Karakter boyutu :
Kazakistan’ın Kaygıları : Ukrayna’dan Çıkarılan Dersler

21 Eylül 2014 Pazar Saat 22:27

Alexey Malashenko, 19 Eylül 2014
Kazak liderler Ukrayna kriziyle ilgili konuşmaktan çekiniyorlar. Euro Meydan Devrimi Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev ve Orta Asyalı diğer otoriter rejimler için kuşkusuz sakıncalı. Bölgedeki seçkinler kitlesel protesto eylemlerinden korkuyorlar. Özellikle bölgenin iki kilit ülkesi Kazakistan ve Özbekistan’da mevcut liderlerin yerine kimin geçeceği sorusu sosyo-politik gerginliği tetikleyebilir.
Bu kaygılar bir yana, Kazakistan için en büyük problem bu ülkeye özgü Meydan benzeri gösteriler değil. Rusya’nın devrime saldırganlıkla karşılık vermesi Nazarbayev için daha ciddi bir sorun. Rusya’nın saldırganlığı post-Sovyet coğrafyanın her tarafında rahatsızlık yarattı. Rusya ve Kazakistan ekonomik ve siyasal müttefikler olmalarına karşın, Kazakistan Moskova’nın Ukrayna’daki hamlelerini desteklemekte -diğer eski Sovyet cumhuriyetleri gibi- isteksiz davrandı.
Kazakistan BM Genel Kurulu’nda yapılan Kırım oylamasında Rusya’yı desteklemedi. Kazakistan Ukrayna başkanlık seçimine gözlemci gönderen tek BDT ülkesiydi. Astana Ukrayna’daki “barışgücü operasyonları” için Rus askeri güçlerine Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü tarafından yetki verilmesi amacıyla müzakere etmeyi reddetti. Kazakistan hükümeti Ukrayna mallarına gümrük tarifesini yükseltmeyi reddederek Rusya’nın AB’ye karşı yaptırımlarını desteklemedi. Böylece Moskova’ya karşı geldi.
Nursultan Nazarbayev Kremlin’in Ukrayna’daki politikalarına ilişkin kaygılarını kapalı olarak dile getirdi. Kazakistan’ın Khabar TV kanalına verdiği söyleşide Nazarbayev “bağımsızlığına tehdit yönelttiği takdirde Kazakistan’ınAvrasya Ekonomik Birliği’nden (AEB) çıkma hakkı her zaman mahfuzdur” dedi. Bu açıklama Astana’nın AEB’yi sadece ekonomik birlik olarak gördüğünü ve Rusya’nın örgüt içindeki siyasal ihtiraslarını kabul etmediğini açıkça ortaya koyuyor. Nazarbayev AEB’nin siyasal bir örgüt olmadığını defalarca dile getirmişti. Ama Ukrayna’daki son gelişmelerin ışığında Khabar TV’ye yaptığı açıklamaların önemi artıyor.
Nazarbayev ayrıca “dil konusu abartılırsa Kazakistan da Ukrayna ile aynı akıbete uğrar” dedi. Başka bir ifadeyle Kazak makamların Rusça’yı ihmal etmesi Kazakistan’ın istikrarı ve egemenliği için tehdit oluşturabilir. Bu yüzden Nazarbayev Kazakça, Rusça ve İngilizce’nin resmi diller olduğu üç-dilli bir Kazakistan’ı destekliyor.
Rusya’nın Kırım ve Donbası işgal etmesinin bahanelerinden biri Rusça’nın statüsüydü. Ama Kremlini en çok şaşırtan Ukrayna’nın Avrupa tercihiydi. Ukrayna’nın kendisini Rusya’nın yörüngesinden kurtarması entegrasyon projelerine darbe vurdu. Putin bunu beklemiyordu. Kazakistan sırtını Rusya’ya dönmek istemiyor. Bununla birlikte siyasal bağımsızlığından vazgeçmeyeceğini de Rusya’nın bilmesini sağlıyor.
Rusya’nın Ukrayna politikası Batı’ya, özellikle de ABD’ye, post-Sovyet alanda Moskova’nın pozisyonunu zayıflatma fırsatını verdi. Kremlin bunu da beklemiyordu. Rusya’nın komşularının Moskova’nın politikalarına temkinli de olsa olumsuz tepkiler vermesini Amerikalılar ve Avrupalılar keyifle izliyorlar. Amerikan Dışişleri Bakan Yardımcısı William Burns Mayıs ayında Devlet Başkanı Nazarbayev’le yaptığı toplantıda Orta Asya ülkelerinin egemenlik ve toprak bütünlüğünü desteklediklerini söyledi ; Kazakistan ile dostluk ilişkilerinin öneminin altını çizdi.
Moskova Kazakistan ve komşularının “tarafsız negatif” konumları karşısında ikili bir tavır sergiliyor. Bir yandan eski Sovyet cumhuriyetlerinin ulusal egemenliklerinin –Rusya’nın 2008 yılında Abhazya ve Güney Osetya’nın Gürcistan’dan ayrılmalarını desteklemesi örneğinde olduğu gibi- ihlal edilmesinden hoşlanmayacaklarını biliyor. Diğer yandan Rusya Astana’dan itaat etmesini bekliyor. Rus siyasetçiler kısa zaman önce Kazakistan için hakarete varan, hatta tehditkar açıklamalar yaptılar. Geçen ay SeligerGençlik Forumu’nda Putin Kazaklar’ın endişelenmelerine sebep oldu. AnnaSazonova adlı tanınmayan bir öğrenci Kazakistan’daki Rus düşmanı ve milliyetçi duygularla ilgili Putin’e soru yöneltti. Vladimir Putin dinleyicilere Kazakistan’ın daha önce devlet olarak var olmadığını ve Nazarbayev’in çabasıyla haritalarda yer aldığını hatırlattı. Bazı çevreler bu sözleri Kazakistan’ın kırılganlığına atfederken diğerleri Başkan Nazarbayev’in devlet kuruculuğuna övgü olarak yorumladılar. Putin aynı konuşmada Kazakistan’ın “küresel uygarlığın” parçası olarak kalmak istiyorsa Rus nüfuz alanında yer alması gerektiğini vurguladı. Kazak siyasetçi Aykin Konurovbu sözleri “gaf” olarak niteledi ve “hükümdarın kulunu tahrik ettiği tuhaf bir mesaja benzetti”.
Ukrayna krizi Rus-Kazak ilişkisinde var olan çatlakları derinleştirdi. Sıkı bir Putin destekçisi olarak bilinen Başkan Nazarbayev bile buna engel olamadı. Nazarbayev’den sonra Kazakistan’ın Rusya politikasının ne olacağını kestirmek güç ama Ukrayna’daki gelişmeler müstakbel Kazak liderlerle Kremlin arasında gerginlik yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu gösteriyor. Genç Kazak siyasetçiler arasında İngilizce konuşanların sayısı artıyor; Rus dünyasından ayrılma konusunda herhalde seleflerinden daha istekli olacaklar. Nazarbayev’in halefinin Rusya’da büyük yatırımları olan bir siyasetçi olması da muhtemel. Öyle bile olsa, Ukrayna krizi Kazak seçkinlerine Rusya ile ilişkilerinde rehavete kapılmamaları gerektiğini öğretti.
Alexey Malashenko: Akademisyen, Din,Toplum ve Güvenlik Programı
Carnegie Moscow Center
Çeviri : Dr. Ömer Aytek Kurmel
Cherkessia.net, 21 Eylül 2014
****
KazakhConcerns: LessonsFromUkraine
Alexey Malashenko
September 19, 2014
Kazakh leaders have been hesitant to speak out about the crisis in Ukraine. To be sure, the EuroMaidan Revolution is an affront to Kazakh President Nursultan Nazarbayev and other Central Asian leaders’ authoritarian regimes. Regional elites fear large-scale protest movements, particularly as the question of presidential succession becomes a subject of debate in two key Central Asian countries – Kazakhstan and Uzbekistan – potentially triggering socio-political tensions. Despite these concerns, a homegrown Maidan is not the biggest problem facing Kazakhstan. Nazarbayev is more troubled by Russia’s aggressive response to the revolution, which has cast a shadow over the entire post-Soviet space. Though Russia and Kazakhstan remain important economic and political allies, Kazakhstan, like other post-Soviet states, has been reluctant to support Moscow’s actions in Ukraine.
Kazakhstan did not support Russia’s position during the UN General Assembly vote on Crimea; it was the only CIS state to send representatives to monitor the Ukrainian presidential election; Astana refused to discuss granting the Russian military forces a Collective Security Treaty Organization (CSTO) mandate for “peacekeeping operations” in Ukraine; and the Kazakh government did not support the Russian countersanctions against the EU, refusing to raise customs tariffs on Ukrainian goods, in defiance of Moscow’s precedent.
Nursultan Nazarbayev has expressed veiled skepticism about the Kremlin’s course in Ukraine. In an interview with Kazakhstan’s Khabar TV channel, Nazarbayev remarkedthat “Kazakhstan always reserves the right to leave the Eurasian Economic Union (EEU) if it poses a threat to the country’s independence.” This statement clearly demonstrates that Astana sees the EEU exclusively as an economic union and rejects Russia’s political ambitions within the union. Nazarbayev has said on multiple occasions that the EEU is not a political organization, but in light of recent events in Ukraine his remarks to Khabar TV are especially significant.
Nazarbayev also said that “Ukraine’s fate awaits Kazakhstan in the case of an overreach on the issue of language.” In other words, the Kazakh authorities’ neglect of the Russian language may become a major threat to Kazakhstan’s stability and sovereignty. For this reason, Nazarbayev personally supports trilingual a Kazakhstan, with Kazakh, Russian, and English as its official languages.
While the issue of the status of the Russian language was one of the pretexts for Russia’s invasions of Crimea and the Donbas, it was Ukraine’s European choice that most surprised the Kremlin. Putin did not anticipate Ukraine’s attempt to free itself from Russia’s embrace, which has dealt a blow to his integration projects. Kazakhstan does not intend to turn away from Russia; nevertheless, it is letting Russia know that it will not forgo its political independence.
Russia’s Ukrainian policy gave the West, and primarily the United States, a significant opportunity to weaken Moscow’s positions in the post-Soviet space, which the Kremlin may not have anticipated. Americans and Europeans happily watch Russia’s neighbors’ cautiously negative reaction to Moscow’s policies. At a meeting with President Nazarbayev in May, Deputy State Secretary William Burns stressed that the U.S. supports the sovereignty and territorial integrity of all the countries in Central Asia, stressing the importance of friendly relations with Kazakhstan.
Moscow is of two minds about the “neutrally negative” position of Kazakhstan and its other neighbors. On the one hand, it understands that former Soviet republics will be uncomfortable with any breech of national sovereignty, just as they were after Russia supported the separation of Abkhazia and South Ossetia from Georgia in 2008. On the other hand, Russia expects a level of obedience from Astana. Russian politicians have recently made offensive and even threatening statements towards Kazakhstan. At the Seliger Youth Forum last month, Putin gave Kazakhscause for concern. Anna Sazonova, a previously unknown student, asked Putin about russophobia and nationalist sentiment in Kazakhstan. Vladimir Putin reminded the audience that Kazakhstan never existed as a state and appeared on world maps only as a result of Nazarbayev’s efforts. Some saw it as a reference to Kazakhstan’s fragility, while others interpreted it as high praise of President Nazarbayev’s state-building work. In the same conversation, Putin emphasized that if Kazakhstan wants to remain a part of the “global civilization,” it must stay in the Russian sphere of influence. The Kazakh politician Aykin Konurov dismissed it as a “gaffe,” saying that “it resembles an awkward message in which the suzerain provokes its vassal.”
The Ukraine crisis has betrayed fissures in the Russo-Kazakh relationship, even under President Nazarbayev, who has traditionally been a staunch Putin supporter. It is difficult to predict a post-Nazarbayev Kazakh policy toward Russia, but developments in Ukraine suggest that future Kazakh leaders will have to deal with a new source of friction with the Kremlin. Young Kazakh politicians increasingly speak English, and perhaps they will be more willing to leave the Russian world than their predecessors. Of course, it is possible that Nazarbayev will be succeeded by a politician with strong business interests in Russia. Even so, the Ukrainian crisis has taught the Kazakh elite to be much more apprehensive in their dealings with Russia.
Alexey Malashenko:Scholar in Residence, Religion, Society, and Security Program
Moscow Center
Bu haber toplam 2872 defa okundu.
Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.