Karakter boyutu :
Thomas de Waal:Moldova'da Blöf Oyunları

24 Ekim 2014 Cuma Saat 21:41

Thomas de Waal, 22 Ekim 2014
Moldova’nın başkenti Kişinev’e “altın sonbahar” geldi. Kaldırımlarda kümelenen sarı ve altın rengi yapraklara rağmen güneş içinizi ısıtıyor. Ne var ki kafelerdeki insanların ruh hali o denli aydınlık değil 30 Kasım’da yapılacak seçimler yaklaşırken Moldova’nın kendini nasıl Avrupa Birliği ile Rusya arasındaki jeopolitik çatışmasının ortasında bulduğu tartışılıyor.

Thomas de Waal:Kıdemli Ortak, Rusya ve Avrasya Programı
Siyaset analizcisi İgor Butan “Moldova’da yaşamak ilginçtir ama ayakta kalmak zordur” diyor.
Bazı Batılı analizcilere göre çözülmemiş Transdinyester sorunu sebebiyle Rusya’nın “sıradaki” kurbanı Moldova gibi görünüyor. Moldova hükümetiyle çatışmadan 22 yıl sonra Transdinyester, Dinyester Irmağı’nın sol yakasında, tanınmamış bir devletçik olarak var olmaya devam ediyor. Rusya’ya sadık ve 1.500 Rus barışgücü askerine ev sahipliği yapıyor.
Buna karşılık,hem Kişinev hem Transdinyester’deRusya’nın bu kartı oynamayacağı düşünülüyor. Rusya’nın Transdinyesteri “korumak” için askeri operasyona girişmesi aynı anda Moldova ve Odessa bölgesi ile savaşması anlamına geliyor. Bu, Donbas’tan çok daha az stratejik öneme sahip bir bölge için ondan çok daha büyük ve zor bir askeri hareketa kalkışmak demek.
Üstelik,Transdinyesterliler “korunmak” istemiyorlar. Rusya’ya destek ilanlarına rağmen burası ekonomik açıdan ayakta kalmak için Odessa’dan yapılan ithalata ve Moldova üzerinden Avrupa Birliği’ne yapılan ihracata muhtaç.
Moskova Moldova’yı Avrupa yörüngesinden çıkarmak isterse bunu ülkenin iç politikası üzerinden başarma ihtimali daha fazla. Moldova’da kalabalık bir Rusça konuşan nüfus var ve Rusya’da yüzbinlerce göçmen işçi çalışıyor. Türki, Ortodoks Hıristiyan ve Rusça konuşan Gagavuz azınlık Rusya’ya meylediyor.Nüfusun büyük kısmı Rus televizyonu izlemeye devam ediyor.
Dolayısıyla Rusya’nın stratejisi iktidardaki koalisyonun seçimlerde yenilgiye uğramasına dayanıyor.
Avrupa yolunu benimseyen ve üç partili koalisyon hükümeti pek çok açıdan Rusya’nın eline koz veriyor. Koalisyon iktidara geldiği 2009’den beri demokrasiye sahip çıktı ve ayrımcılığı reddeden yasalar çıkardı. Bu performans sayesinde 2014 yazında Brüksel ile Ortaklık Antlaşmasını imzalandı ve Moldova yurttaşlarına vize muafiyeti getirildi.
Ama bu süreçte Avrupa fikrine verilen destek zayıfladı. Çünkü ticaret ve siyasetin birbirinin içine girdiği bir ülkede halkın büyük kısmı siyaset sınıfının bütünüyle çürümüş olduğuna ve sıradan insanların çıkarlarına kayıtsız kaldığına inanıyor. Gazeteci Vladimir Soleviev kısa süre önce yayınlanan ayrıntılı bir raporda Moldova’yı “Avrupa bütünleşmesinin başarısız şampiyonu” olarak tanımladı. Bunun anlamı şu : yargı ve kamusal hayatın diğer alanlarındaki yolsuzluk Moldova’nın devlet olma niteliğini Rusya’nın yapacaklarından daha fazla tehdit ediyor.
Batı başkentlerinde “gözdeleri atama” oyunundan hoşlanmaya devam edenler koşulsuz sevginin barındırdığı tehlikeleri görmek zorundalar.
Ama iktidardaki koalisyon hükümeti ile Vladimir Voronin önderliğindeki Komünist Parti arasındaki fark göründüğü kadar önemli olmayabilir. Geçmişte Rusça konuşan seçmenlerden aldığı desteğe ve Moskova-yanlısı açıklamalarına rağmen Voronin de blöf oyununun bir parçası. Kısa süre önce Ortaklık Antlaşmasından geri adım atmayacağının ve –tempoyu yavaşlatarak da olsa- Avrupa yolunda yürümeye devam edeceğinin işaretlerini verdi. Voronin’in Transdinyester ile bağları rakibinden daha iyi. Ama bu onu Moskova’nın en iyi dostu yapmıyor. Transdinyester sorununun çözümü için geliştirilmiş “Kozak planının” 2003 yılında Voronin tarafından redddildiğini Kremlin hiç unutmayacak.
Moldova’nın kaygan iç siyaset zemininde Rusya da kendi “gözdelerinden” emin olamıyor.
Çeviri : Dr. Ömer Aytek Kurmel
Cherkessia.net, 24 Ekim 2014
****
Games of Bluff in Moldova
Thomas de Waal,October 22, 2014
In Moldova’s capital Chisinau it is a “golden autumn,” with warm sunny days even as yellow and golden leaves are piling up on the pavements. In the café show ever the mood is not so bright. The chattering classes worry about how their country find sitself at the center of a geopolitical clash between the European Union and Russia, just as elections are approaching on November 30.
“It’s interesting to live in Moldova, but hard to survive,” says political analyst Igor Butan.
In some Western analysis the conventional wisdom is that Moldova could be “next in line” for Russian state aggression because of the unresolved Transnistria conflict. On the left bank of the River Dniester, Transnistria persists as an unrecognized breakaway state let, 22 years after the conflict with the government of Moldova. It has a loyalpro-Russian orientation and is home to 1,500 Russian peacekeepers.
On the ground however, in both Chisinau and Transnistria itself, few expect that the Russian leadership will play this card. For Russia to stage a military operation to “protect” Transnistria it would need to pick a fight simultaneously with Moldova and Odessaregion. That would mean mounting a far big gerand more challenging military exercise than the one in Donbass for the sake of a region with far smaller strategic importance.
Moreover, the Transnistrians do not want to be “protected” either. For all the declarations of support for Russia, the enclaveals or elies heavily for its economic survival on imports via Odessa and exports to the European Unionvia Moldova. They want to keep their options open.
If Moscow wants to bring turn Moldova back from its European orbit, Moldovan domestic politics are a much more promising arena. The country has a large Russian-speaking population and hundreds of thousands of migrant workers in Russia. The Gagauzminority—Turkic, Orthodox Christian and Russian-speaking—is oriented to wards Russia. Much of the population still watches Russian television.
So, the Russian strategy is to try to get the current governing coalition defeated in the election.
In many ways, the governing coalition of three parties proclaiming the European way is giving Moscow a helping hand. Since they took power in 2009, they have maintained democracy and passed anti-discrimination legislation that secured the signing of the Association Agreement with Brussels in the summer of 2014 and visaliberalization for Moldovan citizens.
Yet over that period support for the European idea has actually fallen. That is because in a country where business and politics are fused, the political class is regarded by most of the population as pervasively corrupt and not looking after the interests of ordinary people. In a recent detailed report, independent journalist Vladimir Soloviev called Moldova a “failing champion of European integration.” The conclusion is that corruption in the judiciary and otherspheres of public life may be a bigger threat toMoldovan statehood than anything Russia can do.
Those in Western capitals who still like to play the game of “picking favorites” should pause to reflect that unconditional love has its dangers.
But the differences between the current governing coalition and the Communist Party led by Vladimir Voroninmay not be so big as they appear. Despite his support from the Russian-speaking electorate and pro-Moscow declarations in the past, Voronin also engages in games of bluff. He has hinted more recently that he would not revoke the Association Agreement and would continue the drive to Europe, albeit at a slower pace. Voronin also has better ties with Transnistriat han his opponent. But he is far from being Moscow’s best friend either. The Kremlin will never forget that it was he who rejected the “Kozak plan” for Transnistrian conflictre solution in 2003.
InMoldovan’s shifting domestic politics, the Russians cannot be so sure of their “favorites” either.
Thomas de Waal: Senior Associate, RussiaandEurasia Program
Bu haber toplam 2454 defa okundu.
Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.