28 Ekim 2017, Beslan Kmuzov
Bir haftadan daha fazla süre, eski Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili tarafından düzenlenen konuşmalar sürdü. Kuzey Kafkasya'da paralel olarak sivil eylemciler, Rus-Çerkes savaşında ölen Çerkesler için yapılan dua için para cezası verilen Ruslan Ğuşe davasını tartışıyorlar. Cumhurbaşkanının doğrudan seçimlerinin iadesi konusu da daha şiddetlendi.
Bu durum daha da yüksek sesle ifade edilen bir sürece girebilir ya da girmeyebilir mi?
Saakaşvili, Gürcistan'da daha önce yaptığı gibi Çerkes soykırımını Rada'da tanıtırsa ne olur?
Kafkasya Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Direktörü Mamuka Areshidze, siyasi analist Gela Vasadze ve uluslararası "hiper Siyonist" hareketi "Bead Arceynu" ("Anavatan İçin!") Başkanı ve Doğu Ortaklığı Enstitüsü Başkanı Avraham Şumulyeviç, "Kavkaz.Reali" ile yapılan bir röportajda bu soruları yanıtladı.
Avraham Şumulyeviç:Rusya doğumlu İsrailli politolog
Şumulyeviç, Rada'nın 19. yüzyılda Çerkesler'in Rus İmparatorluğu tarafından toplu katledilmelerini soykırım eylemi olarak kabul etmesinin oldukça gerçekçi olacağına inanıyor.
"Dünya’da ki tanınmışlık konularında yapılan başvuruların yanı sıra, soykırımın tanınması için yalnızca birkaç gerçek resmi girişim vardı: 1990'lı yılların başında Kabardey-Balkar parlamentosu tarafından soykırımın tanınması, 2011 yılında Gürcistan tarafından tanınması ve Ukrayna Parlementosu Rada'nın gündeminde soykırım sorununun ortaya çıkması". İkincisi iki kez yapıldı diye de hatırlatıyor Şumulyeviç.
Ve devam ederek şunları kaydediyor: Ukrayna parlamentosu Rada'nın soykırımın tanınması konusunu tartışacağı sırada bunun görüşülmesini engelleyen olaylar yaşandığını belirtiyor: Boeing'in yaz aylarında Donbass'a düşmesi, 2014 yılının ardından doğu Ukrayna'daki askeri operasyonların fazlalaşması gibi.
"Çerkesler" ile "Çeçenler" Nasıl Karıştırıldı?
Sürecin gecikmesinin önemli nedenlerinden biri de Ukraynalı milletvekillerinin Kuzey Kafkasya'daki durumla ilgili yetersiz bilgisi olduğu ve bazılarının "Çerkesler" ve "Çeçenler" kelimelerini birbirine karıştırdıkları şeklinde değerlendiriyor Şumulyeviç.
25 Ekim'de suikaste kurban giden Milletvekili Mosoychuk, 21 Mayıs 2016'da Çerkes soykırımı konusunu parlamentoda görüşecekti.
Konuşmasına bir dakika sessizlikle başladı ve o tarihte Kafkasya'nın kardeş halkının soykırımını anlattı. "Soykırımla yok edildiler ve sürgün edildiler, ilişkili olduğumuz bu insanları unutmamalıyız. Rada'daki milletvekillerinden bir dakika sessizlik ile kahraman Çeçen halkının anısına saygı göstermelerini rica ediyorum." dedi. Bunu sadece konuşma sırasında o dakika içinde istem dışı olarak karıştırdı.
Şumulyeviç, "Bu konuyu teşvik etmek için sürekli olarak lobi faaliyetinde bulunmak zorundayız ve bunun için periyodik olarak Ukrayna'da bulunmalı, milletvekilleriyle görüşmeliyiz" dedi.
Doğu Ortaklığı Enstitüsü Başkanı Şumulyeviç, Saakaşvili ile Çerkes soykırımı konusunu sürekli tartıştığını ve Rada'nın sonunda onu tanıyacağına dair güvencesini dile getirdiğini söyledi.
Ve devamında "Ancak artık çok fazla diğer sorunlar var - sonuçta Ukrayna'da bir savaş var ve Ukrayna vatandaşları her gün ölüyor" dedi.
Öte yandan Kafkas akademisyen Mamuka Areshidze Saakaşvili'nin adaylık tahminleri hakkında kuşkulu.
Areshidze, "Saakaşvili'nin ana figür olacağını sanmıyorum - Bugün onu çevreleyen insanlar onu bir koçbaşı olarak kullanmak için her şeyi yapıyor, mevcut yetkililerle çatışma sonrasında akılcı bir liderlik mücadelesi başlayacak ve mevcut yetkililerle yüzleştikten sonra liderlik için keskin bir mücadele olacak. Anayasa onu engelleyecek - cumhurbaşkanı olma hakkı yok. Ve ikincil pozisyonlarda da bir numara olamayacak gibi görünüyor." diyor.
Mamuka Areshidze: Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi Direktörü
Siyaset bilimci Gela Vasadze, bu durumda çok fazla değişken olduğundan herhangi bir tahmin yapmanın doğru olmadığına inanıyor.
Vasadze, "Tabii ki bu, sanılardan ileri geliyor - Mikhail Saakaşvili kazanacak mı? Ancak her durumda Ukrayna, Çerkes soykırımını tanıyacak kim kazansa da" diyor.
Kafkasyalıların Olmayan Birliği ve Çerkeslerin "Meclis/Khase Tarzı"
Ukrayna'daki olaylar en azından Kuzey Kafkasya'daki durumu nasıl etkileyebilir?
Areshidze, Kafkasyalılar arasında birlik olmamasından dolayı onları "bu dünyanın gücünün" emperyal hırslarının kolay kurbanı yapacağını düşünüyor.
Gela Vasadze: Siyasi analist
Areshidze, "Ne yazık ki, Kafkas halklarında hiçbir şekilde konsolide-politika politikası yok. Her zaman kendi çıkarlarını ayrı ayrı savundular. Kalktılar ve sadece Sovyetler Birliği döneminde ve sonrasında ayrı ayrı şeyler istediler. Bu Kafkas zihniyeti nedeniyle, dünyadaki güçler Kafkas halkları arasındaki bu çelişkileri kendi amaçlarına ulaşmak için kullanmayı başarabildiyse, Ukrayna halkının başarılı bir biçimde yüzleşmesinin Kuzey Kafkasya için ilham verici bir faktör olacağını sanmıyorum." dedi.
Ve Çerkeslerin protesto kitleleri arasındaki örgüt varlığında, Kafkasya'nın diğer halklarının birleşmesinin söz konusu olmadığına inanıyor.
Genel olarak Çerkesler "meclis/khase tarzı" nı seçmişlerdir - açık dilekçeler hazırlıyorlar, gösteriler düzenliyorlar bu önemli, ancak bu gibi durumda farklı bir stile ihtiyaç duyuluyor, bunlar farklı hedeflerdir. Ukrayna'nın davranış tarzı farklıdır" diye ekliyor Areshidze.
Kuzey Kafkasyalılar Arasındaki "Küçük Kardeş" Sendromu Üzerine
Avraham Şumulyeviç, Çerkeslerin ve Ukraynalıların haklarına yönelik mücadelede farklı davranış tarzlarına sahip olduklarına da inanıyor. "Çerkesler ve Ukraynalılar haklarına yönelik mücadelede farklı davranış tarzlarına sahipler. Moskova tarafından kasıtlı olarak yok edilen ekonominin yanı sıra Çeçenistan'daki savaşın korku veren etkisi de mücadeleyi engelliyor."
Şumulyeviç "Ne yazık ki, benlik sayımız ve çıkarlarımızı savunmaya hazır olma seviyesi çok düşük, Kuzey Kafkasya'daki durumun Ukrayna'da ki her yerde aynı olmadığını görüyoruz" diyor. "Ekonomik durum korkunç - sadece Kafkasya ekonomisinin Moskova tarafından bilinçli biçimde tahrip edilmesi değil ayrıca insanlar çalışmıyor, ancak bunu sosyal performanslarda görmüyoruz." Dağıstan'da kamyonculuk/nakliyecilik sektörü vardı, ama battı.

Mihail Saakaşvili: Eski Gürcistan Devlet Başkanı
Şumulyeviç devam ediyor: İslami sloganlar altında başka gösteriler de vardı; sosyal, ekonomik ya da ulusal sloganlar altında Çeçen savaşından sonra gösterileri görmedik. Belki de bu Çeçenistan'ın kanlı şekilde bastırılması ile bağlantılıdır. Yani 150 yıllık bir sömürge yönetimi sonrasında Kafkasyalıların korktuğunu görüyoruz. İnsanlar için herhangi bir sömürge hali felakettir: ruhunu öldürür, düşünme yeteneğini keser.
Kuzey Kafkasyalılar - sadece Çerkesler değil, - küçük kardeş sendromuna sahipler. Bağımsız olmaktan korkuyorlar. Çerkesler, tam bir yenilgi sonucunda yaşadıkları soykırım şokunu yaşıyorlar. Yenilginin sendromu herkes için geçerlidir.
Ve seçkinler, entelektüeller ve sıradan insanlar köle konumundalar. Bilinen bir fenomen, uzun zamandan beri esaret altında tutulmuş bir hayvan, kafesi açılıp serbest bırakılsa da, özgürlük içinde uzun süre yaşayamaz. 150 yıldır Kuzey Kafkas halkları kafestedir. Bu çok ciddi bir travma ve bunun üstesinden gelmek için gayret gösterilmelidir.
Zaten birçok kez Kuzey Kafkasya'nın eski medeniyet merkezlerinden biri olduğunu ve Kuzey Kafkasyalıların birçok istilayı yaşadığını defalarca yazmıştım. Rusya'nın işgali, en kötüsü değil, ilk de değil. Kafkasyalılar gücünü bulacaklar, ancak bu zaman alacak.
Çeviri: Tlepşuko Ömer Çakırer
Cherkessia.net, 2 Kasım 2017
Bu haber toplam 4568 defa okundu.