Karakter boyutu :
On Yıl Sonra Beslan

04 Eylül 2014 Perşembe Saat 16:43

Thomas de Waal
3 Eylül 2014
Beslan’daki okul kuşatması on yıl önce, 3 Eylül 2004’de trajediyle sonlandı.
Beslan onunla ilgili herkesin ruhunda kara bir leke bıraktı ve şu soruyu sordurdu : “İnsanlar böyle korkunç bir şeyi gerçekten yapabilirler mi ?”
Kasabayı olaydan dört ay sonra ziyaret ettiğimde gördüğüm manzarayı hiç unutmayacağım. Perişan görünümlü bir kabristanda çocukların karlar altındaki mezarları sıralanmıştı. Üzerlerine oyuncaklar ve yeni yıl ağaçları konulmuştu. Resmi rakamlara göre 1 numaralı okuldaki 334 kurbanın 156’sı çocuklardı.
On yılın ardından hiç kimse bu trajediden ders çıkarmış olabilir mi ?
Ne yazık ki, açılan davaya ve resmi parlamento soruşturmasına karşın, kasabanın üzerine çökmüş yanlış bilgilendirme bulutu hala dağılmış değil.
Nihayet Beslan’ın Çeçen savaşçı Şamil Basayev’in işi olduğu anlaşıldı. Zaten kendisi de bu terör eylemini sahiplendi. Bu eylem –olması gerektiği gibi- ona ve davasına zarar verdi.
Komplo teorilerinin revaçta olduğu bölgede, bir de kuşatılanların akrabalarına en temel bilgiler bile verilmeyince (okulda kaç kişi olduğu gibi), abartılı spekülasyonlar yapılmaya başlandı.
Olay ana hatlarıyla ortaya çıksa da, Rusya makamları tarafından yanıtlanmayı bekleyen bazı sorular var. Kurtarma operasyonu niçin bu kadar yüksek can kaybına yol açtı ? Ruslan Auşev’in arabuluculuk çabaları ve Çeçen lider Aslan Maşadov’un müdahale önerisi yeterince ciddiye alındı mı ?
Trajedi Kuzey Osetya önderliğini görevi bırakmaya mecbur etti. Ama cumhuriyetin kurumsal kültürü değişmedi. Teröristlerin baştan okula ulaşamamaları gerekiyordu. Ama yaygın yolsuzluk sayesinde çok sayıda kontrol noktasını aşabildiler.

Kuzey Osetya önderliğinin krize tepki vermede toplu olarak gösterdiği tereddüt (buna karşılık bazı yetkililer cesur davrandılar), resmi kültürün yurttaşların hayatları yerine kendi ikbalini düşündüğü gerçeğini gözler önüne serdi.
Kuşatmayı adım adım izleyen Oset gazeteci ve editör Valery Dzutsev daha sonra kaleme aldığı “Beslan’dan Sonra Hayat” başlıklı önemli yazısında şu ifadeyi kullandı : “Beslan’da resmi makamlar yaşam hakkı da dahil olmak üzere insanların temel ihtiyaçlarını sunamadıklarında halkın kendiliğinden örgütlendiğini gördüm. Yöneticiler sürekli yalan söylediği zaman toplum onlara yabancı bir organizma muamelesi yapmaya başlıyor”.
Kuzey Kafkasya’da Moskova’ya en sadık halk olarak tanınan Kuzey Osetyalılar kendi başlarına örgütlendiler ve öfkelendiler.
Öfkenin bir kısmı Beslan’da çok kısa bir süre kalan ve halka görünmeyen Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yönlendi.
Putin’in ertesi gün söyledikleri başkanlık kariyeri boyunca yaptığı en tuhaf ve en uygunsuz konuşma olarak tarihe geçmiş olmalı. Çocukların akıbeti yerine Sovyetler Birliği’nin çöküşünden ve Rusya’nın nasıl kuşatma altına alındığından bahsetti. Acılı ebeveynlere verdiği mesaj sadece jeopolitik temaları içeriyordu : Beslan devletin ne pahasına olursa olsun güçlendirilmesinin şart olduğunu kanıtlamıştı.
Bir Oset 2005 yılında bana şöyle dedi : “Bu olayın tekerrür etmemesi için bir sebep göremiyorum”. Kuşkusuz zaman değişti ve Beslan’a saldıran İslamcı militanlar bugün daha zayıflar. Ama Kuzey Kafkasya’nın artık manşetlere çıkmaması sorunlarının çözüldüğü anlamına gelmiyor. Sorunlar yer altına inmeye zorlandılar ve tekrar ortaya çıkmak için uygun zamanı bekliyorlar.
Thomas de Waal: Kıdemli Ortak Rusya ve Avrasya Programı
Kaynak: http://carnegie.ru/eurasiaoutlook/?fa=56516
Çeviri : Dr. Ömer Aytek Kurmel
Cherkessia.net/04.09.2014
****
Beslan Ten Years Later
Thomas de Waal
September 3, 2014
The school siege in Beslan ended in tragedy ten years ago, on September 3, 2004.
Beslan is one of those events that leave a black residue in the soul of anyone who had something to do with it and makes them ask, “Can humans really do something do awful?”
I visited the town only four months later but will never forget the forlorn sight of a cemetery in the snow lined with children’s graves, each with toys and little New Year trees placed on them. Of the official number of 334 victims in School No. 1, 156 were children.
Has anyone learned lessons from the tragedy a decade on?
Unfortunately, despite a trial and an official parliamentary investigation, a fog of misinformation pervaded the town during the siege and it never fully cleared.
It soon became clear that Beslan was the demented work of Chechen warrior, Shamil Basayev. He himself claimed responsibility for the act of terrorism. It justly helped destroy him and his cause.
But in a region where conspiracy theories are rampant, and where relatives of those inside the school were denied even basic information at the time—such as the number of hostages inside—outlandish versions of what happened were allowed to develop.
Although the main contours of what happened are in fact clear, there are still difficult unanswered questions for the Russian authorities. Why was the decision taken to end the siege on September 3 with a military-style operation that cost many lives? Were the mediation efforts of Ruslan Aushev and the offer of intervention by Chechen leader Aslan Maskhadov taken sufficiently seriously?
The tragedy swept away the leadership of North Ossetia. But there is little evidence that it changed the institutional culture of the republic. The terrorists would never have been able to reach the school in the first place, through multiple check-points, but for systemic corruption.
The North Ossetian leaders’ collective cowardice in failing to respond to the crisis—although some individuals were brave—revealed an official culture that cared more about its own political survival than the survival of its citizens.
As Valery Dzutsev, Ossetian journalist and editor who covered every hour of the siege wrote later in his remarkable essay “Life After Beslan,” “In Beslan I noticed how when the state stops meeting people’s basic needs, including the right to life, they start organizing themselves. If the authorities lie all the time, society begins to treat them as an alien organism.”
North Ossetians, who always had the reputation of being the people of the North Caucasus most loyal to Moscow, did indeed organize themselves and get angry.
Some of their anger was directed at President Vladimir Putin who came down to Beslan very briefly and did not appear in public.
Putin’s speech the day after must rank as one of the strangest and most inappropriate of his presidency. He talked about the end of the Soviet Union and about how Russia was under siege, more than about the fate of the children. The message, even to grieving parents, was only about geopolitics: that Beslan proved the need to strengthen the state, whatever the costs.
One Ossetian said to me in 2005, “I don't see any reason why it shouldn't happen again.” Of course times are different and the Islamist militants who attacked Beslan are weaker than before. But the fact that the North Caucasus has fallen out of the headlines does not mean its problems are solved. Instead it looks as though have been driven underground and are bound to re-surface sometime in the future.
Thomas de Waal:Senior Associate, Russia and Eurasia Program
Bu haber toplam 3074 defa okundu.
WOTEY
Beslan olayı sonrası Çeçenistan konusu büyük oranda meşruiyetini yitirmişti. İyi bir yazı ve çeviri.
selamlarımla