

Tedo Japaridze , 13 Mayıs 2014
Ukrayna’daki son gelişmeler Rusya’nın kendi modern toplum vizyonunu komşularına zor kullanarak kabul ettirmek istediğini gösterdi.Demokrasi,hoşgörü ve en önemlisi ulusal egemenlik bu vizyonun parçası değil.
İşte bu yüzden Gürcistan NATO ve Avrupa Birliği ile ilişkilere büyük önem veriyor.Gürcüler ancak Batı topluluğuna tam üye olurlarsa Baltık devletlerinin başarısının izinedn gidebilir,demokratik bir geleceği güvence altına alabilir ve sorunlu bir bölgede istikrar çıpası oluşturabilirler.

Tedo Japaridze: Gürcistan Parlamentosu Dışişleri Komitesi Başkanı
Gürcistan’ın gelecekte NATO ile ilişkisi nasıl şekillenecek ? Avro-Atlantik topluluğa tam üyelik mi ? Yoksa ikili işbirliği programı Barış İçin Ortaklık üyeliği mi ? Gürcistan’ın ulusal geleceğini bu sorunun cevabı belirleyecek.Gürcistan Batı topluluğuna katılırsa zenginleşecek.Ortak üye olarak kalması halinde sürekli Rusya’nın saldırı tehdidi altında yaşayacak.
Tiflis’in karşı karşıya olduğu seçimin ciddiyetini kavrayan birçok NATO üyesi,Gürcistan’a Üyelik Eylem Planı (ittifaka katılmak isteyen devletler için oluşturulmuş yardım programı) statüsü tanınması talebini destekliyor.Diğer NATO üyeleri Gürcistan’a sembolik NATO yardımı ve Rusya ile diyalog kurmasından yanalar.
Eylül ayında yapılacak NATO zirvesinde Gürcistan’a Üyelik Eylem Planı (ÜEP) statüsünün verilmemesinin bundan sonra Batı’nın Moskova’nın baskı taktiklerine boyun eğeceğinin teyidi anlamına geleceğini açıkça ifade etmek isterim.
Rusya,işgali altındaki Abhazya ve Güney Osetya’nın sınırlarını düzenli olarak Gürcistan toprakları içinde ilerletiyor.Gürcistan ÜEP statüsü alsa da almasa da,Tiflis bu baskının süreceğinden emin.Esas mesele,Rusya’nın sınırları nereye kadar ilerletmeyi gözüne kestireceğidir.
Pek çok Batılı,hala Güney Kafkasya’yı Rusya ve Batı’nın stratejik çıkarlarının çatıştığı bir “cephe hattı” ; potansiyel ortak yerine tehlikelerle dolu bir bölge olarak görüyor.
Rusya’daki bir çok insan için Gürcistan,Moskova’nın “özel çıkarlarını” gözeteceği bir “Trans-Kafkasya” topluluğunun parçası olarak kalmalıdır.Bu algıların yok olması çok zordur ve Rusya’daki pek çok siyaset yapıcı için belirleyicidir.Ama Gürcistan topraklarının yüzde 20’sinin (Abhazya ve Güney Osetya) Rusya işgali altında olduğu dikkate alındığında,Gürcüler’in Rusya’nın önderlik ettiği bir Trans-Kafkasya topluluğu fikrini desteklemeyeceği açıktır.
Tiflis’in Moskova ile pragmatik ve dostça ilişkiler geliştirmek istemesine karşılık,Rusya Avrupa değerlerine sırt çevirmiş bir serbest ticaret bölgesi olan yeni bir Avrasya birliği kurmak istiyor.Ama Gürcüler’in ezici çoğunluğu da kendilerini Avrupalı kabul ediyor.Gürcistan bu yüzden Rusya’nın Avrasya birliği yerine AB ile ortaklık antlaşmasını tercih etti.
AB ve NATO ile daha yakın ilişkiler Gürcistan’ın var olma hakkını teyit edecek.Ne var ki Batı’da kimi çevrelere göre Gürcistan NATO’ya tam üye olmayan,sadece ittifak tarafından desteklenen bir ortak olarak kalmalıdır.Bazı Batılı hükümetler,Gürcistan’ın NATO ile daha yakın ilişkiler kurmasının kendilerinin Rusya ile ilişkilerine zarar vereceğinden endişe ediyorlar.Bu yaklaşımlarının neye yol açacağını anlamalarını umarım.Eylül ayında Tiflis’e ÜEP statüsü verilmezse,Rusya Gürcistan’a, Moldova’ya veya her ikisine karşı harekete geçecek.
Ancak kişisel dileklerin ötesinde,Gürcistan’ın Batı topluluğuna katılmasını gerekli kılan başka önemli sebepler var.
Güney Kafkasya’ya sıfır-toplam (bir tarafın kazancı diğer tarafın kaybı—ç.n.) prizmasından bakmak artık geçmişe ait yanlış bir düşünce tarzıdır.Onun yerine,bu bölgede Rusya ve Batı ortak enerji ve ticaret çıkarları için istikrarı hakim kılmak amacıyla işbirliği yapabilirler.
Hem Doğu hem Batı için Güney Kafkasya’ya erişim – muhtemelen aynı sebeplerle – stratejik bir amaçtır.Güney Kafkasya NATO topraklarını Orta Asya,Afganistan ve İran’a bağlayan yegane koridordur.Aynı zamanda, Rusya’nın Avrupa ve Uzak Doğu’daki topraklarını bir arada tutan bir yapıştırıcıdır.
İki tarafın paylaştığı başka ortak stratejik çıkarlar da mevcuttur.Avro-Atlantik topluluk ve Rusya öngörülebilir gelecekte dinsel radikalizme ve terörizme karşı birlikte mücadele edecekler.Bu bağlamda Kafkasya’nın tamamına erişimin mümkün olması iki taraf için ortak bir önceliktir.Gürcistan sorumluluktan kaçmadığını bir çok vesileyle göstermiştir.Gürcistan’ın NATO üyesi olmayan devletler içinde Afganistan’daki operasyona en çok katkı veren ülke olduğunun hatırlanması özellikle önemlidir
Gürcistan Başbakanı Irakli Garibaşvili 5 Şubat’ta NATO genel merkezini ziyaret ettiğinde NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen Gürcistan’ın reform çabalarını övmüş ve ittifakın taahhütlerinin arkasında olduğunu beyan etmişti : “2008 Bükreş zirvesinde,şartları yerine getirdiğiniz takdirde Gürcistan’ın NATO üyesi olmasına karar vermiştik.Bu karar hala geçerlidir”.
Gürcistan halkı NATO’dan sözünü tutmasını bekliyor.Gürcistan hükümeti ise bundan emin.Verilen sözün tutulmaması NATO’nun desteklediği güvenlik çerçevesinin zayıflatılması anlamına gelecek.
Çeviri : Dr. Ömer Aytek Kurmel
Cherkessia.net, 25 Mayıs 2014
******
Georgia in Search of an Anchor of Stability
Tedo Japaridze , May 13, 2014
Recent events in Ukraine have sadly demonstrated that Russia intends to force its neighbors to adhere to its own vision of a modern society. Democracy, tolerance, and, above all, national sovereignty play no role in that vision.
That is why Georgia places so much importance on building ties to NATO and the European Union. Only by becoming full members of the Western community can Georgians emulate the success of the Baltic states, be certain of their democratic future, and create an anchor of stability in a troubled region.
What form will Georgia’s future relationship with NATO take—full membership of the Euro-Atlantic community or just membership of the alliance’s Partnership for Peace, a bilateral cooperation program? The answer to this question will be essential for defining Georgia’s national future. As part of the Western community, the country would prosper. As an associated partner, it would live under the constant threat of Russian aggression.
Many NATO members understand the stark choice that Georgia is facing and have expressed strong support for the country’s wish for a Membership Action Plan, an assistance program tailored for states wishing to join the alliance. Other NATO countries seem to believe that Georgia should define its future solely through symbolic NATO support, coupled with dialogue with Russia.
I want to state clearly and firmly that to deny Georgia a Membership Action Plan at September’s NATO summit would be to confirm to Russia that the West will always give in to Moscow’s pressure tactics.
Russia is steadily moving border markers further into Georgian territory beyond the limits of the two occupied provinces of Abkhazia and South Ossetia. Whether Georgia receives a Membership Action Plan or not, Tbilisi can be sure that this pressure will continue. The only question will be how far the Russians believe they can push.
Too many Westerners still seem to look at the Southern Caucasus primarily as a “front line”—a region where Russia’s strategic interests collide with those of the West; as a dangerous territory rather than a potential partner.
For many in Russia, Georgia should remain part of a “Trans-Caucasian” community where Moscow can pursue its “special interests.” These perceptions die hard and are still a decisive factor in the minds of many policymakers in Russia. Yet, given that 20 percent of Georgian sovereign territory is occupied by Russia (Abkhazia and South Ossetia), it is obvious that Georgians cannot possibly support the idea of a Russian-led Trans-Caucasian community.
Tbilisi seeks pragmatic and friendly relations with Moscow, but Russia wishes to set up a new Eurasian union, a free trade–based zone that does not represent European values. At the same time, an overwhelming majority of Georgians regard themselves as Europeans. That is why Georgia recently opted for an association agreement with the EU over membership in Russia’s Eurasian union.
Closer ties with the EU and NATO are an affirmation of Georgia’s right to exist. For some in the West, however, Georgia should remain only a partner: supported by NATO but not a full member of the alliance. Some Western governments are concerned that inviting Georgia to move closer to NATO could strain their own relations with Moscow. I hope they understand the consequences of their approach. Lack of a Membership Action Plan for Georgia in September would be a green light for Russia’s next step against Georgia, Moldova, or both.
But there are other important reasons to welcome Georgia into the Western community, which go beyond personal wishes.
Indeed, regarding the Southern Caucasus in zero-sum terms is old-fashioned and false. Rather, the region is a space where Russia and the West can collaborate jointly for the sake of enhancing stability in the region, for energy and trade reasons.
For both East and West, access to the Southern Caucasus is a common strategic objective, perhaps for the very same motives. The Southern Caucasus is the only corridor that connects NATO territory with Central Asia, Afghanistan, and Iran. At the same time, it is also the glue that keeps Russia’s European and Far Eastern territories connected.
There are further common strategic interests that the two sides could share. Both the Euro-Atlantic community and Russia will likely be engaged in the fight against religious radicalism and terrorism for the foreseeable future. In that context, preserving access to the entire Caucasus is a common priority.
Georgia has demonstrated in multiple ways that it doesn’t want a free ride. For one thing, the country is the largest non-NATO contributor in Afghanistan.
When Georgian Prime Minister Irakli Garibashvili visited NATO headquarters on February 5, NATO Secretary General Anders Fogh Rasmussen praised Georgia’s many reform efforts and said that the alliance stood by its commitments. “At the Bucharest summit in 2008, we decided that Georgia would
become a NATO member, provided you meet the necessary requirements,” Rasmussen told the country. “That decision still stands.”
The Georgian people expect NATO to keep its word, something that the government of Georgia takes for granted. Not doing so would be tantamount to undermining the very security framework for which NATO stands.
Tedo Japaridze: is chair of the Foreign Affairs Committee of the Georgian Parliament.