Исмахьил ц1ык1у.
Уэфабжьэ мыгъуэм зыкъызэкъуех,
Быслъыманурэ дызэхэзыхым,
А махуэ мыгъуэм къытхуэгажьыр.
Мэхуэ мыгъуэм мы джаурыжьым
Дил1ыхъужьхэм л1ык1уэ къахуещ1.
Зигъащ1эм къыхуэмеижар
Бухъэрэнк1э фи Умар ц1ык1у.  (*)




(*) Adığe Cumhuriyeti Sosyal Bilimler Araştırma Enstitüsü arşivi: Anlatan Epezewo Sahid, 82 Yaşında, Fezd, Koşhable rayonu. Kaleme alan Aleskır Jan, 1971 yılı.

Epezewo Sahid’in aktardığına göre bu halk şarkısı “Fedz Silahsızlandırması” diye isimlendiriliyor. 1868 yılında Fedz ovasında büyük bir çatışma yaşandı. Civarda bulunan Çerkesler birlik olup, Çar ordusuna karşı koydular. Fedzli güzel Çerkes kızı Arkuyat’ın babası ve kardeşleri de silahlanarak savaşa katıldıklarında, kendiside onların yanındaydı. Tüm Çerkesleri öldürdüler. Kanlı tepeye çıkan Çar komutanları dolaşırken, bir at arabasının köşesinde yaralı yatan Arkuyat onları gördü. Tüfeğinde kalan son fişeği ateşledi ve içlerinden birini yere serdi. Kendisini de oracıkta öldürdüler.

Söylencelerde adet olduğu üzere bu şarkıda Fedz isyanından önce yaşanan Kafkas savaşından bölümlerde yer alıyor. Aynı şekilde, “Karadeniz ötesine sürdüler” sözü Fedz ovasında vuku bulan olaya gerek zaman gerekse coğrafya olarak çok uzak.





Kaynaklar:

1. Kafkas Savaşları Sorunları ve Çerkeslerin Osmanlı İmparatorluğu’na Tahliyesi: T.H. Kalmıkova. Nalçik – Elbrus 2001, s.482-490.
2. Canlı Hatıra Afaşagov A.H. Koşhable Vesti Gazetesi 30 Aralık1993, s.2-3
3. Mamontova A.V. 1868 Yılında Kuban Kaberdeylerinin Ayaklanmaları: Nalçik 1947 Cilt 2, s.49-88.
4. Khodz Nehri Hakkında Şarkılar: Nalçik 2005, s.379-382.



Buzere Azemat, Adığey Sosyal Bilimler Enstitüsü

Psalh Dergisi, 8 (5) Maykop 2008

 

Resimler: Ğuşepşokue Şawemir

 

Çeviri: Jade Wumar
Cherkessia.net , 27 Nisan 2014

 
 
 
 

Bu haber toplam 5876 defa okundu.


berkuk kafkas

Sn.Senjeley Kankılısh;vermiş olduğunuz bilgiler çok güzel tşk.ler.umarım bayrağa ulaşırsınız.Ayrıca şu bilgiyi de düzeltmek istedim,belirtmiş olduğunuz köylerden,kayseri-yahyalı ilçesi burhaniye köyü(indere-indıre köyün bulunduğu bölgenin,yaklaşık 22 km dere vadisinin yöresel ismidir)asıl iki köy den oluşan ama arası 2km mahalle olarak geçen,yukarı burhaniye köyü(babıguey),aşağı burhaniye köyü(benegue) dür.saygılarımla...

21 Mayıs 2014 Çarşamba Saat 23:33
Senjeley Kankılısh

Türkiyede;Mersin-Atlılar(Sadiye), Adana Tufanbeyli ilçesi-Kayapınar(Şejıkuey),K.maraş Andırın-Kümbetir(Benıkuehable), Kayseri Yahyahlı ilçesi İnderesi(Yindırey) köyleri Kuban Kabardey köyleridir. anlatacağım anıyı rahmetli dedemden dinlemiştim; Yaklaşık 100-150 kişilik silahlı grubuyla sürekli ruslara baskınlar yapan bir grup varmış dedemin babasıda bu gruba dahil,grupta adige bayrağını taşıma onuruda onun olmuş. birgün ruslara karşı büyük bir savaş kaybedilmiş ve ardından sürgün yolu gözükmüş belkide bu savaştır. köylerinden karadenize kadar büyük dedemiz hiç indirmeden adige bayrağını taşımış ta ki atının ayakları karadenizin sularına değene kadar.gemiye binmeden önce havaya ateş açmışlar, son kez ayrıldıkları vatanlarını selamlamışlar. büyük dedemiz burada attan iner bayrağı öpüp koynuna sokar.bu olayların woredini söylerdi dedem anlamı derin olduğu kadar kafiyeliydide. yalnız bayraktaki okların siyah olduğunu söylemişti.ben bayrağı hiç görmedim adeta kutsal emanetler gibiydi bizlere büyük dedemizin kılıçları kamaları xeku tan getirdikleri hiçbişey gösterilmezdi kolay kolay daha sonra dedem vefat edince bu malzemeler halamlarda kaldı ve bize gösterilmedi,eğer kısmet ise ve o bayrak hala duruyorsa iki ay sonra el koyacağım hodz köyünün son abreklerinin bayrağına..

21 Mayıs 2014 Çarşamba Saat 03:36
hapi cevdet yıldız

Makale 1864 etnik temizlik ve sürgün olayı sonrası istilâ altına girmiş anayurtta Laba Irmağı sol kıyısında kalmış olan Rusya yurttaşı Çerkesler üzerinde Rus hükümetince uygulanmış olan baskıları ele almış. Çeviri motomot, aynen değil, ideolojik terimlerden arındırılarak yapılırsa daha doğru ve daha anlaşılır olur diye düşünüyorum. Örneğin Çarlık Ordusu gibi deyimler kullanılıyor. Adıgecede ordu (dze, źe) dendiğinde ordu, kafile, kalabalık bir (silâhlı) topluluk gibi şeyler algılanır. Yani Adıge bir bölüğe, tugaya veya orduya da "dze, źe" diyebilir. Herhalde, Adıgelerin ordusu olmadığı için bu terim Adıgeceye tam yerleşmememiş olmalı. O sıralar (1868 yılı) Labeli Adıgeler Rusya yurttaşı olduklarına göre Fedzli Adıgelerin üzerine Rus askeri birlikleri veya kolluk kuvvetleri (jandarma veya Kazak milisleri) gönderilmiş olmalı. Rus merkezi yönetimi kendisini, ağabey ulus Rus'unu aklamak, temizmiş gibi göstermek için, sözgelişi Sovyetler döneminde "Rus, Rusya" gibi deyimleri kullanmaktan genellikle kaçınıyor, onun yerine "Çar", "Çarlık" deyimleri kullanıyor, suçu onların üzerine yıkıp kötülüklerden sıyrılmak istiyordu. Burada ise, doğru terim "Rus askeri birlikleri" veya "Rus güvenlik kuvvetleri", vs olabilirdi. Yine Sayın Jade kardeşimizi bu başarılı çevirisi nedeniyle kutlar, başarılarının gelişerek devam etmesini dilerim.

01 Mayıs 2014 Perşembe Saat 16:41
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net