Karakter boyutu :
Lilia Shevtsova : Azerbeycan, Ermenistan, Gürcistan, Hepside Kriz, Durgunluk, Ateş Tehlikesi bekliyorlar

13 Aralık 2015 Pazar Saat 19:36

Rus Politolog Lilia Shevtsova Rusya yı ve Vücuttan kopan ayak olarak nitelendirdiği Ukrayna’yı mercek altına alarak, ayağı kopan vücut olarak gördüğü Rusya’nın nereye doğru koştuğunu analiz ediyor.

Lilia Şhevtsova (Brokinng Enstitüsü- Akademisyen Doktor)
Aşağıdaki konuşmayı 27 Ekim 2015 tarihinde Ukrayna Politik enstitüsü Mistetski anfisinde yaptı.
Bu konferansın Medya portnerliğini Ukrayna Yeni Zaman basım evi yapmıştı.
Bana göre Ukrayna da yaşananlar Rusya ve Avrupa için bir işaret aslında. Ukrayna’da bu olayların başlangıcındaki Euromaidan mitingleri, geçmişte Avrupa tarihinde de Rusya tarihinde de 1991 yılında yaşananlardan daha önemli bir olaydır. Ben bunu bugün burada olduğum için, Ukraynalıları övmek için söylemiyorum. Ben 1.5 yıldır Euromaidan olaylarının Sovyetlerin dağılmasından bile daha önemli bir gelişme olduğunu zaten söylüyordum.
Sovyetler Birliğinin çöküşü, beraberinde Baltık ülkeleri hariç küçük ve orta ölçekli ülkelerin birer sovyet canavarının oluşmasına sebebiyet verdi. Baltık ülkeleri batmakta olan Titanikten zamanında atlayarak kendilerini kurtarmayı başardı, ancak gemide kalan diğerleri Sovyetler birliği dağılmış olsa bile o eski genetik sovyet mantıklarından kurtulamadılar.
Bu mantık sonuçta, herhangi bir dönemde tekrar Beyaz Rusyalı, Kazakistanlı, Azerbeycanlı Yanukoviç otokrasisinin canlanmasına fırsat verebilirdi. Bu karşılaştırmayı yapacak olursak, Euromaidan tamamen farklı bir gelişmedir. Bu bilinen post sovyet anlayışından tamamen bağımsız bir hadisedir. Bu olay eskimiş paradigmanın ötesine geçiş hamlesidir. Bu bir sivilizasyon çağrısıdır.
Ukrayna, bu hadiselerle birlikte Rusya’nın hegemonyasından kurtularak başka bir düzleme kendini atmış oldu. Bu düzlemde kendisine yeni bir ulus, yeni bir devlet inşa etmeye girişmiş oldu. Ukrayna’ nın yaptığını tabiki Rusya affedemezdi. Rusya Ukraynayı çıktığı bu yolda durdurmayı denemeyi hiçbir zaman bırakmayacaktı. Ancak tüm bununla ilgili gelişmeler hemen geçtiğimiz 2014 ve 2015 yıllarında gerçekleşti.
Bu olay aslında bir taraftanda eski dünya düzeninin bozulması anlamına gelmekteydi. Olaylardan sonra bildiğimiz eski dünya düzeni artık yoktur. Aynı zamanda bildiğimiz eski Avrupa düzeni de yoktur. Beraberinde eski post komünizm düzeni de kalmamıştır.
Siz Ukraynalılar tüm bu yaptıklarınızla isteyerek veya istemeyerek, belki de bilincinde olmayarak sadece Ukrayna’nın değil dünyanın tarihi seyrini değiştirmiş oldunuz. Bundan sonra aklınızdan belleğinizden tüm yanılsamalarıyla, tüm kalıplaşmış ütülemeleriyle belki de aptalca olan umutlarıyla post komünizmi silebilirsiniz. Çünkü artık post komünizm dönemi sizin için bitmiştir. Sizin için yeni bir tarihi dönem başlamıştır. Biz bu dönemin nasıl yaşanacağını bilemiyoruz. Ancak bildiğimiz bir şey var ki, bu tarihi artık sizler kendiniz yazacaksınız. Üzücü ve o derece de dramatik olan şey; bu dönem sizin için 1991 yılında Baltıklarda veya Polonya‘da olan geçiş dönemine göre daha zor şartlarda olacağıdır. Çünkü o yıllara göre dünyada imkanlar daha farklı bir boyutta. Ve bunun için o yıllarda kadife devriminden sonra yapılan yardım ve destekten daha az destek verme durumu ve şartlarıyla karşı karşıyasınız.
Başka bir önemli noktada, tüm bu yaşananlar süresince Rusya’nın bu olaya neden çok sert tepki verdiğidir. Neden siz Rusya için bu kadar gerekliydiniz? Çünkü Rusya sadece Putin demek değildir.
Sorunun sadece Putin veya Kremlin olduğu fikrini aklınızdan çıkarınız. Çünkü Rusya’da halen daha eski Sovyet düzeni devam etmektedir. Buda Ukraynasız yaşayamayacak olan sistemdir. Bu sistemi bir vücut olarak değerlendirirsek, Ukrayna bunun belki de sağ kolu olmasa da bir ayağıdır.
Vücudunuzun sağ kolunun veya bir ayağınızın koptuğunu düşünebilir misiniz? Bu kopan kol veya ayak daha sonra ne olur, kolu ayagi kopan bu vücut daha sonra nasıl yaşar? İşte bu olay Rusya için bu anlama gelmekteydi. Rusya da benimde katılmış olduğum bir tespite göre, Ukrayna’nın Rusya’dan kopması aynı zamanda Rusyanın altının oyulması anlamına gelmektedir.
Eğer sizin yapmak istediğiniz şeyler gerçekleşirse, (umarım gerçekleştirirsiniz) Ukrayna olmadan Rusya olarak bizler nasıl yaşamımıza devam edeceğiz bilemiyorum. İtiraf edelim ki biz Liberaller olarak dahi sizleri anlayamadık. Biz sizleri sattık. Hatta bizim içimizde bugün düşünceleri sebebiyle hapiste olanlar, hakları için mücadele edenler, özgürlükleri için miting meydanlarına gidenler dahi herkesin ortak fikri; ‘’Ukrayna neden bizsiz Avrupaya katılıyor’’ fikridir. Biz bu konuda Ukrayna’da hayal kırıklığına uğradık. Bunu da başka bir konu olarak belki başka zaman tekrar konuşuruz.
Diğer bir konu da, bundan sonra batı dünyasına ne olacağıdır. Ben açıklamalarımda sürekli batıya yükleniyorum. Sanırım bu benim için bir hobiye dönüştü. Batı, tamda gerekli oldukları zamanda Kırımın ilhakında demek ki Rusya için sakinleşirlerse bu olaya son verirler gibi şeyler düşünmüş. Bana göre Avrupalı batılı liberal toplum, olup biteni tam olarak anlayamadılar bile.
Aslında 2004 yılındaki portakal devrimi sırasında, Rusya bu gelişmelerin devamında kendisinin gideceği yolu zaten kararlaştırmıştı. Ancak bunu Batı dünyası ve Avrupa anlayamadı. Rusya kendisini ilişkilerde Revize etmek ve rövanşizm üzerine yoğunlaştırırken, Batı dünyası ve Avrupa ise Rusya ile ilişkilerde modernizasyon, yakın ilişki işbirliği, ticari ortaklık boyutuna kendini yoğunlaştırmıştı. Batı ve Avrupa aslında ilişkilerde modernize olacak bir şeyin olmadığını anladıkları bir dönemde Kırımın ilhakı ve Donbas sorunu patlak verdi.
Bu aşamada şu tespiti yapmam gerekirse; aslında batının tüm bu yaşananları görmezden gelmesi, umursamazlığı Avrupa topluluğunun yapı olarak dişsiz, askeri caydırıcılığı durumu olmasaydı
Putin bu hamleleri kesinlikle düşünemezdi bile. Putin belli ki zamanında, Shirak-Sarkozy- Berlusconi yani tüm batılı liderlerle olan görüşmelerinde bu yöneticiler batının kırmızı çizgileri olmadığı, bu çizgilerin geçilebileceği konusunda onu ikna etmişlerdi ve gelecekte ki Rusya’nın konumunu değiştirecek bir günah işlemesini sağladılar.
Bu noktada anlaşılıyor ki, Kırım Rusya için aslında bir tuzaktı. Evet, bu sayede Putin'in popülerliği artmadı mı, tabi ki arttı. Reyting oranı %60 lardan bu süreçte %80 lere çıktı. Bugün hangi liderin bu kadar reytingi var ki?
Ayrica Kremlinde bunu kullanarak batı ile liberal kurumlar arası similasyonu batı ve avrupa işbirliği ile ticari ortaklık modelinden, savaş paradigması modeline geçiş yapmış oldu. Ancak bilemedikleri şey, bu modele geçişleri çok kolay olsada bundan çıkışlarının oldukça zor olmasıydı. Öte yandan hedefe ulaşamadıklarında bu modelin etkisinin narkotik etkisi olması sebebiyle, halkın üzerinde bu modelin devamı için hemen başka bir doz vermeleri gerekiyordu. Bu yüzden Ukrayna’dan sonra hedeflerini Suriye’ye çevirdiler. Aslında Suriyeli gambit bize Rusya’nın Ukrayna da başarılı olamamasının da bir kanıtıdır ve düştüğü Ukrayna tuzağından kurtulma çabasıdır bir bakıma.
Bu hamleyle Rusya’nın çabası Batı dünyasının Ukrayna’da yaşananları unutturma çabasıdır.Bununla amaçladığı şey, Batının kendisine karşı koyduğu blokajları kaldırması ve tekrar eskisi gibi Batıyla aynı masaya oturtulmasıdır. Çünkü Rusya demek sadece Putin demek değildi ve de Rusya asla bir Kuzey Kore olmamalıydı. Rusya büyük bir devletti ve ancak batıyla aynı masada oturabiliyorsa büyük devlet olarak sayılabilirdi.
Suriye boyutu Rusya açısından bir yandan da batıyı sınama boyutudur. Eğer orada ki gelişmelerde Batının genel kırmızı çizgilerinin olmadığını görürse, karşısında omurgasız bir yapı görürse, bir cesaretsizlik görürse kendi kurallarını öncelikle Suriyede dikte etmeye çalışacaktır. Daha sonra da bu tavrını başka boyutlarda devam ettirebilecektir. Ayrıca bu savaşla Rusya kendi içinde de patriotizm felsefesini meşru hale getirmiş olacaktır. Ancak anlaşıldığı üzere bu narkomanlık yüzünden biz yine yeni bir doz almadan yaşayamayız. Çünkü bunu almazsak halk sakinleşip kendine gelebilir ve ‘’ne oluyoruz’’ diyebilir.
Birde uyarı zilleri konusu var. Bazen çok acı uyarı zilleri olabiliyor uluslararası politikada. Ukrayna açısından bu dönemde iki birbirinden ayrı uyarı zili mevcuttu. Birincisi, yeni bir döneme giriş uyarısıydı. İkincisi ise, post sovyet dönemini devam ettirmesiydi.
Ukrayna birinciyi tercih etti. Çünkü bakıldığında bu postsovyet modelinin devam ettirildiği Beyaz Rusya, Moldova, Kırgızistan, Tacikistan, Azerbeycan, Ermenistan Gürcistan Rusya hepsi de bir krizi bir durgunluğu bir ateşi bekliyordu. Rusya’ya bakacak olursak, bugün zaten bir ateşin ortasında. Burada başka bir nokta ise, sanırım ülkelere göre bu krizler ve ateş dönemlerinde belki bir takım aralar verilebilecekti. Buda o ülkenin petrol gibi kurtarıcı kaynaklarının durumlarına bağlıdır. O yüzdende bu süreç 5-6-7-10-20 yıla yayılabilir. Ancak sonuçta bir noktada patlayacaktır. Batı dünyası açısından bu patlama çok şey ifade edecektir. Bu patlama ileride Tsunamilere dönüşebilecek sosyal ve politik sonuçlara sebebiyet verebilecektir.
Son olarak aklımıza şu soru gelmekte. Acaba gelinen bu noktalar Batı dünyası ve Avrupa için akşamın başlangıcı mı yoksa sabah ışığının görülmesi mi? Oralardaki mevcut durumlarına bakacak olursak, aslında akşamın başlangıcı olmasa da sabah ışığı henüz gözükmüyor. Bugün oralarda yaşananlar ekonomik bir krizdir sonuç olarak.
XX. yüzyılda iki büyük kriz yaşadı Batı dünyası. Birincisi 30 lu yıllarda diğeri ise 70 li yıllardaydı. Batı bu krizleri aşmayı başardı. Bunda en büyük etken sivilize olmuş olmalarıydı. Şimdi de bir kriz
çıkacaktır. Ne zaman, nasıl çıkacağı ayrı bir konu tabi ki. Ben bu konuda en büyük etkenin liderler sorunu olduğunu düşünüyorum. Bu günkü liderler hala daha statükocu ve yaşanan dönemdeki postsovyetizm vs gibi etkilerden kendilerini kurtaramamış durumdalar. Bu yüzden yeni liderler gerekli. Bu yüzden başka liderleri beklememiz gerekecek. Belki bu yeni liderlerin ilki Amerika’dan çıkacak. Bu yeni liderlerle yeni bir enerji yaratılacak.
Ukraynalılar olarak belki çok sorunlu bir dönemde de olsa sizin için önemli olan uyanılmış olmasıdır. Bu uyanışla da esasen batıya adrenalin enjekte etmiş oldunuz. Bunları yaparken aslında Putinin’de size yardımı olmuş oldu. Yaşanan tüm herşeye rağmen sizler Rusya’nın hegemonyasından kurtulmuş oldunuz. İleride de şartlar ne olursa olsun geriye dönmeyeceğinizden eminim. Bu süreçte bazılarına göre Rusya ve Ukrayna arasına kan girmiş oldu. Evet doğru bunu yadsıyamayız. Bunu herkesin kabul etmesi ve ileriye dönük olarak buna göre düşünmesi gerekmektedir. Avrupa ve batınında bu durumda kendisine pragmatik dersler çıkarması gerekiyor.
Bu gelişmeler ile içeride yaşanan problemler, acılar batıda paylaşılmaz ve bu yara sadece Doğu Avrupa tarafında kalırsa yeni bir Finlandiyalılaşma sorunu ortaya çıkacaktır. Batıda bazı arkadaşlarında paylaştığı görüş Ukrayna’nın Finlandiyalılaştığı yönünde. Ayrıca Rusya da bu süreçte Avrupa ve Batı dünyasının Ukrayna olan ilişkilerini aksatmak için her şeyi yapacaktır.
Tüm bunların ışığında ben sizlere sabır, cesaret diliyorum. Umutlarınızı kaybetmeyiniz. Eğer sizler bu amaca ulaşırsanız bizlerde bundan ders alarak belki kendi ayaklarımızın üzerinde doğrulmayı dik durmayı deneyebiliriz. Goethe’ nin dediği gibi, '''ayaklarının üzerinde durup belini dik tutabilen kişi, çevresini daha iyi görebilecektir'' Başarılar diliyorum, hoşcakalın.
Kaynak : http://minval.az/news/123518086
Rusçadan Çeviri : Кушу Ф.
Cherkessia.net, 13 Aralık 2015
Bu haber toplam 2500 defa okundu.
Necmettin Karaerkek
Sn.Lilya ,sözlerinizin tümü tatlı yalanlar.Avukatlığını yaptığınız günümüz Rusya'sı Emperyalist ve Kapitalisttir.
Halbuki ne güzel başlamıştı 20.yy'la.Mutluluklar getirmişti işçi'ye,köylüye ve ÜMİT tüm dünya'ya.Sonra ; katili oldu tüm ümitlerin Stalin.Şimdi senin Putin de aynı yolda. O'da , 91 ler de yeniden doğan ümidin katili oldu.Süslü sözleri bırak da söyle bana : Çeçenistan petrolü bitmeden,biter mi,Çeçenlerin ölümleri ?