Karakter boyutu :
Dindar Bir Ailenin Sibirya Sürgünü ve Sonrası

27 Aralık 2021 Pazartesi Saat 21:50

Dindar Bir Ailenin Sibirya Sürgünü ve Sonrası
Adıgeler İslam dinine girdiklerinde yefendi (imam) yokluğu çektiler. Adıge çocukları dini eğitim için Kabardey’e ya da dış ülkelere gönderiliyordu. Adıge gençleri genellikle Türkiye ve Mısır’da dini eğitim görüyorlardı.

Mısır’da okuyanlara burs veriliyordu. Adıge kökenli Mısır sultanları Mısır’da okuyacak Adıge öğrencilere kendi fon (banka) hesaplarından ödeme yapılmasını vasiyet etmişlerdi. Hükümdar vasiyeti gereği Kahire üniversitesinde okuyan Adıge öğrencilere burs veriliyordu. Birinci Dünya Savaşı öncesinde Tahtanmukay’da (1) yüksek ve orta düzey dini eğitim almış 13 kişi bulunuyordu. Mezıvjeko İlyas ile Perenıko Kerim de (Çerim) onlardandı.
Tahtamukay’daki din görevlilerinin bazıları 1930’lu yıllarda haksız yere suçlandılar. Köy yefendisi (imamı) Şevapseko Seferbıy (ШъэуапцIэкъо Сэфэрбыий) suçlananlardan biriydi.
Birçok sıkıntı yaşamış olan bu kişi, dini çalışmaları nedeniyle 1928 yılında ilkin Kazakistan’a sürüldü. Şansı varmış, kısa bir süre sonra ailesinin yanına döndü. Ancak 12 çocuk babası Seferbıy 1933’te yeniden tutuklandı. 12 çocuğundan 6’sı sağ kaldı. O sıralar en büyük kızı evlenmişti. Seferbıy Penejıkuaye köyüne götürüldü, eşi Hanguaşe Enem’deki bir ambara kapatıldı. Üç gün sonra Seferbıy da aynı yere getirildi. Ertesi gün Şevapseko ailesi ve daha başkaları, üstünde oturmak ve yatmak üzere biraz kuru ot yayılı olan bir tren vagonuna bindirilip Sibirya yolculuğuna çıkarıldılar. Tren Rostov’da mola verdi, trendekiler banyo yapmaları için hamama götürüldüler. Küçük oğlunun yanlarında olmadığını fark eden Hanguaşe “Aman Allahım, Zavırbıy’ım nerede?” diye bağırmaya başladı.
Şıncıye köyünden Zeresıku (ЗэрэцIыкIу) diye çağırdıkları bir delikanlı durumu anladı ve trene döndü, çocuğun vagonda sarılmış halde bir kuru ot yığını üzerinde uyuduğunu gördü. Zeresıku çocuğu annesine götürdü.
Tren Sibirya’daki Omsk kentine vardı. Ardından Obi Nehrini geçip yaya olarak tayga ormanlarına doğru bir yolculuk başladı. İkinci gün şiddetli soğuğa dayanamayan iki Adıge çocuğu yolda can verdi.
Götürüldükleri yerde orta boy ağaçları kestiler, zar zor çukurlar kazdılar, çukurların içinde kurdukları ağaç evlerin üzerini ağaç çatılarla kapattılar. Bu işleri yardımlaşarak yerine getiriyorlardı. Her aile için birer bodrum ev (чIыунэ) yapıldı (2). Bekâr olanlar da birleşip ayrı bodrum evler yapıyorlardı. Sonunda küçük bir yerleşim yeri, köy kurulmuş oldu. Köylüler ağaç kesimi işinde çalışıyorlardı. Komşu köylülerle ilişkileri iyiydi, giysilerini lahana ve patates ile değiştiriyorlardı.
Köyde ağaçtan bir hamam yaptılar, Seferbıy da hamamı yakmakla, ısıtmakla görevlendirildi. Komutan ve eşi cumartesi günleri yıkanmak üzere hamama geliyor, pazar günleri de ağaç kesimi yapanlar yıkanıyorlardı.
Komutan Seferbıy’ın küçük oğlu Şakir ile küçük kızı Teybat’ı kendi köyünde 5 gün açık olan yatılı çocuk yuvasına aldırdı. Çocuklar pazartesi sabahı evlerinden alınıyor, cuma günü akşamı geri getiriliyordu. Küçük çocuklar kısa bir süre içinde akıcı Rusça konuşmaya başladılar. Hanguaşe çocukların kendi dillerini unutmalarından korkmaya başlamıştı.

Sibirya’ya sürülen genç bir Adıge delikanlısının sürgün cezasının yönetimce kaldırıldığını ve serbest bırakıldığını duyduklarında, Şevapseko Seferbıy ile eşi en büyük oğulları Adam ile en büyük kızları Rebihat’ı o gençle birlikte Adıgey'e göndermeye karar verdiler. Üçü bir gün ve bir gece içinde Tayga ormanlarını aştılar, Obi Nehrini geçip Tomsk’a vardılar. Tren istasyonunda komutanın arkalarından gönderdiği kişi ile karşılaştılar, bu kişi geri dönmemeleri durumunda babalarının hapse konabileceğini söyledi. Yolu bilmeden, soğuktan titreyerek ve aç halde çocuklar dönüş yoluna koyuldular.
Hava kararmaya başlayınca bir köye girdiler ve kenardaki küçük bir evin kapısını çaldılar. Kapıyı açan kadın çocuklara acıdı ve geceyi evinde geçirmelerine izin verdi. Çocuklara birer dilim ekmekle birer haşlanmış patates yedirdi. Çocuklara bu kadarı yetti ve hemen uykuya daldılar. Kadın gün ışımadan çocukları uyandırdı ve hemen yola koyulmaları gerektiğini söyledi. Köylerinin hangi yönde olduğunu bilmeden, kalın kar örtüsü içinde birkaç gece ve birkaç gündüz yol aldılar, kurt ulumaları duyuyorlardı. Şansları yaver gitti ve evlerine ulaştılar.
Komutan Pşeniçkov ile ailesi bir cumartesi günü yıkanmak üzere hamama geldiler, ancak hamam henüz yeterince ısınmadığı için Seferbıy karı kocayı evine aldı.
Komutanın karısı eve girdiğinde, evde eşya namına bir şey bulunmadığını, Seferbıy’ın karısının yer yatağında yattığını gördü ve nedenini sordu. Seferbıy karısı Hanguaşe’nin kalp hastası olduğunu ve Sibirya soğuğuna dayanamadığını söyledi.
- Altı çocuğun var, karın da hasta, cezanızın kaldırılması için niye dilekçe vermedin? – diye komutanın karısı sordu.
Seferbıy dilekçe verdiklerini ve yanıt beklediklerini söyledi. Komutan kendilerinde bir umut uyandırdı. Bir ay sonra Pşeniçkov cezalarının kaldırıldığını bildirdi. Komutan hasta olan Hanguaşe’nin yaya yürüyemeyeceğini bildiğinden aileye bir kızak gönderdi.
Seferbıy kızağı sürüyor, anne kızakta yatıyor, üç küçük çocuğu yanında oturuyor, Adam ile Zavırbıy da kızağın peşinden koşarak yol alıyorlardı. Sonunda Tomsk’a vardılar. Aile trenle Krasnodar’a (3) gidebilirdi ama bilet paraları yoktu. Köyünden ilk sürüldüğünde tanıştığı ve arkadaşı olan, Petropavlovsk-Kazahski’de oturan Vladimir’in yanına gittiler, Vladimir onlara para ve yiyecek yardımında bulundu.
Akşam üzeri Krasnodar’a geldiklerinde, geceyi geçirmek üzere kentte oturan halalarının evine gittiler. Halaları gece boyunca çocuklara gömlek ve pantolon dikti. Sevindirici haberi halalarının kızı Şevapsekoların köyüne bildirdi.
Ertesi sabah Şevapseko ailesi ırmağın Kozet köyü geçidine gittiğinde akrabalarının geçidin öbür yakasında toplanmış, kendilerini beklemekte olduklarını gördüler.
Köylerine vardıklarında sülaleden (vınekoşları) Şevapseko Mahmud’un evi önünde durdular. Köylüler el birliği ile Seferbıy için bir ev hazırladılar. Birçok zorluğu atlatmış olan aile işbaşı yapmaktan geri kalmadı. Seferbıy marangoz ve teneke çatı kaplama ustasıydı. Hastalıkları iyileştirmede de köylülerine yardım ediyor, meyve bahçelerinin bakımını yapıyordu.
Sibirya dönüşünden iki yıl sonra İkinci Dünya Savaşı patlak verdi. Yaşı ilerlediği için Seferbıy askere çağrılmadı, ama oğlu Adam askere alındı. Kızı Rebihat da askere çağrı yazısı aldı, bunun üzerine annesi telaşlandı. Kızına mezarlığa gidip oradaki ısırganlara ve diğer cilt kabartıcı, yakıcı otlara çıplak ayakla basmasını ve çiğnemesini, ayaklarında kabarcıklar oluşturmasını söyledi. Savaş komisyonu kızın ayaklarını görünce, bir şey demeden kızı geri gönderdi.
Almanlar Tahtamukay köyünü ele geçirdiler, evlerinin bir odasına bir Alman subayı yerleşti. Akrabaları subayın kıza göz koymaması için ona yırtık pırtık elbiseler giydiriyorlardı. Bir süre sonra askerlerimiz toparlandılar ve saldırılarını artırdılar. Bunun üzerine, korkan Almanlar geri çekilmek için toplanmaya başladılar. Rebihat, Alman subayının kardeşi Zavırbıy’ı da beraberinde götürmek istediğini anladı. Kız, saklamak amacıyla kardeşini amcasının evine götürdü. Ancak amcası bu yüzden subayın kendisine kötülük yapabileceğini ve asıl bundan korktuğunu söyledi. Sonunda subay Zavırbıy’ı yanına alıp köyden ayrıldı.
Öbür kardeşi Adam’ın yaralı olarak Novorossiysk hastanesinde yattığını bildiren bir yazı Rebihat’a geldi, hastaneye gitmek üzere hazırlanırken, gece penceresini biri tıklattı.
- Abla, korkma, benim, Zavırbıy, - dedi pencereyi tıklatan kardeşi.
Hastanede tedavi olduktan sonra Adam Rostov’a gönderildi ve enerji santrali yapımında çalıştı. 1946 yılı sonlarında köyüne döndü. Savaştan sonra Adam ve Zavırbıy mutlu birer evlilik yaptılar, çocukları oldu. Rebihat da cepheden dönen askerlerden Bleneğepse Anzavır (БлэнэгъэпцIэ Анзаур) ile evlendi.
Seferbıy 1970’de öldü. Oğlu Şakir, babası gibi usta bir marangoz oldu, odun ve demirden ev eşyaları üretiyordu. Torun Aslan büyük babasının yolunu izledi. Şevapseko Seferbıy ile Şakir yardım amacıyla birçok köylülerinin ev çatılarını çattılar ve tenekeyle kapladılar. Seferbıy ve çocuklarından hiçbiri artık hayatta değil.
Onların açtıkları yolları torunları ilerletiyorlar, hepsi de örnek bir yaşam sürdürüyor.
Açeğu Razıyet. Tahtamukay.
Yayına hazırlayan, Lışe Saniyet. Adıge mak, 08 Aralık 2021
(1) - Tahtamukay (Тэхъутэмыкъуае) – Adıgey'in kuzeybatısında 6 bin nüfuslu bir Adıge yerleşimi ve aynı adlı rayonun (ilçenin) yönetim merkezi. – hcy
(2) - Bodrum ev (чIыунэ) – Sibirya’da kışın kuzeyden şiddetli, dondurucu Kutup rüzgarları eser. Bu nedenle evler çukur kazılarak ya da rüzgarı kesecek, siper olacak kuytu bir yer, bir yamaç varsa, dibi oyularak o gibi yerlere inşa edilir. Rüzgar evin toprak çatısının üzerinden sıyırıp gider. Soğuk içeriye girmez. Evlerin ön yüzleri ve kapıları rüzgara kapalı olan güneye, güneşe bakar. Rüzgardan ve soğuktan korunmak için evlerin çatılarının üzeri toprakla kaplanır. Şimdi, Sibirya'da, kentlerde, tabii ki doğal gazla ısıtılan modern konutlar bulunuyor. - hcy
(3) - Krasnodar - 1936 yılı öncesinde Adıgey'in yönetim merkezi Krasnodar'daydı, 1936'da Maykop, Adıgey sınırı içine alındı ve Adıgey'in başkenti yapıldı. - hcy
Kaynak: https://adygvoice.ru/2021/12/08/%d0%ba%d1%8a%d0%b8%d0%bd%d1%85%d1%8d%d0%bc-%d0%b7%d1%8b%d0%ba%d1%8a%d0%b0%d1%80%d0%b8%d0%b3%d1%8a%d1%8d%d1%83%d1%84%d0%b0%d0%b3%d1%8a%d1%8d%d0%bf/?fbclid=IwAR0ctFeQYCkWgieG68PgHyxfVWt67XdZvy-6qKQvm3pEQlhQzwuTYgY1R8w
Çeviri: Hapi Cevdet Yıldız
Cherkessia.net,27 Aralık 2021
Bu haber toplam 4187 defa okundu.
Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.