


Sn. Yılmaz Özcan,
Özetle şöyle diyorsunuz: "...milli yazı sistemimiz olan Adıge Yazısı’nı (Adighe Txik'er’i)
toplumca kullanmaya başlamadan, onunla evlerimizde, çocuklarımıza ve gençlerimize,
Adıgece’yi okutarak öğretmeden Adıgece’nin yaşayabilmesi asla mümkün değildir!.."
Uzayda yaşamıyoruz. Bu iş dileklerle, bireysel isteklerle olmaz. Bunlar yetmez.
Sorun politik bir sorun. Alfabe şu sistem, bu sistem, bunlar teferruat, işin özü değil. Bunu anlayamazsak yanılırız.
Dediğiniz gibi kaç kişi sizin dediğiniz yazı ile evde Çerkesçeyi çocuğuna ya da aile bireylerine öğretecek?..En başta o kişilerin kendileri Çerkesçe biliyorlar mı? Buna da bakmak gerekmez mi?
Küçük resmi görüp büyük resmi gözden kaçırmamak gerekir.
Büyük resim Çerkeslerin siyasi ve hukuki statüsüdür. Bunu görmek gerekir.
Türkiye, Suriye ve Ürdün'de, gerçek anlamda, yani siyasi ve hukuki anlamda Çerkesler tanınmıyorlar. Yok sayılıyorlar. Siz Ürdün'de kralın Çerkes üniformalı saray muhafızları bulunduğunu, Türkiye'de birkaç okulda seçmeli Çerkesçe dersin başlatıldığını, saman alevi gibi parlayıp ardından kapandığını söyleyebilirsiniz. Düzce'de Üniversitede bir bölüm açıldığını da ilave edebilirsiniz.
Bunlarla olmuyor. Bunlar çözüm değil. Bunları oylanma ötesine götürebiliyor muyuz?
At gözlüğü ile bakma ötesinde kıyaslama yapabiliyor muyuz?..
İsrail'de ortaokulda haftada iki saat Adıgece dersi okutuluyor. Bu iki saat seçimlik ders mi, zorunlu bir ders mi? Bunu olsun araştıran var mı?
İsrail'de Çerkesçe yaşarken saydığım diğer üç ülkede niçin ölüyor? Dahası Adıgey ve Kabardey'de niçin terk ediliyor? Nedenleri neler olabilir?
Niçin Karaçay diline sahip çıkıyor, uydudan yayın yapan özel Karaçayca televizyon açıyor da, Çerkes'in cebinde akrep oluyor ya da cebindeki parayı votkaya harcıyor?..
Asıl bu gibi konular üzerinde durmak, bu gibi politik sorunlara öncelik vermek gerekmez mi?
Örneğin ölmüş dilini dirilten İsrail dışında bir örnek gösterilebilir mi?
Çerkes dili ölüyor, daha doğrusu öldürülüyor, farkında değiliz. Adıgey ve Kabardey yöneticileri dile sahip çıkmıyorlar, onu zorunlu bir eğitim dili haline getirmiyorlar. Bunu yapmak ellerinde ama yapmıyorlar.
Asıl bu gibi konular üzerinde durmak, yöneticileri ve halk sözcülerini buna zorlamak gerekmez mi?
Saygılar.