

ЛIЫЖЪХЭР
ЛIыжъхэрчэфых,
ЛIыжъхэрмэщхых,
ЧъыгыжьаумчIэсхэу.
Гъэбэжъуощххэр
ЧIыскъыщещхых,
КъатиблчIэгъымнэсхэу.
ЛIыжъхэрмэщхых. Ящхычэфы
Гъозстырымэрхехы.
ЛIыжъхэрмэщххэшъ, зеушъэфы
Уахътэм. Ащзэхехы
Илъэсчыжьэм
Гырзэутопыр
Къызэрэщыуагъэр;
Быракъплъыжьэу,
МэшIотэпыр,
ЛъыпсымкъыриIагъэу,
ТамэешIы, мэбыбатэ,
ЦIыфхэрзэлъиIэтэу.
ЛIыжъхэрмэщхых. ЗэплъэкIыжьы
УахътэркъэIэсагъэу.
ЦIыкIу-цIыкIоузеIэтыжьы
Губгъоущынэгъагъэм...
ЛIыжъхэрмэщххэшъ, зэхэсэхы
КъызэрэкIрэрмэщыр.
Сыгуилъагъоргумфыхехы,
ГъашIэрцIыффэзэщы.
Къуекъо Налбый
***
İHTİYARLAR BALADI
İhtiyarların keyfi yerinde
Gülüşüyor ihtiyarlar
Bir yandan çiseliyor yağmur
Ihlamurlar altında
İhtiyarlar gülüyor, buhar tütüyor muhabbetten
Ömürden çalıyorlar, gülümsemekmiş hayat
Obüs seslerini unutmuş eski kızıl bayrak
Kana bulanmış yıllar geride kalmış
Güvercin kanatlı gülüşlerle yaşamak
İhtiyarlar gülümsüyor maziye
Yumuşuyor demek ki zaman
Sıyrılıyor hayat,
Hatırlar belki zor yılları uzaktan
Gülüşüyor ihtiyarlar duyuyorum
Çiçeğin fışkırışı gibi topraktan
Neyi görmek istiyorsa
Onu bulurmuş yürek
‘’İnsanı özler hayat’’
Birer birer seçerek
Kuyeko NALBİY
Çeviri: Erhan HAPAE
Cherkessia.net, 26 Şubat 2017
Sayın Khudıj, Orhan Veli'ninde İHTİYARLIK şiiri vardır.
İHTİYARLIK
(Franz Hellens’den mülhem)
Benim, bardağın, sürahinin
Önümüzdesin, rengin uçmuş.
Bu; eski, sevdiğim bir duruş;
Elin içinde benimkinin.
İçelim! Madem ömrümüz hoş
Geçmiş, tatmamışız ayrılık.
Madem ne bardağımız kırık
Madem ne de sürahimiz boş.
Bir gün ikimizden birimiz
İçmek veya doldurmak için
Burada olmayabiliriz
ORHAN VELİ
Ezginin Günlüğü'nün solisti Hüsnü Arkan 2010 senesinde çıkardığı solo albümünde şiiri bestelemişti. Müziği harikaydı.
https://siirlerlesarkilarla.wordpress.com/2013/01/02/orhan-veli-ihtiyarlik-husnu-arkan/
Bu linkten bakabilirsiniz.
Youtube linkide budur:
https://www.youtube.com/watch?v=U5ZOstrQfBc
Atilla İlhan'ın da İhtiyarlar Baladı diye şiiri vardır. Dokunaklıdır.
İhtiyarlar Balladı
onlara ün mü gelir bazı ses mi duyarlar
yumuşak bir kedere ufalır bakışları
idam mahkumlarıdır aslında ihtiyarlar
ölüme koşullanmış bütün davranışları
yorgun öksürükleri oturup kalkışları
yaşayıp durmaktan gizlice utanırlar
her gece artık gitmek vaktidir sanırlar
geçmiş günlerinden bir destek aranırlar
uysal bir gülümseme tek sızlanışları
idam mahkumlarıdır aslında ihtiyarlar
ölüme koşullanmış bütün davranışları
yolculuk sabaha mı yoksa akşam üstü mü
aylardan bu ay mı günlerden acaba ne gün
yılan gibi çöreklenmiş bu boğuk kördüğümü
çözebilirsen çöz çözememekten üzgün
kaç kere hesabını çıkarırlar bir ömrün
şu yağmurlu güz dünyadaki son güzü mü
bir daha yiyecek mi yediği şu üzümü
ya uykuda giderse söylemeden son sözünü
ölmek var mı farkına varmadan öldüğünü
yılan gibi çöreklenmiş bu soğuk kördüğümü
çözmeye uğraşırlar çözememekten üzgün
bakılan her resim bütün bir ömrü saklar
ellerini kaldırsalar yıllar dökülüşür
birazdan yalıda sanki buluşacaklar
bir yerde saat çalsa o sevgili görünür
umut heykeli midir ay ışığı örtünür
bir pencere açılsa unutulmuş şarkılar
çocuk bahçelerinden nasıl yankılanırlar
kalkan her vapurda giden bir yolcu var
gönderilen her mektup onları götürür
idam mahkumlarıdır aslında ihtiyarlar
sabahtan akşama her gün kaç kere ölür
Attila İLHAN
Merhaba Elçin,
Sorduğun sorunun cevabı keşke kolay olsa. Benim düşüncelerim var elbet ama böyle ulu orta açıklamak yerine erhanhapae@gmail.com adresine yazarsan daha uzun açıklamalar yapabilirim. Böylece okuyucuları uzun sıkıcı tartışmalardan uzak tutmuş oluruz. İlgine teşekkür ederim bu arada.