Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Valery Dzutsati : Rusya’nın Türkiye’ye Karşı Yaptırımları Çerkeslerin Özellikle Hedef Alındığını Gösteriyor
22 Aralık 2015 Salı Saat 09:07
Valery Dzutsati,14 Aralık 2015
Rus-Türk ilişkileri gerilirken Çerkesler sürecin görünmez kurbanları arasında yer alıyor. Uçak krizi milyonlarla ifade edilen Çerkes diasporasının yaşadığı Türkiye ile Kafkasya arasında yakın ilişkiler kurma çabalarına zarar veriyor.
 
Türkiye’deki Çerkes diasporasının büyük bölümü dil eğitimi ve dönüş gibi sorunların Moskova ile işbirliği içinde çözüleceğini umuyordu. Dolayısıyla Rus makamlarıyla dostane ilişkilere önem veriyordu. Ne var ki son yaptırımlar ılımlı Çerkes aktivistlerden bile tepki aldı. 
 
Gazeteci Fehim Taştekin’e göre Çerkes sürgününün 150. yıldönümü (2014) etkinlikleri karşısında Rusya tavrını yumuşattı. Rusya Büyükelçisi Andrey Karlov Çerkes aktivistlerle bir araya gelerek sorunlarının çözüleceğine söz verdi. Türkiyeli Çerkesler dönüş hakkı dahil olmak üzere Kafkasya’ya erişim kolaylığı istiyorlardı. 
 
Ne var ki Rus makamların niyeti Çerkeslerle uzlaşmak değildi. Çerkes hareketini manipüle etmek ve yenilgiye uğratmak istiyorlardı. 
 
1990’lı yılların başında FSB tarafından yaratılan Dünya Çerkes Birliği (DÇB) Rus yetkililerin Çerkesleri Türkiye ve diğer ülkelerde manipüle etme çalışmalarında koçbaşı işlevi üstlendi. Örgütün Türkiye ayağı KAFFED DÇB üyeliği nedeniyle ciddi biçimde eleştirildi (Caucasreview.com, 9 Aralık). 
 
Rusya makamlarının KAFFED liderliğine özensiz muamele ettiği görüldü. Başkan Yaşar Aslankaya 2014 yılındaki Kabardey-Balkar ziyaretinde Rus istihbaratı tarafından sürekli izlendi ve Kuzey Kafkasya’ya tekrar giremeyebileceği konusunda uyarıldı. 
 
KAFFED ile Moskova arasında gizli tutulan anlaşmanın ayrıntıları örgüt yöneticileri tarafından Rusya Büyükelçisine verildiği iddia edilen öfke dolu yazıda saklıydı: 
 
“Verdiğiniz sözleri tutmamanız bir yana, insanlarımız Kafkasya’da tehdit ve zorbalıkla karşı karşıyalar. Rusya hiçbir eleştiriye sıcak bakmıyor. Sessiz kaldığımızda kitle desteğimizi kaybetmeye devam ediyoruz. Siz sorunlarımızı çözmeyecekseniz taleplerimizi uluslararası platforma taşıyacağız. Kafkasya’ya gönderdiğimiz öğrencilerin bursları bile kısıldı. Bu durum devam edemez. Rusya Çerkeslerin geçmişte yaşadığı trajediyi tanımak ve anayurda dönüş önündeki engelleri kaldırmak zorundadır” (Caucasreview.com, 9 Aralık). 
 
Rusya hükümetinin Türkiye’deki Çerkes aktivistlerin sadakatini satın alma yollarından biri kimilerine bol kazançlı ihaleler vermekti. Ne var ki Moskova’nın Türkiye’ye uyguladığı ekonomik yaptırımlar Çerkesleri de hedef aldı. Dolayısıyla bugüne dek Moskova ile ortak bir dil bulmaya çalışan ve muhtemelen imtiyazlı muamele gören Çerkes grupların Rusya hükümetini desteklemesi için bir sebep kalmadı. 
 
Putin’in Rus jetinin düşürülmesine verdiği tepkinin ardından Türkiyeli meslektaşlarıyla ilişkilerine tek taraflı olarak nokta koyanlar arasında Adigey Üniversitesi de vardı (Yuga.ru, 27 Kasım). Kabardey-Balkar’daki üniversite yetkilileri Türkiyeli öğrencilerine eğitimlerine devam edecekleri konusunda güvence verdiler. Bununla birlikte Türk üniversiteleriyle diğer alanlarda işbirliğine gidilip gidilmeyeceği konusunda bir açıklama yapmadılar (Kbsu.ru, 8 Aralık). 
 
Rusya Türkiye’de Çerkes dili eğitimi veren görevlileri geri çağırarak Çerkes diasporasının da öncelikli hedefleri arasında olduğunu gösterdi (Natpressru.info, 11 Aralık).
 
Rusya ile Türkiye arasındaki gerilim Kafkasya-diaspora ilişkilerini olumsuz yönde etkiliyor. Diğer yandan gerilim Çerkes aktivistleri Rusya karşısında daha gerçekçi hareket etmeye sevk edebilir.
 
 
Çeviri: Dr. Ömer Aytek Kurmel 
 
Cherkessia.net, 22 Aralık 2015
 
 
****
 
 
Russian Sanctions Against Turkey Show That Circassians Are Among Russia’s Priority Targets
 
Valery Dzutsati, December 14, 2015 
 
Russia-Turkey relations appear to be deteriorating further after last month’s downing of a Russian warplane on the border between Turkey and Syria. At a meeting with Russian defense ministry officials on December 11, President Vladimir Putin warned against “provocations” against the Russian military in Syria and signaled that Russian military forces would step up their activities in the region and not hesitate to challenge other actors in the region. “I order you to act very tough,” he said. “Any targets that threaten Russia’s military or our ground infrastructure [in Syria] are to be destroyed immediately.” Defense Minister Sergei Shoigu stressed the strength of Russia’s nuclear arsenal and the determination to develop them further (Kremlin.ru, December 11). Meanwhile, Turkey’s Foreign Minister Mevlüt Çavuşoğlu said Turkey’s patience was wearing thin (Gazeta.ru, December 11), and an incident involving a Russian military ship and a Turkish civilian fishing vessel took place in the Aegean Sea (Gazeta.ru, December 13). 
 
Even though many experts say that an actual military clash between Russia and Turkey is unlikely, a struggle between the two countries by other means is likely to continue for quite some time. Russia has so far imposed economic sanctions on Turkey, cutting Turkish imports; and Moscow announced that Turkish citizens will require a visa to visit Russia starting on January 1, 2016. The Circassians are among the underreported victims of the souring relations between Turkey and Russia. There are several million members of the Circassian diaspora in Turkey. Many Circassians in Turkey and in the North Caucasus want to establish closer ties between the two communities, but after the collision between Moscow and Ankara, their modest attempts to improve ties have been cut short. 
 
A large part of the Circassian diaspora in Turkey was hoping to resolve Circassian issues, such as language instruction and repatriation, through cooperation with Moscow and therefore tried to maintain relatively friendly relations with the Russian authorities. The latest round of sanctions, however, antagonized even the moderates among the Circassian activists in Turkey. According to an article written by Fehim Taştekin, large celebrations in 2014 of the 150th anniversary of the Circassians’ defeat by Russia and expulsion from their homeland to the Ottoman Empire, prompted conciliatory Russian moves, with Russian Ambassador to Turkey Andrei Karlov meeting with Circassian activists in Turkey and promising to resolve their problems. The Circassians in Turkey primarily wanted to improve their access to the North Caucasus, including the right to repatriate. However, Russian authorities did not actually want to make peace with the Circassians, but rather manipulate them and ultimately defeat the Circassian movement. The International Circassian Association (ICA), which was originally created in the early 1990s by the FSB, became an instrument for Russian officials to manipulate Circassians in Turkey and elsewhere. In Turkey, the group KAFFED (Kafkas Dernekleri Federasyonu) partnered with the ICA, but has come under increasing criticism for doing so (Caucasreview.com, December 9). 
 
In addition, the Russian authorities did not deem it necessary to treat KAFFED’s leaders particularly well. When KAFFED leader Yasar Aslankaya visited Kabardino-Balkaria in 2014, he was constantly followed by the agents of the Russian security services and was warned that the authorities might bar him from visiting the North Caucasus again. The details of the unspoken deal between KAFFED and Moscow can be seen in the indignant statement that the leadership of the organization allegedly handed over to the Russian ambassador in Turkey: “Not only have you failed to deliver on your promises, but now our people are faced with threats and bullying in the [North] Caucasus. Russia does not tolerate any criticism. And when we keep silent, we keep losing our support base. If you are not going to solve our problems, we will take our demands to international platforms. Even the students that we sent to the [North] Caucasus now receive smaller scholarships. This cannot continue. Russia must acknowledge the historical tragedy of the Circassians and remove barriers for repatriation to their homeland” (Caucasreview.com, December 9). 
 
Apparently, one way for the Russian government to pacify the Circassian activists in Turkey was to buy their benevolence by allowing lucrative deals for some businesses. However, Moscow’s nearly all-out economic warfare against Turkey means that Turkish Circassians are being targeted along with other Turkish citizens. Thus, the Circassian groups in Turkey that tried to find common language with Moscow and possibly received preferential treatment from Moscow have seemingly lost any incentive to maintain close relations with the Russian government. Following Putin’s reaction to the downing of the Russian military jet in Turkey, the University of Adygea was among the first universities in Russia to announce it had unilaterally suspended ties with its Turkish counterparts (Yuga.ru, November 27). University officials in Kabardino-Balkaria reassured its Turkish students that they could continue their studies. However, it was unclear whether there would be any other cooperation between the university and Turkish universities (Kbsu.ru, December 8). Russia has recalled teachers of Circassian from Turkey, signaling that Circassian diaspora ties are among its priority targets (Natpressru.info, December 11). 
 
The tensions between Russia and Turkey are negatively impacting Circassian cross-border ties. At the same time, however, the conflict between the two countries may make Circassian activists more realistic about Russia’s true intentions toward them.
 

Bu haber toplam 3655 defa okundu.


hapi cevdet yıldız

Sn. Selma (Loo) Yançatarol,
Polemik yapmak istiyor olmalısınız. 850 bin sayısını nereden çıkarıyorsunuz? Elinizin altında benim bilmediğim bir istatistiki bilgi mi var?
Konumuz Adıge Cumhuriyeti, orada 100 bin üzeri Adıge yaşıyor. Konu olan bunlar. Diğerlerini katarsak genel sayı 700 bini aşıyor. Keşke 850 bin olsalar.
Kabardeyler ya da herhalde sizin sözünü etmek istediğiniz sayıları 43 bin olan Abazinlerle ilişkili bir yazı değil. Adıgey'deki, Khuade Adnan ve yanındakilerin tutuklanmaları ile ilgili bir yazı. Bilmek isterseniz

Adıgey'de de Abazinler var, Abazince değil Adıgece konuşurlar. Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti'nde de iki Adıge rayonu içinden çıkartılarak oluşturulmuş iki parçalı bir Abazin rayonu (ilçesi) var.

Oradaki Abazinler Abazince konuşurlar ama birçoğu Adıgece de konuşur, Kabardeyce şarkılar söylerler. Abazinleri tanıtma işini öncelikle Abazin rayonu ilgililerine ve Abazinlere bırakmak gerekmez mi? Örneğin Abazinleri siz tanıtsanız ya. Karaçay-Çerkes'teki Abazinler sizin söylediklerinizin tersine kendilerine Çerkeslerden ayırdılar, Abazin-Abhaz Birliği içinde yer aldılar. Çerkes olma gibi bir davaları da yok.
Benim yapacak daha başka uğraşlarım var.

Ancak Abazinler bir haksızlığa uğrar ya da demokratik bir uğraş içine girerlerse biz de onlara arka çıkar, mücadelelerini tanıtırız.Saygılar.

28 Aralık 2015 Pazartesi Saat 23:03
Selma (Loo) Yançatarol

Bu cümleyi okuyanlar aşağıda görecekler. Bunu ben mi yazdım. 100 bin Çerkes ne demek, Rusya F.nu bünyesinde kaba değerlemeyle 850.000 Çerkes var.
Bu Çerkesler içinde Abazin diye Rus idaresinin tanımladığı insanlarda var. Siz bana Çerkes diye tanımladıklarınızı yazar mısınız?

Ubih-Vubıh konusuna gelince,polemik yapıyorsunuz.Hangi literatürü karşıştıracak olursak Ubıh'da bir isimlendirme. Klavye hatası olarak ı harfi i olmuş. Ne olur? Sizin her yazınızın altında buzağı mı arayacağız?

28 Aralık 2015 Pazartesi Saat 10:47
hapi cevdet yıldız

Sn.Selma (Loo) Yançatarol,
Suçlayıcı ifadeler kullanıyorsun. Kim Çerkes, kim değil sizden öğrenecek değilim. Siz adları bile doğru yazamıyorsunuz. Örneğin 'Ubih' değil, Adıgece algılaması 'Vıbıh', Türkçe algılama da 'Vubıh', Rusça algılama da 'Ubıh'.
Sadece Şapsığ ve Abzahlar değil, bana göre kendisini Adıge olarak görenlerin hepsi Çerkes'tir. Kişi kendisini Adıge olarak görmüyorsa, ne olarak görüyorsa odur.
Siz yazdıklarımı ayrıştırıcı bulabilirsiniz. Umurumda değil. Ne demişler, 'Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az'. Hoşça kalın.

27 Aralık 2015 Pazar Saat 01:18
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net