

Paul Goble, 12 Haziran 2014
“Oligarşik kapitalizmi” inşa etmeye odaklanan Rusya Federasyonu “tüm birlik cumhuriyetlerini kaderlerine terk etti”. Bunun sonucunda hükümetler ve halklar Moskova’ya sırtlarını döndüler. Etnik Ruslar’ın göçü Moskova’nın buradaki nüfuzunu daha da zayıflattı.
İmparatorluk ve sosyal sistemle ilgili kaygıları birleştiren bu sert yorum, Moskova BDT Ülkeleri Enstitüsü’ne bağlı diaspora ve göç bölümü başı Aleksandr Dokuçayev’e ait ; bu görüşler dün Pravda.ru sitesinde yayınlanan söyleşide dile getirildi (pravda.ru/news/world/formerussr/other/11-06-2014/1211796-russkie-0/).
Bu sonuçlardan dolayı Moskova’yı sorumlu tutan ve bu başarısızlığın bölge çapındaki etkisine kafa yoran Dokuçayev için asıl sorun Orta Asyalı eski Sovyet cumhuriyetlerindeki etnik Ruslar’ın statüsü ; Ruslar’ın bu bölgeden göçü sürüyor ve Moskova’nın etkisi giderek azalıyor.

Dokuçayev duruma ülkeleri esas alarak yaklaşıyor. Ruslar Türkmenistan’ı çifte vatandaş statülerini koruyabileceklerinden emin olamadıkları için terk ediyorlar. Aşkabat ve Moskova bu konuda anlaşmış olsalar da, iki taraf da bu statünün geleceğini daha sorunlu hale getirmek için karşılıklı adımlar attılar. İki taraf da tavrını keskinleştirdi.
BDT uzmanı “ne yazık ki Rusya Dışişleri Bakanlığı konunun üzerine hala gitmesi gerektiği gibi gidemiyor. Çünkü işin içinde soydaşlar değil, Rusya yurttaşları var” diyor. Bu insanlar Moskova’dan Türkmenistan ile Rusya federasyonu arasındaki dolaşım özgürlüklerini korumasını bekliyorlar.
Türkmen okullarında Rusça sınıflar olsa da sayıca azlar ve orada yaşayan Ruslar “asimilasyon tehdidiyle karşı karşıyalar”. Aşkabat Gümrük Birliği’ne katılmak istemiyor ve “Türkmenistan’dan kaçabilenler kaçacak”.
Uzmana göre Özbekistan’daki Rus okullarında ve sınıflarında durum “normal” olsa da, “aileler çocuklarının Özbekistan’da değil, Rusya Federasyonu’nda eğitim görmesini istiyorlar”. Dokuçayev Moskova’nın bu konuda istatistik verileri toplamakla meşgul olduğunu söyledi.
Taşkent’teki Sovyet savaş anıtının yıkılmasıyla ilgili bir soruya araştırmacı şu cevabı verdi : “tüm eski Sovyet devletlerinde olduğu gibi, Özbek devlet geleneği de ortak geçmişimizin reddi üzerinden inşa edilmek isteniyor. Üstüne üstlük, bu geçmiş sadece reddedilmiyor, onunla ilgili olumsuz bir imaj yaratılıyor”.
Bu yönelime diğer Orta Asya cumhuriyetlerinde de rastlanıyor. Mesela Kazakistan’da, bu cumhuriyeti dönüştürmüş olan Bakir Topraklar programının 60. yıldönümünün kutlanması düşünülmüyor. Kırgızistan’da Rusça devlet dairelerinde ve işyerlerinde kullanılsa da, günlük hayattaki konuşma dili olarak giderek tasfiye oluyor.
Tacikistan’da yaşayan çok az sayıdaki Rus’un büyük kısmını yaşlılar oluşturuyor. Dokuçayev’e göre bu insanların öncelikli sorunu yoksulluktan kurtulmak değil, hayatta kalmak. Moskova bunun için çalışmalı ama bu insanları ihmal etmeye devam ediyor.
Ukrayna’nın Rusya hükümeti ve Rus halkı için uyarıcı olması lazım. Moskova Ukraynalılara daha fazla ilgi gösterip onları destekleseydi olanlar yaşanmayabilirdi. Yaşandı, çünkü “Rusya oligarşik kapitalizmini inşa ederken tüm birlik cumhuriyetlerini boğulmakla yüzmek arasında bir seçim yapmak zorunda bıraktı”.
BDT uzmanı, doğal olarak “yüzdüklerini” ama Rusya’ya doğru kulaç atmak yerine ondan uzaklaştıklarını söyledi. Son zamanlarda belirgin bir değişim olsa da “kesinlikle yeterli değil”. Sonuç olarak, “kaybeden elbette ki biz oluyoruz”.
Kaynak: http://windowoneurasia2.blogspot.com.tr/2014/06/window-on-eurasia-oligarchic-capitalism.html
Çeviri: Dr. Ömer Aytek Kurmel
Cherkessia.net, 2 Temmuz 2014
***
Oligarchic Capitalism Blamed for Loss of Russia’s Position in Former Soviet Republics
Paul Goble, June 12, 2014
The Russian Federation, by focusing on the construction of “oligarchic capitalism,” essentially threw all the union republics” to their own fates, and as a result, the governments and peoples have turned away from Moscow and ethnic Russians are fleeing back to Russia, thus further undermining Russian influence.
That harsh judgment, one that combines concerns about empire and social system, is offered by Aleksandr Dokuchayev, the head of the diaspora and migration department of the Moscow Institute for CIS Countries, in an interview published yesterday by Pravda.ru (pravda.ru/news/world/formerussr/other/11-06-2014/1211796-russkie-0/).
While he draws these broader conclusions about what he clearly sees as Moscow’s failure and the results of that failure across the entire region, Dokuchayev devotes most of his attention to the status of ethnic Russians in the former Soviet republics in Central Asia where Russian flight is continuing and Moscow’s influence is certainly less than it was.
Dokuchayev considers the situation country by country. In Turkmenistan, Russians are leaving because of uncertainty about their ability to retain dual citizenship, something Ashkhabad and Moscow agreed to but that each side has taken steps that make the future of that status more problematic and that has led to mutual acrimony.
“Unfortunately,” the CIS expert says, “the Russian Foreign Ministry still cannot push this issue” as it should have because of course it involves “not simply compatriots but citizens of Russia” who should be able to expect that Moscow will defend their freedom to move back and forth between Turkmenistan and the Russian Federation.
Moreover, while there are Russian classes in Turkmen schools, they are few in number and Russians living there are “threatened with assimilation.” Ashkhabad isn’t interested in joining the Customs Union, and consequently “those who can leave will do so from Turkmenistan.”
The situation in Uzbekistan, he says, is “stable” with Russian schools and Russian classes, “but in general whose children are growing up seek all the same to have them study” not in Uzbekistan but in the Russian Federation.” Just now, Dokuchayev says, Moscow is gathering statistics on this trend.
Asked about the pulling down of a Soviet war memorial in Tashkent, the researcher said that like “practically all post-Soviet states, national Uzbek statehood is being built on the rejection of our common past -- more than that, not simply rejection but the cultivation of a negative image” of that past.”
That pattern is to be found elsewhere in Central Asia as well. In Kazakhstan, for instance, there are no plans to celebrate this year’s 60th anniversary of the Virgin Lands program which transformed much of that republic. In Kyrgystan, Russian continues to be used in offices and businesses, but it is gradually being driven out of day to day conversations.
And in Tajikistan, where very few Russians remain and most of those are elderly, the ethnic Russians in the first instance need aid to help them survive if not to rise out of their current poverty, Dokuchayev says. That is something Moscow should be doing everywhere but instead, it continues to neglect these people.
Ukraine should be a wake-up call for the Russian government and the Russian people. What happened there would not have happened had Moscow shown a greater interest in and support for Ukrainians. But what happened happened because “Russia while building its own oligarchic capitalism essential threw all the union republics out” to sink or swim.
Not surprisingly, they are “swimming” but away from Russia rather than towards it, the CIS specialist says. There has been a certain shift recently, but it is “clearly insufficient.” As a result, “of course, we are losing.”
Yazar bu makalede kelime oyununa girmiş. Sanırım kariyerini tehlikeye atmaktan cekinmis. Oligarsik kapitalizm dedikleri şeyin aslı ''faşizm''dir. Üst yapısı (devlet ve siyaset) tek parça ekonomisi kapitalist olan bütün ülkeler faşist t i r. Çin dahil.
Dolayisiyla putinizm aslinda faşizm in inşaasidir.
Kapitalizmi klasik kabulle salt bir ekonomik sistem olarak alırsak çıkmaz. Fakat kapitalizmi bir iktidar biçimi olarak alırsak bence tam da sizin çıkardığınız sonuca varılır Nurhan.
Yazıyı bir ekomik sistem eleştirisi bazında almak doğru değildir günümüzde kapitalizmi ekonomi-politik senkronizasyon bağlamında ele alarak kapitalizm bir iktidar biçimidir şeklindeki okumanın meseleleri kavramakta daha temelden bir nirengi noktası olacağı bu sebepten hakikate daha yakın durmaktadır.
Hele hele yazıda bahsedilen oligarşik Kapitalizm tanımı anlatmak istediğimiz kapitalizm bir iktidar biçimidir fikrini anlamamızda daha bir zihin açıcı olur kanısındayım.
selamlar.