


Tahta baskı; "The Illustrated London News”, Haftalık Haber Dergisi, Vol. 41, No. 1171, Londra, Cumartesi, 25 Ekim 1862, Sayfa; 432. Yazı sayfa 450'dedir.
1862'de ülkelerine yapılan Rus tecavüzlerine karşı, gittikçe zorlaşan çabalarına son bir çabayla destek aramak için Büyük ve Özgür Meclis (Haziran 1861'de Şapsuğ, Abzak ve Ubıhlar tarafından, Soçi'de ki sivil idareyi yeniden yapılandırmak ve orduyu yeniden organize etmek için 15 akil adamdan müteşekkil toplantıyı takiben kurulmuştur) tarafından İngiltere'ye, Şapsuğ Prens Huşt Hasan önderliğinde bir Çerkes diplomatik delegasyonu gönderildi.
İngiltere'de halkın büyük ilgisine rağmen, bu defa umut bile vaadedilmedi.
İngiliz kabinesi, Rusların tüm Çerkesya'yı işgal etmelerinin kaçınılmaz olduğunu farketmişti. Çerkesler, kendi başlarının çaresine bakmaya bırakıldılar.
Kaçınılmazın gerçekleşmesi sadece zaman sorunuydu. Koyun kesilmeye hazırdı.
Belki de bu başarısız politik ve diplomatik hamleden sonra İngiltere, Çerkesler ve Ruslar arasında bir barışa ulaşmayı çalışmalı ve savaşı durdurup, Çerkes halkının kalanını kurtarmalıydı.
Çeviren: Huşt Kudret Akgün
The Illustrated London News
Illustration: “The Circassian Envoys to England, Hadji Hassan [Khusht] Effendi (left) and Constan Okhoo Ismael Effendi”. Large wood cut engraving, published in the hebdomadal news magazine “The Illustrated London News”, Vol. 41, No. 1171, London, Saturday, 25 October 1862, p. 432. Text on page 450.
In 1862, in a last ditch effort to garner support for their increasingly difficult struggle against the Russian encroachment into their country, a Circassian diplomatic delegation headed by the Shapsugh Prince Hassan Khusht was dispatched to England by the Great and Free Assembly (established in June 1861 by the Shapsugh, Abzakh, and Ubykh, following a national meeting in Sochi to restructure civil administration and reorganize the military; it consisted of fifteen elders).
Despite public enthusiasm in England, this time not even promises were forthcoming.
The British Government had realized that there was no way of stopping the Russians in their drive to occupy the whole of Circassia. The Circassians were left to fend for themselves.
It was a matter of time before the inevitable would happen. The lamb was set for slaughter.
Perhaps after this unsuccessful political and diplomatic foray to England, the Circassians should have sought to reach a peace deal with the Russians to stop the war and salvage the remainder of the Circassian nation.
Khusht Mıhamet (1826 – 1869 ) -En çok değer verilen ve saygı duyulan Çerkes önderlerinden biriydi. Çerkes meclisindeydi ve 1862 yılında Çerkesya’nın elçisi sıfatıyla İngiltere’de temaslarda bulundu. Rusya’da ki tarihi belgelerde onun ismi değişik şekillerde anılıyor: Wish Hasan Efendi ve Efendi Hasan.
19 Ocak 2017 Perşembe Saat 13:14Tarihi bilmediğimiz zaman yanlış kanaatlere varabiliyoruz.
Bazıları çıkıp son Çerkesya devletinde Abazalar'da vardı, Karaçaylar'da vardı diyorlar.
Tabii gönül eski müreffeh, geniş Çerkesya'dan yana, ama gerçekler öyle değil.
Son aşamada, giderek küçülen ve işgal altına alına alına, etrafı Ruslarca çevrilen Çerkesya, soykırımdan hemen önce sadece Wıbıh, Abzak ve Şapsığlardan oluşuyordu.
Bu durum bazılarınca kabilecilik diye algılandı.
Kabardeylerin Çerkesya'dan ve Çerkeslik'den ayrı tutulduğu söylendi, ancak durum gerçekte bu mudur?
Tarihi gerçekler ne ise onlar yazılmalı ve söylenmelidir, ancak bir de bizim hayallerimiz, ideallerimiz, olması gerekenler var, onlarda belirtilmeli.
Çerkesya bayrağındaki 12 yıldız tamamlanmadan, Tlepkh (Ulus) biraraya gelmeden hiç birimize rahat yok.
Teşekkürler Kudret Akgün !
Sn. Huşt Kudret, çok önemli bir belgeyi yeniden kamuoyu ile tanıştırmış oldu. Belge, Rusya'nın artan istilâ saldırıları karşısında 3 Çerkes bölgesinin birleştiğini, 'Büyük Özgürlük Meclisi' adlı bir Çerkes Meclisi'nin Haziran 1861'de Soçi'de oluştuğu, Çerkes Ordusunun yeniden düzenlendiği, Meclis'i temsilen bir Çerkes delegasyonunun İngiltere'de bulunduğu belirtiliyor. Belgeler kalıcı...
Çerkes delegasyonuna İngiltere'de halkın büyük bir ilgi gösterdiği, fakat bu ilginin bir umuda, Çerkeslerin kurtuluşuna yol açmayacağı, İngiliz hükümetinin Rus istilâsını kaçınılmaz bir olgu olarak öngördüğü ve Çerkeslerin kendi kaderleri ile başbaşa bırakıldıkları belirtiliyor. Yazar Halit Kakınç, "Çerkes Aşkı/ Adıge Şuleğu" adlı romanında bu gerçeği daha detaylı belgelere dayalı olarak açıklıyor.
Çerkeslerin şimdilerde kesimlik koyun gibi sonlarını bekledikleri, sonucun da kaçınılmaz olduğu vurgulanıyor.
Bundan sonraki sorunun İngiltere'nin Rusya ile Çerkesya arasında bir diplomatik girişimde bulunması olabileceği ve bu yolla Çerkes halkından sağ kalanların hayatta kalmalarının sağlanabileceği anlatılmak isteniyor.
Bir haftalık İngiliz dergisi, kaçınılmaz bir sonu ve vurdumduymazlığı büyük bir gerçeklikle öngörüyor. Bizler neyi öngörüyoruz?..
Dileriz gerçeği saptırmaya çalışanlar, kendilerinde kırıntıları kalmışsa tabii, bir nebze olsun utanırlar...