Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Soğuk Savaştan Daha Kötü
20 Eylül 2014 Cumartesi Saat 23:55
 
 
Alexei Arbatov, 16 Eylül 2014
 
Çok sayıda insan Soğuk Savaş yıllarına geri dönüldüğünü söylüyor. Ama Rusya ile ABD arasındaki ilişkiler bazı yönlerden Soğuk Savaş’ın bile gerisine düşmüş durumda. Son yetmiş yılda çok sayıda anlaşmazlık yaşandı ; bazıları (1961 Berlin ve 1962 Karayip krizleri) ucunda küresel nükleer savaş olabilecek şekilde düşman kampları karşı karşıya getirdi. Neyse ki Ukrayna krizi şu ana dek bu kadar tırmanmadı.
 
Ama kaygılanmak için başka bir sebep var : Washington ile Moskova arasındaki ikili ilişkilerin gerilmesine paralel olarak Amerikan ve Rus toplumları arasında yükselen düşmanlık. Oysa Soğuk Savaş sona erdiğinde hem Ruslar hem Amerikalılar mutluluktan yerlerinde duramıyorlardı. Amerikalılar kendi çabalarıyla “komünizm belasından” kurtulan Rus kardeşlerini kucaklamaya hazırdı ; Rus halkının büyük “Avro-Atlantik ailesine” yeniden katılacağını umuyorlardı. Ruslar ise Amerikalıları idealize ediyorlardı. Sovyet propaganda makinasına inanmıyor, Amerika’yı her bakımdan “Vaadedilmiş Topraklar” gibi hayal ediyorlardı.
 
Bu mitoslar sonunda yok oldu. 2000’li yılların başına gelindiğinde Ruslar ve Amerikalılar birbirleri hakkında daha gerçekçi algılar geliştirdiler. Çok sayıda Rus ABD’yi ziyaret etti. Ülkeyi gördüler, halkıyla konuştular ve hoşlanmadıkları birçok yanı olduğunu keşfettiler (sonunda kendilerini Avrupa ruhuna ve yaşam biçimine daha yakın hissettiklerini anladılar) Amerikalıların Demir Perde’nin çökmesiyle duydukları coşku duvarın arkasından çıkıp gelenleri görünce hayal kırıklığına dönüştü : yeni zenginler, gangsterler ve diğer karanlık tipler.
 
Girdiğimiz üçüncü aşamayı artan yabancılaşma, karşılıklı hınç ve hatta nefret belirliyor. Ruslar gururlarının Amerikalılar tarafından incitildiğine inanıyorlar ; Rusya’nın 25 yıl boyunca aşağılanmasının ve verdiği tavizlerin intikamını almak istiyorlar. İçerde ve dışarıda yaşadıkları başarısızlıklar için Amerika’yı suçlama eğilimindeler. Ruslar eşit ve saygılı bir ilişki beklentisi içindelerdi ; tam tersine, Amerika’nın küstahça Rusya’nın zaaflarından yararlandığına ve eşit ortak olarak kabul etmediğine tanık oldular. Ruslar’ın gözünde Amerikalılar yüzeysel ve anlayışsızdır, hiç kimseye saygı duymazlar, dünya çapında güçlerini kötüye kullanırlar, istediklerini bombalarlar, kendi düşünce veya çıkarlarından başka kimseye önem vermezler …
 
Amerikalılar da boş durmuyor ve kendi önyargılarını şekillendiriyorlardı.25 yıl boyunca ülkenin muazzam doğal kaynaklarını, kültürel birikimini ve bilimsel altyapısını harekete geçirememiş ve zenginleşememiş Ruslara saygı duymak için bir neden göremiyorlardı. Almanya ve Japonya İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra çok daha kısa sürede ayağa kalkmıştı. Rusya ABD kadar ilerleyebilirdi. Oysa Ruslar (Suudiler veya Venezulalılar gibi) petrol ve gaz satışıyla geçiniyorlardı. Yolsuzluk yaygındı. Sosyal ve ekonomik göstergeler Rusya’nın gelişmekte olan ülkeler seviyesinde olduğuna işaret ediyordu. Ama Ruslar hayatlarını yoluna koymak yerine Amerika ile jeopolitik bir rekabete giriştiler. Maneviyet bakımından üstün olmakla övünüyorlar, ama ne Pazar günleri kiliseye gidiyor ne de mahkemede İncil üzerine yemin ediyorlardı …
 
Alexei Arbatov:Akademisyen,Nükleer Silahların Yayılmasını Engelleme Programı
Carnegie Moscow Center
 
 
Amerikalılar Rusların aldatıcı Avrupalı görüntülerinin altında gelenekselciliğe genetik olarak yatkın olduklarını düşünüyorlar. Rus devleti işte yine toplumu denetimi altına almak istiyordu. Tüm kararları tek başına lideri alıyordu. Rusya bir kere daha göstermelik bir parlamentoya ve biat eden basına sahipti. Rusya halkından ülkesine hizmet etmek adına sınırların ötesinde büyük ülküler uğruna kendini feda etmesi isteniyordu. Amerikalılar bunu anlamakta zorlanıyorlar. Onlar devletin halka hizmet ettiği ve hesap sorulabildiği bir ülkede yetiştiler. Yurtseverliklerinin kaynağında ülkelerinin başkalarından daha zengin ve daha özgür olduğu düşüncesi var.
 
20. yüzyılın başında komünist ideoloji Rusya’nın eğitimsiz kitlelerine tepeden dayatıldı. Batı komünizm karşıtlığıyla tepki verdi. Ama bugün iki toplumun birbirine bakışını –ne kadar taraflı ve ölçüsüz olsa da- propaganda belirlemiyor. Daha da kötüsü birbirine bakış toplumların kendilerinden kaynaklanıyor. 
 
Ukrayna meselesi barışçıl bir çözüme kavuşsa bile bu bakış açıları değişmeyecek. Rus politikacıların tıpkı Amerikalı meslektaşları gibi anketleri izlemeleri ve günlük olarak toplumun nabzını tutmaları halkların birbirlerine bakışının uzun bir süre için siyaseti belirlemeye devam edeceğini gösteriyor.
 
 
 
 
Çeviri : Dr. Ömer Aytek Kurmel
 
Cherkessia.net, 20 Eylül 2014-09-20
 
 
****
 
 
 
WorseThan the Cold War
 
Alexei Arbatov, September 16, 2014
 
A lot is beingsaidaboutthecurrentreturntotheColdWar, but, in somerespects, Russiaandthe United Statesareevenworseoffnowthantheywereback in thatperiod of global confrontation. Therehavebeennumerousconflicts in U.S.-Russiarelations in thepast seven decades; some of them (the 1961 Berlin and 1962 Caribbean crises) put theworld on thebrink of a head-to-headmilitaryconfrontationwhichcouldhavepossiblyended in a globalnuclearwar. Fortunately, uptonowtheUkrainiancrisis has not escalatedtosuch an extent.
 
But there is anothercauseforconcern: thegrowinghostilitybetweenthe Russian andAmericansocietiesthataccompaniesthetensions in statebilateralrelations. Both Russians and Americanswereinitiallyeuphoricfollowingtheend of theColdWarera. Americans werereadytoembracetheir Russian brethrenthatfreedthemselves of the “communistyoke,” expectingthemtorejointhebig “Euro-Atlanticfamily.” Fortheirpart, RussiansidealizedAmericans, distrustingtheimagecreatedbytheSoviet propaganda machineandimaginingthe United Statesto be a “Promised Land” of sorts.
 
Thesemythshavegraduallyevaporated, andbytheearly 2000s RussiansandAmericans had taken a moresoberlook at eachother. Quite a fewRussianstraveledtothe United States. Theysawthecountry, talkedtoitspeople, anddiscovered a lot of thingstheydid not likeabout it (incidentally, it turnedoutthattheyfeltclosertotheEuropeanspirit, mores, andlifestyle). Americanjoyoverthecollapse of theIronCurtaingavewaytodisappointmentwiththosewhocamefrombehind it: thestereotypes of the Russian nouveauriche, mobsters, andothershadycharactersabounded.
 
Wehavenowenteredthethirdstagecharacterizedbyincreasingalienation, mutualresentment, andevenhatred. RussiansfeelthatAmericansinjuredtheirprideandseektotakerevengefor a quarter of a century of Russia’shumiliationsandconcessions. TheyalsotendtoblameAmericanevildesignsfortheirfailures at homeandabroad. Russianshopedforequalandrespectfulrelations; instead, theysawAmericansarrogantlyexploitingRussia’sweaknessandrefusingtoacceptRussia as an equalpartner. RussiansstereotypicallyperceiveAmericans as superficialandbluntpeoplethatrespectnoone, abusetheirpoweracrosstheglobe, bombwhomevertheyplease, andrecognizenootherviewsorinterests but theirown…
 
Meanwhile, Americansweredrawingtheirownconclusions. Theydon’tseewhythey can respectRussiansif, in a quarter of century, Russianshavebeenunabletotakeadvantage of theircountry’senormousnaturalresources, itsculture, andsciencetoensureprosperityforthemselves. Afterall, GermanandJapanese post-World War II rebuildingeffortstookmuchless time. AmericansbelievethatRussiacouldhaveprogressedalmost as much as the United States has. Instead, Russiansarestilllivingoffoilandgassales (likeSaudisorVenezuelans), corruption is runningrampant, andmany of Russia’ssocialandeconomicindicators put thecountry on par withdevelopingcountries—and not thehighest-rankingonestoboot. But Russians do not rushtoimprovetheirlives, choosingtocompetewiththe United States on usingforceoverseasandexpandingtheircountry’sgeopoliticalinfluence. Besides, theykeeppraisingtheir moral superiority, but fail toappear in church on Sunday orswear on theBible in court…
 
AmericansnowthinkthatdespitelookingdeceptivelyEuropean, Russianshavesomegeneticpredispositionforthetraditionalistparadigm. Yet again, the Russian stateseekstobringsocietyunderitscontrol: itsleadermakesallthedecisions on his own, Russiaagain has a pocketparliamentandobedientpress, andthe Russian peoplearecalledupontoservetheircountryandsacrificetheirwell-beingforthesake of grandschemesbeyondthecountry’sborders. Americanscannotquitegraspthat. Theywerebroughtup in a statewhosepublicservantsactuallyservethepeopleandareconstantlyheldaccountableto it; theirpatriotismstemsfromthefeelingthattheircountrylivesbetterandmorefreelythanothers.
 
Thecommunistideology of theearly 20th centurycamefromthe top andwasinjectedintoRussia’suneducatedmasses, andthe West respondedwith anti-communism. But today’sattitudes of thetwosocietiestowardeachotherare not as muchthefunction of propaganda, howeverbiasedandunbridled it might be. Themattersappearworse—theseattitudescomefromwithinthesocietiesthemselves, reflectingsomeelements of theactualstate of affairs, although, of course, in lessexaggeratedterms.
 
Therefore, eventhepeacefulendtotheUkrainiansagawill do littletochangetheseattitudes, andtheywill be havingseriouseffect on thewordsanddeeds of politicalleadersfor a long time tocome. It is especiallytrue in light of thefactthat, justliketheirAmericancounterparts, Russian politiciansnowcloselymonitoropinionpollsandchecktheirratings on a dailybasis.
 
 
AlexeiArbatov: Scholar in Residence, Nonproliferation Program, Moscow Center
 
 
 

Bu haber toplam 2268 defa okundu.


Hatko Vural

Tam olarak yerini karşılamasa da sonuçta bütün baskıcı-totaliter rejimler, S.Freud'un psikanalizinde geliştirdiği süperego kavramının bir versiyonunu tektiplestirdikleri -yada öyle olmasını arzuladiklari- toplumsal bünyeye dayatirlar.
Buna göre asıl olan dogal guduler ferdiyetcilik özgürlükler zenginlik vs. baskı altına alınarak bilinç ötesine itilir. Yerine devletin sahibi olan özel klikler tarafindan uygulanan ideolojik baskıların ve devletin bekasi yada ulusal onur gibi teorik soyut kavramlar için talep edilenlerin bilgisi olan süper ego yerlestirilir.

Bu durumda toplumsal bünye çift kimlikli yaşamaya başlar. Herhangi bir konuda birey resmi ideoloji ile celismekten özenle kaçınır. Ama bulduğu ilk firsatta rejime yada devkete zarar verici hareketlerde bulunmaktan kaçınmaz. Örneğin tc de her iş yeri sahibi milli günlerde bayrak asar konuştuğunda devletini sever sayar fakat bir çoğu imkanıni bulduğu her anda vergi kacirmaktan geri durmaz.

Özetle sayın akademisyen Rus halkının özelde Amerikan genelde tüm batılı halk ve değerlere karşı içsel bir karşı tutum geliştirdiğini öne sürerek yanılıyor olabilir.

Putinizm kligi gerek devletin kurumlari yani devletin ideolojik aygitlari gerekse devletin gizli eli tarafindan kurulup geliştirilen stk lar vs vasıtası ile yayilan ideoloji benzeri baskın enformasyon ile toplumu esaret altına almış olabilir fakat bu durum geçicidir.
SSCB zamaninda da komünist parti liderliği kimi düşman ilan ederse ona karşı aynı propaganda faaliyetleri organize olarak yürütülürdu. Bazen avrupa bazen Çin yada usa.

Bizim cerkeslerin durumu da aynı değil mi? Dernekler çevresinde gelişen doğal sosyal ilişkileri aşamayan bir takım şahıslar Çerkes ligi eş dost akrabalık vs türü değer yargıları içeren konseptlere indirgeyerek kirsal kalmaya mahkum etmeye çalışarakdan , küresel bir Çerkes siyasetinin ve küresel bir Çerkes kimliğinin kurulmasına ve geleceğin cerkes dunyasinin kurulmasına engeller çıkartmaya ; belkide bir yerlerden emir almiscasina çalışıyorlar.
Bu meselede dernekler vasıtasıyla sosyallesen çoğu insanımızın algılarını da yönlendirerek adeta cerkes olduğunda cerkesyali olduğunda cemiyet içindeki ahengin yitirilecegi korkusunu vehmediyorlar.

Yani turkcesi mahalle baskısı adi verilen süperego nun uygulayicisi olan kafkasci klik, doğal içgüdüsel Çerkes kimliğinin yerine sırf rüzgar da ahenkle dans etsin diye yapay-sentetik bir kafkas kimliğini ikame etmeye çalışıyor.

Ne kadar yada ne zamana kadar başarılı olabilirler ki???? Bütün totalizmler ve yapayliklar, bilinç kişilik katına ulaştığında erişilen mücadele azmi ve dogal dirilik sayesinde yerle yeksan olmaya mahkumdur!!!

21 Eylül 2014 Pazar Saat 21:36
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net