Karakter boyutu :
Marek Matusiak: Gürcistan’da Siyasal Kriz,Gidiş Nereye ?

09 Kasım 2014 Pazar Saat 11:15

Marek Matusiak, 5 Kasım 2014
OSW
4 Kasım günü Gürcistan Başbakanı İrakli Garibaşvili savınma bakanı İrakli Alasania’yı görevden aldı. Dışişleri Bakanı Maya Panjikidze ile AB ve NATO ile bütünleşmeden sorumlu bakan Aleksi Petriaşvili de görevlerini bıraktılar. Alasania’nın partisi Hür Demokratlar (FD) iktidardaki Gürcistan Rüyası koalisyonundan ayrıldılar. Bakanların istifasına yol açan süreç 28 Ekim’de savunma bakanlığının birkaç üst düzey yetkilisinin yolsuzluk kuşkusu üzerine tutuklanmasıyla başladı. Meslektaşlarına sahip çıkan Alasania tutuklamaları siyasal olarak niteledi ve Gürcistan’ın Avro-Atlantik hedeflerine darbe vuracağını söyledi. İstifasının ardından ülkedeki tüm Batı yanlısı güçlere bir araya gelme çağrısı yaptı. Devlet Başkanı Giorgi Margvelaşvili eski bakana dolaylı destek verdi.
Alasania ve istifa eden bakanlar 2012 yılındaki hükümet değişikliğinin ardından Gürcistan’ın AB ve NATO’ya katılma politikasınındevamından sorumlu olmuşlardı. Görevlerinden ayrılmaları Tiflis’in yönüne ilişkin soru işaretleri doğurdu. Ciddi bir siyasal güce sahip olan milyarder Bidzina İvanişvili ve Başbakan GaribaşviliBatı ile bütünleşmenin kararlı savunucuları olarak tanınmıyorlar. Hür Demokratlar’ın on milletvekilinin koalisyona desteğini çekmesiyle Gürcistan Rüyası parlamentoda artık istikrarlı bir çoğunluğa sahip değil (koalisyon 150 sandalyenin sadece 73’ünü elinde tutuyor). Gecikmiş parlamento seçimleri de dahil olmak üzere Gürcistan siyasetinde kartlar yeniden dağıtılabilir. Şu anda siyasal fay hattının tek belirleyicisi ülkenin izleyeceği jeopolitik yönelim.
Gürcistan Rüyası’nın Dış Politikası
Gürcistan Rüyası Rusya’da iş yapan oligark Bidzina İvanişvili’nin liderliğinde iktidara geldiğinde Tiflis’in nasıl bir dış politika tercihi yapacağı bilinmiyordu. Rusya ile ilişkilerde başlatılan ‘açılım’ 2003 yılındaki Gül Devrimi’nden bu yana Tiflis’in dış politikasına hakim olan Batı-yanlısı çizginin değişebileceği kaygılarını artırdı.
Gürcistan Rüyası liderliğindeki koalisyonun iki yıllık icraatı bu kaygıları doğrulamadı. Hükümet AB ile ilişkilerde önceki yönetimin başlattığı çalışmaları devam ettirdi (Ortaklık Antlaşması imzalandı ve onaylandı ; vize ile ilgili görüşmelerde ilerleme sağlandı). ABD ve NATO ile yakın ilişkiler içinde olma çabaları sürdürüldü.
Hükümetten ayrılan bakanlar bu politikanın savunucuları ve güvencesiydiler. Bu grubun sahip olduğu zayıf siyasal tabana (parlamentoda on sandalye) rağmen savunma ve dış politikaya tamamen hakim olması Gürcistan Rüyası liderliğindeki hükümeti Batılı ortakları nezdine güvenilir kılıyordu. Başbakanlar İvanişvili ve Garibaşvili’nin-eski hükümetin yetkililerine karşı yürüttükleri tartışmalı yasal misilleme de dahil olmak üzere- iç politika uygulamaları Gürcistan’ın Batı ile ilişkilerinde ciddi sorunlar doğurmuştu.
Alasania, Panjikidze ve Petriaşvili’nin şahsında Batı çok önemli ortaklarını kaybetti. Rusya’nın Ukrayna karşısındaki saldırganlığının sebep olduğu zorlu jeopolitik durum, Ermenistan’ın egemenliğini fiilen kaybetmesi, Moskova’nın Azerbaycan üzerindeki baskısı ve Abhazya’nın muhtemel ilhakı dikkate alındığında üç Gürcü bakanın görevden ayrılması Tiflis’in gelecekteki dış politikasına dair belirsizliği artırıyor. Gürcistan’ın dış politikası tamamen Rusya’nın yörüngesine girmeyecek. Ne var ki Tiflis’in Batı ile bütünleşme kararlığının azalma riski kuvvetli görünüyor. ‘Çok-yönlü’ dış politikaya sürüklenebilir.
Batı-Yanlısı Eğilimin Zayıflayan Temelleri
İrakli Alasania henüz bir seçim başarısı göstermiş olmasa da sevilen, bağımsız ve hırslı bir siyasetçi. Görevden alınma sebebinin Bidzina İvanişvili ve Başbakan Garibaşvili’nin ülkenin jeopolitik yönelimini değiştirmek değil potansiyel bir rakibi etkisizleştirmek olması daha akla yatkın.
Sebebi ne olursa olsun Alasania’nın hükümetten ayrılması Gürcistan’ın Batı-yanlısı siyasetinin temellerinin çatlaması süreciyle bire bir örtüşüyor. Çatlamanın arkasında Rusya’nın eski Sovyet cumhuriyetlerine dönük politikasının giderek saldırganlaşması, halkın Batı-yanlısı siyasetin somut faydalarını görememesinin hayal kırıklığı yaratması (Gürcistan’ın Avrasya Birliği’ne girmesini destekleyenlerin oranı 2013 sonbaharında % 11’den 2014 yazında % 20’ye yükseldi), Batı-yanlısı güçlerin zayıflarken Rusya-yanlısı çevrelerin etkisinin artması yatıyor.
Karar verme sürecinin şeffaf olmaması ayrı bir problem. Bidzina İvanişvili’nin Kasım 2013’de başbakanlık görevini İrakli Garibaşvili’ye bırakmasından beri kararlar resmi siyasal yapıların dışında alnıyor. Önemli konularda son sözü muhtemelen oligark (Bidzina İvanişvili—ç.n.) söylüyor. İvanişvili’nin Batı ve Rusya’ya dönük fikirlerinin ve tavırlarının belirsizliği dikkate alındığında Gürcistan hükümeti ile ilgili isabetli öngörüler yapmak zorlaşıyor.
Alasania’nın görevden alınması İvanişvili ile Gürcistan Rüyası koalisyonunun (koalisyonu Mihail Saakaşvili’ye karşı duyulan ortak hoşnutsuzluk bir arada tutuyordu) Batı-yanlısı kanadı arasındaki siyasal işbirliğini sona erdirebilir ve Gürcistan siyasetinde yeni bir fay hattı çizebilir. Bu durumda Saakaşvili’nin bazı eski yandaşlarının, Alasania ve muhtemelen Devlet Başkanı Margvelaşvili kamplarının, ayrıca koalisyon ortağı Cumhuriyetçi Parti’nin de içinde olacağı Batı-yanlısı güçler bir araya gelebilir (ama eski kişisel ve siyasal düşmanlıklar bu birliği zayıflatabilir). Buna karşılık Batı-karşıtı çevrelerin çalışmalarını yoğunlaştırması ve İvanişvili kampıyla ittifak kurması daha muhtemel görünüyor. Gürcistan siyasal ve uygarlık tercihini şimdiye kadar Batı’dan yana yapmış olsa da bundan sonraki eğilimi ezberleri bozabilir.
Marek Matusiak (Araştırmacı, Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Bölümü)
Çeviri : Dr. Ömer Aytek Kurmel
Cherkessia.net, 9 Kasım 2014
********
The political crisis in Georgia: which way next ?
Marek Matusiak, 2014-11-05
OSW
On 4 November, the Prime Minister of Georgia Irakli Garibashvili sacked the defence minister Irakli Alasania. The foreign minister Maya Panjikidze and the minister for integration with the EU and NATO Aleksi Petriashvili also left their posts. Alasania’s party, the Free Democrats (FD), have left the ruling Georgian Dream (GD) coalition. The sequence of events that led to the minister’s resignation began on 28 October with the arrest of several high-ranking Defence Ministry officials on suspicion of corruption. Alasania declared his confidence in his colleagues, calling the arrests political and a blow to Georgia’s Euro-Atlantic ambitions, and – after his resignation – called for the consolidation of all the pro-Western forces in the country. The country’s President Giorgi Margvelashvili expressed his indirect support for the former minister.
Alasania and the other outgoing ministers were responsible for maintaining the foreign policy of Georgian integration into the EU and NATO after the change of government in 2012, and their departure calls Tbilisi’s future political course into question. Premier Garibashvili, as well as the billionaire Bidzina Ivanishvili, who maintains crucial influence on political life, are not so far known to be decided supporters of integration with the West. The exit of the Free Democrats’ ten MPs from the coalition deprives GD of a secure majority in parliament (the coalition currently holds 73 out of 150 seats). This may lead to a deep reshuffle on the Georgian political scene, including overdue parliamentary elections. In this situation, geopolitical orientation is becoming the primary criterion for the division of the political scene.
The foreign policy of Georgian Dream
When GD, led by the Russian oligarch Bidzina Ivanishvili, came to power, it was not certain what Tbilisi’s future policy would be like. The ‘new opening’ in relations with Russia has added to the concern that Georgia’s policy could be reoriented, or at least, that the pro-Western enthusiasm seen in Tbilisi since the ‘Rose Revolution’ in 2003 might cool.
These concerns have not so far been justified over the two years of the GD-led coalition’s rule. Georgia has finalised the processes initiated by the previous government in relations with the EU (the Association Agreement was signed and ratified, and progress has been made on visa dialogue). It has also continued its efforts to maintain close relations with the USA and NATO.
The ministers who are leaving the government were the promoters and guarantors of this policy. The fact that this group had been fully in charge of defence and foreign policy, regardless of its weak political base (ten seats in parliament), made the GD-led government reliable to Western partners. Prime Ministers Ivanishvili and Garibashvili (who had been the former’s aide for many years) were focused on domestic affairs, including the controversial campaign of legal retaliation against the representatives of the former government elite, which due to its perceived political character have posed a serious problem in Georgian-Western relations.
In the persons of Alasania, Panjikidze and Petriashvili the West has lost its crucial partners in Tbilisi. This boosts uncertainty in regard to Georgia’s future foreign policy, especially given the increasingly difficult geopolitical situation linked to the Russian aggression towards Ukraine, Armenia’s de facto loss of sovereignty, Moscow’s pressure on Azerbaijan and the possible incorporation of Abkhazia. It seems unlikely that Georgia’s policy could be totally reoriented towards Russia. However, it appears there is a real risk that Tbilisi’s determination to become integrated with the West will lessen, and that it will begin to drift toward a ‘multi-vector’ policy.
The crumbling foundations of the pro-Western orientation
Irakli Alasania is a popular, independent and ambitious politician (albeit not really electorally successful as yet). Therefore, the immediate reason behind his sacking was not necessarily any intention by Bidzina Ivanishvili and Prime Minister Garibashvili to change the country’s geopolitical orientation, but rather a desire to neutralise a potential rival.
Whatever the reasons, Alasania’s departure from the government fits within the process of a gradual weakening of the socio-political foundations of Georgia’s pro-Western policy. This is an effect of the increasingly aggressive policy Russia has adopted towards former Soviet republics, the ever greater disillusionment of the public due to the lack of tangible benefits of the pro-Western policy (for example, support for Georgia’s accession to the Eurasian Union rose from 11% in autumn 2013 to 20% in summer 2014), the weakening political position of the pro-Western forces, and the growing influence of pro-Russian circles (conservative, nationalist, etc.).
The lack of transparency in the decision-making process poses an additional problem. Since Bidzina Ivanishvili stepped down as Prime Minister last November and was replaced by Irakli Garibashvili, the real decision-making centre has lain outside the formalised state administration and political structures. In all likelihood, the oligarch has the final word on the key issues. This makes the Georgian government’s policy unpredictable, especially given the fact that Ivanishvili’s views and political agenda, and above all his attitude towards the West and Russia, have been consistently difficult to figure out.
Alasania’s dismissal is likely to end the stage of political co-operation between Ivanishvili and the pro-Western section of the Georgian Dream coalition (until recently it had mainly been held together by their shared dislike of Mikheil Saakashvili), and could lead to a new divide being formed in Georgian politics. This may result in the consolidation of all the pro-Western forces, including some of Mikheil Saakashvili’s former collaborators, Alasania’s camp and probably also President Margvelashvili’s camp, and the Republican Party, which is also a member of the GD coalition (although this consolidation will be hampered by old personal and political animosities). However, intensified activity by the de facto anti-Western circles, and even their possible alliance with Ivanishvili and his colleagues, seems a much more likely scenario. Consequently, even though Georgia has thus far been West-oriented in political and civilisational terms, it appears that its future direction is not yet preordained.
Marek Matusiak (Research Fellow,Department for the Turkey, Caucasus and Central Asia)
Bu haber toplam 2360 defa okundu.
Caner Kuekue
Gürcistan rüyasının rüyası, rusya ile bütünleşmek ve abhazya yı rusya ya altın tabakta sunmak anlaşılan...
09 Kasım 2014 Pazar Saat 11:36