Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Anıtların Tarihsel Anlamları Büyüktür
29 Eylül 2015 Salı Saat 21:39
Anıtların Tarihsel Anlamları Büyüktür
 
‘’Geçmişi bilmeyen bugüne değer vermez” - Adıge atasözü
 
Ulus geçmişten bugüne izlediği süreç içinde, yaşadığı ilginç olaylardan gurur duyduğu ya da yasa boğulduğu günlerini unutmamak için o anılar adına anıtlar diker. Ulus geçmiş yüzyılları ile ilgilenmez ve o günleri düşünmez, geçmiş yüzyılların anlamını bugüne göre yorumlayamaz ve onları yenibaştan değerlendiremez olursa, o ulus yok olmaya yüz tutmuş olur. Bu nedenle anı ve anıtlar çok büyük anlamlar içerirler. Genç kuşakların eğitim ve öğretiminde de anıtlar değerli örnek niteliği taşırlar.
 
UNESCO kararıyla 1884 yılından beri 18 nisan günü anıtlar ve tarihsel yerler günü olarak kabul edildi. Adıge ülkesi ile Adıge kültürünün anıtları 1925 yılından beri koruma altına alınmaya başlanmıştır. Koruma kent entelijansiyası (aydınları) tarafından başlatılmıştı. Bu konuda tarihsel ve sanatsal yapıtlarla ilgilenecek toplumsal bir örgüt de kurulmuştu. Örgütün ana amacı Adıgey’in tarihi, kültürü, ekonomisi ve toplumsal ilişkilerini derinlemesine araştırmak ve öğrenmek idi.
 
Adıge Cumhuriyeti kültürel mirasını koruma ve bundan yararlanma Merkezi müdürü Ṡıṕıne Rustem, kutlama gününe ilişkin Yönetim Merkez’in izlemiş olduğu tarihsel yolculuğu kısaca bize anlattı. Adıge özerk yöresi il yönetiminin (-Valiliğin-) kararıyla 1991 yılında bir teftiş kurulu oluşturuldu. Kurul 1995 yılında Adıge Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu kararıyla anıtları koruma Devlet Müfettişliğine dönüştürüldü. İşte bu andan itibaren Adıgey’in tarihsel-kültürel mirasını belirleme, araştırma ve yönetme konularında önemli yetkiler kazandı. Devletin denetleme işleri çoğaldı. O günden bu güne Adıgey’de çok sayıda anıt bulunduğu öğrenildi ve kayıt altına alındı. Anıtlara ilişkin bilgi ve haberlerin yer aldığı “Adıge Cumhuriyeti’nin Tarihsel ve Kültürel Anıtları” adlı kitap yayınlandı. Ardından “Adıge Cumhuriyeti’nde bulunan eski megalitik-taş kalıntıları koruma” adlı Devlet Başkanlığı programı kapsamında Rusça ve İngilizce yazılar, “Adıge Cumhuriyeti’nin megalitik anıtları (İsp evleri)” başlıklı broşür ve yazılar yayınlandı.
 
Adıge Cumhuriyeti Hükümetinin 1993 – 1995 yıllarında aldığı bir karar gereğince Adıgey’de bulunan tarihsel anıtlara daha da çok önem verilmeye başlandı. Değişik devlet daireleri ve ilçe yönetimleri yetkililerine tarihsel kalıntıları koruma ve kollama görevleri verildi, bu kurumların kendileri de yapılacak işlere ilişkin karar ve yönetmelikler çıkardılar. Daha sonra, 1997 yılında, Adıgey Devlet Başkanı tarafından çıkarılan, Adıge Cumhuriyeti topraklarında bulunan kültürel mirası koruma ve ayakta tutma içerikli bir kararname ile bir Devlet Dairesi (Ğeorıšaṕe/ ГъэIорышIапIэ) kuruldu.
 
Kültürel mirasın eğitim açısından da büyük önemi vardır. Söz konusu Daire tarihsel ve kültürel miras kapsamında yer alan anıtların anlamını öğretme ve taşıdıkları değeri kavratma açısından çalışmalar yürütüyor.
 
Yüzlerce yılı aşıp bugünlere gelebilmiş tarihsel eserlerin günümüzde de tahrip edilmekte ve soyulmakta oldukları bilinen bir gerçek. Şu sıralar Adıge Cumhuriyeti’nde bulunan anıtların durumu pek de iyi değil. Şu an bile eski höyüklerimiz (yığma mezarlar/ tümülüsler) teknik araçlarla gizlice kazılıyor, tarihsel mirasımız ve tüm ulusal-kültürel varlığımız yağmalanıyor.
 
Ṡıṕıne Rustem’in açıklamasına göre, kültürel mirasımıza ait 3607 eser devlet tarafından kayda geçirilmiş durumda. Bunların çoğu, 3245 adedi arkeolojik eser. Şu sıralar arkeolojik önemi bulunan 834 eser arızalı durumda, Krasnodar Barajı sularının tehdidi altında ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Bundan başka beklenmedik doğa olayları, sel afetleri birçok kalıta da zarar veriyor. Bundan başka hırsızlar tarafından yığma mezarlarımız modern teknik araçlarla kazılmakta, bunları da unutmamak gerekir. İlgili Daire görevlileri bu konuda arama ve denetleme çalışmaları yapıyorlar, koruma-kollama önlemleri yapılıyor, heyetler halinde araştırma gezileri de sürüyor. Yasayı çiğneyenler de cezalandırılıyorlar.
 
İlgili Devlet Dairesine (Ğeorıšaṕe) bağlı olarak, ayrıca bir toplumsal kurul da oluşturuldu. Kurulda arkeologlar, tarihçiler, etnograflar, kültür adamları ve başkaları yer aldılar. Kurul tarafından, 2011 yılından bu yana AC’nin kent ve ilçe savcılıkları ile bağlantılı olarak kültürel mirası koruma içerikli denetlemeler yapıldı. Buna rağmen, ilgili Daire tarafından 2008 ile 2014 yılları arasından soyulan ya da tahrip edilen 41 anıt bulunduğu saptandı. Suç işleyenlerin cezalandırılmaları için gerekli tutanaklar düzenlendi, belgeleri ile birlikte kolluk görevlilerine verildi.
 
Şu sıralar en çok İkinci Dünya Savaşı sırasında yok olmuş olan anıtların eski durumlarını belirleme, onları restore etme ve eksikliklerini giderme konuları üzerinde çalışıyoruz. Çünkü Zafer Günü yaklaşıyor ve Günü layık olduğu bir biçimde karşılamak gerekiyor. Dairenin güne ilişkin görevlerini yerine getirmeye çalışıyor, cumhuriyeti geziyor, anıtların durumlarını öğreniyor, onarım gerektirenleri saptıyor, ilçe ve köy yöneticilerine 1 mayısa kadar eksiklikleri gidermeleri gerektiğini bildiriyoruz.
 
Cumhuriyetimizde bunlardan başka çok sayıda arkeolojik anıt bulunuyor. Adıgey, ilk önce arkeolojik anıtları, en çok da İsp evleri (dolmenler) ile tanınıyor. Cumhuriyetimizdeki toplam anıt sayısı 3 bin 250 kadardır. Ancak henüz belirlenememiş, toprağa gömülü kalmış İsp evi ve yığma mezar (tümülüs) sayısı çoktur. Uzman arkeologların desteği olmadan anıtların belirlenmeleri zordur. Hemen her ay bulduğumuz arkeolojik eser sayısı az değil. Geçtiğimiz yıl 300 kadar anıt bulduk, sayıyı 600’e çıkardığımız yıllar da oldu. Şimdiki uygulamaya göre iş sadece arkeolojik yerleri belirlemekle kalmıyor. Bunların gerçek bir anıt olup olmadığını öğrenmek için bu işten anlayan uzmanların yardımları gerekiyor. Bu da çok yönlü bir uğraş gerektiriyor. Bu işi cumhuriyetimizin turizm programı ile birlikte ele almamızın daha yararlı olacağını düşünüyorum. Üzücü de olsa, tahsisat yokluğu nedeniyle yukarıda sözünü ettiğimiz turizm programı dışında kalmış bulunuyoruz, ama başka programlardan yararlanıyoruz. Örneğin Hükümet bize ciddi destek sağlıyor ve çok memnunuz, - dedi Ṡıṕıne Rustem.
 
İlgili Devlet Dairesi (Ğeorıšaṕe) müdürünün söylediğine göre, devlet başkanının kararı gereği, devletteki tüm anıtların hepsinin 2018 yılına değin “tek bir devlet envanterine kaydedilmesi” gerekiyor. Uygulama birçok sıkıntılara yol açıyor. Çünkü anıtların kayıt altına alınması için, bunların bilirkişi incelemelerinden geçirilmeleri, rapor özetlerinin hazırlanmaları gerekiyor. Adıgey’de bunu yapacak sayıda eksper ve arkeologumuz yok. Ayrıca bu iş büyük para gerekiyor, bu da işi zorlaştırıyor. Ancak kaçakçılıkla mücadele bağlamında etkili yasal düzenlemeler yapılmış olduğunu da belirtmemiz gerekiyor. Hapis ve para cezalarını artıran hayli yasal değişiklik yapıldı. Mimari ve tarihsel eserler tahrip edildiklerinde onları restore etme olanağı var, ancak arkeolojik eserler konusunda böyle bir şey yapılamıyor. Yeteri sayıda uzman arkeologumuz olmayışı nedeniyle işimiz zor. Ancak, Rüstem, yüksek okullarımız yöneticileri ile sık sık buluştuğunu ve uzmanların konuya eğilmeleri ricasında bulunduğunu söylüyor.
Eskisine oranla şimdilerde arkeolojiye verilen önem artmış bulunuyor. Günümüz uygulamalarına göre bir yeri ekmek ya da o yere bir bina inşa etmek için o yerin arkeolog incelemesinden geçirilmesi gerekiyor. Adıgey olarak, Levpeće Nurbıy, Tev Asĺan, Cıgune Fatim ve Lena Çernıh gibi uzman arkeologlarımız var. Ancak sağlık durumları ve fazla zamanları olmamaları gibi nedenlerle bu kişiler çalışmalarını beklenen düzeyde ilerletemiyorlar.
 
- İsp evleri programı üzerinde çalışıyoruz, - diyor Ṡıṕıne Rustem. – Önümüzdeki dönemde anıtlarımızın kayıt altına alınmaları konusu üzerinde daha fazla çalışmamız gerekiyor. Ayrıca turizm konusunda da düşüncelerimiz var, anıtlarımızı daha fazla tanıtabilirsek, Adıgey’e gelecek turist sayısında artma olacak, cumhuriyetimiz de bundan yararlanacak. Daha yararlı olacak sorunları ele alma ve bunları çözme uğraşıları içindeyiz. Yasal düzenlemelerden yararlanıyoruz. Ancak sadece yasal düzenleme ve belirlenmiş programlarla anıtlara ilişkin sorunların çözülemeyeceğini de biliyoruz. Anıtların korunmaları görevinin kurul üyelerinin her birine düşen önemli bir görev olduğunu iyi kavramaları gerekiyor. Yüzyıllar öncesinin özellik ve görünümlerini günümüze taşıyan anıtların ve İsp evlerinin büyük bir tarihsel değeri vardır. Bu nedenle anıtları koruyalım ve onlara gereken değeri verelim.
 
 
Ćare Fatim, Adıge mak, 18 Nisan 2014
 
 
Çeviri: Hapi Cevdet Yıldız
 
Cherkessia.net, 29 Eylül 2015
 

Bu haber toplam 3154 defa okundu.


Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net