Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
HOLODOMOR KURBANLARI ANISINA...
28 Kasım 2015 Cumartesi Saat 15:12
 
MİLLİ BÖLGELERDE KOLHOZLARIN KURULUŞU
 
M. Devletbey
 
Ulusal-Bolşeviklerin yönetimde olduğu NEP (Yeni Ekonomi Politikası) döneminde Kafkasyalılar yarım yamalak ulusal hayatlarına devam ediyor, Sovyet rejimine katlanıyorlardı. Fakat bu özgürlük uzun sürmedi. 
 
1929 sonbaharında Pravda gazetesinde Stalin’in “Baş Döndürücü Bir Başarı” başlıklı makalesi yayınlandı. Hemen ardından Komünist Partisi Merkez Komitesi tahıl tedariki ve varlıklı köylülerin (kulaklar) tasfiyesine ilişkin bir karar aldı. Mallarına el konacak, bununla ağır sanayi kurulacaktı.
 
Ekim 1929’da Komünist Partisi Çerkes Eyalet Komitesi toplantısında köylere, tahıl tedarikiyle görevli ikişer partilinin gönderilmesine karar verildi. Partililer tasfiye edilecek varlıklı köylüleri belirleyecek ve veremeyecekleri kadar çok mahsul isteyeceklerdi.
 
Holodomor Anıtı- Kiev, Ukrayna                                        Fotoğraf: Anderw J.Swan         
 
Çerkes Eyaletinin her köyünde bu yolla beş ila on aile tasfiye edildi. El konulan hayvanlar belli yerlerde toplandı, taşınmazlar kolhozların kurulması için köy şuralarına teslim edildi. Tasfiye edilen köylülerden zorla alınan çatal bıçaktan ev ve ambara kadar her şey hazırdı. Artık kolhozlar kurulabilirdi. 
 
Çerkesler’den gönül rızasıyla kolhozlara girmeleri istendi. Bunun için her gün toplantı yapılıyor, parti görevlileri kolhoz sisteminin faydalarını anlatıyorlardı. Fakat Çerkesler ikna olmuyordu. Suçsuz insanlara ait mallara el konulması nefret hissi uyandırıyordu.
 
1930 ilkbaharına doğru sabrı tükenen halk kitle halinde dağa çıkmaya başladı. Aynı yıl Kafkasya genelinde büyük bir ayaklanma başladı. Ne var ki güçler eşit değildi. İsyan bastırıldı. Çerkesler çaresiz kolhozlara girdiler. 
 
Kolhozlarda işler yolunda gitmiyordu. Köylü isteksiz çalışıyordu. Mahsul az ve kalitesizdi. Devletin tesbit ettiği kotaların altında kalınıyordu. 1932-33 yıllarında Ukrayna ve Kafkasya’da milyonlarca cana mal olan müthiş bir açlık baş gösterdi. 
 
Kolhozların perişan durumu devam edemezdi. Sıkı disiplin ve kolhozcunun üretim gücünün artırılması gerekiyordu. Bolşevikler buna çare bulmakta da gecikmediler. 
 
Sovyetler Birliği Yüksek Konseyi’nin çıkardığı 7 Ağustos Yasasına göre sosyalist mülkiyeti çalan suçlunun on yıl toplama kampında kalması ön görüldü. Şiddetli cezalardan gözü yılan köylüler daha sıkı çalışmak zorunda kaldılar. 
 
Çerkes köylüsü hiçbir zaman bu denli düşük bir yaşam düzeyi görmemişti. Yarı aç çalışıyor, üstü başı parça parça dolaşıyordu. 
 
Kolhozcuların üretim gücünün artırılması için özel bir yöntem geliştirildi. Kolhoz toprakları parçalara bölündü ve her parça belli bir ekibin sorumluluğuna verildi. Hem farklı kolhozlar arasında hem aynı kolhozun değişik ekipleri arasında sosyalist yarışma sistemi başlatıldı. 
 
Kolhozcular tarlalara gidip gelirken çok zaman kaybediyorlardı. Bolşevikler buna da çare buldular. Tarlaların yanı başında “tabor” denen barakalar inşa ettiler. 30-40 kişiden oluşan ekipler mevsim boyunca hiç tatil yapmadan bu barakalarda yaşamak zorundadırlar. Sadece haftada bir defa gramofon ve plaklarla onları ziyaret eden propagandacı biraz müzik çaldıktan sonra hangi kolhozun ileride olduğuna ilişkin bir konuşma yapar. 
 
Kolhozcuları tahammül edilmesi zor yarışmaya teşvik etmek için alınan önlemlerden biri “geçici kızıl bayrak” uygulamasıdır. Kolhozda muhafaza edilen geçici kızıl bayrak her ay, hatta her hafta görevini başarıyla yapan ekibe ödül olarak verilir. Bu ekip bayrağı çalışma saatlerinde iş sahasına, geceleri de barakaya asmak zorundadır.
 
Parti propagandacısı işleri aksatan ekipleri dolaşarak dalgalanan bayrağı gösterir ve kolhozculara çatar: “Neden o ekip çalışarak bayrağı almış, sizinki ise bu kadar geride kalmıştır? Yoksa çalışmak istemiyor musunuz? Yaptığınız ayıp ve rezalettir.”
 
Bu azarlamadan sonra ekip içinde kavgalar çıkar. Bunun üzerine ekip toprağı kendi işçileri arasında taksim eder, bu defa her işçi geçici kızıl bayrağı kendi ekibine kazandırmak için ölesiye çalışmaya başlar.
 
Partililerin kamçısı altında çalışan kolhozcular insan takati üzerindeki emeklerine karşılık ne alırlar? Ücret ödenmez. Bunun yerine her kolhozcunun emek gününün hesabı tutulur, mevsim sonunda hesap görülür.
 
Kolhoz aldığı mahsulün tutarı ne olursa olsun önceden belirlenmiş şu sabit tahıl teslimatını yapmak zorundadır:
 
1. Daha evvelden tayin edilen miktarın devlete teslimi,
 
2. Ekim işlerinin ücreti olarak Makine-Traktör İstasyonuna ödenmesi gereken tahılın teslimi,
 
3. Gelecek mevsim için ayrılması gereken tohumluk miktarının belli ambarlara teslimi.
 
Alınan mahsulün miktarıyla alakası olmayan bu teslimat yapıldıktan sonra kalan miktar (bazen hiçbir şey kalmaz) emek günlerine göre kolhozculara paylaştırılır. Bir kolhozcunun yıl boyu çalışması hiçbir şey ifade etmez. 
 
Eğer o yıl mahsul düşük olmuş ve kolhoz güç bela ancak devletin hesabını kapatabilmişse kolhozcu hiçbir şey alamaz. Bütün emek günleri zayi olur. 
 
Fakat kolhozcuyu daima “düşünen” devlet derhal “yardımına” koşar. Takattan düşmemesi ve açlıktan ölmemesi için gelecek mahsule kadar yetecek miktarda kredi ile tahıl verir. 
 
Böylece köleden farkı olmayan talihsiz kolhozcu daima devlete borçlu kalır. 
 
 
 
Kaynak: Birleşik Kafkasya Dergisi, Temmuz 1953, No. 7 (24), Münih
 
Kısaltan ve Sadeleştiren: Dr. Ömer Aytek Kurmel
 
 
Cherkessia.net, 28 Kasım 2015
 
 

Bu haber toplam 2747 defa okundu.


Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net